Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
ÜST KURULLAR ARTIK BAĞIMLIÜST KURULLAR ARTIK BAĞIMLI

Tarih: 2011-08-21

ÜST KURULLAR ARTIK BAĞIMLI.
Çıkarılan kararname ile bağımsız üst kurulların mali ve idari özerklikleri ellerinden alındı. Üst kurullar artık bakanlıklara bağlı çalışacak.
Hükümet bağımsız kurumların bağımsızlıklarını ellerinden alarak, bu kurumların her türtü faaliyet ve işlemlerini ilgili bakanlıkların denetimine verdi. Krizin yeniden canlandığı, piyasalarda kargaşanın yaşandığı bu günlerde, bir kanun hükmünde kararnameye parentez içinde gizlenen madde ile kurumların bağımsızlıkları neredeyse ellerinden alındı. Ekonominin küreselleşmesinin getirdiği zorunluluk, günlük ekonomik düzenleme ve uygulamalardan siyasetin elinin çekilmesi amacıyla, büyük tartışmalar sonucunda sisteme eklenen 'Düzenleyici Kurumlar' ya da 'Bağımsız Kurumlar' dediğimiz bu kurumların, yapılan son düzenlemeden sonra mali ve idari özerkliklerinin ellerinden alındığı görülüyor. Böylece bu kurumların bağımsız çalışmaları da fiilen ellerinden alınıyor.
Bu kurumlar arasında Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Rekabet Kurumu, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu gibi ekonominin işleyişinde yer alan kurumlar var. Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu gibi verdikleri kararlar ile siyasi açıdan da ciddi etkiler yaratan düzenleyici kurumlar da idari ve mali açıdan ilgili bakanların denetimine alınıp, bir başka deyişle fiilen bakanlara bağlandı.
Hükümetin niyeti eski
17 Ağustos'ta Resmi Gazete'de yayımlanan, yeni kurulan Avrupa Birliği Bakanlığı'nın teşkilat ve görevleri hakkındaki kararname ile hem bu bakanlık hem de bakanlıkların örgütlenme ve görev alanlarında değişiklikler yapıldı. İşte bu maddeler arasına 3046 sayılı kanunda da değişiklik yapan bir madde koyuldu. Bu kanunun 19/A maddesinin birinci fıkrasına "Bakan, bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşların (5018 sayılı kanuna ekli 3 sayılı cetvelde yer alan kurumlar dahil) her türlü faaliyet ve işlemlerini denetlemeye yetkilidir" hükmü eklendi. Parantez içinde sözü edilen kurumlar işte bu bağımsız kurumlar. Dolayısıyla bakanlığa bağlı olması açısından, bağımsız kurumların diğer kamu kurumlarından farkı kalmadı. Aslında hükümet, göreve geldiğinden bu yana bağımsız kurumların yetki alanını daralttı. Seçimden önce kararname çıkartılarak, son düzenlemenin yolu açılmıştı. Haziranda çıkarılan kararnamede kurumların başbakanın teklifi ve cumhurbaşkanının onayı ile Başbakanlık veya diğer bakanlıklarla ilgilendirilebileceği, bu kuruluşların özel kanunlarında bağlı, ilgili ve ilişkili olunan bakanlığa ya da bakana verilen yetki ve görevlerin ilgilendirilen bakanlık ya da bakan tarafından kullanılıp yerine getirilebileceği hükmü getirilmişti. İki gün önce yapılan düzenleme ile de, bu görevlendirilen bakanlara, kurumların her türlü faaliyetini denetleme yetkisi verildi. Böylece bağımsız kurumlar siyasi etkinin içine çekilmiş oldu. Küresel sermaye açısından da önemli olan bağımsız kurumların siyasi nüfuz alanına sokulmasının uluslararası kurumlardan tepki alması bekleniyor. Ayrıca Türkiye'ye gelecek yabancılar için milyarlarca dolar yatıracaklanrı alanların siyasi etkiden uzak olması önemli. Bu nedenle, hemen olmasa da orta dönemde yabancıyı da olumsuz etkileyeceği tahmin ediliyor.
Babacan 'kantarın topuzu kaçtı' demişti
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan üst kurulların bazı yetkilerini hükümete devredileceğinin sinyallerini aylar öncesinden vermişti. Babacan: "EPDK ve Tütün Kurulu'nun yetkileri gözden geçirilebilir. Kantarın topuzu kaçmış. Bazı yetkilerinin hükümete devri gerekiyor. Pek çok konu siyasi irade gerektiriyor. Öyle konular oluyor ki problem çıkınca yük Enerji Bakanının üzerinde. Haksız eleştirilere maruz kalıyor. Bir miktar yetki hükümete devredilmeli" demişti.
IMF, kurulmasını istemişti
Bu kurumların oluşmasında IMF, Dünya Bankası, Avrupa Birliği (AB) gibi Türkiye'nin uymak zorunda kaldığı uluslararası kurumların katkı ve baskıları etkili olmuştu. İşte bu nedenle hükümetin göreve gelir gelmez Kamu İhale Kurumu'yla ilgili yaptığı değişiklikler ABD'den büyük tepki görmüştü. AB Komisyonu'nun, ihalelerde siyasi etkinin artması konusunda çok ciddi itirazları içeren kapsamlı bir dosyası gündemde.
Kemal Derviş döneminde kurulmuştu
Bağımsız kurum ya da düzenleyici kurum geleneği daha çok Merkez Bankası'nın bağımsızlığı ile başlayan bir süreç. Dünyada çok eski olan bu kurumlar, asıl olarak 2000'de başlayan, banka batışlarının da yaşandığı, ekonomide konsolüdasyon süreciyle gündeme gelmişti. Kurulmasında ise Kemal Derviş'in etkisi büyüktü. Bağımsız bankacılık otoritesi de bu reform programının önemli ayaklarından biri olmuştu. Aynı şekilde EPDK, İletişim Kurumu gibi kurumlar da, küresel alanda entegrasyon ihtiyacının bir gereği olarak kurulmuşlardı.
 
 
Erdal SAĞLAM
RADİKAL
 

 

 
Bu Haber 2259 defa okunmuştur.
E-DEVLETTE YAŞANAN SORUN ve NEDE
15 YILDA 60 MİLYAR DOLARLIK ÖZEL
PTT VOLEYBOLÜN SPONSORU OLDU
TURKCELL´İN İLETİŞİM DİREKTÖRÜ;
TURKCELL 3 MİLYON DOLARLIK EOROB
BAZI OYUNLAR İNTİHARA SÜRÜKLEYEB
ULAŞTIRMA BAKANLIĞINA 3840 KİŞİ
KORSAN TAHSİLAT MERKEZLERİNE DİK
İNTERNETTE EN ÇOK NE ARANDI?
SANAYİ BAKANLIĞINDA 59 GÖZALTI
3 GSM OPERATÖRÜNE SORUŞTURMA
TÜRK TELEKOM´UN ORTAĞI BAT
PERİHAN TUNÇBİLEK YAZDI Biraz He
WIKIPEDIA YASAĞININ NEDENİ?
ORTAOKULLARA BİLİŞİM DERSİ
FETÖ´NÜN 50 BİLİŞİM UZMANI
YARDIM KAMPANYALARINA YENİ ÖNLEM
VPN YASA DIŞI...
YÜZEN ÜNİVERSİTE
ÇOCUK UYUNCAKLARINDAKİ “CASUS”A
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!