"ARTIK TELGRAFIN TELLERİNE KUŞLAR KONMUYOR- PTT ve Türk Telekom Anıları" isimli kitabımızı NASIL TEMİN EDEBİLİRSİNİZ?
 
BİR MÜŞTERİNİN FERYADIBİR MÜŞTERİNİN FERYADI

Tarih: 2011-04-30

 BİR MÜŞTERİNİN FERYADI.
 Bir Telekomünikasyon Müşterisinden, Sayın Yusuf Ünler’den Türkiye’de Telekomünikasyon Sektörünün sorunlarına parmak bastığı “Telkoder Üyesi, Yeni Nesil İşletmeciler İçin de Tüketici “Yolunacak Kaz”mış! TT. A.Ş. Alt Yapısı İle Yalın Adsl Gerçekleştirilemeyecek” başlıklı  kapsamlı bir e-posta mesajı aldık. Sayın Yusuf Ünler’in Bir Tüketici olarak sektörün sorunlarını çok iyi gözlemlediğine, önemli tespitler yaptığına inandığımız için yazısını olduğu gibi* bilginize sunuyoruz. 
 Yeni Nesil İşletmeciler İçin de Tüketici “Yolunacak Kaz”mış! - TT. A.Ş. Alt Yapısı İle Yalın Adsl Gerçekleştirilemeyecek.
2010 yılının ikinci yarısının başında “TELKODER Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği” öncülüğünde, “INETD İnternet Kullanıcıları Derneği”, “LKD Linux Kullanıcıları Derneği”, “TİD Tüm İnternet Derneği”, “TÜBİDER Bilişim Sektörü Derneği”, “Telekomcular Derneği”, “Tüketiciler Birliği”, “THD Tüketici Hakları Derneği”, “TÜDER Tüketiciler Derneği” destekleri ile http://www.fiilitekelesonverelim.org/index.html sitesi açılarak; “FİİLİ TEKELE SON VERELİM! telefon ve internette rekabeti destekle kazanan sen ol” kampanyası başlatılmıştı. Siteye girildiğinde “Gelsin rekabet, düşsün maliyet, daha özgür telefon, özgür internet” diye başlayan şarkı “Diyorlar ki sen sabret, düzelir bir gün elbet; yetti artık beklemek, fiili tekele son vermek gerek” diyereksürüyor, destek istiyorlar, “vereceğimiz desteğin, fiile tekele son demek olduğu” duyuruluyor. Ben bu site açılır açılmaz her türlü desteği verdim. Üstelik olabildiğince geniş çevreye duyurarak, katılım çağrısı yaptım ve desteklettim. 02.07.2010 günü 13:50’de “Telefon ve internette henüz sahip olamadığım tüketici haklarımı talep ediyorum.” iletisi ile ilgili kurumları göreve çağırmaya katıldım. Üstelik örnek metine:
“Yalın ADSL konusunda dava açarak kazanmamıza karşın, mahkeme kararını uygulatamıyoruz. Anayasa ve yasa hükümleri ile mahkeme kararlarının uygulanması için düzenleyici kuruluşu göreve çağırıyoruz, TTAŞ’in aleyhinde uygulama yapmamak için kendilerinden ne ses ne de bir yanıt var. Yöneticileri mesaisini %50 ile %75’i arasında yurt dışında ve şehir dışında geçirmeyen, işinin başında bulunarak görevini yapan, tüketicinin karşısında olmayan, mahkeme kararlarının gereğini uygulayan ve uygulatan bir düzenleyici kuruluş istiyorum.
Mahkeme kararlarını uygulamayan işletmecilere ve kurumlara bunun hesabını soracak milletin vekilleri ile onlara dur diyebilecek yetkili bir bakanlık görmek istiyorum.”
istemlerimi ve yayımlandıkları karikatürleri de ekleyerek ve konu ile ilgili TTAŞ ile ilgili soru önergesi vermiş tüm milletvekillerine de gönderdim.
Gönderdiğim iletiyi; tüketici dernekleri ile yöneticileri, ilgili meslek odaları, basın kuruluşları, köşe yazarları, bu alanda çalışan işletmeciler ve yöneticileri, TTAŞ ve TTNet A.Ş. yöneticilerini içermek üzere yüzlerce kişiye de yeniden gönderdim.
Biz aile olarak TTAŞ ve sahibi olduğu kuruluşları ile alışverişi çoktan kestik. Yalnız cep telefonu kullanıyoruz; Bursa’da oğlumun oturduğu eve; Yalın ADSL başvurumuz için TSHH; Tüketici Mahkemesi ve Yargıtay’da kazanmamıza karşın, süreç sürerken kablo internet bağlattık. Gebze’de Yalın ADSL istediğimiz için internet erişimizi kestiler: TSHH başvurusu lehimize sonuçlandı, tüketici mahkemesi sürüyor, kararın gecikmesi için ellerinden gelen yapılıyor. Mudanya Kumyaka’da yazlık evde, internet erişimi TTAŞ alt yapısının yetersizliği nedeniyle bir-iki yıl öncesine dek sağlanamadığı için, hiç olmadı. Gebze’de oturduğumuz bölgede ve Mudanya Kumyaka’da kablointernet erişimi yok, mobil internet hizmeti 3G olarak verilemiyor.
BTK’nın Yalın DSL ücretlerini açıklaması ardından, Gebze ve Mudanya Kumyaka için göstermelik de olsa Yalın ADSL bağlatmaya karar verdim.
http://www.fiilitekelesonverelim.org/nasil.html web sayfasında “fiili tekele son verebilmek için”, “Evinizde telefon ve internet (ADSL, fiber) hizmetlerini yeni nesil işletmecilerden alın!” diyorlar, “hizmet alabileceğimiz yeni nesil işletmeciler”in iletişim bilgilerini veriyorlar. Bu sayfada önerilen yeni nesil işletmecilerden neredeyse hepsine, telefonla ya da internet üzerinden başvuru yaptım. Çoğunun önerisi, önce TTAŞ’e başvurup, telefon hattı bağlattıktan sonra, bağlanan telefon hattı kendilerine devredilirse, internet erişimi yapabilecekleri biçiminde oldu. Üç yıldır yürüttüğüm bunca uğraşıdan sonra TTAŞ’ye yeniden başvuru yapmayı kabullenmediğim ve kendileri ile muhatap olmak istemediğim için, bu önerilere sıcak bakmadım.
Çünkü gelinen noktada TTAŞ ile aramızda, Gebze’de Yalın ADSL için Tüketici Davası, yaptıkları suç duyurusu sonucunda Ceza Davası ve 3 icra davası sürmektedir. Daha önce Bursa’da açılan dava sürecinde TSHH ve Tüketici Mahkemelerini kazandım, bu karar Yargıtay’da onandı. Bağlantılı olarak BTK’nın yaptığı suç duyurusu için kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi, yaptıkları itiraz mahkeme tarafından red edildi. Açtıkları manevi tazminat davası red edildi, Karar Yargıtay’da onandı. Evdeki internet erişimi kestikleri için; BTK ve TTAŞ’ye yaptığım yazışmaları işyerimden yaptığım için, işyerime yaptıkları şikayet sonucunda iki kez ceza aldım. BTK’nın açtığı davaları kazandığım için, verilen cezaların iptali için işyerime dava açtım, bu hafta içinde de avukatım tarafından BTK’ya tazminat davası açılacak ve vekil ücretleri için icraya başvurulacak.
Bu davalar sürecinde Yalın ADSL konusunda alınmış TSHH, tüketici Mahkemesi kararları ve Yargıtay ilamları elimde var, çünkü TTAŞ ile TTNET A.Ş. ister TSHH başvurusu olsun, ister tüketici davası olsun; lehlerine sonuçlanan TSHH ve tüketici mahkemeleri kararlarının tümünü, onlarca sayfa olarak, her itiraz ya da dava dilekçelerinin sonuna ekliyorlar, ancak ekleyebildikleri bir Yargıtay ilamı olmadı. Ben de tüketicilerin kazandıkları TSHH, Tüketici Mahkemesi kararları, Yargıtay ilamları ile ilgili bilirkişi raporlarının tümünü edindim. Bu uğraşı sonunda, aldığım çeşitli görüş ve öneriler doğrultusunda düzeltme ve eklemeler yaparak “YALIN ADSL UĞRAŞI SÜRECİ ve GÖSTERMELİK YALIN ADSL SONUCU ÜZERİNE BİR RAPOR” hazırladım.
Bu raporu her yere gönderdim. Özellikle http://www.fiilitekelesonverelim.org/index.html ve tüketici dernekleri sitesinde yayımlanabileceğini umuyordum.
……………………………..
Yaptığım başvurularıma, TTAŞ ile muhatap olmamı istemeden, bağlantı için ilk yanıt veren DOPİNG ADSL oldu.
Sevinmiştim; ………… Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. yönetiminden ve TELKODER üyesi ……………….. basın kuruluşlarına demeç üstüne demeç patlatıyor, verdiği pozlarla boy boy resimleri yayımlanıyordu; rekabetten söz ediyordu, ucuzluk diyordu, Türk Telekom’un tekelini gündeme getiriyordu, Yalın ADSL uygulamasının bir türlü hayata geçirilememesinden yakınıyordu, BTK’nın Türk Telekom’un yanında yer aldığını, tüketicinin bezdiğini açıkça dile getiriyordu. Demek ki yeni nesil işletmeci olarak, TTAŞ’nin anlayışını ve uygulamalarını değiştirmenin öncülerinden biri olabilirdi. Başlamadan son verdiğimiz abone olma (ya da olamama) sürecinde yaşadığım deneyim sonunda öğrendim ki:
  • YENİ NESİL İŞLETMECİLERİN UĞRAŞISI; YALNIZCA TTAŞ İLE PAZARI PAYLAŞIM KAVGASI İMİŞ!
  •  BU KAVGADA GERÇEKTE TÜKETİCİ YOKMUŞ, TÜKETİCİ TTAŞ’YE KARŞI PİYON OLARAK İLERİ SÜRÜLMÜŞ.
  • TTAŞ’NİN ALTYAPISI İLE SERBEST REKABET NE KADAR OLABİLİR Kİ? MALİYETLERİN DÜŞÜŞÜ DE SÖZ KONUSU OLMAYACAK!
  • ÜSTELİK KALİTE ANLAYIŞI DA TÜKETİCİYE SAYGI KÜLTÜRÜ DE GELİŞMEMİŞ, YENİ NESİL İŞLETMECİLERDE!
TTAŞ’nin bugün sürdürdüğü hizmet anlayışı; geçmiş dönemlerde alındığından kat kat üstünde devredilen telefon hatlarını edinebilmek için tüketicinin atılan kazıklara ve hizmet kalitesizliğine göz yummasının yarattığı alışkanlıklar ve bugün de süren tekel niteliğinden kaynaklanan “hesap verilebilirlikten uzak bir çalışma kültürünün” sonucu tüketiciyi küçümseme, istediğini dayatma, “yolunacak kaz görme” yaklaşımından kaynaklanıyor. Kurumun özelleştirilmesi ile bu anlayışa eklenen Harriri şirketlerinin kültürü de, işin tuzu biberi olmuş. Bu anlayış, DDK Raporu’nda belirtildiği gibi, düzenleyici ve denetleyici kuruluş BTK tarafından da içselleştirilerek sürdürülüyor. Bu anlayış, ne yazık ki yeni nesil işletmecilere de yansımış, onların da kültürü olmaya başlamış bile.
Gönderdikleri sözleşmeyi okudum. “4077 sayılı Kanunun 4/A Maddesine aykırı hükümleri kabul etmiyorum” şerhi koyarak imzaladım. ADSL hattını bile bağlatamayan bu kuruluştan, 26.04.2010 günü 12:01’de arayan görevli, sözleşmeyi iptal ettiklerini söyleyebildi. Yasal hakkımı kullanmam nedeniyle, sözleşmeyi iptal edemeyeceklerini, hizmeti vermekten kaçınamayacaklarını bile bilmiyorlar. Asıl önemlisi tüketiciyi yok sayıyorlar, ben dilediğimi yazarım, onlar da imzalarlar, “işine gelirse!” anlayışındalar.
Oysa TTAŞ tekel, altyapı da onların, onlar bildiklerini okuyabiliyorlar. Demeç verirken ne demiş Genel Müdürleri ………….. “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) Türk Telekom’daki bu altyapının adilce kullanılması için oluşturulduğunu ancak gelinen noktada BTK’nin de alternatif operatörler yanında yer alması gerekirken Türk Telekom’un yanında yer alıyor”. Bir de bu gerçek var.
Bütün bu gerçekler ortada iken, rekabet diyerek ortaya çıkan yeni nesil işletmeciler, aynı yönteme başvurursa, tüketici niçin işletmeci değiştirsin?
****************
Niçin şerh koydum? Sözleşmenin bir takım maddelerini incelersek daha anlaşılır, sanırım.
Madde 5.3- Abone, ankastre çıkışından trafiğin Millenicom’a teslim edildiği trafik teslim noktasına kadar olan servis yükümlülüğünden ve arızalardan Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin sorumlu olduğunu bilmektedir. Bu nedenle ortaya çıkabilecek aksaklıklardan ötürü Millenicom sorumluluk kabul etmemektedir.
Madde 4.6- Millenicom’a isnat edilemeyecek bir nedenle; Hizmet’in Millenicom tarafından Abone’ye sunumu için gerekli olan teknolojik altyapının temin edilememesi veya meydana gelebilecek her türlü arıza ve sorunun giderilmesinden Abone bizzat sorumludur. Abone, anılan sebeplerle hizmet’in kesintiye uğramasından ve ilgili zarar ve ziyandan ………..’un sorumlu olmayacağını kabul eder.
Madde 4.8-……. Numara taşıma işleminin tamamlanmaması, Kurum’un teyidine ve bu teyidi müteakip abone’nin mevcut operatörü tarafından sağlanmakta olan hizmetin söz konusu operatör tarafından durdurulmasına bağlı olduğundan; Millenicom, Kurum onayının alınamaması yahut mevcut operatörün hizmeti durdurmaması nedeniyle numaranın taşınamamasından herhangi bir şekilde sorumlu olmayacaktır.
Madde 8.7- …………, gerekli gördüğü durumda Abone’ye vermiş olduğu hizmetin faturalandırılmasında ilişkin olarak üçüncü kişilerden operasyonel faturalama hizmeti alabilecektir. İşbu Sözleşme ile Abone, ………..’dan aldığı Hizmet’e ilişkin Millenicom’un yetkilendirdiği üçüncü kişilerden gelecek faturayı kabul etmiş sayılır.
Madde 9.9- Hizmet’in talep edildiği bölgede Türk Telekomünikasyon A.Ş. santralinde bağlantı için gerekli olan altyapının yetersiz olması ve buna bağlı olarak hizmetin tesis edilememesi durumunda ……….. sorumlu olmayıp, Sözleşme’yi feshetme hakkına sahip olacaktır.
Madde 10.4- Taraflar arasında işbu Sözleşme’den kaynaklanacak tüm ihtilaflarda Millenicom’ ait kayıtlar (mali defterler, her türlü belge, bilgisayar ve ses kayıtları, mikrofilmler vb.) kesin delil kabul edilecektir.
BÖYLE SÖZLEŞME HÜKÜMLERİ OLUR MU? Sözleşme Abone ile ……….. arasında imzalanıyor, hizmeti sunacak olan ………... Kuruluş hiçbir sorumluluk kabul etmiyor, bu durumda tek sorumlu olarak, abone olacak tüketici kalıyor. TÜKETİCİ NASIL OLSA YOLUNACAK KAZ!
Tüketicinin Tek Fatura ile Hizmet Alma Hakkı’nısavunan işletmeciler; hizmetin sorumluluğunu almaya gelince, 4077 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”u görmezden geliyorlar. Zaten Düzenleyici ve Denetletici Kuruluş; kendi yaptığı düzenlemeleri ve tarife onaylarını yasaların ve mahkeme kararlarının üstünde kabul ediyor, “söz konusu TTAŞ ise, tüketiciyi teferruat olarak” görüyor. Tüm düzenleme ve tarife onaylarını TTAŞ’i temel alarak gerçekleştiriyor. TTAŞ için göz yumularak onaylanan sözleşme hükümlerine, yeni nesil işletmeciler de; söz konusu TÜKETİCİ olunca balıklama dalmışlar. Üstelik ortada 4077 sayılı Kanun var iken. Bu kanun doğrultusunda TTAŞ ve “%99,96’sına sahip olduğu” TTNet A.Ş. arasında yaşanan tüketici aleyhinde uygulamalara ve sözleşme hükümlerine karşı verilen Konya Tüketici Mahkemesi’nin 14.05.2009 günlü, 2007/316 Esas, 2009/76 sayılı, Kayseri Tüketici Mahkemesi 12.03.2010 günlü, 2009/226 Esas, 2010/49 sayılı kararların gerekçesinde 4077 sayılı Kanunun 4. maddesinin 3 paragrafı gereğince satıcı da müteselsilin sorumludur” tüketicinin dilediği şirkete dava açabileceği açıkça belirtilmiş iken.
Yüzyıl öncesine dönersek, 19 Ocak 1912’de yayımlanan “DOKSAN BEŞE DOĞRU” şiirine şöyle başlamış Tevfik FİKRET; 
Bir devr-i şeamet, yine çiğnendi yeminler;
Çiğnendi, yazık, milletin ümmid-i bülendi!
Kanun diye topraklara sürtündü cebinler;
Kanun diye, kanun diye kanun tepelendi...
Bihude figanlar yine, bihude eninler!
Bir uğursuzluk dönemi: yine çiğnendi yeminler;
Çiğnendi, yazık, ulusun yüce umudu!
Yasa diye topraklara sürtüldü alınlar;
Yasa diye, yasa diye, yasa tepelendi…
Boşuna çığlıklar yine, boşuna iniltiler!
 Yüzyıl sonra değişen bir şey yok, yasalar çiğnenirken, benim bu şikayetlerimin de “boşuna çığlıklar” olduğunu da biliyorum, çok iyi öğrendim.
En iyimser yorumla, TTAŞ’nin karşısına tüketici çıkarılmak isteniyor denilebilir. Yeni nesil işletmeciler, kendi beceremedikleri uğraşıyı tüketiciye yıkmak istemesinin göstergesi olabilir, sözleşmede ki söz konusu hükümler. Peki tüketici niçin uğraşsın iki ayrı kuruluşla? Niçin yeni nesil işletmecileri yeğlesin?
*********
Böylesi bir anlayışın ve çekişmenin sonunda, daha önce telefon hattı kullandığım koframa hattı bağlayamadılar.
TTAŞ görevlileri gelip benim koframı aramayı bile gerek görmeden, 25 dairelik blokta panoda 50 kofra olması nedeniyle, boş kofralardan birine hat bağlayıp, ucuna iki tel bırakmışlar, “biz evin içine karışmayız” deyip, bir telefoncu çağırıp bağlatacağımı belirterek gitmişler. Oysa konunun evin içi ile hiçbir ilgisi yok.
Yazlığa gittiğim 23-24 Nisan 2011 günlerinde iki gün süre ile ………..görevlilerini aradım, önce teknik servis geliyor dediler, gelen giden olmadı. Telefon bedellerini cebimden vererek onlarca kez aradım, hepsinde değişik kişilerle görüştüm, kimi konuyu hiç anlamıyor, kurulmuş papağan gibi “biz de hattınız bağlı gözüküyor” diyordu. Bu işi beceremeyeceklerini anladım, sözleşmeden cayma hakkımı kullanmaya karar verdim, son kez uyarı için yazışmamı hazırladım. 25 Nisan 2011 günü yazıyı gönderdikten sonra teknik servisten aradılar, yazdığım yazıdan bilgisi yoktu; Konuyu anlattım; “haklı olduğumu, telefon hattı bağladıklarında yapmalarına karşın, ADSL hizmetinin diğer işletmecilerden alınması durumunda TTAŞ görevlilerinin hattın sinyalini kontrol etmediklerini, söz konusu sorunun çözümü için TTAŞ ile görüşmelerin sürdüğünü, ancak bu konuda bir çözüme ulaşılamadığını”, belirttikten sonra; “bir elektrikçi çağırıp bağlantı yapmamı önerdi.”
Tüketicinin sorununu gidermek yerine, tüketicinin yolunması noktasında TTAŞ ile yeni nesil işletmeci aynı anlayışla, aynı noktaya gelmişlerdi. Ancak TTAŞ görevlileri bu konuda daha deneyimli, bölgesinde bu işi yapan kurumdan emeklilerin adını da veriyorlar, böylelikle sorunun daha ucuza ve daha güvenilir biçimde çözüleceğini söylüyorlar.
“Elektrikçi çağırmayacağımı, benim muhatabımın TTAŞ olmadığını, sorunu kendilerinin çözmeleri gerektiğini” söyledim. Konuyu üstlerine ileteceğini belirtti ve görüşme sona erdi. İletimle ilgili, ya da teknik servis görevlisinin ileteceğini belirttiği konu ile ilgili, 24 saat içinde ne yanıt veren ne de beni arayan oldu.
26.04.2011 günü bu gelişmelerin hiç birinden haberi olmayan, yaptığım yazışmaları okumayan, yukarıda da söz konusu ettiğim görevli “sözleşmeye şerh koyduğum için sözleşmemi iptal edeceğini” belirtmek için aradı. Yalnız, bu işi çok iyi beceriyorlar, sözleşmenin iptalini, modemin geri alınmasını çok hızlı biçimde gerçekleştiriyorlar, üstelik bu konuda birbirleriyle iletişimleri de var, hizmet vermede olmasa bile, bu konuda kurumsallaşma yolunda ilerlediklerini söyleyebilirim!
Bu gelişmeleri daha ayrıntılı öğrenmek isteyenler Millenicom ile yapılan yazışmaları okuyabilirler. Ancak gelişmeler burada sonuçlanmadı.
……….. Teknik Servis’in kendileri ile görüşmesi sonucu, 26.04.2011 günü, 15:24’te 0.224.5541616 no’lu telefondan TTAŞ görevlileri aradı, sorunu sordu, teknisyenlerin şimdi oraya gittiğini, benimde orada olmam gerektiğini belirtti. Benim orada olmamın olanağı olmadığını, bekçide evin anahtarı olduğunu ve konuyu bildiğini söyleyince, bekçiyi arayarak bilgi vermemi istedi. Site bekçisini arayarak, gelen görevliler ile görüştüm, konuyu anlattım, üstelik koframa giden hattı işaretlediğimi belirttim. Evin açılacağını, doğru bağlanıp bağlanmadığı için sinyal kontrolu da yapılmasını gerektiğini de söyledim. TTAŞ görevlisi verdiği yanıtla, konuya son noktayı koydu:
“İşaretlediğiniz hattın kofrasına bağlantıyı yapacağız. ANCAK BİZE KESİN EMİR VAR. ‘EVİN İÇİNE GİRMEYİN, SİNYAL KONTROLÜ YAPMAYIN’ DİYE. Bu sizin hakkınız. Ancak ADSL hizmeti verecekler bizi arayacaklarına, uzaktan kumanda ile iş yapacaklarına, BİZİMLE BİRLİKTE GELSİNLER SİNYAL KONTROLÜNÜ KENDİLERİ YAPSINLAR.”
En son aynı gün 26.04.2011 günü 16:23’te bir başka görevli aradı, bana müjdeyi(!) verdi. Modem’in geri gönderilmesi durumunda bana her hangi bir fatura kesmeyeceklermiş. Ayrıca bir itirafta bulundu, Yalın ADSL konusunda henüz test aşamasındaymışlar, bir takım sorunlar çözülememiş. Sanırım gönderdiğim iletileri okumuştu, bu itirafına karşın, tüketiciye saygı göstererek bir özür dileme gereği bile duymadılar.
Sn…………’ya anımsatmak isterim; yalnızca demeç vermekle hizmet gerçekleştirilemiyor, kurumsallaşılamıyor. Tüketici sorunun çözülmesini ister, çoğunlukla çözümün nasıl ve kim tarafından yapıldığı onu ilgilendirmez, çözüm sürecinde de tek muhatap olarak sözleşme imzaladığı kuruluşu görmek ister. Sorun çıktığında kuruluşu aradığında, kendisine eğitimli, yetiştirilmiş ve bilgilendirilmiş olarak yanıt verebilecek, çözüm üreten görevliler bulmak ister, çözümü kısa sürede gerçekleştirebilecek yeterli teknik servis bekler; internet çağında, internet işinde, iki gün sonra telefon açabilen teknik servisi kabul edilemez bulur. Vereceği hizmetin temel sorunları çözmeden işe başlayan, başka kurumlarla tüketici üzerinden tepişerek, tüketiciyi mağdur eden, hiç olmazsa mağdur ettiği tüketicinin sorununa ellerinden gelecek çözümü gerçekleştirmeyen kuruluşlarla da çalışmak istemez. Tüketici kendisine saygı gösterilmesini ister, parasıyla rezil olmaya tepki gösterir. Hiç olmazsa ben böyle yaparım.
BTK ile; “TTAŞ’nin yaptığı usulsüzlükler, ayıplı hizmetleri”, “Yalın ADSL” ve “Kamu çalışanlarına altı ay için verilen zam % 2,5 iken, TURKCELL’in ‘BizBize Kamu HerYöne 1500’ seçeneğine % 31'i aşan zam yapması” konuları ile ilgili yazışmaya başladım. BTK ve TTAŞ ““hesap verilebilirlikten uzak bir çalışma kültürünün” sonucu, belgelerini ve kanıtlarını ortaya koyduğum konularda bile, çözüm aramak yerine, “soyadını yanlış yazmışsın”, “başka adres yazmışsın”a dek varan ithamlarla hatalarını, yanlışlarını tüketiciye ya da başka kişi ve kuruluşlara atmaya, kendi yaptıkları düzenlemeleri yasa ve yargı kararlarının üstünde görmeye varan yanıtlar verdiler. Bu yanıtlara gösterdiğim tepkileri tüketici dernekleri ve basın kuruluşları ve mensuplarına duyurmam üzerine çılgına döndüler. Hakkımda suç duyurusunda bulundular, dava açtılar; işyerime şikayet ettiler, şimdiye dek hep mahkum oldular. Aynı anlayışın yansımaya başladığı Millenicom’un bu kültürü ne denli içselleştirdiğini de merak ediyorum.
Oysa TURKCELL, hiç olmazsa şikayetlerime değişik yaklaşım gösterdi.
15.01.2010 günü ileti ile gönderdiğim “TURKCELL'den SOYGUN GİBİ ZAM” başlıklı şikayetim, Tüketiciler Birliği tarafından günün şikayeti seçilerek http://www.tuketiciler.org/?com=news.read&ID=3121 web sayfasında yer almıştı. Genelde konu TTAŞ olunca suskun kalan ya da çok gecikmeli yanıt veren BTK bu şikayetime hemen yanıt vermiş, ben de bu yanıtı 19.01.2010 günü Tüketiciler Birliği yöneticilerine teşekkür amaçlı gönderdiğim “TURKCELL'in SOYGUN GİBİ ZAMMINDA, BTK'nın TÜKETİCİYİ NASIL ALDATILDIĞININ İTİRAFI NİTELİĞİNDEKİ YANITI” başlıklı ileti ile duyurmuştum. Aynı gün 12 yılı aşkın aboneliğim süren Turkcell’le ilişkimi keserek, Vodafone’un “Cep Kamu 30” tarifesine geçmek için başvuru yaptım. Sonra ailecek cep telefonlarını, Vodafone’a taşıdık.
Konu ile şikayetimin ardından, önceden aynı işyerinde çalıştığımız ve aynı yerleşkede olduğumuz Turkcell Teknoloji Araştırma ve Geliştirme A.Ş. İş Geliştirme ve Kurumsal İletişim Müdürü Dr. Verda EMİROĞLU beni aradı, ziyaretime gelmek istediğini söyledi. TURKCELL A.Ş. Genel Müdürü Süreyya CİLİV’in istemiyle bu ziyareti gerçekleştiğini belirtti, kendileri ile yaşadığım tüm sorunları anlattım, not aldı yazışmaları gösterdim, isteği üzerine ileti adresine gönderdim. Konuyu bir rapor hazırlayarak, TURKCELL A.Ş. Genel Müdürü Süreyya CİLİV’e ileteceğini belirtti.
15-20 gün sonra, TURKCELL A.Ş. Genel Müdürü Süreyya CİLİV’in sekreteri tarafından arandım, Genel Müdürleri adına Müşteri Hizmetleri’nden Tolga MORAY’ın işyerimde ziyaret istemi iletildi. 17.02.2010 günü ziyaretime gelen Tolga MORAY, Genel Müdürü’nün yaşananlar için özrünü iletti ve bir daha bu tür şeylerin yaşanmaması ile en kısa süre içinde yeniden TURKCELL müşterisi olarak görme dileklerini belirtti. Sonuç değişmedi, ne zamlar geri alındı ne de söz konusu edilen bir takım konular gerçekleştirildi. Sorun çıkmadığı sürece de, Vodafone aboneliğimi sürdürüyorum.
Ancak iki farklı işletmecinin iki farklı yaklaşımın ikisine de tanık oldum.
BTK’nın yapacağı düzenlemeler ile TTAŞ’nin bakır kablolarına güvenerek, bu işe soyunan yeni nesil işletmecilerin bu işi becerme şansları olmadığı görüşüne vardım. TTAŞ, bu alanda yeni nesil işletmecilerin kendi şirketleriyle rekabet etmesini sürekli engelleyecek. İnternet erişimi alanında TTAŞ ve sahibi olduğu kuruluşlarla rekabet ancak değişik altyapı ya da kullanan kuruluşlar arasında olacak.
Bu rekabeti ancak kablo internet, 3G mobil internet, ya da kendi fiberoptik kablolarını döşeyen ya da başka teknolojiler kullanacak yeni nesil işletmeciler gerçekleştirebilir, gözüküyor. Diğerleri de ya başka alanlara geçecekler ya da yok olup gidecekler.
Ben de Mudanya Kumyaka’da, TTAŞ’nin dışında bir işletmeci, hizmet vermediği sürece internet abonesi olmayacağım. Bu güne dek olduğu gibi Site’nin kafeteryasına gidip internet kullanacağım. Vereceği hizmeti eline yüzüne bulaştıran işletmecilerle muhatap olup sinirlerimi bozmayacağım.
Saygılarımla
Yusuf ÜNLER
* Yalnızca ilgili, UMT Operatörü ile O Şirketin Yöneticisinin ismini …………. şeklinde gösterdik
Bu Haber 3489 defa okunmuştur.
BANU SEZEN İLK 50 KADIN İK´CI A
PTT’DE WESTERN UNİON HİZMETİ
SELMA MAY VEFAT ETTİ
HALUK CAN ENGİN VEFAT ETTİ
PTT´NİN 15.000 ŞUBESİ OLACAK
BİR KİTAP; İSTANBUL´UN YÜZ
BOR REZERVLERİDE Mİ ÖZELLEŞTİRİL
ÖMER HALİSDEMİR ANISINA ÖZEL PUL
ÖZELLEŞTİRME HAKKINDA BİR TWEET
İNTERNETTE KAR ÇOK YATIRIM YOK
DÜNYANIN EN SAYGIN 100 ŞİRKETİ
BİLİŞİM VE RESİM
PTT VE TELEKOM ORTAK ŞİRKET Mİ K
DESTANIN ADI ÇANAKKALE
16 MART ve MANASTIRLI HAMDİ
ŞİŞLİ PTT ŞUBESİNDE SOYGUN
DOĞU ANADOLU 1. BİLİŞİM BULUŞMAS
BUGÜN SAAT 16´DA KIZILAYDA BULUŞ
TELEFON DİNLENMESİ NASIL ANLAŞIL
CIA BİZİ DİNLİYOR
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!