Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
4046 SAYILI KANUNDAKİ KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK NASIL YAPILDI4046 SAYILI KANUNDAKİ KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK NASIL YAPILDI

Tarih: 2011-12-28

Daha önce yayınladığımız  "4046 Sayılı Kanundaki değişiklikler"  başlıklı yazımızda ,1994 tarihinden bugüne 4046 sayılı kanunun 22. maddesinde yapılan personel aleyhindeki en büyük değişikliğin  01.08.2003 Tarih ve 4971 Sayılı Kanunla gerçekleştiğini belirterek şöyle demiştik;

"2003 Yılında yapılan değişiklik, daha önceki değişikliklere nazaran, personel aleyhine ve daha kapsamlı bir değişikliktir.  

4046 Sayılı Yasada yapılan bu değişiklikle, 657 Sayılı Kanunda yer almayan “Araştırmacı” unvanına (!) yer verildiğini görüyoruz. Yine bu değişiklikle tüm personele eski maaşla yeni maaş arasındaki farkın tazminat olarak ödeneceği belirtilirken, Araştırmacılarda şahsa bağlı haklarının 3 yılla sınırlandırma uygulamasına bu değişiklikle geçildiğini görüyoruz.

Bu değişiklik sırasında, yasaya  “İsteğe bağlı olarak, atandıkları kurumdaki kadro unvanı veya pozisyonlarında herhangi bir değişiklik olanlarla, başka kurumlara geçenlere fark tazminatı ödenmesine son verilir.” Hükmü yerleştirilerek, özelleştirme sonrası başka kamu kuruluşlarına geçenlerin farklı unvanlara atanmalarının ve başka kurumlara geçişlerinin önü kapatılmıştır.

Ama; siyasi erkin istediklerinin, unvan almasını sağlayacak üç kelime de unutulmamıştır: “İsteğe bağlı olarak” . Torpili, arkası, gücü olmayanlar fark tazminatım kesilmesin diye unvan yükselme sınavlarına giremezken, siyasi iradeyi arkasına alanlar, “Kendi İstekleri Dışında” Daire veya Kurul Başkanlığı, Genel Müdürlük, Başmüfettişlik Genel Müdür Yardımcılığı gibi üst unvanlı kadrolara atanmakta ama atama istekleri dışında olduğu için “Fark Tazminatı” ödenmeye devam edilmektedir.” 

Bu kanunun görüşmeleri sırasında TBMM’de kim ne konuşmuş, ne görüş beyan etmiş diye Meclis Tutanaklarını inceledik. İki Partinin bulunduğu  mecliste, Adalet ve Kalkınma Partisinden Tasarının lehinde veya aleyhinde hiçbir milletvekili söz almamış,  Madde Metni üzerine CHP Grubu Adına söz alan Diyarbakır Milletvekili Muhsin Koçyiğit’in özelleştirme sonrası yaşadığımız sorunları önceden öngören kapsamlı bir konuşma yapmıştır.

Ayrıca Madde ile ilgili CHP iki değişiklik önergesi vermiş, bu değişiklik önergeleri reddedilmiştir.  Daha sonra madde Komisyondan gelen şekliyle aynen kabul edilmiştir.

İlginçtir; CHP’nin verdiği değişiklik önergeleri o gün reddedilmiş, ama o önergelerden birisi, 23 ay sonra İktidarın Teklifi olarak TBMM gündemine getirilmiş ve kanunlaşmıştır.

Söz konusu görüşmeler, TBMM Tutanaklarına şöyle yansımıştır:

22. Dönem 1. Yasama Yılı 114. Birleşim 31/Temmuz /2003 Perşembe

Kanun Tasarısının  ilgili maddesi Okunur..

CHP GRUBU ADINA MUHSİN KOÇYİĞİT (Diyarbakır) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; söz konusu kanun tasarısının genel gerekçesi, 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde öngörülen değişikliklere ilişkin, 6 ncı madde ve geçici 1 inci madde gerekçesinde, özelleştirme nedeniyle 657 sayılı Yasaya tabi personelin naklinde ortaya çıkan sorunların giderilmesi ve personelin mağduriyetinin önlenmesi şeklinde özetlenmiştir; ancak, tasarıda belirtilen gerekçeyle 4046 sayılı Yasanın 22 nci maddesinde yapılan değişikliklere ilişkin 6 ncı madde ve geçici 1 inci maddede yer verilen düzenlemeler, özelleştirilen kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 657 sayılı Yasaya tabi personelin mağduriyetinin önlenmesi gibi bir amaç ortaya koymakla birlikte, personelin mağduriyetini gidermek bir yana, yeni mağduriyetlere yol açabilecek, hukuk devletiyle bağdaşmayan, hukuka ve kamu yararına aykırı, kanunların geriye yürümezliği ve kazanılmış hakların korunması ilkelerini yok sayan düzenlemeler içermektedir.

Tasarının 6 ncı maddesiyle 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinde değişiklik öngörülmekte ve "bu personelden 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki 1 sayılı cetveldeki kadrolarda istihdam edilmekte olanlar ile burada sayılan unvanlarda çalışan diğer statülerdeki personelin atama teklifleri araştırmacı unvanlı kadrolara yapılır" şeklinde bir düzenlemeye yer verilerek, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki 1 sayılı cetvele tabi personelin tamamının, ki bunlar genel müdür, daire başkanları ve üst kamu yöneticileridir. Bunların tümünün araştırmacı kadrolarına atanması öngörülmektedir.

Bu düzenleme, idareyi, personelin durumlarına uygun kadrolara atama konusunda görevli kılmaktadır. Bugüne kadar, Devlet Personel Başkanlığı, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki 1 sayılı cetvele tabi personelin büyük bir bölümünü, kamu kurum ve kuruluşlarındaki araştırmacı kadrolara atanmalarını teklif etmiştir.(1)

Yasada yer verilen "durumlarına uygun boş kadro ve pozisyonlara atanırlar" hükmü karşısında, araştırmacı kadrolarına yapılan atamalar, ilgili personel tarafından yargıya intikal ettirilmiş ve bu tür atamaların bir kısmı yargıdan dönmüştür. Halen sürmekte olan yüzlerce dava bulunmaktadır. Zira, gerek yasanın yukarıda yer verilen açık hükmü ve gerekse araştırmacı kadrolarının görev, yetki ve sorumlulukları çerçevesinin yeterince açık olmaması, yapılan atamanın personelin önceki kadro unvanı ve meslekî kariyerle örtüşmemesi nedeniyle bu şekilde atamalar yargıdan dönmektedir.

Hiyerarşik olarak araştırmacı kadroları, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki 1 sayılı cetvele tabi personelin kadro ve unvanlarıyla hiçbir şekilde örtüşmemektedir. Her şeyden önce, kariyer bir meslek olduğu ve meslekî güvencelere sahip bulunduğu yargı kararları, yönetmelikler ve Başbakanlık genelgeleriyle sabit olan ve bugüne kadarki uygulamalarla teamül haline gelen müfettiş ve müfettiş yardımcılarının, istekleri dışında, idarî görevlere atanamayacakları genel kuralına ve bunun doğal bir sonucu olan "kazanılmış hak" ilkesine aykırı olarak o hakları ellerinden alınmakta, araştırmacı kadrolarına atanmalarının yolu açılmaktadır.

Araştırmacı kadrolarla ilgili olarak Devlet Personel Başkanlığınca atama teklifinde bulunan kamu kurum ve kuruluşları, personel yönetmeliklerinde bu kadroya ilişkin görev, yetki, sorumlulukları içeren bir tanımlama bulunmamakta, hiyerarşik unvan sıralamasında alt sıralarda yer almaktadırlar. Araştırmacı kadrolarına yapılan atamayla, özelleştirilen kamu kurum ve kuruluşlarında üst düzey görev ifa eden personel, bulunduğu kadro unvanının birkaç kademe altına, örneğin, şef ve raportörlük düzeyine, önceki unvanıyla hiçbir şekilde örtüşmeyen, eşdeğeri olmayan bir unvanla çalışmak zorunda bırakılmaktadırlar. Yani "devlete hizmet cezasız kalmaz" özdeyişini doğrularcasına bir yaklaşım ve toptancı bir anlayışla sorunun çözüleceği ön kabulüyle hareket edilmektedir. Böyle bir yaklaşımı, hukuk devleti ve sosyal devlet ilkeleriyle açıklamanın olanağı yoktur.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; müfettişlik, gerekli öğrenim şartına haiz bulunan ve mesleğe müfettiş yardımcılığı seçme ve yarışma sınavıyla girilen, uzun bir yetişme döneminden sonra yeterlilik sınavı neticesinde haiz olunan, kariyer bir meslektir. Maddenin bu şekilde yasalaşması halinde, müfettişler ve kariyerinde müfettişlik unvanı bulunan kişiler "araştırmacı" olarak adlandırılan ve görev tanımıyla, hiyerarşideki yeri belli olmayan pasif görevlere atanacaklardır. Böyle bir davranış şekli, AKP'nin yolsuzluklarla mücadele konusunda samimi olmadığının açık bir göstergesidir aynı zamanda.

Yolsuzlukların ülkemize zarar verdiği ve bununla mücadele edilmesi gerektiği, kamuoyunun genel kanaatidir. Böyle bir ortamda, müfettişlerin, araştırmacı unvanıyla pasifize edilmesinin, devletimize, fayda yerine zarar vereceği tartışmasız bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu itibarla, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki 1 sayılı cetvele tabi, üst düzey personelin gerek idarî ve gerek maddî yönden mağduriyetine ve hak kaybına neden olabilecek düzenlemelerin iptal edilerek, hukuka ve kamu yararına uygun "hukuk devleti" ve "sosyal devlet" ilkeleriyle örtüşen düzenlemelerin, yasa metninde yer alması kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu tasarı yasalaşırsa, devletin yıllardır yatırım yaptığı teknik ve idarî personelin, hiçbir kurala bağlı olmaksızın başka kurumlara aktarılması öngörülmektedir. Bu durum, bir taraftan, özelleştirilen kurumlardaki hizmet kalitesinin düşmesine neden olurken; öte yandan, ilgili personelin, gittiği kurumlarda atıl kalmasına sebebiyet vererek, verimin düşmesine neden olacak; ayrıca, beraberinde siyasal kadrolaşmayı getirecektir ve yine, kendi istekleriyle başka kurumlara geçmek isteyenlerin fark ücretleri kaldırılmak suretiyle, âdeta, çalışanların kazanılmış hakları gasp edilecektir.

Bu maddede yapılan düzenlemeyle, farklı unvanlı kadrolardaki personelin aynı unvanlı kadrolara atanması ve kazanılmış malî haklarının geri alınarak ortadan kaldırılması nedeniyle, açıkça, Anayasaya aykırılıklar bulunmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; özelleştirme mağduru personelin kazanılmış haklarını korumak ve durumlarına uygun kadrolara atanmalarını sağlamak suretiyle, Anayasaya aykırılıkları gidermek üzere, bu maddeye ilişkin olarak önergeler vermiş bulunmaktayız. Ümit ederim ki, Yüce Genel Kurul, bu önergelerimizi kabul ederek, tasarının Anayasayla örtüşmesini sağlayacak ve özelleştirme mağduru personelin mağduriyetlerini giderecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle, hepinizi selamlar, saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Koçyiğit.

Madde üzerindeki görüşmeler tamamlanmıştır.

BAŞKAN - Son önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına (2)

Görüşülmekte olan 252 sıra sayılı Bazı Kanunlarda ve Millî Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü paragrafında yer alan "...Bu personelden 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki 1 sayılı cetveldeki kadrolarda istihdam edilmekte olanlar ile burada sayılan unvanlarla çalışan diğer statülerdeki personelin atama teklifleri Araştırmacı unvanlı kadrolara yapılır." Şeklindeki bölümde yer alan "yapılır" ibaresinden sonra gelmek üzere madde metnine;

"Ancak bunlardan, Yüksek öğrenimi tamamlayarak, mesleğe özel bir yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra, yeterlik sınavı sonunda kazanılan unvanlar ile yeterlik tezi vererek kazanılan unvanlara atanmış olan personelin atama teklifleri, mevcut unvanları ile yapılır. Yine, meslekî geçmişinde bu unvana sahip olan personelden, talep edenlerin atama teklifleri bu unvanlı kadrolara yapılır."

İbaresinin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

Kemal Kılıçdaroğlu İzzet Çetin Oğuz Oyan

İstanbul Kocaeli İzmir

Hüseyin Ekmekcioğlu Ali Rıza Gülçiçek

Antalya İstanbul

BAŞKAN - Bu önerge en aykırı önergedir aynı zamanda. Bu önergeyi işleme alıyorum.

Sayın Komisyon katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SABAHATTİN YILDIZ (Muş) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Hükümet katılıyor mu?

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Katılmıyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN - Hükümetin ve Komisyonun katılmadığı önerge üzerinde önerge sahipleri açıkla-ma mı yapacak, gerekçeyi mi okutalım?

OĞUZ OYAN (İzmir) - Gerekçe okunsun.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum:

Gerekçe:

Tasarıyla, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi personelin naklinde "araştırmacı" kadroları esas alınmakta ve 1 sayılı cetvel kapsamındaki personelin de bu kadrolara atanacağı öngörülmektedir. Ancak, bugüne kadarki uygulamalarda, özelleştirilen kuruluşlardan diğer kamu kurum ve kuruluşlarına atanmak üzere Devlet Personel Başkanlığına bildirilen müfettiş ve müfettiş yardımcısı unvanına sahip personel, mevcut unvanlarıyla atanmış ve herhangi bir mağduriyete sebebiyet verilmemiştir.

Bu uygulama, teftiş hizmetlerinin ayrı bir kariyer olarak düzenlenmesi ve müfettişlerin Danıştay kararları ile tüzük ve yönetmelikler çerçevesinde sahip oldukları meslekî güvenceler nedeniyle, bunların aynı unvanlarla diğer kurumlara nakillerinin yapılması zorunluluğundan kaynaklanmıştır. Bu yönde, daha önce yayımlanmış iki ayrı Başbakanlık genelgesi de (3.5.1993 tarih, 1993/12 sayılı ve 28.8.1995 tarih, 1995/24 sayılı genelgeler) bulunmaktadır.

Kamu kurum ve kuruluşlarının teftiş kurullarında görev yapan denetim elemanlarının büyük çoğunluğu, hemen hemen aynı temel hukuk ve ekonomi disiplinlerini içeren bir yarışma ve seçme sınavı sonucunda mesleğe kabul edilmekte, üç yıl süreli teorik ve uygulamalı eğitim ve bu eğitim sonrasında yapılan yeterlik sınavıyla mesleğe atanmaktadırlar.

Bu itibarla, özel yasalarla getirilen istisnalar dışında, teftiş kurullarının kariyer yapısı bugüne kadar özenle korunmuştur; ancak, mevcut tasarı bu durumu ortadan kaldırmaktadır.

Kamu bankalarının özelleştirilmesine ilişkin 4603 sayılı Yasanın, 4743 sayılı yasanın 6/A maddesiyle değiştirilen hükmüne göre, kurumlar tarafından atama işleminin 5 işgünü içinde yapılması zorunludur. Kamu kurumları tarafından, Devlet Personel Başkanlığınca atama teklifinde bulunulan müfettişlerin çoğunluğunun "müfettiş" olarak atamaları yapılmış, bazı müfettişlerin atamaları ise, yasanın emredici hükmüne rağmen yapılmamıştır.

Tasarının bu şekilde yasalaşması halinde, aynı durumdaki iki müfettişten, ataması yapılanın unvan ve özlük hakları korunmuş olacak, ataması yapılmayan müfettiş ise "araştırmacı" kadrosuna atanacak; dolayısıyla, bu müfettiş, unvan ve özlük hakları yönünden kayba uğrayacaktır. Bu durum, hukuka ve Anayasada yer alan eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır.

Tasarıyla, yine, yarışma sınavıyla mesleğe giren ve belirli yetişme süresi sonunda yeterlik ya da hazırlanan tezin kabulü suretiyle mesleğe atanan ve uygulamada kariyer unvan olarak nitelenen kontrolör, uzman ve benzeri meslek mensupları da hak kaybına uğramaktadır.

Kariyer unvana sahip personelin "araştırmacı" unvanıyla atanmalarına yol açabilecek düzenleme, hukukun temel ilkelerinden olan "kazanılmış hak" ilkesine de aykırı bir sonuç doğuracaktır. Böyle bir düzenleme, hukuka aykırı olduğu kadar, hukuk devleti ve sosyal devlet ilkeleriyle de bağdaşmamaktadır.

Önergemizin işleme alınmasıyla, düzenleme, hukuka uygun hale getirilecektir.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, Komisyonun ve Hükümetin katılmadığı, biraz önce gerekçesini dinlediğiniz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına   (3)

Görüşülmekte olan 252 sıra sayılı Bazı Kanunlarda ve Millî Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısının 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.

Oğuz Oyan

(İzmir) ve arkadaşları

"399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki 1 sayılı cetveldeki kadrolarda istihdam edilmekte olanlar ile burada sayılan unvanlarla çalışan diğer statülerdeki personelin atama teklifleri, kadroları şahıslarına bağlı olarak, kazanılmış hak aylık, derece ve kademeleri ile ve aynı unvanlarla yapılır. Bunların kadroları başka bir işleme gerek kalmaksızın bu kuruluşların 190 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (IV) sayılı cetvele eklenmiş sayılır."

BAŞKAN - Komisyon önergeye katılıyor mu?

PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SABAHATTİN YILDIZ (Muş) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Hükümet?..

MALİYE BAKANI KEMAL UNAKITAN (İstanbul) - Katılmıyoruz Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Gerekçeyi okutuyorum efendim:

Gerekçe:

Tasarıyla personelin mağduriyetini önlemek bir yana, özelleştirme nedeniyle kurumdan ayrılmak zorunda kalan ve bu yönü ile mağdur olan üst düzey kamu görevlilerinin "Araştırmacı" kadrolarına atanmalarıyla bir kez daha mağduriyetine yol açılacaktır. Kamuda yıllarca hizmet verip, kariyer yapmış, belli bir unvana sahip tüm üst düzey personel, (399 sayılı KHK eki 1 sayılı cetvelde; genel müdür, genel müdür yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, müfettiş ve müfettiş yardımcıları, kurul ve daire başkanları, müessese, bölge, fabrika, işletme ve şube müdürleri, bölge ve şube müdür yardımcıları yer almaktadır) henüz tanımı, görev, yetki ve sorumlulukları belirlenmemiş, hiyerarşideki yeri, kurumdan kuruma farklılık gösteren (ki, Maliye Bakanlığı Personel Görevde Yükselme Yönetmeliğinde araştırmacı kadrosu "Raportör" ve "Şef"le eşdeğer tutulmuş ve (E) hizmet grubunda gösterilmiştir.) "Araştırmacı" kadrolarına atanacaktır. Bu durum yeni mağduriyetlere yol açacağı gibi, bu şekildeki bir atama, "Kamu Yararı" ile de izah edilemez.

Diğer taraftan, bugüne kadar yargı kararları, yönetmelikler ve Başbakanlık genelgeleriyle kariyer unvan olduğu hüküm altına alınan, müfettişlik unvanı, "Kazanılmış Hak" ilkesine aykırı bir yaklaşımla yok sayılmış olacaktır. Bu aynı zamanda "Kanunların Geriye Yürümezliği" ilkesinin de ihlalidir.

Kamu bankalarının özelleştirilmesine ilişkin 4603 sayılı Yasanın, 4743 sayılı Yasanın 6/A maddesiyle değiştirilen hükmüne göre kurumlar tarafından atama işleminin 5 işgünü içinde yapılması zorunludur. Kamu kurumları tarafından, Devlet Personel Başkanlığınca atama teklifinde bulunulan müfettişlerden çoğunluğunun, "Müfettiş" olarak atamaları yapılmış, bazı müfettişlerin atamaları ise yasanın emredici hükmüne rağmen yapılmamıştır.

Tasarının bu şekilde yasalaşması halinde, aynı durumdaki iki müfettişten ataması yapılan unvan ve özlük hakları korunmuş olacak, ataması yapılmayan müfettiş ise "Araştırmacı" kadrosuna atanacak, dolayısıyla, bu müfettiş, unvan ve özlük hakları yönünden kayba uğrayacaktır. Bu durum, hukuka ve Anayasada yer alan eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır.

Bu nedenle; 399 sayılı KHK'ya tabi personelin, mevcut unvanlarının korunarak atanmaları, hukukun temel ilkeleri ve kamu yararı açısından gerekli olduğu kadar, "Hukuk Devleti" ve "Sosyal Devlet" ilkelerinin uygulanması açısından da gereklidir.

BAŞKAN - Komisyonun ve Hükümetin katılmadığı, gerekçesini okuttuğumuz önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Etmeyenler... Önerge kabul edilmemiştir.

…………………………………

(Elektronik cihazla oylama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, karar yetersayısı vardır ve madde kabul edilmiştir.

1)      CHP Sözcüsü Muhsin Koçyiğit’in Konuşmasından, 3.4.1997 Gün ve 4232 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik  4046 Sayılı Kanunun 22. maddesinde  “Araştırmacı” kavramı geçmemesine rağmen,  DPB’nın 4971 Sayılı Kanun kabul edilmeden önce de, 399 Sayılı KHK Eki 1 Sayılı Cetvelde bulunanları Araştırmacı olarak atadığı anlaşılmaktadır.  

2)      Değiştirilen 4046 Sayılı Kanunun, 22. Maddesinde 03.07.2005 Gün 5398 Sayılı Kanunla yapılan değişiklik, bu önergenin aynısıdır. O gün Muhalefetten geldiği için reddedilen teklif 23 ay sonra hükümet tasarısı olarak gelir. TBMM’nin 22. Dönem 3. Yasama Yılı 125. Birleşim 03/Temmuz /2005 Pazar günü yapılan oturumunda, lehinde ve aleyhinde herhangi bir konuşma yapılmadan aynen kabul edilir.

3)      Bu önerge kabul edilmiş olsaydı, 399 Sayılı KHK’nin 1 No,lu ekinde yer alan unvanlara sahip personel kadroları ile birlikte atanacaklar ve şu anda yaşanan sorunlar, yaşanmayacaktı.  

Bu Haber 7580 defa okunmuştur.
POSTA ÇALIŞANLARININ MÜCADELE TA
KDK´NIN YEŞİL PASAPORT GÖRÜŞÜ
657´DE KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK
MEMUR SUÇLARINDA HAGB KARARI
FETO’NUN HAKİMLERİ VE TELEKOM DA
ARAŞTIRMACILARIN MAAŞLARI YANLIŞ
YARGI DA ŞOK TESPİT
MEMURLAR; GÖREV, SORUMLULUK, YAS
HER YÖNÜYLE MEMURLARDA İZİN
SAATLİK İZİNLER YILLIK İZİNDEN D
YAYIN YASAKLARI VE BİZ
ARAŞTIRMACILARDA KISMİ İYİLEŞTİR
ARAŞTIRMACILARI UMUTLANDIRAN GEL
DAVALARA KİM BAKACAK?
ÖLEN ABONE İPTALİNDE KOLAYLIK
YARGITAY HAKLILIĞIMIZI ONAYLADI
İŞYERİNDE BİLGİSAYAR İLE YAPILAN
ATİLLA KART’IN TELEKOMLA HUKUK S
GENEL SAĞLIK SİGORTASI SORULAR
ANKARA 11. İŞ MAHKEMESİNİN KARA
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!