Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
YENİ ŞAFAK’DA DOĞRU BİR TESPİTYENİ ŞAFAK’DA DOĞRU BİR TESPİT

Tarih: 2010-08-09

YENİ ŞAFAK’DA DOĞRU BİR TESPİT

Yeni Şafak Gazetesinde 07/08/2010 tarihinde, bizim yıllardır savunduğumuz; “Özelleştirmelerde beyinler ısraf ediliyor” tezimizi doğrulayan bir yazı yayınlandı. Doğru çözümler öneremese de, sorunları kamuoyuna taşıdığı için takdire değer bir yazı.
 Derneğimizin hazırladığı 'TÜRK TELEKOM ÖZELLEŞTİRMESİNİN ÇALIŞANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ' konulu raporumuzdaki tespitlerle paralellik gösteren Ahmet ÜNLÜ imzalı yazı  şöyle;
 

ÖZELLEŞTİRME UYGULAMALARINDAKİ YANLIŞ PERSONEL NAKLİNE DUR DENİLMELİDİR.

Bu yazımızda özelleştirme nedeniyle personel özelinde nasıl bir kaynak israfı yaptığımızın detaylı bir açıklamasını yapmaya çalışacağız.
4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi gereğince; 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tâbi olarak kadrolu veya sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ve kapsam dışı personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki durumlarına uygun kadrolara atanmaları yapılabilmektedir. Ancak, personelin nakledilmek istemeyerek özelleştirilen kurumda çalışmak istemesi ve sözleşme imzalaması halinde bir daha nakil hakkı bulunmamaktadır.
Şuana kadar yapılan uygulamalar neticesinde binlerce personel kamu kurum ve kuruluşlarının memur kadrolarına naklen atanmışlardır. Özellikle bu personellerin maaşlarının yüksek olması ve atandığı kurumlardaki emsali personelin maaşlarının düşük olması ve bu personellerin atandıkları kurumlarda yeni işe başlayan personel pozisyonunda olması nedeniyle istenmeyen personel durumuna düşmelerine sebep olmaktadır. Halbuki bu personellerin bu durumla ilgili hiçbir kabahatleri bulunmamaktadır.
Bu personellerin esasen özelleşen veya özelleşme aşamasında olan bu kurumlarda hizmetine ciddi derecede ihtiyaç vardır. Bu personeller bu kurumlarda tutularak sözleşme imzalatılmak için ciddi gayretler sarfedilmektedir. Ancak, 4046 sayılı Kanun gereğince bunların sözleşme imzalamaları halinde bir daha nakil hakları olmadığı için bu personeller tedirginlik yaşayarak özelleşen kurumlarda çalışmak istemektedirler. Çünkü, bunların en önemli güvenceleri olan iş garantileri ellerinden alınmaktadır. Bu konuya yasal bir çözüm getirilmediği için bu durumun kamuya nasıl bir yük getirdiğini aşağıda maddeler halinde sıralayacağız.
1- Kendi alanında uzman olan bir personelin özelleşen kurumda daha yüksek ücretle çalışması mümkünken bu personel kamuya yük haline getiriliyor. Hem bu personele hem de kamuya yazık ediliyor. Örnek: TEDAŞ ta çalışan ve kendi alanında birikimli bir personel özelleşme nedeniyle diğer kamu kurumlarına nakil olmak istememesine rağmen sadece nakil hakkı elden gideceği için nakil olmaktadır. Halbuki bu personelin daha yüksek ücretle çalışmasını özelleşen kurum istemektedir. Nakil olan personel nakledildiği kurumda sıfırdan işe başlamakta ve bu personellerin psikolojisi bozulmaktadır.
2- Nakil hakkı olan bir personele istediği zaman nakledilme hakkı verilmiş olsa idi hem bu personelin maliyeti kamuya yansımayacak hem de nitelikli bir personel özel sektöre transfer edilmiş olacaktır. Aksi durumda ise hiçbir ilgisi alakası olmayan bir personel sırf istihdam edilmek için kamu kurumlarına nakledilmiş olacaktır. Örnek: Bankacılık konusunda uzman bir personel kamu kurumlarına nakledilerek evrak memurluğu yaptırılmaktadır. Bunun nasıl bir cinayet olduğunu anlatmaya gerek var mı?
Daha vahim bir örnek daha verelim. Telekom özelleşmesi nedeniyle yıllarca network konusunda uzmanlaşmış bir mühendisin nakledildiği kurumda bu işler yoksa hangi işlerde çalışacağını düşünebiliyor musunuz? Muhtemelen konusuyla hiç alakası olmayan bir işte çalıştırılacaktır. Halbuki bu personele istediği zaman nakledilme imkanı sağlansa bu ülke kaynağı bu şekilde heba olmayacaktı ve adama göre işten ziyade işe göre adam mantığı işleyecekti.
3- Özellikle yönetici pozisyonunda olup da nakledilen personellerin durumu ise tam bir faciadır. Bunlar kamu kurumlarına araştırmacı olarak atanmakta ve bir çok kamu kurumunda bunlara oturacak yer dahi verilmemektedir. Halbuki bu durumda olan personelin hizmetine özelleşen kurumlarda ihtiyaç vardır ve sözleşme imzalanmak dahi istenmektedir. Ancak, tekrar nakil hakkı tanınmadığı için bu personeller sözleşme imzalamamaktadırlar.
4- Bu facianın Sayın Hayati YAZICIOĞLU tarafından bilinmesi gerekmektedir ki çözüm bulunmaya çalışılsın. Çözüm için de öyle ciddi bir zaman ve birikime de ihtiyaç yoktur. Çözüm bir talimat kadar yakın olup, 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde yapılacak küçük bir değişiklikle özelleşen kurumun sözleşme yapmak istediği personele sözleşmesinin feshedilmesi halinde belirli bir süre içerisinde müracaat etmesi halinde sözleşme imzaladığı tarihteki kadro veya pozisyonunun karşılığı ücretlerinin dondurularak ödenmesinin sağlanmasıdır.

 
Bu Haber 2296 defa okunmuştur.
POSTA ÇALIŞANLARININ MÜCADELE TA
KDK´NIN YEŞİL PASAPORT GÖRÜŞÜ
657´DE KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK
MEMUR SUÇLARINDA HAGB KARARI
FETO’NUN HAKİMLERİ VE TELEKOM DA
ARAŞTIRMACILARIN MAAŞLARI YANLIŞ
YARGI DA ŞOK TESPİT
MEMURLAR; GÖREV, SORUMLULUK, YAS
HER YÖNÜYLE MEMURLARDA İZİN
SAATLİK İZİNLER YILLIK İZİNDEN D
YAYIN YASAKLARI VE BİZ
ARAŞTIRMACILARDA KISMİ İYİLEŞTİR
ARAŞTIRMACILARI UMUTLANDIRAN GEL
DAVALARA KİM BAKACAK?
ÖLEN ABONE İPTALİNDE KOLAYLIK
YARGITAY HAKLILIĞIMIZI ONAYLADI
İŞYERİNDE BİLGİSAYAR İLE YAPILAN
ATİLLA KART’IN TELEKOMLA HUKUK S
GENEL SAĞLIK SİGORTASI SORULAR
ANKARA 11. İŞ MAHKEMESİNİN KARA
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!