DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
 SİVİL TOPLUM , DEMOKRASİ VE ÖDÜLLERİMİZ SİVİL TOPLUM , DEMOKRASİ VE ÖDÜLLERİMİZ

Tarih: 2012-01-29

Gerçek Demokrasilerle, Sözde Demokrasileri ayıran temel faktörlerden birisi Sivil Toplum’un gücüdür.

Gerçek Demokrasilerde;

 Sivil Toplum güçlüdür.

 İnsanlar çok sayıda Sivil Toplum Örgütüne üye olurlar. (Örneğin 9 Milyon’luk İsveçte Sivil Toplum Örgütlerinin üye sayısı 80 milyona ulaşmaktadır.)

Sivil Toplum Kuruluşlarının üyeleri , üye oldukları Sivil Toplum Kuruluşlarının etkinliklerine katılırlar. Aidatlarını düzenli öderler.

Parlamento bir konuda karar alırken, o alanda faaliyet gösteren  Sivil Toplum Kuruluşlarının  görüşlerini mutlaka alır. Komisyonlarda Sivil Toplum Kuruluşları görev yapar.

Tüm Sivil toplum örgütlerine ödenen aidatlar ve bağışlar vergi matrahından düşülür.

Herkes sesini sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla  duyurur.

Kısacası Sivil Toplum Kuruluşları  siyaseti, dolayısıyla ülkeyi yönetirler

Sözde Demokrasilerde;

Sivil Toplum ya yoktur, ya da çok zayıftır.

Demokrasi 4-5 yılda bir sandığa gidip oy kullanmak olarak algılanır.

İnsanlar Sivil Toplum Örgütlerine üye olmaz. Üye olanlar aidatlarını ödemez.

Yurttaş olma bilincine sahip olmayan insanlar, sivil toplumdan kaçarken çeşitli bahanelerin arkasına sığınır. (Aidat yüksek… Üye olmanın ne faydası var ki? Bunlarda çok sert muhalefet yapıyorlar/ bunların hiç tepkisi yok… Yönetimdekileri sevmiyorum/yönetimdeki X’ı sevmiyorum/ Yönetimde … olsa olurdum/ . Bu saatten sonra…) Bazıları da, hiçbir Sivil Toplum Kuruluşuna üye olmamakla öğünürler, övündükleri şeyin aslında yurttaş olmamak olduğunun farkında olmadan. Ama sivil toplum örgütlerinin imkansızlıklarını gözetmeden  en ağır eleştiriyi de onlar yaparlar.

Borsada onbinler kaybedenler, günde iki paket sigara içenler, sevgilisine her hafta orkide alanlar, yerim belli olsun diye büro kiralayanlar, her hafta loto-iddia oynayanlar aidatın yüksek olduğu gerekçesi ile (Aidat kaç lira olursa olsun, bunlar için yüksektir)  bir sivil toplum örgütüne üye olmazlar.

Sivil Toplum Kuruluşlarına üye olanların küçümsenmeyecek bir bölümü aidatını ödemez, senede bir kez bile o Sivil Toplum Kuruluşuna uğramaz, telefonla aramaz, yönetime seçtiklerine destek vermez, katkıda bulunmaz , öneride bulunmaz ve etkinliklere katılmazlar.. Ama eleştirmekten de geri kalmazlar. Yönetime seçilenler de yönetim içinden hevesli birkaç kişinin omuza tüm işi yıkarlar. 

Kısacası sözde demokrasilerde 3-5000 üyeli bile olsa Sivil Toplum örgütlerinde filen çalışan 3-4 kişidir.

Sivil Toplum Kuruluşları birbirlerinin kopyası Tüzük’lerle yönetilirler. Kimse üye olurken Tüzüğü okumaz. Yöneticiler bile değişik bir konuyla karşılaştıklarında Tüzüğü okuma ihtiyacı hissederler.

Sivil Toplum Örgütü yöneticiliğine soyunanlar da çoğu kez iyi niyetli değildir. Bir kısmı Bürokraside veya Siyasette yükselmek için basamak yapmak ister. Malvarlığı ve kaynakları yüksek STK’da (Özellikle Sendika, Sandık ve Vakıf) bu malvarlıklarından nemalanmak için aday olanlar vardır. Ve bu tür adamlar yüzünden insanlar Sivil Toplum Kuruluşlarından soğur. STK’üye ve destekçi sayısı azalır.

Böyle olunca da, Sivil toplum kuruluşu diye sesi duyulanlar, ya SOROS’un  fonladığı kuruluşlardır, ya da Büyük Sermayenin temsilcilerinin kuruluşları…

Tüm bu nedenlerle,  iştigal konusu ne olursa olsun, iyi niyetle, topluma katkıda  bulunmak amacıyla faaliyet gösteren , dışardan fonlanmayan, aidatlarla yaşamaya çalışan her Sivil Toplum Kuruluşu ve onların fedakar yöneticileri takdire layıktır.

Biz bu nedenle her yıl bir Sivil Toplum Kuruluşunu yılın Sivil Toplum Örgütü olarak seçiyoruz.  Geçen yıl Sektördeki Fiili Tekele karşı çıkan, bu konudaki kampanyaları düzenleyen TELKODER’i 2010 yılının sivil toplum kuruluşu olarak belirlemiştik. 

Bu yıl da, En İyiler listemizde iki Sivil toplum Kuruluşu var;

2011 YILININ SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ: MOBBİNG İLE MÜCADELE DERNEĞİ

Mobbing, gerek Telekomünikasyon sektöründe çalışanlar için gerekse Türk Telekom’dan başka kamu kurumlarına geçenlerin  en önemli sorunlarından birisi.

Mobbingle Mücadele Derneği 2011 yılında çok ciddi çalışmalara imza attı.

Mobbing kavramının kamuoyu tarafından öğrenilmesi yolunda ciddi  çalışmalar yaptı.

Dernek Başkanı Hüseyin GÜN’ün kaleme aldığı MOBBİNG-ÇALIŞMA ORTAMINDA PSİKOLOJİK TACİZ(MOBBİNG/BULLYİNG) isimli kitap bu konuda yazılmış en yetkin kitaplardan birisi.

Bu nedenlerle “Mobbingle Mücadele Derneği”  2011 Yılının Sivil Toplum Örgütü olarak değerlendirilmiştir.

2011 YILININ TÜKETİCİ ÖRGÜTÜ:  TÜKETİCİ HAKLARI DERNEĞİ

Ülkemizde, Tüketici Sorunlarına çözüm bulmaya çalışan, firmaların hatalarını ortaya koyan, tüketici haklarını korumak için çaba sarf eden onlarca Tüketici Derneği var.  Bunlardan en eski ve köklülerinden birisi Tüketici Hakları Derneği. Tüketici Hakları Derneği “Fiili Tekele Son” kampanyasına destek vererek, Tüketicilerin Telekomünikasyon sektöründeki birinci sorununun “Fiili Tekel” olduğunu kamuoyuna duyurdu.

 

Bu Haber 2226 defa okunmuştur.
KUTLU OLSUN
ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI
KİTAP SÖYLEŞİ GÜNLERİ
KONFERANSA DAVET
ÖZELLEŞTİRME VE ACI SONUÇ
DR. ÖZDEMİR KONFERANS VERDİ
POSTA MEMURLUĞUNDAN SADRAZAMLIĞA
KONFERANSA DAVET
SİBEL DURAL´A GEÇMİŞ OLSUN
HOŞGELDİN 2017
AÇIK TEŞEKKÜR
YÖNETİM KURULU GÖREV BÖLÜMÜ YAPT
GENEL KURULDA BAŞKANIMIZIN YAPT
5. OLAĞAN GENEL KURULUMUZ YAPILD
TERÖRE LANET
FAALİYET RAPORUMUZ
BAŞKANIMIZLA YAPILAN RÖPORTAJ
GENEL KURUL İLANI
ATA’MIZI ÖZLEMLE ANIYORUZ
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSU
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!