DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
ALİ GÜL'ÜN TÜRK TELEKOM'LA İMTİHANIALİ GÜL'ÜN TÜRK TELEKOM'LA İMTİHANI

Tarih: 2011-12-08

Ali GÜL

İşte hayatımın 2,5 ayını kaplayan ve tarihe “Türk Telekom Vak’ası” olarak geçecek olan olaylar şöyle  gelişti. Okuyun ve sizlerde ibret alın.

Eylül ayının 17 ya da 18'inde (tam hatırlamıyorum) Türk Telekom (TT) tarafından aranarak yalın internete geçmeyi isteyip istemediğim soruldu. Ben de yanılıp, "Evet, geçmek istiyorum." dedim. Çekeceğim rezilliği tahmin etsem telefonu direkt kapatırdım ya neyse... Bunun üzerinden bir hafta - 10 gün geçtikten sonra yine aranarak bağlantımın yapılacağı ve telefonumu kapattırmam gerektiği söylendi. Ben de TT ofisine giderek sıra numarası alıp kuyruğa girdim. Yaklaşık 2 saatlik bir bekleyişin ardından sistemde bir yamulma olduğu ve ilişik kesme servisinin an itibariyle çalışamadığı belirtilince sabah tekrar gelmek üzere kös kös evime döndüm. Sonraki gün sabah 10 gibi tekrar "Ahmetler TT"nin yolunu tuttum. Yine epeyce bir bekleyişten sonra bir personelle görüşme bahtiyarlığına ulaşabildim. Ve fakat bu defa da görüştüğüm personel, benim yalın internet başvurumla ilgili herhangi bir bilginin sistemde görünmediğini, zaten bu sıralar yalın internet bağlantısı yapılamadığını söyleyerek beni oradan ufak ufak yol almaya ikna etti.

Gel zaman git zaman ben bu işin olmayacağını düşünüp dururken 5.10.2011 sabahı kapım çalındı ve bir TT elemanı yalın internet başvurumdan dolayı geldiğini söyleyerek hattımızı görmek istedi. İçeriye buyur ettiğim teknik personel geldi, hatta baktı, bir telefon cihazı bağlayarak sinyalini falan kontrol ettikten sonra, "Tamam, biz birazdan telefon ve mevcut internet bağlantınızı keseceğiz. Akşam 18.00 gibi de yeni hattınız açılır. Siz de gider telefon ve eski internet hattınızı iptal ettirirsiniz." diyerek gitti. Akşam 18.00 olduğunda ne internet hattı değişmiş ne de telefon kapanmıştı. Vardır bunda da bir hayır diyerek huzur içinde yattık uyuduk. 6.10.2011 sabahı uyandığımızda da internetimiz ve telefonumuz aslanlar gibi çalışıyordu. Ben de artık T.Telekomun bizimle dalga geçtiğini, olmayacak işler peşinde koşmanın ne berbat bir şey olduğunu göstermek için bize bir tür oyun ettiğini düşünmeye başlamıştım.

Derken saat 13.45 dolaylarında bu defa bir başka TT teknik personeli gelerek bir gün önce gelen personel gibi hattımıza bakmak istediğini söyledi. Ben de bu yeni gelen personele (buradan sonra YGP olarak anılacaktır), dün de hattımıza bakıldığını, zaten öyle pek bakılacak bir şey olmadığını, topu topu bir kablodan ibaret hattın bakmayla değişmeyeceğini izah ettim. Tabi bu arada dün olanları da anlattım. Bunun üzerine YGP son derece önemli bir telefon görüşmesi yaptıktan sonra, "Siz gidip telefonunuzu ve mevcut internet hattınızı kapattırmak için dilekçe verin. Ayrıca aynı hat üzerinden yalın internet bağlantısı için başvurduğunuzu da söyleyin." dedi. "Ne demek, hemen!.." diyerek saat 14.00 sularında evden ayrılarak 14.30'da Kolej (Ankara)'deki TT ofisine ulaştım. Zira ben işi gücü Türk Telekom müdürlüğüne gitmek olan boş beleş bir insandım en nihayetinde.

14.34'te İlişik Kesme hizmetleri için sıra numarası almama müteakip saat 16.00'da sıra sonunda bana geldi. Artık bu iş bitiyor diye düşünerek sevinçle büro personelinin (buradan sonra BP olarak anılacaktır) odasına duhul eyledim. Durumumu anlatıp sonucu beklemeye koyuldum. BP önündeki bilgisayardan bir şeylere baktıktan sonra yalın internet bağlantımın yapılamadığını, hakeza bu istekten vazgeçme yolunun da kapalı olduğunu söyleyerek beni dışarıdaki başka bir masaya buyur etti. Bir müddet bir masanın başında öylece bekledik. Sonra sanırım o masanın bize uygun olmadığı kanaatine varan BP'nin öncülüğünde kır saçlı bir beyefendinin (buradan sonra KSB olarak anılacaktır) masasına yanaştık. BP KSB'ye durumu anlatınca KSB de BP'ye "Beyefendi bir şikayette bulunsun, şu an bir şey yapamayız." dedi. BP beni tekrar kendi bürosuna davet ettikten sonra sıra numaramı tekrar vererek "Dışarıda bu numarayla bekleyin, numaranızın yandığı bankoya şikayette bulunabilirsiniz." dedi. O kutlu an gelip de bir masanın üzerindeki ışıklı tabelada 701 (sıra numaram) belirince masaya yanaştım. Masada oturan şikayetlerden sorumlu olduğunu tahmin ettiğim personel (buradan sonra ŞSP olarak anılacaktır) elindeki bir başka işle 10 dakika kadar uğraştıktan sonra lütfedip "Buyrun" dedi, çok heyecanlanmış olmalıyım ki biraz kekeledim sanırım. Neyse buralar önemsiz. Durumumu bir de ŞSP'ye anlattım. ŞSP telefon numaramı sordu ve aldığı cevabın ardından önündeki ekranda uzun uzun bir şeyler aradı. Bekledim, bekledim, bekledim... Bu uzun bekleyişin ardından ŞSP şikayetimle ilgili işlemi yaptığını, başka da bir şey yapılamayacağını söyledi. Bunun üzerine ben de bu nahoş durumun ortaya çıkarabileceği çok daha nahoş durumlar olabilir mi acaba minvalinde bir soru sordum. ŞSP ise eğer öyle bir şey olursa onu da o zaman düşünmek gerektiğini söyledi. Ben bu defa bu sorunun kaynağını sordum, ŞSP de bilmediğini söyledi. Ben de zaten kimsenin bilmediğini, bilen birinin olup olmadığını sordum. ŞSP bu defa bana hak vererek, yapacak bir şey olmadığını, müsterih olmamı tembihledi. "Peki" diyerek binadan çıktım. Tanrım, güneş ne güzeldi!

Daha sonra saat 19.45'te evimize döndük. Televizyonu açtığımda (Tivibu kullanıcısıydım) yayının saat 18.58'de donmuş olduğunu gördüm. Telefonun çalışmadığını da tecrübeyle sabitledikten sonra internet var mı acaba diye bilgisayarıma davrandım. Bilgisayarımı açıp da internete girmeye çalışınca doğrudan http://www.ttnet.com.tr/ilkyardim/adslportu.aspx adresine yönlendirildim. Tam bu anda içinde bulunduğum durumun tam karşılığını bulmanın kıvancıyla, "Hmmmm... Bu iş iyice Kafkaesk bir hal aldı." dedim. İnternet erişimi var görünürken yoktu, telefon kapanmaz derken kapanmıştı, televizyon komple iptal olmuş ve kızım ağlamaktaydı. Bunun üzerine TT'nin 4440375 numaralı çağrı merkezini aradım, bu numarayı yaklaşık 15 kere aradıktan sonra karşıdan bir ses duymaya da çok şükür muvaffak oldum.

Bir müddet elektronik sesle “3'e bas, 2'yi dürt” muhabbeti yaptıktan sonra kanlı canlı bir insanın sesini de duydum. Konuşmaya başladığım çağrı merkezi personeli (buradan sonra ÇMP) sistemde bir sorun olduğu için şu an bilgilerimi göremediğini, ilerleyen saatlerde ararsam yardımcı olabileceğini söyleyince ben de artık zıvanadan çıkıp maalesef, esasında pek de suçu olmayan o ÇMP arkadaşa "Sizin sistemlerinizin sorunsuz olduğu bir zaman var mı? Yeter be kardeşim bıktım sisteminizden de... Ben ne arayacağım, siz beni arayın. sizi şikayet edeceğim!!! Atımı getirin banaaaaa!" gibi şeyler söyledim ve telefonu kapattım. Ardından şu anda ayrıntısını pek de hatırlayamadığım bir dizi olayın ardından sabit telefon kapandı, internet bağlantısı geldi. Ve fakat sorunların devamı da geldi.

Daha sonra artık bu işin çözülemeyeceğine kanaat getirerek Türk Telekom’la olan bütün bağımı kesmeye karar verdim. Tivibu, ev telefonu ve internet bağlantısının iptali için ne yapmam gerektiğini çağrı merkezinden sordum ve iptal için başvurmak üzere yine İncesu yolunu tuttum. Bu defa da başıma bela olan yalın internet meselesinin halli için kampanya kapsamında bana verilmiş olan modemin iadesinin gerektiği söylendi. Ama ortada küçük bir sorun vardı: bana modem falan gelmemişti. Bu sefer beni bu yalın internet belasına bulaştıran Türk Telekom kurumsal satış ofisini aradım ve durumu anlattım. Neyse, bana hediye edilen ama gelmeyen modem birkaç gün içinde elime ulaştı.

25.11.2011 tarihinde evdeki modemi, Tivibu ekipmanını ve kargo paketinden bile çıkarmadığım yeni modemi alarak yine İncesu’ya yollandım. Artık İncesu benim için çok özel bir mekan, bunu da belirtmeden edemeyeceğim. Neyse, bütün ekipmanı teslim ederek Türk Telekom’dan aldığım tüm hizmetlerin sonlandırılması için bir kez daha dilekçe verdim. Artık bu kabusun biteceğini, mutlu günlerin beni beklediğini düşünürken ne kadar yanıldığımı bilemezdim tabii ki. İlk darbe hemen bundan sonra gelen 105 TL’lik fatura oldu. Bu fatura için inceleme talep ettim, henüz geri dönüşü olmadı. İşin açığı 105 TL kurtuluş için gözden çıkarılmayacak bir külfet de değildi, gözümde büyütmedim.

İnternet bağlantısını bir şekilde hallederim, çok da önemli değil diye düşünüyordum ve hatta gidip bir mobil modem almıştım ki 29 Kasım 2011 tarihinde yine Türk Telekom tarafından arandım. Karşıdaki ses, Nisan 2012’ye kadar taahhütüm olduğunu, eğer şimdi bu iptal talebi onaylanırsa bana ekstra bir fatura çıkacağını söyledi. Ben de bunun önemi olmadığını, yine de talebimin geçerli olduğunu söyledim. Müşteri hizmetleri temsilcisi (MHT) de “Nisan ayına kadar kalsın, boşuna fatura ödemiş olmayın. 15 dakika içinde bağlantınızı açalım. Ayrıca mağduriyetinizin bir nebze de olsa giderilmesi için 2 ay ücret ödemeyin.” dedi. “İyi o zaman, bağlantıyı eski hattım üzerinden alacaksam açılsın.” dedim. Böylece 2 aylık eziyetten sonra eski halimize dönmüş olacaktık, daha doğrusu ben öyle umuyordum. Hakikaten de kısa bir süre sonra internet bağlantısı kuruldu. Aynı gün ya da bir gün sonra bu defa Türk Telekom’un telefon şubesi (4441444) tarafından arandım ve telefonumun da açılacağı bilgisini aldım, bir tarife değişikliği yapıldı ve telefonumun 24 saat içinde açılacağı söylendi. Telefon 24 saat içinde açılmadı, 5 Aralık 2011 tarihinde saat 11.00 gibi açıldı.

5-6 günlük gecikmeyle de olsa Eylül 2011’deki durumumuza sonunda dönebildiğimizi düşünürken internete girmeye niyetlendim ve bir kez daha sinirlerim hopladı. Tekrar TTNET sayfasına yönlendiriliyordum, ADSL port bilmem nesi uyarısı alıyordum ve internete bağlanamıyordum. Tam bu sırada İncesu TT müdürlüğünden aranarak telefon arızasının düzeltildiği söylendi. Ben de telefonu düzelttiklerini, ama bu defa da internetin gittiğini söyledim. Çalışmalar devam ediyor, umarım kosssssskoca Türk Telekom bir sürü eliyle bir bağlantıyı eninde sonunda yapacaktır.

İşte hayatımın 2,5 ayını kaplayan ve tarihe “Türk Telekom Vak’ası” olarak geçecek olan olaylar böyle gelişti. Dur bakalım daha neler olacak?

Tahminim o ki, benim yalın adsl iptal talebim işleme girmedi ve 15 dakika içinde zart diye açılan bağlantı da o oldu. Daha sonra telefon hattı bağlanınca da işler karıştı. Şimdi bütün bu hikayeden ilk çıkarımım şu: Demek ki telefon hattı ADSL bağlantısı için zerre kadar lüzumu olmayan bir şey ve bizi yolmak için bir zorunluluk olarak dayatılıyor ki bunu zaten biliyorduk, ben deneyimlemiş oldum. İkinci çıkarımım ise özelleştirmeler yapılırken hep öne sürülen “verimliliği arttırma” bahanesinin koskoca bir yalan olduğudur.

Şimdi benim Türk Telekom’a bazı sorularım var: Benim şu anda bir internet bağlantım var mı? Varsa neden kullanamıyorum? Yalın interneti iptal talebim işleme kondu mu? Tivibu üyeliğim iptal edildi mi, yoksa o da mı yalan oldu? 1 ayı aşkın süre kullanmadığım telefonun faturasını ödeyecek miyim? Türk Telekom'un sistemlerinin sürekli olarak sorunsuz ve hızlıca çalıştığı bir saat var mı? Avrupa'da bilmem ne ağı kuran; her gün televizyonlarda, gazetelerde, radyolarda tonlarca reklam veren TT gibi bir marka nasıl olur da bir bağlantı değişikliğini bu şekilde eline yüzüne bulaştırır? Yoksa TT'ye her ay 100 TL'ye yakın fatura ödemekle ahmaklıkta kotasız boyuta geçtim de haberim mi yok?

Mümkünse, sistemleriniz çalışıyorsa, personeliniz uygunsa bu sorularıma yanıt verilmesini talep ediyorum. İyi günler, iyi çalışmalar.

 

8.12.2011-Birgün

Bu Haber 2346 defa okunmuştur.
GÜNEY 1 BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE ALKIŞ
BÖYLE KAZIK YEMEDİK
TÜRK TELEKOM ... YİNE DE ZARARDA
TÜRK TELEKOM ZARARDA !
MUSTAFA ŞENLİ DİREKTÖRLÜĞE ATAND
YAKUP ÖZTUNÇ TT GENEL MD. YARD.
DARBE GÜNÜ TELEKOM BİNASININ İŞG
TÜRK TELEKOM´U AKİS DENETİ
T.TELEKOM´DAN BORÇ UZATIMI
TÜRK TELEKOM NEDEN ZARAR ETTİ?
TÜRK TELEKOM VE PTT GÜÇ BİRLİĞİ
TÜRK(?) TELEKOM´DAN İLGİNÇ AFİŞL
BANKALARDAN SAUDİ TELEKOM´A RET.
TTNET HAKKINDA SORUŞTURMA
TÜRK TELEKOM’DA ÜST DÜZEY ATAMAL
CEP TELEFONUNDA NEDEN AVEA YAZMI
AVEA´YA 184 MİLYON LİRALIK
TÜRK TELEKOM ÜST YÖNETİMİ
T.T.´DA GENEL MÜDÜR YARDIMCILIĞI
TÜRK TELEKOMUN MEVCUT YÖNETİCİLE
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!