Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
TBMM TUTANAKLARINDA TTTBMM TUTANAKLARINDA TT

Tarih: 2010-05-26

NİSAN-2010 AYI TBMM TUTANAKLARINDA TÜRK TELEKOM Sizin İçin Nisan 2010 Ayı TBMM Genel Kurul Tutanaklarını Taradık. Bakın TBMM’de Türk Telekom’la ilgili neler söylenmiş; 23. Dönem 4. Yasama Yılı 88. Birleşim 19/Nisan /2010 Pazartesi BAYRAM ALİ MERAL İSTANBUL-CHP Hükûmetiniz kuruluncaya kadar seksen küsur yıllık döneminde, o dönemin hükûmetlerinin yaptığı iç ve dış borç 220 milyar dolar değerli arkadaşlarım. Ne yapmış o parayla bu hükûmetler? 32 tane şeker fabrikası kurmuş, 44 tane çimento fabrikası kurmuş, TÜPRAŞ'ı kurmuş, PETKİM'i kurmuş, Telekom'u kurmuş, PTT'yi kurmuş, Karayollarını kurmuş, Devlet Su İşlerini kurmuş, üniversiteler kurmuş, okullar açmış yani saymayla bitmez değerli arkadaşlarım, bir devleti yaşatabilecek bütün müesseseleri hayata geçirmiş. ………… Kâr eden müesseseleri bile baba baba sattınız. Ne oldu peki şimdi? İşsizlik arttı, elbette ki artacak. Burada değerli arkadaşlarım konuşurken 'Özelleştirme yaptık ama adilane yaptık.' diyor. Değerli arkadaşlarım, bakınız, Telekom'u iki buçuk yıllık kârına yani oradan getirilen faizine sattınız; bu, Maliye Bakanlığının Defterdarlığının kayıtları. Bakınız: Türk Telekom Araplara satıldı, Telsim İngilizlere satıldı, Turkcell Finlandiyalılara satıldı, Aria Lübnan'a satıldı, çimento fabrikaları Fransızlara satıldı, şeker fabrikaları Fransızlara satıldı, PETKİM Kazak-Ermeni ortaklığına satıldı. Hangi birisini sayayım değerli arkadaşlarım? Türk ekonomisinin -sizin kendi yetkilileriniz açıklıyor- yüzde 75'i yabancı sermayenin eline geçti. 23. Dönem 4. Yasama yılı 84. Birleşim 08/Nisan /2010 Perşembe 42. Sayfa TURGUT DİBEK (Kırklareli) CHP Değerli arkadaşlar, şimdi, Amasya ilinin merkez ilçesine bağlı bir Akyazı köyü var, Sayın Genel Müdürün köyü, memleketi. Şimdi, oraya baktım ben, 2000 yılı verilerine göre burada yalnızca 116 kişi yaşıyor nüfus kayıt tespitlerinde yani 116 kişilik bir köy. Ama değerli arkadaşlar, son dönemde, kendisi genel müdür olduktan sonra, Amasya'dan ve Akyazı doğumlu olarak oradan müthiş bir şekilde İstanbul, Ankara, İzmir ve TRT'ye göçler yaşandığını tespit ettim. Çok yoğun bir göç yaşanıyor değerli arkadaşlar oraya. Değerli arkadaşlar, kimler var bu köyden? Bakın, Selami Karanfil, Amasya Akyazı, İçişleri Bakanlığında kontrolör iken TRT'ye Satın Alma Dairesi Başkanı yapılmış; Hakan Kutlu, Amasya Akyazı, Özel Kalem Müdürü, Türk Telekom Genel Müdür Yardımcısı ve Devlet Demiryolları Genel Müdür Yardımcısı Şükrü Kutlu'nun akrabası; Metin Yıldırım, Amasya Akyazı, TRT'de İnsan Kaynakları Daire Başkan Yardımcısı olarak atanmış; Osman Oğuz Darçın, Amasya Akyazı, MKE'de mühendis olarak çalışırken TRT'ye alınmış; Ömer Avcı, Amasya Akyazı, kendisi PTT'de memurmuş, TRT Satın Alma Dairesi Başkanlığında müdür olarak atanmış; Ali Güney, Amasya Akyazı, aynı şekilde ASKİ'de görev yapıyormuş özel kalemde, 3 Mart 2009'da TRT'ye geçmiş; Gökhan Günaydın, Amasya'da PTT'de uzman kadrosunda çalışırken genel müdür uzmanı olarak TRT'ye atanmış; Mustafa Binici, Hasan Bahçıvan, Murat Şimşek, Uğur Alıcı, Ahmet Torun, Anda Ayva, Ümit Sezgin, Kadir Gökhan Tunçel; hepsi Amasyalı, hemşehriler. Sayın Genel Müdür, önce kendi hemşehrilerinden ve köylülerinden başlamış -orada gerçekten görevini de layıkıyla yapmış gözüküyor- TRT'ye bu kişileri almış değerli arkadaşlar. 23. Dönem 4. Yasama Yılı 91. Birleşim 22/Nisan /2010 Perşembe HÜSEYİN ÜNSAL (Amasya) CHP Değerli arkadaşlarım, dokunulmazlık kalkarsa neler olacak? İşlediği iddia edilen kalpazanlık suçundan dolayı fezlekesi Meclise gönderilen bir Başbakan yargılanacak. Bu, dünyada herhâlde ilk defa olacak. Kalpazanlık suçu işlediği iddia edilen bir Başbakanımız var. İtalya'da da böyle bir Başbakan var, aile dostu bir Başbakan ama kendisinin kalpazanlık değil, başka suçları var. ATV-Sabah Grubuna, damadının yöneticiliğini yaptığı gruba haksız kredi veren, Halk Bankası kredilerini, Vakıfbank kredilerini sarf eden, veren, esnaf kredi beklerken bir gruba bir kalemde 750 milyar lirayı verebilen bir Başbakan ve buna göz yuman bir Başbakan yargılanacak. Telekom ihalesi ve sonrası yaptığı yolsuzluklara, usulsüzlüklere göz yuman bir Başbakan dokunulmazlık kalkarsa yargılanacak. Tekelin belli bölümlerini yok pahasına satan, Türk tütüncülüğünü yok eden, Tekel işçilerini sokağa döken Başbakan yargılanacak. Deniz Feneri yolsuzluğunun açığa çıkmamasına göz yuman, geciktiren bir Başbakan yargılanacak. Her şeyden önemlisi, Habur Sınır Kapısı'nda yaşanan istenmeyen olaylara göz yuman Başbakan yargılanacak. Devletin uçaklarını düğün davetiyesi dağıtmak için kullanan, Arap şeyhlerinin düğününe karısını, kızını gönderen Başbakan yargılanacak. Bu dokunulmazlık kalkınca bunlar olacak. Dolayısıyla hem Komisyon hem Hükûmet buna katılmak istemiyor. 23. Dönem 4. Yasama Yılı 97. Birleşim 28/Nisan /2010 Çarşamba Atilla KART CHP Konya Bunu TÜPRAŞ olayında görüyoruz. 400 milyon civarında soygun ortaya çıkıyor. Yargı kararı var. O yargı kararının uygulanmamasını Bakanlar Kurulu sağlıyor. Burada bir idari işlem, eylem yoktur diyebilir miyiz? Bunu Seydişehir Eti Alüminyumda görüyoruz. İptal kararı var. 3,5 milyar dolar civarında bir yolsuzluğun olduğu tespit ediliyor, bunu uygulamıyor Hükûmet. Burada bir idari işlem ve eylem yoktur diyebilir miyiz? Bunu Telekom'da görüyoruz, benzeri durumu. Bunu, yargı kararlarının müteselsilen uygulanmaması suretiyle Türkiye Büyük Millet Meclisine kanun kaçaklarının taşınması sürecinde görüyoruz. Burada organize bir süreç söz konusu. Yargı kararlarını müsteşarlara uygulatmayan bir siyasi otorite söz konusu. Anayasa'nın 137'nci maddesini ihlal eden, kanunsuz emir vermek suretiyle ihlal eden bir hükûmet var. Burada idari işlem ve eylem yok diyebilir misiniz? Bunun bir açıklaması var mı? Birisi çıksın şunun açıklamasını yapsın; soyut değerlendirmeler yapmadan, hamaset yapmadan, demagoji yapmadan buna bir açıklama getirsin. Bu, ne demektir? Bu, kanun kaçaklarını Türkiye Büyük Millet Meclisine taşıyan, idari işlem ve eylemler yoluyla fiilen kapatma sürecini engelleyen… 23. Dönem 4. Yasama Yılı 90. Birleşim 21/Nisan /2010 Çarşamba Atilla KART CHP Konya Bir siyasi parti, kritik yargı kararlarının uygulanmasını kanunsuz emir yoluyla Anayasa'nın 137'nci maddesini ihlal etmek pahasına engelliyorsa, kanunsuz emir yoluyla suç işlettiği müsteşarlar ya da bürokratları organize bir şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisine taşıyorsa, Türkiye Büyük Millet Meclisini bu anlamda kanun kaçaklarının sığındığı bir merci hâline getiriyorsa; benzeri nitelikte yüzlerce işlem yoluyla bürokratlara suç işletiyorsa Anayasa'nın 137'nci maddesini ihlal etmek pahasına, mesela Deniz Feneri soruşturmasını engelliyorsa, Cargill mevzuatını defalarca ihlal ediyorsa; Yasin El Kadı olayında, Telekom sürecinde adli emanet paralarının yasa dışı bir şekilde hazine geliri olmadan işletilmesinin yolunu açıyorsa, bu şekilde idari işlem ve eylemler tesis ediyorsa, bu suç değil midir değerli milletvekilleri? Suç teşkil eden bu ilişkileri 'odak olma' noktasında nasıl göz önüne almayız? Bunun bir açıklaması var mı? Bunun hiçbir hukuki açıklaması yok, hiçbir mantıklı açıklaması yok. Bu maddeyle yapılan düzenlemenin hangi amaca hizmet ettiği belli değil mi değerli milletvekilleri? Şu söylediklerim karşısında bu amaç, bu gizli amaç somut olarak ortaya çıkmıyor mu? 23. Dönem 4. Yasama Yılı 96. Birleşim 27/Nisan /2010 Salı Adana Milletvekili Yılmaz Tankut ve 21 milletvekilinin, Türk Telekom'un özelleştirilmesi sonrasında çalışanların yaşadıkları sorunların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi 09/03/2010 Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Türk Telekom özelleştirmesinin sonrasında çalışanların yaşadıkları sorunların ve sıkıntıların arttığı bir gerçektir. Bu nedenle Türk Telekom çalışanların yaşadıkları sorunların araştırılarak tespit edilmesi ve çözümü amacıyla Anayasanın 98. Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz. 1) Yılmaz Tankut (Adana) 2) Oktay Vural (İzmir) 3) Mehmet Şandır (Mersin) ……..22)Hasan Özdemir (Gaziantep) Gerekçe: Türkiye'nin devlet kuruluşlarını özelleştirme çabalarının önemli bir simgesi haline gelen Türk Telekom'un %55 hissesi 6.550.000.000 USD'ye işletmenin 2-3 yıllık kârı karşılığı yabancı bir şirkete satılmıştır. Bir sendikamızın ifadesi ile 'Türkiye'nin yatak odası' olarak tanımlanabilecek olan böylesine stratejik bir kurumun yabancı Telekom şirketine satılması son derece yanlış olmuştur. 19.000.000 aboneye sahip Türk Telekom, dünyanın 13'üncü büyük Telekom kuruluşudur. Çok büyük stratejik öneme sahip olan ve yıllık sadece faaliyet kârı 1.500.000.000-2.000.000.000 USD arasında olan Türk Telekom'un 3 yıllık kârı karşılığı satılması çok vahim bir durumdur. Özelleştirmenin ilk defa gündeme geldiği 1995 yılından bu yana, Türk Telekom personeli sürekli stres içerisinde yaşamak zorunda bırakılmıştır. Özelleştikten sonra Türk Telekom'da kalmaya karar verenler mutlu olmadığı gibi ayrılan ve başka bir kuruma geçenlerde mutlu olamamışlardır. Mutlu olamamalarının nedenleri çok olmakla birlikte, çok büyük çoğunluğu uzmanı olmadığı alanlarda istihdam edilmiş, bilgi birikimlerinden yararlanılmamış ve önemli bir bölümü bankamatik memuru haline getirildiği için, işe yaramamanın, aldığı maaşı hak etmemenin burukluğunu yaşamaktadırlar. Gittikleri kurumlarda 'yabancı' olarak görülmüşler ve çoğu, kazanılmış haklarını kaybetmişlerdir. Türk Toplumunun intiharı günah bilen dini/toplumsal anlayışı nedeniyle, 1995-2009 yılları arasında intihar eden Türk Telekom personelinin sayısı çok az da olsa, kanser tedavisi gören, kalp krizi geçiren, psikolojik tedavi gören, davranış bozuklukları sergileyen, yuvası yıkılan, içinde bulunduğu çaresizlik nedeniyle nasıl davranacağını bilemeyen Türk Telekom personeli sayısı az olmadığı gibi bu konuda bir istatistik veya araştırma yapılmamıştır. Telekom'a dışarıdan gelen Telekom'u tanımayan yöneticilerin Telekom çalışanlarını hor görmeleri, geçmişten siyasi hesap sormak adına denetim mekanizmasının personeli doğrayan bir kıyma makinesi gibi kullanılması, dün ayrılmaması için yalvarılan personelin bugün kapı dışına konulması, verilen sözlerin yerine getirilmemesi gibi yüzlerce ilave stres nedenine rağmen, Türk Telekom çalışanları France Telecom personeli gibi intihar etmediyse, bunda Türk Telekom çalışanının içinde yaşadığı toplumun intiharı günah bilen ahlaki yapısının önemli payı vardır. Özelleştirilen kurumların, konusunda uzman çalışanlarının uzmanlık sahalarıyla ilgisiz konularda istihdam edilmesi (Örneğin, Türkiye'nin en iyi elektronik mühendislerine ampul stoklarının takip ettirilmesi, araç takip kartları tutturulması, doktorasını yapmış personelin arşiv memuru olarak görevlendirilmesi, Türkiye'nin en vasıflı insan kaynakları uzmanlarının memurların kart basıp basmadığını kontrolle görevlendirilmesi, Muhasebe Biriminde üst düzey yönetici olarak görev yapmış kişilere yemekhane fişi sattırılması, çok önemli pazarlama projelerinde görev almış kişilerin fotokopi memuru olarak görevlendirilmesi) veya özelleştirilen kurumlardan gelen personelin büyük çoğunluğuna hiç iş verilmeyerek bankamatik memuru olmalarına göz yumulması hatta teşvik edilmesi, kısacası bilginin, tecrübenin, yeteneğin, birikimin yok sayılması, beyin gücü israfından da öte, bilgiye, eğitime ve yeteneğe saygısızlıktır. Tüm bu hatalı uygulamaların yarattığı manzara şu olmaktadır: Elinde yağ, şeker, un olduğu halde helva yapamayan bir kamu yapılanması. Bilgilerinden, birikimlerinden, deneyimlerinden yaralanılamayan, yıllarca çalıştıkları kurumdan ayrılmak zorunda bırakılmış, kırgın, küskün, isteksiz on binlerce özelleştirme mağduru, nakledildikleri kurumlarda bozulan iş barışı, mutsuz kamu görevlileri ve bunların sonucunda daha da bozulan kamu çarkı. Netice olarak; Yukarıda anlatılmaya çalışılan gerçekler çerçevesinde; Türk Telekom özelleştirmesinin sonrasında çalışanların yaşadıkları sorunların araştırılarak tespit edilmesi ve çözümü amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ve talep ederiz. TÜRK TELEKOM HAKKINDA TBMM GÖRÜŞÜLEN HER KONUYU BİLGİNİZE SUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ.
Bu Haber 3223 defa okunmuştur.
ULAŞTIRMA BAKANI; TT EL DEĞİŞTİR
TELEKOMUN HİSSE YAPISI
KAREL İLE T.TELEKOM ARASINDA İŞB
KURUMLAR VERGİSİNDE TELEKOMUN AD
TELEKOM`DA BORÇ KRİZİ ÇALIŞAN KR
TÜRK TELEKOM’U GERİ ALACAK MISIN
TÜRK TELEKOM DA KİMLER KAZANIYOR
ORGANİZASYON DEĞİŞİKLİĞİNE ELEŞT
YÖNETİCİLERE EMEKLİLİK TEŞVİKİ
T.TELEKOM´DA BÜYÜK DEĞİŞİKLİK
TÜRK TELEKOMDA BÖLGE MÜDÜRLERİ D
GÜNEY 1 BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE ALKIŞ
BÖYLE KAZIK YEMEDİK
TÜRK TELEKOM ... YİNE DE ZARARDA
TÜRK TELEKOM ZARARDA !
MUSTAFA ŞENLİ DİREKTÖRLÜĞE ATAND
YAKUP ÖZTUNÇ TT GENEL MD. YARD.
DARBE GÜNÜ TELEKOM BİNASININ İŞG
TÜRK TELEKOM´U AKİS DENETİ
T.TELEKOM´DAN BORÇ UZATIMI
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!