"ARTIK TELGRAFIN TELLERİNE KUŞLAR KONMUYOR- PTT ve Türk Telekom Anıları" isimli kitabımızı NASIL TEMİN EDEBİLİRSİNİZ?
 
İMTİYAZ SÖZLEŞMESİNİN FESHiİMTİYAZ SÖZLEŞMESİNİN FESHi

Tarih: 2010-10-15

 BİR İL TEMSİLCİMİZ TÜRK TELEKOM İMTİYAZ SÖZLEŞMESİ'NİN FESH EDİLMESİ İÇİN BAŞVURDU.
Aynı Zamanda, bulunduğu ilde derneğemizin il temsilcisi olan bir arkadaşımız,  14.11.2005 tarihinde Hazine Müsteşarlığı ile Ojer Telekomünikasyon arasında imzalanan Hisse Devir Sözleşmesi  ve aynı tarihte Türk Telekom ile BTK arasında imzalanan İmtiyaz Sözleşmesinin feshi için , BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) ve  Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'na başvurdu. Dilekçesini bilgi için Ulaştırma Bakanlığına gönderen arkadaşımız, olumlu cevap alamadığı takdirde hukuki süreç başlatacağını söyledi. Ülke çıkarlarına bu derece bağlı arkadaşlarımızın, derneğimiz üyesi olması bize gurur veriyor.
Dilekçe Metni şöyle,
 BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU
                                                                ANKARA
Türk Telekomünikasyon A.Ş. ........ İl Müdürlüğü, ......... Telekom Müdürlüğünde, kapsam dışı pozisyonda, .......... olarak çalışırken, Türk Telekom’un 14.11.2005 tarihinde %55’nin özelleştirilmesi neticesinde, Özelleşen Türk Telekom’un benim de içinde bulunduğum kesime çalışma teklif etmesiyle, ....... tarihinde 1. tip iş sözleşmesi imzalamak için, ........ tarihinde ise 2. tip iş sözleşmesi imzalamak için vermiş olduğum dilekçe, ......... İl Telekom Müdürlüğünün ......... tarih ve ........ sayılı yazısıyla red edildi. Bunun üzerine 4046 sayılı yasanın 22. maddesi ve 406 sayılı yasanın ek 29. maddesi hükümleri gereğince kurum değiştirerek başka bir kamu kurumuna nakil oldum. Söz konusu nakil esnasında ve sonrasında birçok kişisel olarak maddi ve manevi kayıplarım oluşmuştur. Türk Telekom’un özelleşmesiyle yürütülmesine katıldığım kamu hizmetine tahsis edilen malın şeklinin değiştirilmesi, işyerinin üretim şekli çalışma koşuları ve hukuki niteliğinin değişmesiyle kişisel, meşru, güncel, menfaatim ihlal edilmiştir. Dolayısıyla; Türk Telekom’un özelleşmesiyle menfaat ilişkim bulunmaktadır. Bununla ilgili olmak üzere ........ tarihinde Türk Telekom’dan ayrılmadan, çalıştığım ........ Telekom Müdürlüğüne ayrıca Devlet Personel Başkanlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığına başvurarak, “ Türk Telekom özelleştirilmesi sonucunda bazı sendika, dernek ve sair meslek sivil toplum kuruluşlarınca, Danıştay, Anayasa Mahkemesi, ve diğer mahkemeler nezdinde açılan ve açılacak olan çok sayıda davanın kesin sonuçlarının henüz belli olmaması nedeniyle, davalardan herhangi birinde personel lehine doğabilecek ya da Türk Telekom’un özelleştirilmesinin iptali ya da bu anlama gelebilecek her türlü maddi ve manevi hukuki haklarımı, Türk Telekom’a geri dönmem dâhil, fiili imkânsızlık durumu dâhil olmak üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirildiğim tarih itibarı ile havuzda beklediğim tarih ve başka bir kamu kuruluşuna atandığım tarihte ve bu süreçten sonrada maaşımın dondurulması suretiyle aleyhime oluşan maaş, ilave tediye (ikramiye) ve sosyal yardım farkları ve faizleri de dâhil olma üzere her türlü maddi ve manevi yasal haklarımı ” Türk Telekom, Devlet Personel Başkanlığı ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı nezdinde saklı tutmuştum. Aynı zamanda 1992 yılından itibaren ....... Haber Sen’in ........ Şubesinin kurucu üyesiyim ve yöneticisiydim. Aradan geçen zaman içerisinde, Türk Telekom’un özelleştirilmesiyle ilgili aşağıda belirttiğim hukuka ve usule aykırılıklar kamuya açık unsurlarda yer alarak, tespit edilmiştir. Bunlar;
1. Bilindiği üzere Türk Telekom’un  %55 hissesi 14.11.2005 tarihi itibarıyla, hisse devir sözleşmesi ile ortaklarının çoğunluğunun yabancı kökenli olan, yabancı sermayeli, ana şirketinin merkezi Lübnan olan, Ojer Telekomünikasyon A.Ş. devredilmiştir. Yine 14.11.2005 tarihinde özelleşen Türk Telekom yönetimiyle, telekomünikasyon hizmetlerinin sunumu ile ilgili imtiyaz sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu imtiyaz sözleşmesi imzalanmadan önce, Danıştay 1. Dairesi, 21.10.2005 tarih ve E.2005/838 K.2005/1250 sayılı kararı ile taslak sözleşmenin 39. maddesi ve diğer maddeleri konusunda düşüncelerini belirtmiştir. Danıştay İdari İşler Kurulu 26.10.2005 tarih E.2005/5 K.2005/3 sayılı kararıyla Danıştay 1. Dairesinin taslak imtiyaz sözleşmesi ile ilgili kararını aynen kabul etmiştir. O tarihteki Telekomünikasyon Kurumu (TK) 31.10.2005 tarih 2005/772 sayılı kararıyla Danıştay’ın düşüncesinin tamamına uyulması kaydıyla sözleşmeyi imzalamış, imtiyaz sözleşmesinin, hisse devrinden sonra, özelleşen Türk Telekom’a imzalatılması için icraya yetki vermiştir. İcra (Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ve Müsteşarlıktan sorumlu bakanlık) söz konusu imtiyaz sözleşmesini hisse devriyle, eş zamanlı olarak, 14.11.2005 tarihinde, Türk Telekom’a imzalatmıştır. Danıştay düşüncesinde 39. madde olarak geçen madde, imtiyaz sözleşmesinde 38. madde olarak yer almıştır. Ancak, özelleşen Türk Telekom (OJER TELEKOM) yetkilisi, Danıştay görüşünden geçen imtiyaz sözleşmesinin 38/2 maddesine, aleyhte şerh düşerek, imtiyaz sözleşmesini imzalamıştır. İcra düşülen bu şerhe izin vermiştir. Özeleşmeden önce Türk Telekom kamuda iken imzalanan, 14.02.2002 tarihli, Türk Telekom ile Türk Telekomünikasyon Kurumu arasındaki görev sözleşmesinin 4. maddesi hükmü uyarınca, “ Türk Telekom’daki kamu payının %50’nin altına düşmesi halinde, görev sözleşmesinin, Türk Telekom’un hisse devrini müteakip iki ay içinde imtiyaz sözleşmesine dönüştürüleceği “ açık bir biçimde belirtilmiştir. Usule ve yasaya göre, kamuda görev sözleşmesi, özel sektörde ise imtiyaz sözleşmesi imzalanmadan, Türkiye’de telekomünikasyon hizmeti verilememektedir. Bu konuda, kamu adına telekomünikasyon imtiyaz sözleşmesi hazırlamak ve imzalamak için yetkilendirilen kuruluş, o tarihte bağımsız düzenleyici kuruluş olan Türk Telekomünikasyon Kurumudur (TK). Sonradan bu kuruluşun ismi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) olarak değiştirilmiştir.
 2. Söz konusu düşülen şerh ve imtiyaz sözleşmesi ile ilgili Türk Haber Sen, Danıştay 13. Dairesine E.2006/164 sayılı dosya ile Türk Telekomünikasyon Kurumuna karşı yürütmeyi durdurmalı iptal davası açmıştır. Daha sonra davaya Türk Telekomünikasyon Kurumu yanında, davalı müdahil olarak, özelleşen Türk Telekom’da katılmıştır. Danıştay 13. dairesi 03.05.2006 tarihinde imtiyaz sözleşmesine, özelleşen Türk Telekom tarafından konulan, uyuşmazlık konusu şerhin yürürlüğünü İDARE HUKUKU HÜKÜMLERİNE GÖRE HUKUKA AYKIRI BULARAK durdurmuştur. Sonrada, 13.12.2006 tarihinde, 2007/4733 sayılı kararı ile söz konusu şerhi, esastan iptal etmiştir. Kararın özelleşen Türk Telekom tarafından temyiz edilmesi sonucu, karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunda, onaylanarak, kesinleşmiştir. 
 3. Söz konusu şerhin, kamu makamları önünde, hiçbir hükmü kalmamış olmasına rağmen, sözleşmenin tarafı olan, özelleşen Türk Telekom yönetimi, söz konusu şerhin iptalini kabul ettiklerine ilişkin herhangi bir somut, hukuki ve geçerli bir beyanda bulunmamışlardır. Aksine özelleşen Türk Telekom, iptal edilen şerh ile ilgili kararı temyiz ederek, söz konusu şerhin iptalini kabul etmediklerini göstermişlerdir. Bilindiği üzere 2577 sayılı İYUK 28. maddesi uyarınca, iptal kararlarını ve yürütmeyi durdurma kararlarını idare, tebliğinden itibaren (Türk Telekomünikasyon Kurumu) yani şimdiki adıyla BTK 30 gün içinde uygulamak zorundadır. Söz konusu iptal kararına göre Telekomünikasyon Kurumu; o tarihte, kamu adına sözleşmede iptal edilen şerhin, şerhsiz olarak yeniden, imtiyaz sözleşmesi şeklinde, Türk Telekom’a imzalatılması için icraya (Hazine Müsteşarlığına veya Hazine Müsteşarlığından sorumlu bakanlığa)  çağrı yapması gerekirken söz konusu çağrıyı yapmamış ve şerhsiz yeni bir imtiyaz sözleşmesi icra tarafından özelleşen Türk Telekom’a imzalatılmamıştır.
4. Bu fiili durum, 03.05.2006 tarihinden, bu güne kadar, hukuki anlamda idari bir davaya ve idari başvuruya konu olabilecek bir biçimde öğrenilememiştir. Ancak, “ Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunun Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)  2006 – 2007 ve 2008 yılı Faaliyet ve Denetim Raporunun ” Cumhurbaşkanlığı internet sitesinde yayınlanması ile söz konusu şerhsiz imtiyaz sözleşmesinin; ŞERHİN yürürlüğünün durdurulduğu, 03.05.2006 tarihinden sonra imzalanmadığı, hukuki manada internetten 05.10.2010 tarihinde TESADÜFEN öğrenilmiştir. Hali hazırda şerhli imtiyaz sözleşmesi ve şerh, hukuki manada, ULUSLARARASI TİCARİ TAHKİM HUKUKU ANLAMINDA YÜRÜRLÜKTEDİR. CUMHURBAŞKANLIĞI DEVLET DENETLEME KURULU (CDDK)  RAPORUNUN, 44. MADDESİNDE BU DURUM ELEŞTİRİLEREK ŞERHSİZ SÖZLEŞME İMZALAMAYAN SORUMLULAR HAKKINDA BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULUNCA SORUŞTURMA AÇILMASI ÖNERİLMEKTEDİR.
5. Ayrıca taraflar arasında imzalanmış olan 24 Ağustos 2005 tarihli hisse satış sözleşmesinin hisse satışının tamamlanması başlıklı 5. maddesinde “İmtiyaz Sözleşmesi, Telekomünikasyon Kurumu ve Şirket (Türk Telekom) arasında usulüne uygun olarak imzalanacaktır.” Denmektedir. Yine Hisse Satış Sözleşmesinin tamamlanma ile ilgili 5. maddesinde aynen; “ Tamamlanma gerçekleştiğinde; bütün tamamlanma işlemlerinin, tamamlanma tarihinde aynı anda gerçekleştiği kabul edilir ve hiçbir devir veya teslim, bütün tamamlanma işlemleri işbu Madde 5’de düzenlendiği şekilde tamamlanmadıkça, tamamlanmış olarak kabul edilmez ” denilmektedir.  İmtiyaz sözleşmesi usule uygun imzalanmamış dolayısıyla, hisse satış sözleşmesinin unsurları yerine getirilmeden, hisse devir sözleşmesi imzalanarak Türk Telekom’un %55 hissesi Ojer Telekomünikasyon A.Ş. devredilmiştir.
6. Türk Telekom özelleştirilmesinde, taraflara, uyuşmazlık durumunda, imtiyaz sözleşmesinde tahkim hakkı tanınmamıştır. Sözleşmenin 46. maddesinde çıkacak uyuşmazlıkların Türkiye Cumhuriyeti mevzuatına tabi olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğu belirtilmiştir. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti ile Türk Telekom’un %55’ni devir alan yabancı kökenli yatırımcı şirket OJER TELEKOMÜNİKASYON A.Ş. sahiplerinin uyruğunda bulunduğu, Lübnan Cumhuriyeti ile 12 Mayıs 2004 tarihinde Ankara’da imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti ve Lübnan Cumhuriyeti Arasında Yatırımların Teşviki ve Karşılıklı Korunmasına İlişkin Anlaşma" 28.12.2005 gün ve 26037 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Antlaşmanın,  Bir Akit Taraf ile Diğer Akit Tarafın Bir Yatırımcısı Arasındaki Uyuşmazlıkların Çözümü başlıklı  8/2-b maddesinde, “18 Mart 1965 tarihinde Washington'da imzaya açılan "Devletler ile Diğer Devletlerin Vatandaşları Arasındaki Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümü Sözleşmesi" ile kurulmuş olan Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümü için Uluslararası Merkez (ICSID) ” başvuru hakkı tanınmıştır.  Anlaşmanın Uygulanması başlıklı 11. madde “ İşbu Anlaşma, Akit Taraflardan birinin ülkesinde, bu Akit Tarafın kanunlarına ve nizamlarına uygun olarak diğer Akit Tarafın yatırımcılarınca işbu Anlaşmanın yürürlüğe girmesinden önce yapılanlar yanında sonrasında yapılmış yatırımlara da uygulanacaktır.” denerek Antlaşmanın yürürlüğe girmesinden önceki yatırım antlaşmaları içinde geçerli olacağı garanti altına alınmıştır. ICSID uluslararası ticari tahkim mahkemesidir. ICSID’e başvurmak için imtiyaz sözleşmesinde tahkime ilişkin bir hüküm veya yatırım yapacak devletle ikili bir antlaşmaya da gerek yoktur. Yatırımcı devlet ile Türkiye Cumhuriyeti birbirinden bağımsız olarak, ICSID’i kabul edip imzalamış ise, Yatırımcı devletin uyruğunda olan herhangi bir özel veya tüzel kişilik ICSİD’E başvurabilir. Kaldı ki, Türkiye; Türk Telekom’un %55’ni devir alan tüzel kişiliğin (OJER TELEKOM) uyruğunda bulunduğu, Lübnan’la, özel ve tüzel kişiliklerin yatırımla ilgili antlaşmazlıklarında, ICSİD tahkim mahkemesine başvuru yapılmasını, yukarıdaki antlaşma ile kabul etmiştir. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti; 3460 sayılı kanun ile Lübnan ile yatırım antlaşmasından çok önce ICSİD’i kabul etmiştir. Türkiye ICSID’i kuran “Devletler ve Diğer Devlet Vatandaşları Arasındaki Yatırım Uyuşmazlıklarının Çözümlenmesi Hakkındaki Sözleşme’yi ” 24.6.1987 tarihinde imzalayarak, 27.5.1988 tarih ve 3460 sayılı Kanun ile onaylamıştır. 3460 sayılı kanun Resmi Gazetede 12.6.1988 tarih ve 20011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Sözleşmeyi onaylayan 3460 sayılı kanun ile Türkiye; yabancı sermaye ile ilgili yürürlükteki mevzuat çerçevesinde izin verilmiş ve fiilen yatırım faaliyeti başlamış olan yatırımlardan kaynaklanan uyuşmazlıkların ICSID’e götürülebilmesini de kabul etmiştir. Türk Telekom’u devir alan şirket yabancı kökenli olması nedeniyle doğal olarak bu hakka sahiptir.  
 7. Türk Telekom’un %55’ni devir alan yabancı kökenli yatırımcı şirketin, imtiyaz sözleşmesinde belirtilmese de, her halükarda uyuşmazlık halinde yabancılık unsuru nedeniyle, ulusal yargıyı (DANIŞTAY, YARGITAY, ANAYASA MAHKEMESİ VE DİĞER ULUSAL MAHKEMELER) atlayarak aracısız bir biçimde, uluslararası ticari tahkim mahkemesine (ICSID) başvuru hakkı, mevcuttur. ICSID’e iç hukukun (Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay, Ulusal Mahkemeler)  belirlediği hiçbir hüküm ve kararın geçerliliği yoktur, bu bağlamda Danıştay 13. Dairenin,  Türk Telekom İmtiyaz Sözleşmesinin 38/2 maddesine konulan şerhin iptaline yönelik 13.12.2006 tarih ve E.2006/164 K. 2007/4733 sayılı kararının da ICSİD önünde bir hükmü ve anlamı yoktur. Danıştay 13. Dairesi imtiyaz sözleşmesini iptal etmemiştir, ancak şerhi iptal etmiştir. Söz konusu iptal kamuyu bağlarken söz konusu şerhi koyan özelleşen Türk Telekom’u hali hazırda uluslararası ticari tahkim hukuku anlamında bağlamamaktadır. İmtiyaz sözleşmesinin 46. maddesindeki uyuşmazlık halinde ulusal hukukumuzun ve ulusal mahkemelerimizin yetkili olduğu hükmü, Türkiye’nin imzaladığı yabancı yatırımlarla ilgili uluslararası antlaşmalar uyarınca hükümsüzdür. Dolayısıyla imtiyaz sözleşmesindeki 46. maddenin, fiili yol anlamında herhangi bir etkinliği yoktur. DANIŞTAY VE TÜRK TELEKOMÜNİKASYON KURUMU TAHKİMLE İLGİLİ GÖRÜŞ BELİRTMEMESİNE RAĞMEN, TÜRK TELEKOM’UN DEVİR ALAN OJER TELEKOM İMTİYAZ SÖZLEŞMESİNDE KAYNAKLANAN HERHANGİ BİR UYUŞMAZLIKTA, EĞER İSTERSE, ULUSLARARASI TİCARİ TAHKİME BAŞVURMASINI ENGELLEYECEK HİÇ BİR HUKUKİ UNSUR BULUNMAMAKTADIR. ULUSLARARASI TİCARİ TAHKİM MAHKEMESİNDEN (ICSID) ÇIKACAK KARARLARIDA TÜRKİYE’NİN TENFİZİNDEN BAŞKA BİR İMKÂNI YOKTUR.
8. Özelleşen Türk Telekom’ca şerh konulan, sözleşmenin 38/2. maddesi; imtiyaz sözleşmesinin biteceği 2026 yılında, eğer sözleşme yenilenmezse,  Türk Telekom’un bedelsiz olarak ve taşınmazlarıyla ve tüm teçhizatlarıyla birlikte çalışır bir halde kamuya devredilmesi ile ilgili hususu düzenleyen bir maddedir. Özelleşen Türk Telekom, bu maddeye itiraz etmiştir. Bilindiği üzere sözleşme bir bütündür. Sözleşmeye muhatap olan tarafların sözleşmenin herhangi bir hükmüne muhalefet etmesi sözleşme tekniği açısından sözleşmeyi sakatlar ve geçersiz hale getirir. Özelleşen Türk Telekom; E.2006/164 K.2006/4733 sayılı dosyada, Danıştay 13. Dairesine verdiği savunmada söz konusu şerhten sarfı nazar ettiğini ve şerhten vazgeçtiğine ilişkin beyanda bulunmasına rağmen, konulan şerhin iptal edilmesi üzerine, temyize giderek aynı zamanda mahkeme huzurunda takkiye yaptığını göstermiş ve hukuki manada şerhten vazgeçmeyeceğini fiili yol olarak ikrar etmiştir.  Diğer yandan özelleşen Türk Telekom’un, davalı müdahil olarak davada yer alması, iptal kararında bağlayıcı olarak, taraf olduğunu göstermemektedir. Çünkü idari davalarda asıl olarak, davalı taraf, kamudur. Türk Telekom ise 14.11.2005 tarihinden sonra kamu vasfını kaybetmiştir. Dolayısıyla hukuki manada özelleşen Türk Telekom’un bağlayıcılığı, gerek özel hukuk ve uluslararası ticari tahkim hukuku açısından, gerekse de idare hukuku açısından, ancak şerhsiz yeni bir imtiyaz sözleşmesinin, Danıştay kararlarına aynen uyularak, yürürlüğü durdurma kararının idareye tebliğinden sonraki,  30 gün içerisinde, yeni bir imtiyaz sözleşmesi kamu (BTK) ile Türk Telekom arasında imzalanması ile mümkündür. 
9. Bu konuda kamu adına hareket etmesi gereken kurumlar; sözleşmede kamu adına taraf olan BTK ve icrada hisse devrinde taraf olan Hazine Müsteşarlığı ve Müsteşarlığın bağlı olduğu bakanlıktır. Özelleşen Türk Telekom’la kamu adına bu konuda muhatap olan ve mahkeme kararını, Türk Telekom’a uygulatacak olan BTK ve imzalatacak olan Hazine Müsteşarlığı ya da Müsteşarlığın bağlı olduğu bakanlıktır. Fakat bu konuda kamu adına sorumlu olanların bir faaliyeti bulunmamaktadır. Dolayısıyla HALİ HAZIRDA ŞERHSİZ YENİ BİR İMTİYAZ SÖZLEŞMESİ İMZALANMADIĞI İÇİN ÖZEL, İDARE VE GENİŞ MANADA ULUSLARARASI TİCARİ TAHKİM HUKUKU AÇISINDAN şerh hali hazırda yürürlüktedir. DANIŞTAY KARARI UYGULANMADIĞI İÇİN, ÖZELLEŞEN TÜRK TELEKOM AÇISINDAN, ŞERHİN İPTALİ TEORİK VE PRATİK OLARAK BİR ANLAM TAŞIMAMAKTADIR. 14.02.2002 tarihli, özelleşmeden önce Türk Telekom’la yapılan görev sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca Türk Telekom özelleştikten sonra hisse devrinden iki ay içinde görev sözleşmesinin, imtiyaz sözleşmesine dönüştürülmesi zaruridir. Ancak, özelleşen Türk Telekom, Danıştay 13. Dairesinin kararıyla sakatlanan, İmtiyaz Sözleşmesi hükümlerine göre, hali hazırda, telekomünikasyon hizmeti vermektedir. Aslında; 14.11.2005 tarihinde imzalanan imtiyaz sözleşmesi, Danıştay 13. Dairesinin 03.05.2006 tarihli yürütmeyi durdurma kararının idareye yani Telekomünikasyon Kurumuna, tebliğini takip eden 30 günden sonraki tarihte, İDARE HUKUKU AÇISINDAN yok hükmündedir. Çünkü mahkeme kararı 30 gün içinde yerine getirilmemiş, şerhsiz yeni bir sözleşme imzalanmamış ya da mevcut imtiyaz sözleşmesine özelleşen Türk Telekom yöneticisi tarafından sözleşmenin 38/2 maddesine konulan şerhin, geri alındığına dair mevcut sözleşmeye hukuki beyanda bulunulmamıştır. Bu fiili durum, imtiyaz sözleşmesinin bizatihi kendisini sakatlayarak, yok hükmünde kabul edilmesini gerektirmektedir. Bu durumda özelleşen Türk Telekom, bu tarihten itibaren hizmetini, yok hükmünde olan imtiyaz sözleşmesi hükümlerine göre vermektedir. Bu durum açık bir hukuka aykırılıktır.
10. Aynı zamanda bu durum HİSSE DEVİR SÖZLEŞMESİNİDE SAKATLAMAKTADIR. Şöyle ki; 24 Ağustos 2005 tarihli hisse satış sözleşmesinin hisse satışının tamamlanması başlıklı 5. maddesinde “İmtiyaz Sözleşmesi, Telekomünikasyon Kurumu ve Şirket (Türk Telekom) arasında usulüne uygun olarak imzalanacaktır.” Denmektedir. Yine Hisse Satış Sözleşmesinin tamamlanma ile ilgili 5. maddesinde aynen; “Tamamlanma gerçekleştiğinde; bütün Tamamlanma işlemlerinin Tamamlanma Tarihinde aynı anda gerçekleştiği kabul edilir ve hiçbir devir veya teslim, bütün Tamamlanma işlemleri işbu Madde 5’de düzenlendiği şekilde tamamlanmadıkça tamamlanmış olarak kabul edilmez” denilmektedir.  İmtiyaz sözleşmesi usule uygun imzalanmamış, dolayısıyla, hisse satış sözleşmesinin unsurları tamamlanmadan, yerine getirilmeden, hisse devir sözleşmesi imzalanarak, Türk Telekom’un %55 hissesi Ojer Telekomünikasyon A.Ş. devredilmiştir. HİSSE DEVİR SÖZLEŞMESİNİN İMZALANDIĞI TARİHTEN İKİ AY İÇİNDE, GÖREV SÖZLEŞMESİNİN, İMTİYAZ SÖZLEŞMESİNE DÖNÜŞTÜRÜLECEĞİ AMİR HÜKÜM İKEN, İMTİYAZ SÖZLEŞMESİNİN DANIŞTAY KARARI İLE SAKATLANMASIYLA, YOK HÜKMÜNDE SAYILMASI NEDENİYLE, HUKUKİ OLARAK İMTİYAZ SÖZLEŞMESİZ TÜRK TELEKOMUN HİZMET VERMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. HUKUKA AYKIRIDIR. YİNE HİSSE SATIŞ SÖZLEŞMESİNDE BELİRTİLEN, İMTİYAZ SÖZLEŞMESİNİN İMZALANMASI İÇİN GEREKLİ UNSURLAR, USÜLE UYGUN YERİNE GETİRİLMEDİĞİNDEN, HİSSE SATIŞ SÖZLEŞMESİNİN ÖZELLİKLE 5. MADDESİNE VE DİĞER MADDELERİNE AYKIRILIK SOMUTTUR. TÜM BU SÜREÇ İRDELENDİĞİNDE; HUKUKA AYKIRILIKLAR ZİNCİRLEME BİR ŞEKİLDE KARŞIMIZA SOMUT BİR GERÇEK OLARAK ÇIKMAKTADIR. YUKARIDA BELİRTİLEN SOMUT HUKUKA AYKIRILIKLAR NEDENİYLE TÜRK TELEKOM’UN %55 HİSSESİNİN, OJER TELEKOMA DEVRİDE ZİNCİRLEME OLARAK HUKUKA AYKIRI KONUMA GELMEKTEDİR. YİNE GEREK İMTİYAZ SÖZLEŞMESİNDE, GEREKSEDE DANIŞTAY’IN GÖRÜŞÜNDE HİÇ BİR BİÇİMDE TAHKİM ÖNGÖRÜLMEDİĞİ DÜŞÜNÜLDÜĞÜNDE, DOLAYLI BİR BİÇİMDE, ULUSLARARASI TAHKİME AÇIK BİR ŞEKİLDE, TÜRK TELEKOMUN %55 HİSSESİNİN DEVİR SÖZLEŞMESİ İLE DEVREDİLMESİ HUKUKA AYKIRIDIR.
11. Özelleşen Türk Telekom yetkilisinin imtiyaz sözleşmesinin 38/2 maddesine koyduğu şerh, Türk Telekom’un sözleşme süresinin bittiği 2026 yılında, tüm teçhizatlarla ve taşınmazlarla birlikte, çalışır bir şekilde kamuya devredilmesini garantiye alan bir hükümdür. Söz konusu hüküm kamunun çıkarını koruyan ve kamu yararı taşıyan bir hükümdür. Söz konusu maddeye hali hazırda konulan şerhin, sözleşme süresinin bittiği 2026 yılında, eğer sözleşme yenilenmezse, Türk Telekom’un devrinin kamuya yapılacağı tarihte veya daha öncesinde çıkacak bir uyuşmazlıkta, mevcut Danıştay kararı da düşünüldüğünde, devletimizin aleyhine bir biçimde yorumlanarak, özellikle ULUSLARARASI TİCARİ TAHKİM HUKUKU (ICSİD) karşısında ALEYHTE unsur içermesi mutlaktır.
 12. Ayrıca; Türk Telekom yok hükmünde olan imtiyaz sözleşmesinin, Sözleşmenin Kapsamı başlıklı 3. maddesine de aykırı davranmaktadır. 3. Madde;
 “a) Her türlü işaret, sembol, ses ve görüntünün ve elektrik sinyallerine dönüştürülebilen her türlü verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, eletromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik, ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesi, gönderilmesi, ve alınmasına ilişkin her türlü telekomünikasyon hizmetinin sunulması,
b)Telekomünikasyon hizmetlerinin gerçekleştirilmesini sağlayan anahtarlama ekipmanları, donanım ve yazılımlar, terminaller, ve hatlar da dâhil olmak üzere her türlü şebeke birimlerine ilişkin gerekli telekomünikasyon tesislerinin ve iş yerlerinin kurulması durdurulması kiralanması veya herhangi bir surette temin edilmesi ile bu tesisin diğer işletmecilerin veya ilgili mevzuat gereğince gereken izne sahip olan kişilerin kullanımına sunulmasını,
c) Abone ve kullanıcılar ile olan ilişkilere yönelik uygulama usul ve esaslarının tespiti de dâhil olmak üzere telekomünikasyon hizmetlerinin pazarlanmasını ve sunulmasını kapsar. GSM 1800 ve verilmesi için mevcut şebekeler dışında tamamen yeni bir şebeke kurmayı gerektiren veya kıt kaynakların tahsisini ihtiva eden yeni nesil telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesi ile kablo tv hizmeti ve şebekesi ve uydu hizmetleri ile deniz haberleşme ve seyir güvenliği haberleşmesi hizmetleri bu sözleşme kapsamı dışındadır. ” denmektedir. 
İmtiyaz sözleşmesinin 38. maddesinde sözleşme süresinin bitiminde Türk Telekom’un çalışır durumda teçhizatları ve taşınmazlarıyla birlikte kamuya devredileceği açık bir biçimde yazılmıştır. Yine yukarıdaki 3. maddede sözleşmenin kapsamında ve sözleşmenin genelinin telekomünikasyon hizmetleri ile sınırlı olduğu belirtilerek, Türk Telekom’un işletme hakkının devredildiği, mülkiyetinin devri ile ilgili hiçbir unsura yer verilmediği açıkça görülmektedir. Özelleşen Türk Telekom sözleşmenin kapsamı dışına çıkarak Türk Telekom’un özellikle kamuda iken edinilen bazı taşınmazlarını, satmaktadır. Türk Telekom’un mülkiyetinde bulunan taşınmazlar imtiyaz sözleşmesine aykırı bir biçimde el değiştirmektedir. Türk Telekom başta Bursa, Bolu, Samsun, Trabzon ve Adana vs.. olmak üzere bir takım arsaları, ihale yöntemiyle, SAHİBİNDEN SATILIK ARSA şeklinde gazete ilanları ile satışa çıkarmaktadır. Söz konusu ilanlarda Türk Telekom’un hiçbir logosu ya da ismi geçmemekte, fakat ihale adresleri ve telefonları Türk Telekom’un idari binaları çıkmaktadır. Türk Telekom’un arsa satışları imtiyaz sözleşmesinin 3 ve 38. maddelerine açıkça aykırıdır.
 13.  Türk Telekom’un başta İmtiyaz ve Hisse devir Sözleşmeleri olmak üzere, özelleşme sürecinde imzalanan diğer sözleşmelerde belirtilen hususların kontrolü ve denetimi, etkin, yeterli ve hukuki bir biçimde yapılmamaktadır. Bu konuda bir şeffaflık bulunmamaktadır. Özellikle; Türk Telekom’u alan şirketin (OJER TELEKOM) başta imtiyaz ve hisse devir sözleşmeleri olmak üzere,  imzalanan diğer sözleşmelere, iş planlarına ve taahhütlerine uygun hareket edip, etmediği tam bir muammadır. Kamu adına hisse devir, imtiyaz ve diğer sözleşmeleri denetlemesi gereken kurumlar ve kurullar, söz konusu denetimlerini etkin ve yeterli bir biçimde kamu yararı açısından, yapmamaktadırlar. 
SONUÇ VE İSTEK:
 1.  A) Danıştay 13. Dairesinin; özelleşen Türk Telekom Yöneticisinin 14.11.2005 tarihinde Türk Telekom İmtiyaz Sözleşmesinin 38/2. maddesine koymuş olduğu şerhin, 03.05.2006 tarih ve E.2006/164 sayılı karar ile yürürlüğünün durdurulduğu, yürütmeyi durdurma kararının idareye tebliğinden sonraki 30 gün içerisinde, şerhsiz yeni bir sözleşme imzalanması gerekirken, aradan geçen 5 yıla yakın süre içerisinde, hali hazırda imzalanmayıp Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulunca da bu hususun tespit edilmesiyle, Türk Telekom İmtiyaz Sözleşmesinin taraflarca uyuşma ile imzalanmadığı özellikle tarafların sözleşmenin 38. maddesi ile ilgili uyuşmazlık içinde bulunduğu duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ortadadır. Türk Telekomünikasyon Kurumunun (BU GÜNKÜ ADIYLA BTK) 31.10.2005 tarih 2005/772 sayılı kararıyla “ Danıştay’ın düşüncesinin tamamına uyulması kaydıyla söz konusu imtiyaz sözleşmesinin imzalanması ” yönünde verdiği karara, icranın aykırı hareket ederek şerhli sözleşmeyi, özelleşen Türk Telekom’a imzalattığı şüphesizdir. Tüm bu süreç irdelendiğinde, İmtiyaz Sözleşmesinin, usule uygun imzalandığını ve taraflarca uzlaşarak yürürlüğe girdiği söylenemez. Açık bir biçimde imtiyaz sözleşmesi sakat bir biçimde imzalanmıştır. Hali hazırda da yürürlüktedir. Yine, Danıştay 13. Dairesinin 13.12.2006 tarih ve E.2006/164 K. 2007/4733 sayılı kararı da, tebliğinden 30 gün içerisinde uygulanması gerekirken,  taraflarca hali hazırda uygulanmamıştır. Sakat bir biçimde, Danıştay’ın ve Türk Telekomünikasyon Kurumunun (yeni adı BTK) görüşlerine aykırı bir biçimde, uyuşmazlıkla ve tarafların mutabakatı olmadan imzalanan sözleşme, yok hükmündedir hali hazırda yürürlükte olması hukuka aykırıdır ve iptal edilmesi gerekir.
 B) Sakat Sözleşmenin yürürlüğe girmesi ile bu sakat ve yok hükmünde olan sözleşmenin 3. ve yine mutabakat sağlanmayan 38. maddesi hükümlerini ihlal ederek, Türk Telekom’un kamuda iken sahibi olduğu taşınmazları, özelleştirmeden sonra satan, Türk Telekom’un kamunun mülkiyetine müdahale ettiği ve mülkiyeti sonlandırdığı, Türk Telekom’un mülkiyetinin özelleşen şirkete verilmediği aksine, işletme hakkının devredildiği düşünüldüğünde, imtiyaz sözleşmesinin 3 ve 38. maddesinin hükümlerinin ihlal edildiği şüphesizdir.
C) Yine İmtiyaz Sözleşmenin 46. maddesinin ve Danıştay 13. Dairesinin 13.12.2006 tarih ve E.2006/164 K. 2007/4733 sayılı kararının, ULUSLARASI TİCARİ TAHKİM HUKUKUNDA BİR BAĞLAYICILIĞI OLMADIĞI, ŞERHİN HALİ HAZIRDA YÜRÜRLÜKTE OLDUĞU, DANIŞTAYIN; KESİNLİKLE GEREK ULUSLARARASI, GEREKSEDE ULUSAL TAHKİME UYGUN GÖRÜŞ BİLDİRMEDİĞİ, GÖZ ÖNÜNDE TUTULDUĞUNDA, YİNE O TARİHTEKİ TÜRK TELEKOMÜNİKASYON KURUMUNUN (BU GÜNKÜ ADIYLA BTK), DANIŞTAY GÖRÜŞÜNÜ AYNEN BENİMSEDİĞİ VE TAHKİM İÇEREN BİR SÖZLEŞME DÜZENLEMEDİĞİ DÜŞÜNÜLDÜĞÜNDE, TÜRK TELEKOM İMTİYAZ SÖZLEŞMESİNİN, ÖZELLİKLE DOLAYLI BİR ŞEKİLDE ULUSLARARASI TAHKİMİ KAPSAYACAK BİR ŞEKİLDE VE ŞERHLİ BİR BİÇİMDE YABANCI KÖKENLİ YATIRIMCI KURUM VE KURULUŞLARLA İMZA EDİLMESİ, KAMU YARARINA VE ÇIKARINA AÇIKÇA AYKIRI OLDUĞU GİBİ, AÇIK BİR HUKUKA AYKIRILIK’TA TAŞIMAKTADIR. SÖZLEŞMENİN 46. MADDESİ ULUSLARARASI ANTLAŞMALAR NEDENİYLE, FİİLİ YOL ANLAMINDA BU GÜNKÜ ŞARTLARDA HÜKÜMSÜZDÜR, YÜRÜRLÜLÜĞÜ VE UYGULANABİLİRLİĞİ BULUNMAMAKTADIR.
 D) Tüm bu somut uygulamalardan, yine yok ve sakat hükmünde olan sözleşmenin 40. maddesindeki denetim yetkisinin etkin ve yeterli bir biçimde kullanılmadığı nesnel bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır.
YUKARIDAKI SOMUT, NESNEL HUKUKA AYKIRILIKLAR NEDENİYLE TÜRK TELEKOMÜNİKASYON KURUMU (BU GÜNKÜ ADIYLA BTK) İLE ÖZELLEŞEN TÜRK TELEKOM ARASINDA İMZALANAN 14.11.2005 TARİHLİ TELEKOMÜNİKASYON HİZMETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİNE İLİŞKİN İMTİYAZ SÖZLEŞMESİNİN, YİNE AYNI SÖZLEŞMENİN 39. MADDESİ HÜKÜMLERİ UYARINCA KAMU YARARI VE ÇIKARI GEREĞİ TEK TARAFLI FESHİNİ,
 2.  A) 14.02.2002 tarihli, özelleşmeden önce Türk Telekom’la yapılan görev sözleşmesinin 4. maddesi uyarınca Türk Telekom özelleştikten sonra hisse devrinden iki ay içinde görev sözleşmesinin, imtiyaz sözleşmesine dönüştürülmesi zaruridir. Hisse devri ile eş zamanlı imzalanarak yürürlüğe giren imtiyaz sözleşmesi usule uygun imzalanmadığından ve İmtiyaz sözleşmesine konan şerhle ilgili, Danıştay 13. Dairesinin 03.05.2006 tarihli yürütmeyi durdurma kararı ve 13.12.2006 tarih ve E.2006/164 K. 2007/4733 sayılı İptal kararının da gerekleri yerine getirilmediğinden, sözleşmenin tamamı sakattır yok, hükmündedir. 24 Ağustos 2005 tarihli hisse satış sözleşmesinin hisse satışının tamamlanması başlıklı 5. maddesinde “İmtiyaz Sözleşmesi, Telekomünikasyon Kurumu ve Şirket (Türk Telekom) arasında usulüne uygun olarak imzalanacaktır.” Denmektedir. Yine Hisse Satış Sözleşmesinin tamamlanma ile ilgili 5. maddesinde aynen; “Tamamlanma gerçekleştiğinde; bütün Tamamlanma işlemlerinin Tamamlanma Tarihinde aynı anda gerçekleştiği kabul edilir ve hiçbir devir veya teslim, bütün Tamamlanma işlemleri işbu Madde 5’de düzenlendiği şekilde tamamlanmadıkça tamamlanmış olarak kabul edilmez” denilmektedir.  İmtiyaz sözleşmesi usule uygun imzalanmamıştır, yok hükmündedir. Dolayısıyla, hisse satış sözleşmesinin unsurları tamamlanmadan, yerine getirilmeden, hisse devir sözleşmesi imzalanarak, Türk Telekom’un %55 hissesi Ojer Telekomünikasyon A.Ş. devredilmiştir. Yani Türk Telekom’un %55 hissesinin Ojer Telekom’a devri usulsüzdür. Hisse devir sözleşmesinden sonra, usule uygun imtiyaz sözleşmesi imzalanmadığından dolayı, imtiyaz sözleşmesiz telekomünikasyon hizmeti de verilemeyeceğine ve yine hisse satış sözleşmesinin 5. maddesindeki unsurlar da düşünüldüğünde, hisse satış sözleşmesinin unsurlarının da tamamlanmadığı, hisse satış sözleşmesinin başta 5. maddesi olmak üzere, satış sözleşmesinin hükümlerine aykırı hareket edildiği somut bir hukuki gerçektir. Yukarıdaki gerek imtiyaz sözleşmesine, gerekse satış sözleşmesine, diğer sözleşmelere ve diğer hukuka aykırılıklar nedeniyle, 14.11.2005 tarihinde Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı veya Müsteşarlıktan sorumlu bakanlık İle Türk Telekom’un hazineye ait %55 hissesini devir alan, Lübnan merkezli Ojer Telekomünikasyon A.Ş. arasında imzalanan, hisse devir sözleşmesi de sakatlanmaktadır ve hukuka aykırı duruma düşmektedir. 
 6) Yine icranın Türk Telekom İmtiyaz Sözleşmesinin içeriğinde herhangi bir hukuki yetkisinin olmamasına rağmen, tüm yetkinin düzenleyici bir üst kuruluş olan Türk Telekomünikasyon Kurumunda (BU GÜNKÜ ADIYLA BTK) bulunmasına rağmen, imtiyaz sözleşmesinin şerhli bir biçimde icra tarafından özelleşen Türk Telekom yetkilisine imzalatılması bir yetki gasbı olduğu gibi, yukarıda detaylı ve kapsamlı bir şekilde açıklanan, sakatlanan ve butlan duruma düşen taraflarca imzalanmış bulunan eşzamanlı ve zincirleme sözleşmelere göre, Türk Telekom hisselerinin Ojer Telekom’a devredilmesi açıkça hukuka aykırıdır.
C) Yine; gerek Danıştay görüşünde, gerekse de Türk Telekomünikasyon Kurumunun (BU GÜNKÜ ADIYLA BTK) benimsediği imtiyaz sözleşmesinde, tahkim öngörülmediği halde, dolaylı olarak, özellikle uluslararası tahkimin önünü açacak bir şekilde Hisse Devir Sözleşmesi imzalanması kamu yararına, kamu çıkarına ve hukuka aykırıdır. 
14.11.2005 TARİHİNDE HAZİNE MÜSTEŞARLIĞINCA VEYA MÜSTEŞARLIĞIN BAĞLI OLDUĞU BAKANLIKLA, OJER TELEKOMÜNİKASYON A.Ş. ARASINDA İMZALANAN, TÜRK TELEKOM’UN HAZİNEYE AİT %55 HİSSESİNİ OJER TELEKOM’A DEVREDEN, HİSSE DEVİR SÖZLEŞMESİNİN, YUKARIDA AÇIKLANAN SOMUT, NESNEL HUKUKA AYKIRILIKLAR NEDENİYLE VE KAMU YARARI VE ÇIKARI NEDENİYLE TEK TARAFLI FESH EDİLMESİNİ,
 3. HER TÜRLÜ TÜM MADDİ VE MANEVİ YASAL HAKLARIMI SAKLI TUTARAK ARZ VE TALEP EDERİM.
AD SOYAD                                    
 ADRES: 
 İşbu dilekçe 05.10.2010 Tarihinde 8 sayfa olarak Gereği için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığına, Bilgi için ise Ulaştırma Bakanlığına posta ile iadeli taahhütlü olarak gönderilmiştir. 
 GEREĞİ VE DAĞITIM:
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu.
Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ve Bağlı Olduğu Bakanlık.
 BİLGİ İÇİN:
Ulaştırma Bakanlığı.

Telekomcular Derneği
Bu Haber 4179 defa okunmuştur.
DR. ÖZDEMİR KONFERANS VERDİ
POSTA MEMURLUĞUNDAN SADRAZAMLIĞA
KONFERANSA DAVET
SİBEL DURAL´A GEÇMİŞ OLSUN
HOŞGELDİN 2017
AÇIK TEŞEKKÜR
YÖNETİM KURULU GÖREV BÖLÜMÜ YAPT
GENEL KURULDA BAŞKANIMIZIN YAPT
5. OLAĞAN GENEL KURULUMUZ YAPILD
TERÖRE LANET
FAALİYET RAPORUMUZ
BAŞKANIMIZLA YAPILAN RÖPORTAJ
GENEL KURUL İLANI
ATA’MIZI ÖZLEMLE ANIYORUZ
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSU
BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTL
BABALAR GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN
YÖNETİM KURULUMUZ CHP’Yİ ZİYARET
SAĞLIK VAKFINA ÖNERİ
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!