YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNDÜYANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNDÜ

Tarih: 2008-07-15

YANLIŞ HESAP BAĞDAT’TAN DÖNDÜ Aylardır telekomünikasyon ile iştigal ettiğini zanneden ancak amacı sadece para kazanmak olan internet sitesi sahibi kendi sitesinde Telekom’ da çalışan kişi sayısının verilen hizmet ile orantılanmasını yalan yanlış hesaplama yöntemleri ile rakamları çarparak, çarpıtarak kamuoyunun gündemine taşıyor. Bunu yapmasını nedeni eğer nemalanmak ise o başka ancak hesabı bilimsel verilere dayanarak yapıyorum diyorsa bu yazımızı çok iyi okuyarak anlaması gerekir. Diyor ki ‘ Telekom firmalarının değerlendirilmesinde kullanılan kriterlerden bir tanesi de çalışan başına gelir kavramı. Örneğin bu rakam Telekom cihazları üreten ya da çözüm sağlayan firmalarda 300.000 $ civarıdır. Nortel, Alcatel benzeri firmalarda bu tür yaklaşım var. Yani 20 elemanı olan bir şirketin gelirinin 6 milyon $ olması gerekir. Operatörlerde bu rakam daha yüksektir.. Örneğin Deutsche Telecom (DT) da 2006 rakamlarına göre gelir 60 milyar $ ve çalışan sayısı 244.000 iken çalışan başına düşen gelir 500.000 YTL olmaktadır.Telekom’un kendine rakip ettiği Türkcell 7 milyar YTL gelir ve 3000 çalışanı ile birlikte çalışan başına gelir 1,7 milyon $ görünmektedir. Şimdi Telekom’ a bakalım:Telekom’da 37.000 eleman çalışıyorsa çalışan başına düşen gelir miktarı 200.000 YTL civarındadır. Yani yaklaşık 145.000 $ gibi düşük bir seviyededir. Bu eleman Deutsche Telecom düzeyinde olsa idi 20 milyar, Türkcell düzeyinde olsa idi 60 milyar $ ciro yapması gerekecekti’ Bu söylediklerinin özeti aşağıdaki tablodadır. Aynı yazar nedense bizim rakamlarımızı $ cinsinden DT nin rakamlarını YTL cinsinden veriyor. Ve bu rakamlarını da verirken matematiksel hata yaparak 60 milyar $ /244.000 = 500.000 YTL buluyor. Hâlbuki bu iki rakamı birbirine bölerseniz 245.901 $ yapar ki bunu da YTL olarak karşılığı 319.671 YTL eder. Bu matematiksel hataları tespit ettikten sonra şimdi elmalar ile armutları nasıl karşılaştırıyor bunu anlatalım. Tablo: 1 Telekom Turkcell ve DT nin kıyaslanması Öncelikle Deutsche Telecom’ da çalışanlar ile Telekom’da çalışanların sayısını karşılaştırırsanız iki ülkenin hem telekomünikasyon ve hem de ekonomik fonksiyonlarını da karşılaştırmanız gerekir. Bu durum aşağıdaki tabloda verilmektedir. Tablo 2: Almanya ve Türkiye’nin Telekomünikasyon Büyüklükleri Türkiye’de nüfusun %3.4 ü günde 1 $ altında para ile geçiniyor, yani yılda 468 YTL kazanıyor. Almanya’nın kişi başına milli geliri Türkiye’nin 7,4 katıdır. 100 kişiye düşen telefon sayısı bizim telefon sayımızın yaklaşık 3 katı, ekonomisi daha büyük olduğu için uluslararası telefon görüşme süresi de bizim yaklaşık 5,5 katımızıdır. Mobil telefon sayısı da 1,5 katımıza tekabül etmektedir. İnternet oranı 2 kat, bilgisayar yüzdesi ise yaklaşık 10 kat daha fazladır. Genişband oranı ise 5 kat fazla, uluslar arası internet band genişliği ise 16 kat daha fazladır. Buna karşın sabit telefon ev abonesi gelirleri 1.5 kat daha fazla İnternet tarifeleri ise 1.5 kat daha ucuzdur. Buna karşın ABD ye 3 dakikalık arama tarifesi Almanya’ya göre 5 kat daha pahalıdır. Yukarıda izah ettiğimiz Almanya’nın ekonomik gücünden gelen telekomünikasyon gücü aynı zamanda DT’ nin yurt dışı operasyonlarda başarılı kılarak abone başına gelirlerini üst noktalara taşımaktadır. Yurt dışı operasyonlara yönelik olarak üzülerek ifade etmek gerekirse 2001 yılında başlatılan Bulgaristan Telecom’ un satış ihalesinin 2003 yılında bizim açımızdan fiyasko ile sonuçlanmasından bu yana Arnavutluk Telecom gibi küçük cirolu bir şirkette düşük yüzde ile hisse sahibi olmak bile stratejik olarak geç kalınmış bir harekat olarak görülmelidir. Gerek Balkanlarda gerekse Trans- Kafkasya bölgesinde şirket satın alma konusunda Yunan Telekom şirketi OTE nin çok başarılı bir strateji çizmekte olduğunu da ayrıca vurgulamamız gerekir. Türkiye, gerek ses, video ve diğer telekomünikasyon trafiğine dayalı uluslararası haberleşme açısından ‘by-pass’ olma konumundadır ve Hollanda Amsterdam’ ın tüm Avrupa’ya hizmet ettiği gibi Türki Cumhuriyetlere’de Hazar Denizinin altından ulaşacak bir ‘kablo hub’ olma şansını müthiş coğrafyasına rağmen ulusal telekomünikasyon politikasızlığımız ve de stratejisizliğimiz yüzünden kaçırmaktadır. Bu tablo ve rakamların ortaya çıkardığı gerçek Almanya ‘da gelişmiş telekomünikasyon hizmetlerini serbest rekabet koşulları altında düşük tarifelerden alan kullanıcıların ülkemizde yüksek tarifeler ödeyerek bazı telekomünikasyon hizmetlerini alıyor olmuş olmasıdır Diğer taraftan sabit operatör ile mobil operatör kıyaslaması yapılarak cehaletin bir örneği sergileniyor. Mesela Telekom’un mobil operatörü ile Türkcell’ in operasyonel yapısını neden kıyaslamıyor anlamış değiliz. Bu yazar eğer yazısında yazdığı gibi şirketteki personel sayısının diğer kamu kurumlarına geçişten dolayı azalırken kamunun maaş giderinin artığını görmeyerek şirkette çalışan personel giderlerinin üstel olarak garip bir şekilde artmakta olduğunu anlamış olsaydı bu azalmanın 60 Milyar Dolarlık Deutsche Telecom’un cirosunu yakalaması için bir gerekçe de olamayacağını anlardı. Ayrıca bu değerlendirmemiz ile de esas sorunun telekomda çalışan fazlalığının değil organizasyonel düzenleme ile birlikte personelin yeni teknolojilere dayalı eğitim almasına yönelik programların uygulanmasından geçmekte olduğunu da idrak etmiş olurdu. Şu andaki 2005 yılından bu yana Telekom ile ilgili tüm ekonomik ve de istihdam verileri bu fikrimizi destekler yöndedir. Web sitemizde bu veriler referans kaynakları ile ortaya konulmuştur. Bu açılardan bakıldığında 2003 yılı sonundan başlayan serbestleşme ve 2005 yılında başlayan özelleşme süreci içindeki ekonomik, teknolojik ve istihdama dayalı öngörülerin iflas etmiş olduğunu verilere dayalı olarak söyleyebiliriz. Devletin açıkladığı serbestleşme sonrası telekomünikasyon pazarı cirosu artışında ise vergilerin yüksekliğine dayalı bir politika izlenmesi ile elde edilen bir ‘sanal’ telekomünikasyon geliri bulunmaktadır. Telekomünikasyon gelirleri (23 Milyar $) içindeki vergi payının ise 13 Milyar $ civarında olduğu bilinmektedir. Bu rakamlar Türkiye’de bir telekomünikasyon ekonomisi değil ‘vergi’ ekonomisi uygulandığını göstermektedir. Deutsche Telekom’ da telekomünikasyon servislerinden pazara sunulup ta Türkiye’de sunulamayan servisleri ve tarifelerini de bir sonraki yazımızda irdeleyerek 2003 yılından bu yana telekomünikasyonda serbestleşmede hangi noktada olduğumuzu irdeleyeceğiz.
Bu Haber 1643 defa okunmuştur.
FACEBOOK VAN´IN ADINI DEĞ
AVEA, GSMA MOBİL DÜNYA KONGRES
CEP TELEFONU 26 YAŞINDA
NAKİL OLAN PERSONEL İLE İLGİ
RAMAZAN AYINIZ MÜBAREK OLSUN
ADSL’ DE REKABET ÜCRETİ
BÜYÜK PATLAMAYA 9 GÜN KALDI
TELEKOM İLE İLGİLİ İKİ ÖN
CEP TELEFONLARI YÜRÜRKEN ŞARJ
İNTERNET KULLANICILARININ YÜZD
İKİYE BÖLÜNECEĞİ KONUŞUL
EN DÜŞÜK MEMUR MAAŞI 1030 MU
CEPTE ‘ÜCRETSİZ HİZMET
ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN
MOBİL NUMARA TAŞIMA (MNT): AYL
KULLANILMAYAN CEP TELEFONLARINI
TÜRKİYE’NİN İNTERNET K
MOBİL İNTERNET ERİŞİMİ ÇI
ZİRAAT’TEN ‘2.8 Mİ
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!