Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
PTT SESSİZ SEDASIZ A.Ş. OLABİLİRPTT SESSİZ SEDASIZ A.Ş. OLABİLİR

Tarih: 2011-09-18

PTT SESSİZ SEDASIZ AŞ OLABİLİR.
Türk Haber Sen Genel Başkanı İsmail KARADAVUT’un açıklaması
PTT’sini özelleştirmiş veya Şirket haline getirmiş olan Avrupa ülkeleri bu yaptıklarından pişman olup, PTT’lerini tekrar kamulaştırırken Türkiye Avrupa Birliği’nin dayatmalarını yerine getirmek amacıyla PTT’yi A.Ş yapmaya çalışıyor.
        PTT ÇALIŞANLARININ DİKKATİNE
        PTT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HER AN PTT A.Ş. OLABİLİR
        PTT’sini özelleştirmiş veya Şirket haline getirmiş olan Avrupa ülkeleri bu yaptıklarından pişman olup, PTT’lerini tekrar kamulaştırırken Türkiye Avrupa Birliği’nin dayatmalarını yerine getirmek amacıyla PTT’yi A.Ş. yapmaya çalışıyor.
        Bu amaçla geçen yıllarda hazırlanan PTT’nin A.Ş. yapılmasına ilişkin taslak Bakanlar Kurulunda beklerken geçtiğimiz günlerde Ulaştırma Bakanlığı taslağı aniden isteyerek güncelleştirdi.
        Taslağa PTT’de emekliliği teşvik etmek amacıyla yüzde 30 teşvik ikramiyesi ilavesi yapıldı.
        Taslakta en çok merak edilenlerden birisi de başka kurumlara geçiş hakkının tanınması da bulunuyor.
        Taslağın bugünlerde her an Kanunlaşması bekleniyor. Çünkü hükümet Türkiye Büyük Millet Meclisi tatile girmeden kendisine Kanun Hükmünde Kararname ile yetki aldı. İşte bu kararnameyle Meclis devre dışı bırakılarak çok sayıda bakanlığın teşkilat kanunu değiştirildi.
         PTT’nin de bu kararnameye dayanılarak her an A.S. yapılması bekleniyor. Kanun hükmünde kararnamenin süresi 03 Ekim 2011 tarihinde sona eriyor.
         Bakanlar Kurulunda bulunan taslağı takip ediyoruz. Ancak Meclis’te olmadığı için bilgimiz dışında değişiklik yapılıp yapılmayacağını bilemiyoruz. 
         POSTA HİZMETLERİ İLE POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİNİN KURULUŞ GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE İLGİLİ SENDİKAMIZ TÜRK HABER SEN’İN GÖRÜŞ-ÖNERİ VE TALEPLERİ
        Türk ekonomisine her yıl trilyonlarca lira katma değer sağlayan ve binlerce insanı istihdam eden, haberleşme gibi kutsal bir görevi yerine getiren PTT Avrupa Birliğinin dayatmalarıyla A.Ş. yapılmak istenmektedir. Bu amaçla bakanlığın hazırlamış olduğu tasarı taslağı Başbakanlığa gönderilmiştir.
        Değerli PTT çalışanları, şu ana kadar hazırlanıp elimizde bulunan tasarı taslağı şunları içermektedir. PTT Çalışanlarını ve Kurumumuzu ilgilendiren ve merak ettiğiniz bölümler şunlar.
       Taslak İki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde POSTA HİZMETLERİ DÜZENLEME VE DENETLEME KURULU oluşturuluyor. Yani bir üst kurul. Tütün,Şeker, RTÜK gibi
       İkinci bölümde ise PTT Genel Müdürlüğü; 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak PTT A.Ş. Unvanı altında bir anonim şirket kuruluyor.
POSTA TEKELİ
MADDE 5-
a) Ağırlığı 200 gramı aşmayan ve/veya ücreti 3 katını geçmeyen yurt içi ve yurt dışı haberleşme gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi.
b) 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve diğer kanunlar kapsamındaki elektronik ortamda dahil her türlü tebligatın kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimi. Denilmek suretiyle tekel hakkı korunmaktadır.
PTT Genel Müdürlüğünün A.Ş yapılmasıyla, bugüne kadar yapmış olduğu hizmetlerin rekabet ortamına açılması amaçlanmaktadır. Zaten özel sektör PTTnin tekelinde olan hizmetleri gayri resmi olarak yapmaktadır. Bu yapılan işler resmileşecektir.
     İSTİHDAM ŞEKİLLERİ
     MADDE 38- (1) PTT A.Şnin hizmetleri, mevcut PTT A.Ş. personeli ve sözleşmeli personel eliyle gördürülür.
      Mevcut PTT A.Ş. Personeli
      MADDE 39- (1) PTT A.Şde Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görevde bulunan;
a) 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak çalışan memurlar,
b) 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki I Sayılı Cetvele tabi kadrolu personel,
c) 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki II Sayılı cetvele tabi sözleşmeli personel,
d) 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Si gortası Kanununun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince hizmet akdi ile görev yapan işçiler için mevcut statülerinde tabi olduklarımevzuatın uygulamasına devam olunur.
2) Mevcut PTT A.Ş. personelinin; vekalet ücreti ve ek tazminat da dahil olmak üzere tüm özlük ve mali hakları aynen korunur.
3) Mevcut PTT A.Ş.personeline hizmetin bütünlüğü ile ifa edilen görevin özelliği ve yeri dikkate alınarak, on altı yaşından büyüklere uygulanan brüt asgari ücret tutarını geçmemek üzere, görev ve unvanlarına göre Yönetim Kurulunca tespit olunan oran veya miktarlarda tazminat ödenebilir.
SÖZLEŞMELİ PERSONEL (Yani taslak yasalaştıktan sonra alınacak personelin tanımı)
MADDE 40- 1) PTT A.Ş. bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, faaliyetlerinin yürütülmesini teminen, Kamu Personeli Seçme Sınavına katılanlar arasından Yönetim Kurulunca belirlenecek usul ve esaslar doğrultusunda sözleşmeli personel istihdam eder. Bu personel, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine ve 4857 Sayılı İş Kanununa da tabi değildir.
      2) Bu şekilde çalıştırılacak olanların ücretleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenlere uygulanan sözleşme ücreti tavanının dört katını geçemez. Ayrıca, bu sözleşmeli personele Yönetim Kurulu kararıyla performansa dayalı olarak yılda bir defa, aldıkları net aylık ücret tutarını geçemeyecek miktarda, ikramiye ve teşvik primi adı altında ilave ödeme yapılabilir.
(DİKKAT: Bu madde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çalışan personel için bir tuzak. İş güvencesi olan personelimiz ikramiye tuzağı ile bu statüye geçirilmek suretiyle emekli edilmesi, kapının önüne konulması düşünülmektedir. Mevcut çalışan ve emekli olmayı düşünmeyen arkadaşlarımız bu oyuna gelmesinler. Sizlerin desteği mücadelemizle ikramiyeleri bizlerde alacağız)
3)Sözleşmeli personel, sosyal güvenlikleri bakımından 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi hükümlerine tabidir.
4)Birinci fıkrada ifade edilen sözleşmeli personele ilişkin işe alma, atama, görevlendirme, terfi, disiplin, izin, görevden alma, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi veya sona erdirilmesi, ödenecek sözleşme ücreti, gündelik, fazla çalışma ve diğer ücretler ile özlük haklarının belirlenmesi hususları Yönetim Kurulunca çıkartılacak yönetmeliklerle düzenlenir.
PERSONEL STATÜSÜ DEĞİŞİKLİĞİ
GEÇİCİ MADDE 5- (1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde müracaat etmek koşuluyla, 5510 Sayıl Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının c) bendine tabi olarak çalışan mevcut PTT A.Ş. personelinden isteyenlere, Yönetim Kurulunca uygun görülmesi halinde bu Kanunda tanımlanan sözleşmeli personel statüsüne geçebilir, geçmek istemeyenlerin tabi olduğu mevcut mevzuatına göre istihdamına devam olunur.
2)Mevcut PTT A.Ş. personelinden, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içerisinde başka bir kuruma geçme talebinde bulunanlar, Yönetim Kurulunun uygun görmesi halinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Devlet Personel Başkanlığı da en geç kırk beş gün içerisinde tespit edileceği kamu kurum ve kuruluşlarındaki boş kadrolara atamalarını sağlamak üzere ilgili kurum ve kuruluşa gönderir.
      Değerli arkadaşım,
6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun kuruluş ve tescil hükümleri hariç ve özel hukuk hükümlerine tabi olarak PTT A.Ş ünvanı ile yeni bir ticari şirket niteliğinde bir şirket kurulmaktadır.
Hukukçular; PTT A.Ş.nin, Anayasanın 65inci maddesi ile Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırlarınıDevlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerinin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir hükmü ile bağdaşmadığını öne sürdürmektedirler. Ayrıca, Kamu hizmeti olan posta hizmetinin (Tekel dahil) özel hukuk hükümlerine tabi bir kuruluş şekli ile yeni bir şirket adı altında yeniden düzenlenmesini Anayasaya aykırı bulmaktadırlar.
Mevcut yasalarla PTTnin verimli çalıştığını düşünmemiz mümkün değildir. Çalışanlarda bu kurumdan hak ettiklerini bu yasayla alamamaktadırlar.
Bütün bu sebeplerden dolayı, Türk Haber Sen olarak yetki alanları yasa ile belirlenen ÖZERK Statüye dönüştürülmesinin daha faydalı olacağını düşünmekteyiz.
PTT A.Ş tasarı taslağı uzun vadede, özelleştirmenin alt yapısını oluşturacaktır. Bütün sıkıntılara, personel eksiğine ve imkânsızlıklara rağmen geçen yıl yaklaşık 380 trilyon lira kar eden PTTnin A.Ş. olmasına kesinlikle karşıyız. Sendikamız bunun yerine kurumda yeniden bir yapılanma ile yönetim kuruluna yetkiler verilmeli, iş hacmi yeniden belirlenerek buna göre personel alınmalı ve imkânlar daha iyileştirilerek vatandaşa hizmet verilmelidir. Ayrıca bu yapılanmada, personele altı maaş tutarında ikramiye veya kar payı dağıtılmalıdır.
Değerli arkadaşım,
      Özelleştirme, siyasi müdahaleler sonucu, ekonomik rasyonelliğini yitirmiş ve artık devletin üzerinde yük teşkil eden, stratejik olarak da çok büyük önemi olmayan KİTlerde yapılmalıdır. Ancak ülkemizde özelleştirme, bunun tam tersinden yapılmakta, kar eden, stratejik öneme sahip kurumlardan başlanılmış ve dayatmalar bu yönde yapılmaktadır. Dayatmalar sonucu bugüne kadar hükümet, TEKEL, PETKİM, TÜPRAŞ VE TÜRK TELEKOM, BANKALAR, SİGORTALAR gibi karlılığı çok yüksek olan ve bütçenin yükünü taşıyan kuruluşları özelleştirmiştir. Sıra haberleşme gibi kutsal bir görevi yerine getiren PTTye gelmiştir.
      Özelleştirmeye sadece kar-zarar mantığı ile bakmamak lazım.
      Türkiye gerek tarihi misyonu, gerekse konumu itibari ile dünyanın tüm devletlerinin dikkatini çeken hassas bir noktada bulunmaktadır. Bu sebeple, ülkemizin etrafı art niyetli grup ve lobilerce çevrelenmiştir. Dışarıdan ve içeriden, parçalanmak üzere birçok tehditle karşı karşıyadır. Hemen yanı başında da artık dost mu düşman mı olduğu tartışılır durma gelen ABD ile komşu olmuştur. Bu noktada Türkiyenin her konuda çok dikkatli davranması ve hiçbir telkine iyice ölçüp biçmeden prim tanımaması gerekmektedir.
      Dünyayı idare eden güçler bir strateji geliştirmektedirler. Bu strateji önce, milletleri ahlaki, kültürel ve ekonomik anlamda zayıflatmak, sonra da ekonomik bağımlılıklarına aldıkları ülkelerin kendilerine itaat etmelerini sağlamak üzerine kurulmuştur. Toplumların esir haline gelmesi artık savaşlardan çok ekonomik vasıtalarla olmaktadır. AB, Dünya Ticaret Örgütü, Dünya Bankası, İMF gibi kuruluşlar, bu güçlerin emellerinin gerçekleşmesini sağlayacak sivil uzantılarıdır. Ahlaken çökertilen toplumlar yolsuzluk, hırsızlık, adam kayırma, rüşvet, kötü yönetim gibi bir bataklığın içine düşmekte, bunun sonucunda da sağlıklı ve verimli yönetilemeyen ülkeler ve kurumlarla, zarar eden şirketler ve çöken ekonomilerle karşılaşılmaktadır. Ekonomik açıdan güçsüzleşen ülkeler, yukarıda saydığımız örgüt ve kuruluşlar vasıtasıyla borçlandırılmakta ve bu örgütlerin normlarını kabul etmek zorunda kalmaktadırlar. Sürdürülebilir ekonomik büyüme, sosyal kalkınma, yerelleşme, globalleşme, gelir dağılımının daha adil olması gibi bir takım sosyal içerikli söylemlerle halk kandırılarak, bir takım politikalar, hedef ülkelerde uygulanmaya konulmakta ve bunların karşılığında da bir bakıma rüşvet denilebilecek, borçlar verilmektedir. Bu anlamda zor durumda kalan ülkelere dediğimi yaparsan borç veririm, yapmazsan batarsın denilmektedir.
      Bu gün ülkemiz üzerinde uygulanmakta olan plan da bundan başka bir şey değildir. Bu bağlamda, İMF tarafından dayatılan ve hükümetlerin uyguladıkları kararlar biraz daha rasyonel bir şekilde incelendiğinde ne demek istediğimiz daha kolay anlaşılacaktır. Siyasi uygulamaların yanında, ülkemizde gördüğümüz özelleştirme uygulamaları da IMFnin borçlandırmada ön şart olarak öne sürdüğü konulardandır. Burada üzerinde önemle durulması gereken konuların başında Türkiyede zarar eden KİTlerin toplam zararlarının %80inin görev zararı olduğudur. Bu zarar kuruluşların ticari faaliyetlerinden dolayı değil, kötü yönetilmelerinden, siyasi bakılardan ve yolsuzluklardan kaynaklanmaktadır. Bu ülkemiz üzerindeki ahlaki ve milli çöküntünün ekonomik yansımasıdır.
      Bunun yanında özelleştirilen kuruluşlar ise zarar edenler değil aksine karlılığı yüksek, kuruluşlardır. Hükümetin yapması gereken, özelleştirme adı altında yapılanların aslında Türkiyenin altına imza koyduğu, haciz şartnameleri gereği tasfiyesinin bir parçasıolduğu gerçeğini kamuoyuna açıklamaktır. Bundan sonraki aşama Türk Milletinin esaret altına alınması olacaktır.
      Böyle olduğu takdirde, bunun adı özelleştirme değil, yabancılaştırma olarak görmekteyiz. O zaman da ülke hassasiyetleri söz konusu olduğunda ilkelerinden hiçbir zaman taviz vermeyen Türk Haber Sen, bu anlayışa, daha doğrusu peşkeş çekme anlayışına açıkça karşı çıkmaktadır.
      Türk Haber Sen, ekonomimize değer katan başta enerji, ulaştırma, haberleşme ve benzeri kurumlarımızın bu zihniyet tarafından özellikle yabancı şirketlere satılmasına şiddetle karşıdır.
-Özelleştirme adı altında ülkemiz satılıyor, özelleştirme adı altında ülkenin yönetimi bir başka ülkeye devrediliyor. Özelleştirme adı altında diğer ülkelerle rekabet edeceğimiz bütün kurumlar elden çıkartılıyor. Stratejik değerlerimiz yok ediliyor.
Hiçbir koruma tedbirimiz kalmamıştır. Özelleştirme adı altında üretim gücümüzü sıfırlıyorlar. Tüm emeğimiz, varlıklarımız, cumhuriyetin kurduğu değerler satılıyor. Peki, biz bundan sonraki nesillere ne bırakacağız.
-Küreselleşme ancak Türkiyenin kontrol altına alınması ile mümkün olacaktır. Bu yüzden, bu bir egemenlik meselesidir. Türkiye yönetimi ile üretimi ile denetimi ile kontrol altına alınmaya çalışılıyor.
-Özelleştirmeden, işçi, memur, esnafı zarar gördü. Et-balık satıldı, yerine Migros kuruldu, doğuda PKK gelişti. Migrosta satılan malın yüzde yüzü yabancı menşeilidir.
-Özelleştirme ile Türkiye gayri millileştirme demektir, Türkiye’nin içi boşaltılmaktadır. Bazı işletmeler özelleştirilip kapatılıyor.
-Ülkenin üretim gücü, limanları, enerji kaynakları satılıyor. Diğer taraftan da ülke borçlandırılıyor.
-Türkiye’nin egemenliğini devralmak isteyenler, iktidarı taşeron olarak kullanıyorlar.
-Toplumun duyarlı olması lazım,
-Limanların satılması evinin kapısını satmak demektir.
Amaç Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığını yok etmek demektir.
-Ülkenin haberleşmesinin satacaksın, petrolünün işletmesini satacaksın, yani kolu ayakları olmayan bir Türkiye, hükümet bunun için görevlendirilmiştir.
     İsmail KARADAVUT
Türk Haber Sen Genel Başkanı

PTT'nin A.Ş. olması ve özelleştirilmesi hususunda, daha önce Türk Telekom özelleştirilmesini yaşamış bizlerin elbette değerlendirmeleri olacaktır. Konu ile ilgili açıklamalarımızı yakında kamuoyuna sunacağız.
Telekomcular Derneği
 
Bu Haber 6709 defa okunmuştur.
E-DEVLETTE YAŞANAN SORUN ve NEDE
15 YILDA 60 MİLYAR DOLARLIK ÖZEL
PTT VOLEYBOLÜN SPONSORU OLDU
TURKCELL´İN İLETİŞİM DİREKTÖRÜ;
TURKCELL 3 MİLYON DOLARLIK EOROB
BAZI OYUNLAR İNTİHARA SÜRÜKLEYEB
ULAŞTIRMA BAKANLIĞINA 3840 KİŞİ
KORSAN TAHSİLAT MERKEZLERİNE DİK
İNTERNETTE EN ÇOK NE ARANDI?
SANAYİ BAKANLIĞINDA 59 GÖZALTI
3 GSM OPERATÖRÜNE SORUŞTURMA
TÜRK TELEKOM´UN ORTAĞI BAT
PERİHAN TUNÇBİLEK YAZDI Biraz He
WIKIPEDIA YASAĞININ NEDENİ?
ORTAOKULLARA BİLİŞİM DERSİ
FETÖ´NÜN 50 BİLİŞİM UZMANI
YARDIM KAMPANYALARINA YENİ ÖNLEM
VPN YASA DIŞI...
YÜZEN ÜNİVERSİTE
ÇOCUK UYUNCAKLARINDAKİ “CASUS”A
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!