"ARTIK TELGRAFIN TELLERİNE KUŞLAR KONMUYOR- PTT ve Türk Telekom Anıları" isimli kitabımızı NASIL TEMİN EDEBİLİRSİNİZ?
 
40+40  YOL HARİTASI40+40 YOL HARİTASI

Tarih: 2010-10-11

40+40'LARLA İLGİLİ  YOL HARİTASI.
Kamuoyunda 40+40 olarak bilinen; 31.03.2006 tarihli ve 26125 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 5473 sayılı “Değişik Adlar Altında İlave Ödemesi Bulunmayan Memurlar ve Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılması ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”  ve bu kanuna göre alınan Yüksek Planlama Kurulu kararlarına göre ödenmesi gereken ücretlerle ilgili olarak Sevda KAYGISIZ arkadaşımızın açtığı davalar sonuçlanmıştı. Danıştay 5. Dairesi Sevda KAYGISIZ’ın, dolayısıyla Türk Telekom çalışanlarının, 5473 Sayılı Kanun ve ilgili YPK kararları gereğince ödenmesi gereken meblağları hak ettiğine karar vermişti. (Danıştay kararını okumak için TIKLAYINIZ) 
Bunun üzerine Dernek olarak Türk Telekom Genel Müdürlüğüne yazdığımız 07.09.2010 gün ve 81 Sayılı Yazıda, Danıştay 5. Dairesinin 22.06.2010 tarih ve  E: 2010/88 K.2010/4718 sayılı kararının, başka davalar açmaya gerek kalmaksızın bir an önce uygulamaya konulmasını istemiş ve Türk Telekom Genel Müdürlüğünün, Şirketin çıkarlarını da gözeterek, bu karar doğrultusunda, daha önce hatalı düzenlenen Maaş Nakil İlmühaberlerini düzeltmesi ve noksan ödenen miktarların da bir an önce tediye edilmesini talep etmiştik. (TT Genel Müdürlüğü’ne yazdığımız yazıyı okumak için
TIKLAYINIZ )
Ayrıca Yazımızda bir ay içinde cevap verilmemesi halinde Türk Telekom’dan ayrılan tüm sözleşmeli ve kapsam dışı personele, “Türk Telekom aleyhine dava açmak üzere avukatlarına vekâlet vermelerini” önereceğimizi  ifade etmiştik.

09.10.2010 tarihinde, verdiğimiz bir aylık süre doldu. Bu süre zarfında Türk Telekom’dan Derneğimize bir cevap gelmediği gibi, maaş nakil ilmühaberlerinin düzeltilmesi için başvuran bazı arkadaşların taleplerinin de bugüne kadar karşılanmadığı görülmüştür.

Kısacası Türk Telekom iyi niyetli tavrımıza karşılık vermemiştir.

Dolayısıyla hep beraber hukuki süreci başlatmak zorundayız.

YOL HARİTAMIZ
Danıştay 5. Dairesinin 2009/2933 Esas, 2009/4783 Karar No.lu kararında, “Kamu kurumuna nakil hakkı bulunan personelden, hizmet sözleşmesi feshedilenlerin 4046 sayılı yasanın 22.maddesi uyarınca yeniden kamu personeli statüsüne girdiğinde kendine ödenecek ücretin hesaplanması görevinin idari nitelik taşıdığı, bu hesaplama konusunda T.Telekomünikasyon A.Ş’nin görevli kılındığı, anılan şirketin belirlediği atamaya esas ücrete göre personele atandığı kurumda ödenecek maaşın tespit edilecek olması dolayısıyla  T.Telekomünikasyon A.Ş. tarafından düzenlenen maaş nakil ilmühaberinin kamu görevlisi olan kişinin hukukunu etkilemesi, öte yandan davacının kamu kurumuna atanmasıyla kamu personeli statüsüne girmesi karşısında, kamu görevlisinin maaşının hatalı hesaplandığı iddiasına dayandırılan ve bu nedenle maaş nakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesi talebiyle yaptığı başvurunun…… görülmesi ve çözümlenmesi görevi idari yargıya aittir.” şeklinde bir açıklama getirerek, bu konuda açılacak davaların idari yargıda açılması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısı ile bu konudaki Hukuk süreci İdari Yargıda yürütülecektir. Yani maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi yolundaki davaların ilgili İdare Mahkemesine açılması gerekmektedir.
2577 Sayılı “İdari Yargılama Usulü Kanunu”nun 13. Maddesinde,  “İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.”  hükmü yer aldığından, İdari Yargıda dava açmak için hatalı işlemi yapan ilgili kuruma dilekçe ile başvurmak gerekmektedir. Bu nedenle Türk Telekom’a, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi talebimizi içeren bir dilekçe ile başvurmamız gerekmektedir. 2007 ve sonraki yıllarda ayrılanlar, ayrılana kadar noksan ödenen ücretlerin yasal faizi ile ödenmesi taleplerini de dilekçelerine ekleyebilirler. Dilekçeler yalnızca talebimizi ana hatlarıyla içeren bir dilekçe olabileceği gibi çok kapsamlı dilekçe de yazılabilir. Dilekçelerinizi yazarken, Türk Telekom Genel Müdürlüğüne yazdığımız yazıdan yararlanabilirsiniz. Dilekçenizde, adınızı soyadınızı, unvanınızı, Türk Telekom’daki istihdam türünüzü (399, Kapsam dışı), ayrılma tarihinizi belirtiniz. Dilekçenize tarih atmayı unutmayınız.  Ayrıca dilekçenizin sonunu; “Cevabınızın olumsuz olması halinde, hakkımı hukuki yollarla aramak üzere Avukatıma vekâlet vereceğim” şeklinde bağlamanızı öneriyoruz. Çok ihtimal vermemekle birlikte, verilen dilekçe sayısının fazlalığı ile paralel olarak, ödeyecekleri vekâlet ücretinin miktarı, Türk Telekom’un fikir değiştirmesine yol açabilir.
Dilekçenizi iki nüsha olarak yazmanızı, ikinci nüshasına evrak kayıt tarih ve numarasını ilgili memura yazdırıp imzalatmanızı öneriyoruz.

İdare Yargılama Usulü Kanununun 7. Maddesinde, yazılı bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılması gerektiği belirtilmiştir. Aynı Kanunun 10. Maddesinde de,
 “Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, ……..dava açabilirler.” Hükmü yer almaktadır. Bu nedenle, dilekçemize olumsuz cevap verilmesi halinde olumsuz cevabı aldığınız günden itibaren 60 gün içinde, yazdığımız dilekçeye 60 gün içinde cevap alınmazsa, bu 60 günü takip eden 60 gün içerisinde dava açabilirsiniz. Bu süreleri geçirirseniz, dava açma hakkınız kaybolur. Bu sürelere mutlaka riayet etmelisiniz. Süreler geçtikten sonra dava açmanız, Türk Telekom’a zamanaşımı defiini ileri sürme imkânı vereceği gibi, zamanından önce mahkemeye başvurmanız halinde de, başvurunuz usul yönünden reddedilebilir. Boşuna mahkeme harcı ödemek durumunda kalabilirsiniz.
Davayı avukatsız açmanız mümkün. Danıştay’daki söz konusu davayı kazanan arkadaşımızın Avukatı yoktu. Hukuki süreci tek başına yürüttü. Sizler de davayı avukatsız yürütebilirsiniz. Ancak, avukat tutmanız, hem hukuki bir hata yapmanızı engelleyecek, hem de Türk Telekom’un yüksek miktarda vekâlet ücreti ödemesi sonucunu doğuracaktır.

Ayrıca, konuya ilgili bir Danıştay kararı olması nedeniyle, davanın kazanılması ihtimalinin çok yüksek olduğu, dolayısıyla dava sonucunda Türk Telekom’dan vekalet ücreti alınma ihtimalinin de çok yüksek olduğu gözetildiğinde, pek çok avukatın bu davayı düşük ücretlerle üstlenmelerinin  ihtimal dahilinde olduğunu düşünüyoruz.

Bu nedenle dernek olarak, konuya vakıf olduğunu düşündüğümüz çeşitli avukatlarla görüşmelerimiz sürüyor.
Sizden;
a)    Bu yazımızdan, önerilerimizden her eski Türk Telekom çalışanını haberdar etmenizi,
b)    11.10.2010 tarihinden itibaren Türk Telekom’a dilekçe yağmuru yağdırmanızı,
c)    15.
10.2010 tarihine kadar verilecek dilekçe sayısının 7-8 binleri bulmasını sağlamanızı,
Bekliyoruz.
Vekâlet verebileceğiniz avukatlar ile ilgili bilgileri, şartları Ekim Ayı sonuna kadar açıklayacağız. Ancak, dernek üyelerine küçük bazı ayrıcalıklar tanıyacağımızı, anlaşabileceğimiz avukatların sayısının ve avukatların kabul edebilecekleri dava sayısının talepleri karşılamaya yetmemesi halinde dernek üyelerine öncelik vereceğimizi şimdiden belirtelim.
SORULAR-CEVAPLAR
Arkadaşlarımız 40+40 olayına büyük ilgi gösterdiler.  Son bir ayda telefon ve mail yağmuruna tutulduk. Bize çeşitli sorular yöneltildi. Bu sorulara, elimizden geldiği kadar cevap vermeye çalışalım.
Soru: Hangi konuda dava açacağım ve ne talep edeceğim?
Cevap: Türk Telekom AŞ.ne yapacağınız başvurunu  cevabının olumsuz gelmesi veya süresi içerisinde cevap alınamaması durumunda;  maaş nakil ilmühaberini düzenleyen Telekom biriminin  bulunduğu ildeki İdare Mahkemesi nezdinde Türk Telekom A.Ş aleyhine dava açmaları gerekmektedir. (İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yetkili idare mahkemesi dâva konusu olan idarî işlemi veya sözleşmeyi yapan idarî makamın bulunduğu yerdeki İdare Mahkemesi olduğu belirtilmiştir)   Bu davadaki talep  DPB’na bildirim tarihindeki ücretleri belirleyen maaş nakil ilmühaberinin 40+40 veya ek ödeme artışlarının net maaşına ilave edilmek suretiyle maaşının yeniden belirlenmesi olmalıdır.
Türk Telekom’a hem maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi, hem de Türk Telekom tarafından ödenmeyen hakların ödenmesi için birlikte dava açan arkadaşlarımız da var ama, biz bunu önermiyoruz. Zira, “İdari yargı denetiminin, Türk Telekom hisselerinin fiilen devrinin gerçekleştiği tarihten önce tesis edilen işlemlerle sınırlı olduğu” yolunda uyuşmazlık mahkemesi kararları var. Bu nedenle , özelleştirmeden sonraki döneme ilişkin ücret talebi davalarının İş Mahkemesine açılması gerektiği yolunda genel kabul var.
Dolayısıyla geçmişe yönelik talepler için ayrı bir dava açmanın daha uygun olacağını düşünüyoruz Ama bu konuda Avukatlarınıza danışmanızı öneririz.
Soru: Davayı kazanırsam maaşım ne kadar artar
Cevap: Bu Türk Telekom’dan ayrıldığınız zamana göre değişir. Örneğin 2006 yılında ayrılan  büyük çoğunluğun maaşları yalnızca 40 TL artar. Daha sonraki yıllarda da ayrıldığı yıla ve unvanına göre ödenecek ücret değişir. Bu konudaki ayrıntılı tabloyu bu gün veya yarın sitemizde yayınlayacağız.
Soru: Mahkemeyi kazanır Maaş Nakil İlmühaberini düzelttirirsem, çalıştığım kurum bana geçmişe yönelik fark öder mi?
Cevap: Normalde ödenmesi gerekir. Ancak, pek çok kurumda bu konuda güçlük çıkarılıp ödeme yapılmayabilir.  Eğer geçmişe yönelik bir ödeme yapılmazsa, çalıştığınız kurum aleyhine de dava açmanız gerekebilir.
Soru: Türk Telekom’dan 2006’dan önce ayrıldım, 40+40 uygulamasından yararlanabilir miyim?
Cevap: 40+40 diye nitelenen ek ödemeleri alabilmek için  2006 ve sonrasında (bir gün bile olsa) KİT’lerde çalışmış olmak gerekiyor. Bir başka ifadeyle, 2006 yılından önce Türk Telekom’dan ayrılanlar bu uygulamadan yararlanamaz.
Soru: Türk Telekom’da asli ve sürekli personeldim. 40+40 bana ve benim durumumdaki insanlara uygulanabilir mi?
Cevap: Yasa metninde 399 sayılı KHK’ye tabi sözleşmeli personel tabiri geçmekte . YPK kararlarında da yasanın kapsamdışı personeli de kapsadığı yorumu getirildi. Kanaatimizce Asli ve Sürekli personel bu uygulamadan yararlanamaz. Ancak, mahkemeler Asli ve Sürekli personelin daha önce 399 Sayılı KHK’ ye tâbi 1 sayılı cetvelde yer aldığı, 4046’nın bazı hükümlerinin uygulanmasında ( “Araştırmacı” kadrolara atanması vb.) 399 Sayılı KHK’ye tabi personel gibi değerlendirildiğini  dikkate alarak lehlerinde karar verebilirler. Ancak şurası kesin ki, kazanma şansları  399 Sayılı KHK tabi personel ve kapsamdışı personele nazaran çok düşük.
Soru: Toplu dava açabilir miyiz?
Cevap: 2577 Sayılı “İdari Yargılama Usulü Kanunu”nun 5. Maddesinin 2. fıkrasında  “Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerekir.” Hükmü yer almaktadır. Bu hüküm müşterek dava açmaya onay vermektedir. Ancak, davada bir karmaşa yaşanmaması için, davayı açanların hak ve menfaatleri aynı olmalıdır. Bu anlamda, unvan ve ayrıldıkları yılın aynı olmasını öneririz. Hatta mümkünse ücretleri de aynı olması iyi olur. Bir Mühendis ile bir teknisyenin; Birisi 2006’da birisi 2008’de ayrılmış iki teknisyenin vb. müşterek dava açmasını önermeyiz. Birlikte dava açmanız halinde tek bir harç ödersiniz. Harç masrafını paylaşırsınız. Belki avukatınız ücretinde bir indirim yapabilir. Ama bu konuyu avukatlarınızla da mutlaka görüşünüz. Ayrıca, toplu dava açmak ile toplu dilekçe vermeyi karıştırmayın. Türk Telekom’a vereceğiniz dilekçeleri mutlaka ayrı ayrı vermelisiniz.
Soru: Türk Telekom’dan ayrılan Avukat arkadaşlardan destek alıyor musunuz
Cevap:  Türk Telekom’dan ayrılan Avukat arkadaşlarımızdan maalesef hiç destek alamıyoruz. Ulaşabildiğimiz birkaç arkadaştan  “Benim başımı belaya sokmayın”, “Bunlara zaman ayıracak zamanım yok.” gibi cevaplar aldık. Kendiliğinden bizi arayan olmadı. Türk Telekom’dan ayrılan avukat arkadaşlarımızı, internetteki sorunlarımızın tartışıldığı  forumlarda, gruplarda da göremedik. Buradan Türk Telekom’dan ayrılan avukat arkadaşlarımız bir çağrı yapmak istiyoruz; Sorunlar sizin de sorunlarınız. Gelin bize destek verin. Yazılar yazın yayınlayalım. Bizimle özdeşleşmiş görünmek istemeyebilirsiniz; o zaman forumlarda, tartışma gruplarınızda düşünceleriniz ifade edin.
Soru: Sitenizde yayınlanan 40+40 hakkında başlıklı yazınızda; “Türk Telekom'un , "Nasıl olsa dava açanların sayısı %50'yi bile bulmaz. Bunlardan bir kısmı da kaybeder. Davalar uzar. Kesinleşmesi zaman alır. Biz bu işi zamana yayalım. Dava açan açsın" eğilimi içinde olduğu izlenimini edindik.” Diye bir cümle kullanmışsınız. Buradaki, dava açanların bir kısmı açtıkları davaları kaybedebilir cümlesi arkadaşlarımızı dava açmaktan vazgeçirdi. Bu cümleyi açıklar mısınız?
Cevap: Biz o yazıda, sözünü ettiğiniz tırnak içinde ifadeyi, bu görüşün Türk Telekom yetkililerinin görüşünü açıklamak için kullandık. Yani Derneğimizin görüşü değil. Biz bu davanın kazanılma ihtimalinin çok güçlü olduğunu düşünüyoruz. Ama  yüzde yüz demek de mümkün değil. Hukuk’un Matematik olmadığı bir gerçek. Yüksek Yargının Daireleri de bazen birbirinden farklı  kararlar veriyorlar. Konu Danıştay/Yargıtay Genel Kurullarına taşınabiliyor.
Soru: Söz konusu davaların, Danıştay ve devamında Anayasa mahkemesi ve İnsan hakları mahkemesine gidilme ihtimaline karşılık, diğer arkadaşların zaman aşımına uğramasından ve söz konusu davalar lehte sonuçlansa bile kişisel yararlanma olacağından endişeliyim. Telekomcular Derneği sitesinde üyelik için bir çağrı yapılarak, Derneğin Tüm üyeler adına dava açmasının uygun olacağımı düşünmekteyim. Bu konudaki düşünce ve görüşlerinize ihtiyacım var.
Cevap: Çok sık aralıklarla, üyelik davetlerimizi yeniliyoruz. çok az arkadaşımız bu davete icabet etti. İşin ilginci bu soruları yönelten arkadaşlarımız da derneğimizin üyesi değiller. Bir derneğin etkinliği, üye sayısı ve maddi gücünün büyüklüğü ile orantılıdır. Maalesef, derneğimizin aidat gelirleri, büyük çapta etkinlikler – Hukuk Müşaviri ile anlaşmak, panel, konferans düzenlemek, yemekler, toplantılar organize etmek gibi- yapmak için yeterli değildir. Hatta olağan giderlerini –Kira, iletişim, yakıt, temizlik, stopaj vs- karşılamakta zorlanmaktadır. Gerek Dernekler Kanunu, gerekse yargılama usul kanunları, derneklerin bu tür davalar açmasını engellemektedir.
Derneğimizi, İdare Hukuku, İş Hukuku Profesörlerini danışman olarak istihdam eden, Aylık veya 3 aylık bir yayın organına sahip olan, periyodik aralıklarla paneller konferanslar düzenleyen, büyük kentlerde misafirhaneleri, lokalleri olan bir dernek haline getirmeyi ne çok istediğimizi bilemezsiniz. Ama, başkaları çabalasın biz de yararlanalım diye düşünen; en ufak bir risk almaktan çekinen; bir paket sigara parasını üye olacağı dernek için veremeyen; defalarca üye olmak için söz verip her seferinde başka bir bahane üreten; derneğe üye olmasına rağmen dernek aidatını bir kez bile ödemeyen; dördümüzü üye bilseniz ama birimiz üye olsak da aidatları dördümüz paylaşsak diye tekliflerle gelebilen; derneğin büyük emeklerle düzenlediği raporları okumayan; derneğin yürüttüğü faaliyetlerin nasıl fedakârca bir çalışmanın ürünü oluğunu görmeyen/göremeyen; özelleştirme doğru mu yapıldı, yanlış mı yapıldı önemli değil, Türk Telekom’un İmtiyaz Sözleşmesi süresinin biteceği  2026’da Devlete geçmesi veya Oger’de kalması beni ilgilendirmiyor, Benim maaşımın 40 lira artması bundan da önemli diyebilen, kısacası ben merkezci insanların çoğunlukta olduğu bir kitleyle bu hedeflere varılır mı bilemiyoruz.
Biz ;
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
Birlikten kuvvet doğar.,
Baş, başa vermeyince taş yerinden kalkmaz.
Bir kanatla kuş uçmaz.
Birlik, dirliktir.
Nerde birlik, orda dirlik.
Özdeyiş ve atasözlerini hep önemsedik.
Bu güne kadar gelinen süreçte, her sivil toplum örgütünün, her yöneticinin ve biz de dahil her Türk Telekom çalışanının, az veya çok hatası oldu. Herkes, “BEN”i,“BİZ”in , “BİZ”i , “HEPİMİZ”in önüne koydu. Birlik olamadık… Ve hep beraber kaybettik… Gelin, bugüne kadar başaramadığımızı, geç de olsa gerçekleştirelim : birlik olalım. BİR OLALIM, İRİ OLALIM, DİRİ OLALIM.

 

 

Bu Haber 13271 defa okunmuştur.
FETO’NUN HAKİMLERİ VE TELEKOM DA
ARAŞTIRMACILARIN MAAŞLARI YANLIŞ
YARGI DA ŞOK TESPİT
MEMURLAR; GÖREV, SORUMLULUK, YAS
HER YÖNÜYLE MEMURLARDA İZİN
SAATLİK İZİNLER YILLIK İZİNDEN D
YAYIN YASAKLARI VE BİZ
ARAŞTIRMACILARDA KISMİ İYİLEŞTİR
ARAŞTIRMACILARI UMUTLANDIRAN GEL
DAVALARA KİM BAKACAK?
ÖLEN ABONE İPTALİNDE KOLAYLIK
YARGITAY HAKLILIĞIMIZI ONAYLADI
İŞYERİNDE BİLGİSAYAR İLE YAPILAN
ATİLLA KART’IN TELEKOMLA HUKUK S
GENEL SAĞLIK SİGORTASI SORULAR
ANKARA 11. İŞ MAHKEMESİNİN KARA
İKİ UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARARI
AVUKATLARIMIZ DEDİ Kİ…
AVUKATLARIMIZDAN BİLGİLENDİRME T
15. İŞ MAHK. DAVA AÇANLARIN DİKK
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!