DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
 MENHOL MENHOL

Tarih: 2011-03-22

 MENHOL.
Murat ATAK
     Menhol, başkaları için bir şey ifade etmez belki.  Ama Telekom işçisi iseniz, orayı bir mesai  yeri, çalışma mekanı olarak görürsünüz. Orada hizmet ürettiğinizi bilirsiniz. O iş yerinde masa, koltuk ve oturma kanepeleri yoktur. Orada misafir kabul edemezsiniz. Orası yerin iki üç metre altındadır. Orada sadece su ve fareler vardır. Göreve duyulan özveri midir? Nedir? Hiçbir Telekom işçisi gocunarak oraya inmez. Gerek yeni kablo sürümü gerekse arıza zamanlarındaki görüntü anı görülmeye değer. Dışarıdaki insanların  o coşku ve heyecanı anlamaları mümkün değil. Telekom işçisinin kafasında biran önce arızayı bulup onun tamirini yapmak vardır . Bazen arıza için bazen ilave ek yapmak için bazense yeni kablo sürümü için inerler oraya. Orada fare pislikleri de olsa, orada pis mi temiz mi ne olduğu belli olmayan su da olsa onun hiç umurun da değil. O artık işine odaklanmıştır, dantel gibi ince kabloların işlenmesine devam eder . Genellikle menholler yolla kaldırım arasında olduğu için, tepelerinden yüzlerce insan gelir geçer. Kimileri gençtir, gelecek hayalleri için de yeni dünyalarının temellerini kurmak, kimileri kurdukları hayatın zor şartlarından nasıl kurtulacaklarını, anlatarak geçerler menhollerin üzerinden. Telekom işçisinin de hayalleri vardır ama orada biter her şey. Artık orada tek hayali vardır. En kısa zamanda kabloları hizmete sunmak. Ek yapmak kablo sürmek. Aslında bir sanattır ama bunun mektebi yoktur. Ahi ocağından gelen bir gelenek midir? Nedir? Teşkilatta usta çırak usulüyle bu işler yıllarca devam etmiştir. Son zamanlarda teknik eğitim biraz daha çoğalınca sanırım okullarda da bu konular müfredat içine alınmıştır. Usta işçilerin kıvrak el hareketlerine bakarak, keski pense tutuşlarını, bazen iki eli de meşgulken dişleriyle işin içine girmelerini dikkatle izlerler yeni işçiler. Ustaların iş yaparken söylediği neşeli türküler, onlara gelecek garantisi verir. İşin kutsallığını anlayınca,  zorluğu hiç gözüne gözükmez. Kısa zamanda ustanın yaptığı işlerin daha iyisini yapma gayreti içine giren yeni işçiler, durmadan hedefe yol alırlar. Bu hizmetlerin, ne kışı  ne yazı, ne yağmuru, ne karı ne tipisi yoktur. Gerektiği heran Telekom işçisi menhollerin içindedir.
     Telekom işçisi sadece menhollerde çalışmaz. Arıza işçileri vardır ki bunların şehir içinde çalıştıkları gibi bir kısmı da şehir dışında çalışırlar. Şehir içinde arıza hizmeti yapanlar, santralle abone arasındaki mesafe içerisindeki hat boyu kablo takibi yaparlar. Merkezden yapılan arıza tespitini bulup onarırlar. İşin aslı esas şehirlerarası havai hatların bakım ve onarımıdır.Tren yolculuklarında veya otobüs yolculuğun da yol boyu telefon direkleri sizi takip eder . Dağ yamaçlarında, sarp yerlerde direkleri bazen göremezsiniz. Düz yerlere çıktığınızda direkler gözünüzün önünden teker teker  geçer. İşte onların bakım ve arıza onarımını fedakâr, cefakâr (Rahmetli Servet Bilgi Paşanın deyimiyle) PTT (Telekom) işçisi yapar. Kış aylarında, doğu ve güney doğuda hat bakım çalışmaları, ölümcül bir macera olmasına rağmen, hiçbir PTT işçisi bu hizmetten kaçma eğilimi göstermemiştir. Bilakis, yaptığı hizmetleri bir daha yapmak istercesine çevresine gururla anlatmıştır. Bu uğurda şehit olan işçilerimizde olmuştur. Bir kere PTT işçileri yaptıkları işin kutsallığına inanmışlardır. Zaten hizmet aşkının verdiği, kutsallık olmasa yıllardır kış demeden yaz demeden düz ovada sarp dağların eteklerinde her türlü tabiat şartlarına meydan okumuşlardır.
     Bütün bu hizmetler yapılırken, toplu sözleşme masasında oturan işveren temsilcisi onları görmez o sadece hizmetin en kısa zamanda yapılıp yapılmadığına bakar. Kendisi sıcak odasında karın yağdığını zevkle seyrederken bilir ki kendi odasına ne çığ düşer nede yanında fareler dolaşır. Sivas Erzincan arasındaki bakım ekibinin hangi şartlarda hizmet ürettiğini, link iççisinin kurtlarla nasıl boğuştuğunu birilerinin işveren temsilcisine anlatması gerekir. İşte o da o işçilerin bağlı olduğu Türkiye Haber İş Sendikası ve onun yöneticileridir. Telekom grevinde görülmüştür ki yasal haklar hem işveren ve de hem işçi sendikaları tarafından kullanılmış, onurlu duruş sergileyen Türkiye Haber İş Sendikası bu zor sınavı başarıyla vermiştir. (Bu konuda Genel Başkan Ali Akcan‘ın kitabı okunmaya değer). İşte demokrasinin olmasa olmazı olarak sendikalar, üyelerinin dinine, diline, ırk ve düşünce yapılarına bakmadan sadece ve sadece, onların çalışma koşulları ile sosyal yaşamlarını iyileştirme amacının dışın da bir düşünceleri yoktur. Çok uluslu şirketlerin, emek arz ve talepleri doğrultusunda kendilerine uygun mekan aramaları, üretim ve tüketim dengelerini tamamen bozmuştur. Ürün maliyetini etkileyen önemli faktör olan emeği daha etkin ve istedikleri gibi kullanma arzuları, emeğin bireysel olarak muhatap alma istekleridir. Böylece karşıların da korumasız, tek başına bir işçiyi işten atma tehdidiyle onun çalışma ve sosyal yaşam koşullarında kendi değer yargıları geçerli olacaktır. Çok uluslu şirketler dediğimiz (Emperyalist güçler) bu sömürücülerin en büyük arzuları karşıların da artık emek savunucularını görmek istememeleridir. Bunun için her çareye başvurup, taşeron sistemiyle iş yaptırma yöntemlerini bile devreye sokmak istemektedirler. Gelişmiş ülkeler demokrasi çığlıkları atarak dünyaya ders vermeye kalkmalarına rağmen, bir taraftanda onun kurallarını ihlal ettiklerinin farkında  oluyorlar mı acaba?
     Dünya çalışma hayatıyla ilgili olarak, gelişmelere bakılırsa pek iç açıcı bir durumun olmadığı kanısı hasıl olmaktadır. Emeği değersizleştirmek, emeğin bir insan gücü olduğunu unutmak, bir taraftanda insan hakları evrensel beyannamesinde fert hakkını savunmak, çalışma hayatında çelişki yaratmaktadır. Dünya sermaye gücünün, bir noktada insan hakları beyannamesinde insana verilen sendikalı olma hakkını elinden alma gayreti içine girdiğini görüyoruz. Bu durum şimdilik çalışma sistemin de bir yenilik gibi görünse de gelecekte, sendikasız çalışma hayatı olan orta çağ kölelik düzenine yeniden dönüş olduğu kesin.
      Umarız, ulusal ve uluslararası şirketlerimiz bizleri orta çağ karanlıklarına tekrar götürecek işçi haklarını kısıtlayacak ve sendikasızlaştıracak yollara yönelmezler.

Bu Haber 3453 defa okunmuştur.
ORGANİZASYON DEĞİŞİKLİĞİNE ELEŞT
YÖNETİCİLERE EMEKLİLİK TEŞVİKİ
T.TELEKOM´DA BÜYÜK DEĞİŞİKLİK
TÜRK TELEKOMDA BÖLGE MÜDÜRLERİ D
GÜNEY 1 BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE ALKIŞ
BÖYLE KAZIK YEMEDİK
TÜRK TELEKOM ... YİNE DE ZARARDA
TÜRK TELEKOM ZARARDA !
MUSTAFA ŞENLİ DİREKTÖRLÜĞE ATAND
YAKUP ÖZTUNÇ TT GENEL MD. YARD.
DARBE GÜNÜ TELEKOM BİNASININ İŞG
TÜRK TELEKOM´U AKİS DENETİ
T.TELEKOM´DAN BORÇ UZATIMI
TÜRK TELEKOM NEDEN ZARAR ETTİ?
TÜRK TELEKOM VE PTT GÜÇ BİRLİĞİ
TÜRK(?) TELEKOM´DAN İLGİNÇ AFİŞL
BANKALARDAN SAUDİ TELEKOM´A RET.
TTNET HAKKINDA SORUŞTURMA
TÜRK TELEKOM’DA ÜST DÜZEY ATAMAL
CEP TELEFONUNDA NEDEN AVEA YAZMI
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!