"ARTIK TELGRAFIN TELLERİNE KUŞLAR KONMUYOR- PTT ve Türk Telekom Anıları" isimli kitabımızı NASIL TEMİN EDEBİLİRSİNİZ?
 
BİZE NE OLDU?BİZE NE OLDU?

Tarih: 2011-02-08

BİZE NE OLDU?
Fazlı KÖKSAL.
Orhun Yazıtlarında, Göktürk Hakanı Bilge Kağan; “Aç Buldum Doyurdum. Açık Buldum Giydirdim. yemedim yedirdim” diye seslenir…
Peygamberimiz ; “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” buyurur…
Bu anlayış sayesindedir ki, Türk Devletleri “Fakiri Olmayan Devletler” olmuştur.
İslam öncesi Türk Devletlerinde, Hakan ve Hatun yılda bir kez Otağlarından çıkarlar, Halk da Otağda neyi beğenirse, neye ihtiyacı varsa O’nu alırdı..
Selçuklu ve Osmanlı’da ise; “Mülk Allah’ındır”… İşlemeyenin elinden toprağın alındığı, toprak sahibine asker besleme zorunluluğunun getirildiği, “Üretimi Teşvik eden” bir toprak sistemi vardır…
Bırakın, fakiri, yetimi, garibi; göçmen kuşları, sahipsiz hayvanları düşünen, "Gurabâhâne-i Lâklâkan" denilen leylek hastanesini kuran bir Vakıf Medeniyetine Sahiptir…
Cumhuriyet’in ilk yıllarında da “Fakiri Olmayan Millet” anlayışı amaçlanmıştır. Eskiden devralınan bazı yardım müesseseleri (Darülacaze, Darüşşafaka vb) aynen devam ettirilmiş, bazıları yeniden çağın gereklerine göre düzenlenmiş (Hilal-i Ahmer/Kızılay, Çeşitli Vakıflar) ve Bazı Yardım müesseseleri (Çocuk Esirgeme Kurumu vb.) kurulmuştur.
1970’lere kadar Toplumsal dayanışma da had safhadadır… Toplumsal dayanışmayı sağlayan Toplumsal yapıdır… Zengin de, orta halli de fakir de aynı mahallededir… Zenginin çocuğu da Fakirin çocuğu da aynı okula gider, sokakta birlikte oynardı… Giyimler kuşamlar arasında büyük farklar yoktu… “Marka” giymek diye bir olay yoktu. Daha doğrusu “Marka” yoktu… Kimse, zekatımı fitremi kime vereceğim, kurban etimi vereceğim muhtaç birini bulacak mıyım? Diye düşünmezdi. Çünkü mahallesinde mutlaka Zekatını, fitresini, kurban etini verecek birisini bulurdu. Zengin kasıntı değildi. Fakir kendini ezik hissetmezdi…
1970’li yıllardan itibaren  Büyük Kentler’den başlayarak toplum değişmeye, dönüşmeye başladı… 1980’den sonra bu dönüşüm büyük bir ivme kazandı. Mahalleler ayrıldı… Zenginlerin Orta Halillerin, Fakirlerin oturduğu mahalleler ayrıştı…. Her kentte özel okullar oluştu… Mahallelerden sonra, okullar farklılaştı… Milli Gelirden alınan paylar arasında uçurumlar oluştu… Mahallelerin ayrışması da yeterli olmadı… Zenginlerin oturduğu özel güvenlik teşkilatına sahip siteler yapılmaya başlandı..Büyük kentlerin çevresinde de varoşlar oluştu…
Zenginlerin, orta hallilerin kapıcıları dışında tanıdığı bildiği fakir kalmadı… Yardım yapmak istese de, yardım yapacakları kişilere ulaşamıyordu insanlar…
Bir tarafta,  çöpe giden tonlarca gıda maddesi; diğer tarafta, çöplüklerde ekmek arayan insanlar…
Bir tarafta, şatafat , ısraf ; diğer tarafta açlık, ıstırap…
Bir tarafta özel okullarda, o olmazsa yurtdışında diploma aldırılan çocuklar; diğer tarafta parasızlıktan okuyamayanlar…
Ve bir tarafta yardımda bulunmak isteyenler; diğer tarafta yardıma ihtiyacı olanlar…
Bu değişen sosyal dokuda, yardımla görevli kamu kuruluşları (Kızılay, SHÇEK, Sosyal Yardımlaşma Vakfı vb) Kendilerini sosyal yapıya adapte edemeyince; bu boşluğu Sivil Toplum Örgütleri doldurmaya başladı…
Fakirlere yardım amacıyla ortaya çıkan Sivil Toplum Örgütlerinden bazıları çok önemli görevler ifa etse de,  bazıları; siyasallaştı, bazıları yolsuzluk batağına battı, bazı kuruluşlar yardımları kendi yandaşlarını fonlamak için kullandılar.
Tüm bunlar da insanların yardım amaçlı Sivil Toplum Örgütlerine duyulan güvenini sarstı…Sonuçta insanlar yardım yapmaktan  korkar bir hale geldi…
Bir elin verdiğini diğer el bilmeyecek” diyen bir ceddin torunları da, yardım anlayışlarını atalarına layık olmayan bir seviyeye düşürdüler:
Yardımı bir reklam amacı olarak kullandılar…
Ödedikleri vergileri, zekat miktarlarından düştüler…
Allah rızası için yapmaları gereken yardımları, vergi kaçakçılığının bir unsuru ve şirketlerinin reklamının bir aracı olarak gördüler…
Kandil Eğitim Yardım Derneği, İşte bu olumsuzluğa isyanın adıdır…
Ne Oldu Bize” diye soran, sorabilen bir avuç Türk Telekom (eski) çalışanının, kendi imkanlarıyla, yardıma muhtaçlara yardım edebilmek için başlattığı hareketin adıdır…
Ve üç yılda , kendi güçleriyle kıyaslanamayacak büyük işlere, büyük hayırlara imza attılar…
Bize düşen de bu harekete, bu derneğe destek vermektir…
Yardım etmektir.
Kandil Eğitim Yardım Derneği’nin sitesine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
*) Dernek kurucuları, derneklerinden beni haberdar ettiklerinde , “Kandil” in bazı siyasi çağırışımlar yaptığını söylediğimde; Derneklerini bir “Kandil” günü kurduklarından bu adı verdiklerini, “Fener” i “Ampül”ü çağrıştırmak gibi bir niyetlerinin sözkonusu olamayacağını ifade ettiler.
Bu Haber 2204 defa okunmuştur.
OSMAN DEVEDAŞI VEFAT ETTİ
MUSTAFA ŞENLİ´NİN BABASI VEFAT E
OKTAY DEMİRCİOĞLU’NUN ANNESİ VEF
ELİF GİZEM AKKAYA İÇİN MEVLİD
A.CİHAN CEYLAN VEFAT ETTİ
NURHAN DEMİR VEFAT ETTİ
REMZİ YAVUZ VEFAT ETTİ
ARMAĞAN ÖZKAYA´NIN BABASI
TELEKOMCU KADINLAR BULUŞMASI
OSMAN ÖZÜPEK´İN ANNESİ VEF
ACINIZ ACIMIZDIR
NİHAL ELELÇİ VEFAT ETTİ
NECDET AKKUŞ VEFAT ETTİ
HAKKI ÇAY VEFAT ETTİ
TRAFİK KAZASINDA KAYBETTİK
HALİL CEYLAN VEFAT ETTİ
RECEP KOÇ VEFAT ETTİ
MAHMUT ERASLAN VEFAT ETTİ
ÇETİN ARGUN VEFAT ETTİ
OLGUN ÖNER DİYADİN KAYMAKAMI
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!