Bir karabatak deniz kıyısında.
Gerçekten bir kara batakta.
Siyah altına bulanmış ama bu altın,
Ölümün habercisi gibi ona.
Kanatları nerdeyse yapışmış vücuduna.
***
Bir çocuk Somali’de.
Karnı yapışmış sırtına.
Üç yüz metre daha var hedefe.
Birleşmiş Milletler Kampı’na.
***
Çocuk varamadı hedefe.
Belgeselde aslan yavrusu olarak,
Milli parkta bir antilop,
Müdahale edilmesi yasak;
Ceylan yavrusu misali tıpa tıp,
Doğal yaşama terk edilerek.
***
Akbaba sürüsü kamera arkasında.
Belgesel çekiliyor, çocuk ölümün ağzında,
Ölüm birkaç dakika oyalanıyor,
Akbabalara bakıyor.
Saldırır, elinden alırlar diye korkuyor.
Ürkek ürkek çocuğu oyalıyor ağzında,
Ve açlık canavarı galip geliyor sonunda.
Akbabalardan emin olarak.
Onlarda bu çekimden pay alarak,
Bu ölümden pay alarak.
Oysa kurtulmuştu karabatak;
Bir güzel temizce yıkanarak,
Akbabalara kapak olarak,
Dergilere kapak olarak.
(Şahin KARADAĞ-Nisan-2009)
Bu şiir kapakta da verdiğimiz aşağıdaki fotoğrafı hatırlattı

Bu fotoğrafın ilginç bir hikayesi var;
Bu fotoğrafı çeken fotoğrafçı Kevin Carter, olay yerinden ayrıldıktan sonra çocuğu akbabalar parçalar,yer.. Kevin Carter bu fotoğrafla Politzer ödülünü kazanır. Ancak daha sonra vicdan azabı ağır basar ve intihar eder.
Sayın Prof. DR. Cihan Dura da; "Akbabayı Batı Emperyalizmi (Amerikan, İngiliz, Fransız, Alman, Japon küresel şirketleri), çocuğu aç ve perişan Kara Afrika olarak düşünün. Fotoğrafın asıl anlamını o zaman daha iyi anlayacaksınız." Diye bir yorum düşmüş.
Bu fotoğrafları , Batı emperyalizminin vahşetini hatırlamamza neden olan, güzel şiiri nedeni ile sayın Şahin Karadağ'a teşekkürü bir borç biliriz.