6. KİTAP GÜNÜ 6 OCAKTA BEKLİYORUZ. Konuğumuz: Cengiz Önal TARAKÇIOĞLU
 
İFTAR ÇADIRLARININ ARKA YÜZÜ...İFTAR ÇADIRLARININ ARKA YÜZÜ...

Tarih: 2011-08-26

İFTAR ÇADIRLARININ ARKA YÜZÜNDE NE OLUYOR?.
Son 9 yıldır her Ramazan ayında kurulur iftar çadırları... Bir de davul zurnayla ilan edilen ve sokaklardaki masalara kurulan binlerce kişilik sokak iftarları...
Orada aslında bir alışveriş yapılıyor. İftara gelen bir şeyler veriyor, çok kıymetli şeyler... Karşılığında bir kap yemek alıyor... Gelen ne veriyor?
Bununla ilgili konuşmadan önce size biraz kendi çocukluğumdan söz etmek istiyorum. Ben bir Doğu vilayetinde yoksul bir ailenin çocuğu olarak büyüdüm. Çok Ramazanlar ve iftarlar gördüm. İbadetin paraya tahvil edilmediği zamanlardı ve dindar bir aileydik, dinci veya yobaz değil, dindar...
Sonra Arsen Teyzemiz vardı mahallemizde, o da dindar bir kadındı, her Paskalya'da renkli yumurtalar ve çörekler dağıtırdı mahalleye... Evimizin tam karşısı da bir şarap fabrikasıydı, Türkiye'nin en iyi üzümleri işlenirdi orada...
İftar saatinde ben sadece ablamla beraber, pide fırınının önünde kuyrukta bekler ve sıcak pideleri eve yetiştirmeye çalışırdım.
Annem, her akşam bir çeşit sıcak yemek ve çorba yapmış olurdu; ama eve geldiğimizde sofrada on çeşit yemek bulurduk. Her komşudan bir kap değişik yemek gelirdi... Ben ablamla fırına giderken diğer ablam da annemin yaptığı yemek ve salatalardan komşulara dağıtmaya başlardı. Mahallemizde aç yoktu ve herkes birbirinin zor gününde yanında olurdu. Biz her akşam Arsen teyzeye de yemek götürürdük ve o da kendi pişirdiğinden bize getirirdi. Kimse onun Ermeni olduğunu düşünmezdi bile... Çünkü konu, din ile değil insanlık ile ilgiliydi...
Ben bütün çocukluğum boyunca çadırlarda veya caddelerde verilen iftar şöleni görmedim. O günlerde babalarının kimlere fitre verdiğini çocukları bile öğrenemezdi, annelerle fısıldaşarak karar verirlerdi zekatı, yardımı kime vereceklerine...
Çünkü o yardım karşılıksızdı, kimsenin onurundan gururundan bir bedeli olmazdı... O yüzden gizli olurdu...
Ben dik başlı insanların yaşadığı bir mahallede büyüdüm...

İftar çadırındaki fiyatlar
Şimdi sokaklardaki iftar çadırlarında sadece yoksullar değil, hali vakti yerinde olanlar da kuyruk bekliyor. Kimisi sinirleniyor, kendisine yemek kalmayınca; kimisi gülerek anlatıyor, “yer kapmak için öğlenden beri beklediğini ve kafasına güneş geçtiğini...”
İnsanlar ellerini uzatıp bir kap yemek istiyorlar oralarda... Bu artık normal bir davranış haline gelmiş, yani bir şeyler istemek... Benim çocuklumdaki o dik başlı insanların hiçbirini o kuyruklarda bekletemezdiniz bir kap yemek için... İyi de, ne değişti bu toplumda? İstemek nasıl da bu kadar kolay kabullenilir hale geldi?..
Eskiden ayıp sayılırdı, böyle şeyler... Gerçekten ihtiyacı olanlar asla istemezlerdi, utanırlardı bundan. Şimdi nasıl da normalleşti, sıradanlaştı...
Başka örneklerini de verebilirim bu davranışın. Örneğin mağaza açılışları... Açılışın şerefine bir ürünün bedavaya veya yarı fiyatına verileceği ilan edilir ya hani... O ürüne ihtiyacı olmasa da izdiham halinde doluşur insanlar, birbirini ezerek adeta yağmalar o mağazayı... Sanki bir mantık değil de duygudur, bir içgüdüdür bu davranışın nedeni... İşte o iftar çadırlarına toplanan kalabalıklarda da aynı duygu hakimdir sanki...
Ve işte alınan bir kap yemek karşılığında ödenen bedel budur: İsteme duygusuna alışmak, bundan utanmamak, bilakis alamayınca sinirlenmek...
Çocuklarının elinden tutarak belediyenin iftar çadırına götüren bir babanın ödediği büyük bedel...
Çocukların da istemeye alışması, kanıksaması... Bu aslında bir topluma ödetilen bedeldir. Çin kayıtlarında Türkler için şöyle derler: Gökten gelen gururlu adamlar...
İşte o adamlarla veya benim çocukluğumdaki insanlarla, o çadırın önünde kuyruk bekleyenler arasındaki fark, o bir kap iftar yemeğinin fiyatıdır...
Sizce de o yemekler çok pahalıya mal olmuyor mu? Benim mahallemde bu bedeli kimse ödemezdi...


Mehmet Yiğittürk

Bu Haber 1836 defa okunmuştur.
ANLAT DERDİNİ TELEKOMCULAR DERN
SANAL FALCILAR MAHKEMELİK OLDU
57BİN YABANCI SERMAYELİ ŞİRKET V
İLK SMS 25 YIL ÖNCE GÖNDERİLMİŞT
TURKCELL´İN ENSAR VAKFI DAVASI
WhatsApp´a DÖRT YENİ ÖZELLİK
YÜCEL´LERİN BABALARI VEFAT
TORBA KANUN YÜRÜRLÜKTE
RAMAZAN ÖRS VEFAT ETTİ
BİLİŞİM ÖĞRETMENLERİNİN FEDAKAR
TÜKETİCİ DANIŞMANINIZ DİYOR Kİ;
İBRAHİM CEPHE VEFAT ETTİ
SUPERONLİNE FİBER 3 MİLYON KONUT
TBV: WIKIPEDİA YASAĞI ZARAR VERİ
MURAT MURATOĞLU´NUN MUHTEŞEM YAZ
SAKLIKENT KANYONU.
BANKALARIN FAİZ KARTELİNE CEZA
A.KADİR KEKLİK VEFAT ETTİ
EMRİN OLUR MUHTEREM SENDİKACI
MAVİ BALİNA OYNAYAN İBRAHİM İNTİ
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!