Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
AVUKATLARIMIZ DEDİ Kİ…AVUKATLARIMIZ DEDİ Kİ…

Tarih: 2012-04-30

14.04.2012 günü saat 14.00’de dernek merkezinde, Denge Tazminatı davaları ile ilgili  bir bilgilendirme toplantısı  yapıldı.

Toplantı, Derneğimiz Yönetim Kurulu  Başkanı Zafer Tekbudak’ın toplantının amacını anlatan kısa bir açış konuşmasıyla başladı. Zafer TEKBUDAK, konuşmasında, Denge Tazminatı ile ilgili davaların Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E:2011/50707 ve K:2012/4753 sayılı kararıyla olumlu bir mecraya girdiğini belirtti. Daha sonra sözü Derneğimizin Sözleşmeli Avukatları Batuhan Yılmaz ve Özgür Özgümüş’e bıraktı.

Batuhan YILMAZ, önce konunun geçmişini özetleyerek;

31.03.2006 Tarih 26125 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5473 Sayılı yasa ile 375 Sayılı KHK’ye eklenen bir hüküm ve bu hükme istinaden alınan YPK’nun 08.05.2006 Tarih ve 2006 T/17 Sayılı kararıyla Sözleşmeli ve Kapsamdışı personele 01.01.2006-30.06.2006 Dönemi için ayda 40.00 TL. 01.07.2006-31.12.2006 döneminde de 80.00 TL ek ödeme yapılması kararlaştırıldığını, daha sonraki yıllarda alınan YPK kararları ile bu ek ödemelerin artırıldığını, söz konusu ek ödemeler unvanlara göre çeşitlendirildiğini,

Ancak Türk Telekom’dan ayrılanların maaş nakil ilmühaberleri düzenlenirken, söz konusu ek ödemeler, personelin nakil maaşına ilave edilmediğini,

Danıştay 5. Dairesinin 22.06.2010 tarih ve  E: 2010/88 K.2010/4718 sayılı Kararıyla Türk Telekom’dan ayrılan personelin denge tazminatı alabileceğine karar verdiğini,  

Ancak daha sonra,  Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün 2010/56 Esas ve 2010/157 Karar Sayılı, 05.07.2010 Tarihli kararında, Türk Telekom aleyhine açılan bu tür davalarda  Adli Yargının yetkili olduğunu belirtildiği için, Telekomcular Derneği yöneticileri ile  birlikte davaların İş Mahkemesine açılmasının daha uygun olacağı konusunda mutabakata vardıklarını belirtti.

Batuhan Yılmaz ve Özgür Özgümüş, Yürüyen Davalar hakkında bilgi verdiler:

Dernek üyeleri için, Türk Telekom’dan ayrılma tarihleri ve başvuru tarihleri esas alınarak, 7 toplu dava açıldığını,  Bunlardan 18. iş mahkemesinin davayı reddettiğini, bunun üzerine temyize gidildiği  Yargıtay’ın da biraz sonra ayrıntılı şekilde izah edileceği üzere kararı lehimize bozduğunu,

15. iş mahkemesinin Yargıtay Kararından önce lehimize karar verdiğini, ancak mahkeme kararındaki bazı hukuki eksiklikler nedeniyle temyize başvurduklarını (Ayrıntılı Bilgi İçin TIKLAYINIZ) ,

Üç mahkemeden gelen bilirkişi raporunun olumlu olduğunu,

Bir mahkemenin, bilirkişi raporunun Yargıtay kararı doğrultusunda yeniden düzenlenmesi için yeniden bilirkişiye gönderildiğini,

İki mahkemeden de bilirkişi raporlarının beklendiğini,

İfade ettiler.

Batuhan Yılmaz, Türk Telekom Aleyhine İş Mahkemesine açılan davaların kazanılması durumunda getirilerini şu şekilde sıraladı;

“İş Mahkemesinde açtığımız davalarda iki talepte bulunuyoruz:

1)     Türk Telekom’da çalışıldığı dönemde ödenmeyen Denge Tazminatlarının ÖDENMESİ,

2)     Kamu kuruluşuna geçiş sırasında, Maaş Nakil İlmuhaberinde belirtilmesi gereken miktarın TESPİTİ,

Özetle; bu davalar kazanıldığında,

Türk Telekomda çalışıldığı dönemde hak edilen, zamanaşımına uğramamış denge tazminatı tutarları Türk Telekom’dan alınacaktır.

Nakil sırasındaki maaşın tespiti yapılacağından, su andaki maaşlar nakil maaşına yükseltilecektir.

Ayrıca naklen gidildiği tarih ile mahkeme kararının veya Türk Telekoma düzelttirilecek maaş nakil ilmühaberinin sunulduğu tarihe kadarki maaş farkları da şu anda çalışılan kurumdan talep edilecektir.

Ancak, şöyle bir ihtimali, daha doğrusu endişemi de belirtmeliyim; şu anda çalışılan kurumların bir bölümü, nakil tarihi ile mahkeme kararının sunulduğu tarih arasındaki farkları ödemeye yanaşmayabilirler. O zaman da, çalışılan kurum aleyhine yeniden dava açmak gerekebilir.

Türk Telekom Aleyhine İdare Mahkemesine açılan davalarda ise yalnızca Maaş Nakil İlmuhaberinin düzeltilmesi talep ediliyor. Dolayısıyla, bu davalar kazanılsa bile Türk Telekom’dan  geçmişe yönelik bir talepte bulunmak mümkün değil.

Bu davaların kazanılması durumunda da biraz önce belirttiğim endişe söz konusu..

Ayrıca şunu da belirmeliyim ki, Türk Telekom aleyhine idare mahkemesine bu saatten sonra süre aşımı nedeniyle dava açılması da pek mümkün görülmüyor.

Çalışılan Kuruma karşı İdare Mahkemesine açılan davalar kazanıldığında ise yalnızca dava açıldığı tarihten önceki 60 günden itibaren maaşta bir düzeltme olur. Geçmişe yönelik herhangi bir talepte bulunmak mümkün değildir.

Dolayısıyla, davaların İş Mahkemesine açılması, çalışılan kuruma karşı dava açmaktan daha mantıklı, daha doğru…”

Bu arada avukatlara  birkaç soru soruldu.

S- Hem Türk Telekom’a karşı İş Mahkemesine hem de çalışılan kuruma karşı İdare Mahkemesine dava açabilir miyiz?

C- Açılabilir. Çünkü mahkemeler ve taraflar farklı.

S- İş Mahkemesine dava açıp kaybeden, ancak temyize gitmeyen birisi İş Mahkemesine yeniden dava açabilir mi?

C- Hayır açamaz. Çünkü o konudaki karar kesinleşmiştir.

S- Türk Telekom’a karşı idare mahkemesinde dava açtım, mahkeme görevsizlik kararı verdi. Ben de temyiz etmedim. İş Mahkemesine dava açabilir miyim?

C- Tabii ki açabilirsiniz.

S-Türk Telekom’a karşı idare mahkemesine dava açan, davayı kazanan ve maaş nakil ilmuhaberini düzelttiren birisi, Türk Telekom’da çalıştığı dönemde ödenmeyen Denge tazminatlarının ödenmesi için dava açabilir mi?

C- Tabii açabilir. Ancak gerek bu soruyla ilgili gerekse diğer sorularla ilgili olarak şunu belirteyim, alacağın zamanaşımına  uğramamış olması gerekir. Zamanaşımını  konusunu toplantının ilerleyen bölümlerinde anlatacağız.

Toplantıya katılan Dernek avukatları  daha sonra Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin E:2011/50707 ve K:2012/4753 sayılı  kararının muhtemel sonuçları hakkında açıklamada bulundular. (Yargıtay Kararını Bir Kez Daha Okumak İçin TIKLAYINIZ)

Yargıtayın bu kararıyla, Ankara 18. İş Mahkemesinin aleyhimizdeki kararını bozmakla kalmadığını, bozma gerekçesinde çok önemli tespitler yaptığı ifade edilmiştir.

Halen dava açmamış olanlar için davaların İş Mahkemelerinde açılması gerekliliğinin Yargıtay 9. Hukuk Dairesince de bir kez daha vurgulandığı belirtilerek, davaların ( Toplam 50 Dosya )  Yargıtay 9. Hukuk Dairesince esasına girilerek lehimize bozma kararı verilmiş olmasının Uyuşmazlık Mahkemesinin Davaların Adli Yargı yerinde görülmesi gerektiği kararını da teyit edici mahiyette  olduğu söylenmiştir.

Yargıtayın söz konusu ilamında ; Değişik İş  Mahkemelerinin red gerekçelerinde esas aldıkları “maliye bakanlığının görüşü” ile ilgili olarak “YASA VE SÖZLEŞME HÜKÜMLERİ MALİYE BAKANLIĞI GÖRÜŞÜNÜN ÜZERİNDEDİR.” İfadesine yer verilerek, bu gerekçenin gerekli hukuki dayanaktan yoksun olduğunun ortaya konduğu ifade edilmiştir. Bireysel dava açanlardan, davaları bu yönden reddedilen eski telekomcuların söz konusu Yargıtay ilamını mutlaka dosyalarına sunmaları gerektiği belirtilmiştir.

Kararda, Danıştay 5. Dairesin 22.08.2010  Gün 2010/88-4 718 sayılı kararına atıfta bulunulması da, adli yargının da Söz konusu Danıştay kararına uygun karar vermesi gerektiğinin tespiti olarak değerlendirilmiştir.

Birçok Yerel Mahkeme kararında davaların reddine dayanak yapılan  “kapsam dışı personel yönetmeliğinin 15. Maddesine aykırı bir ödeme yapıldığına dair bir itirazının olmadığı, çok uzun bir süre alınan ödemeleri ihtirazi kayıtsız aldığı” gerekçesinin de yine Yargıtay ilamında açıkça HATALI bulunduğunun tespit edildiği vurgulanmıştır.

Yine söz konusu kararda;

İş Mahkemesinin mutlaka uzman bilirkişiden görüş alması,

Davalıların  Türk Telekom’da çalıştığı sürede, maaşı  devlet memuruna yapılan zam ve ek ödemeler miktarında artırılmamışsa, noksan ödenen farkın ödenmesi,

Keza maaş nakil ilmühaberinin hesaplanmasında hata yapılmışsa bunun da düzeltilmesi,

Hususlarına yer verildiği de ayrıca vurgulanmıştır.

Yargıtay’ın; davacıların, Türk Telekom’da çalıştığı dönemlerde 375 ve 399 sayılı KHK ler ile getirilen artışlardan yararlandırılmalı ve bu artışlar uygulanmak sureti ile nakledildiğinde maaş nakil ilmuhaberi düzenlenmelidir  tespitinin, çok önemli olduğu ifade edilmiştir.

Bütün bunların yanında, Davacı ile ilgili davalı işyerinde tüm bordrolar, ücret ve mali haklarına ilişkin işverence alınan tüm işletmesel kararların getirtilerek davacının nakle tabi olarak çalıştığı dönemde 406 sayılı kanunun Ek. 29. Ve Sözleşmesinin 7. Maddesi uyarınca aynı statüde kamuda çalışan ve 399 sayılı KHK nın ek 2. Cetveline tabi çalışanlara uygulanan artışların altında kalıp kalmadığı, tebliğlere göre yapılacak artışları kapsayacak şekilde maaş nakil ilmuhaberinin düzenlenip düzenlenmediği, davacının fark alacağı olup olmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir denildiği belirtilerek, YARGITAYCA 40 + 40 OLARAK BİLİNEN DAVALARDA GİDİŞ YOLUNUN AÇIK VE NET OLARAK ORTAYA KOYULDUĞU BELİRTİLMİŞTİR.

Toplu olarak dava açmanın ne gibi yararlar sağlayacağı sorusu üzerine; İş Mahkemelerinde açılacak davalarda topluca  açılması ile bireysel açılması arasındaki farkın değerlendirmesini yapan avukatlar; konusu, istemi ve davalısı aynı olan davalarda birden fazla (10-20-30-40-50 vs gibi ) kişi sayısınca açılan davaların aynı Mahkemede görüldüğünü ve buna seri dava ismi verildiğini ifade etmişlerdir. Seri davanın avantajlarını anlatan konuşmacı; normal olarak belli sayıda kişilerin tek tek açtıkları davalarda, davaların farklı Mahkemelerde görüleceğini ve 19 adet İş Mahkemesinin bulunduğu Ankara’da dava takiplerini daha meşakkatli olacağını; oysa ki seri davanın tek Mahkemede görülmesinin dosyanın kontrolü açısından daha kolay ve pratik olduğunu belirtmişlerdir.     

Örneğin 50 kişilik bir blok halinde seri olarak açılan davada ilgili kurumdan evrak istenmesi tek yazışma ile gerçekleştirilebilecekken, 50 kişinin tek tek açtıkları davada ilgili kurumdan evrak istenmesi için ayrı ayrı 50 yazışmanın yapılması gerekeceği ifade edilmiştir.

Bununla birlikte seri dava veya normal dava açısından davacıların aynı harçları ödeyeceğini anlatan avukatlar,  seri davaların, tek açılan davalardan farklı olarak, temyiz incelemesinin Yargıtay Dairesinde öncelikli olarak incelendiğini ve Yargıtayın seri davalarda daha çabuk-ivedi karar verdiğini anlatmışlardır.

Örneğin, sözü edilen Yargıtay ilamının, 50 Kişiden oluşan bir seri dava üzerine BU KONUDA VERİLEN İLK KARAR OLDUĞU ve temyiz tarihini takibeden 2,5 ay içerisinde sonuçlandığı, buna karşın, derneğimiz dışında açılan ve 2 seneye yakındır Yargıtay da halen inceleme sırası bekleyen aynı konudaki onlarca dosyanın varlığı düşünüldüğünde Toplu dava açmanın, özellikle temyiz aşamasında süreci çok hızlandırdığı belirtilmiştir.

Aynı hızın, iş mahkemesi için de geçerli olduğu, ancak; bazı kurumlardan personel özlük dosyalarından gelişi sırasında yaşanan gecikmeler ve bazı davacıların mahkeme harçlarını ve bilirkişi ücretlerini geç yatırmalarının dava sürecini olumsuz etkilediği ifade edilmiştir.

Sorulardan önemli bir kısmı Mahkeme masrafları konusunda gelmiştir.

 Daha önce davaların açılması sırasında harç ve sair masrafların, davanın ilerleyen aşamalarda ise Bilirkişi ücreti ile sair giderlerin talep edildiği, ancak usul yasasındaki son değişiklikler ile bundan sonra açılacak  davalarda, dava açılabilmesi için tüm harç, posta masrafı, Bilirkişi Ücreti giderlerinin avans mahkemeye avans olarak peşin ödenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Davaların türü ve delil durumuna göre değişmekle birlikte, bundan sonra dava açabilmek için 350,00 TL ile 400,00 TL arası bir meblağın mahkeme veznesine yatırılması gerektiği, bu masrafların mahkemelerin kazanılması halinde davalı kurumdan geri alınabileceği belirtilmiştir.

Davanın kaybedilmesi halinde karşı tarafa ödenecek  mahkeme avukatlık ücretinin ne olacağı sorusunu ise avukatlar şu şekilde cevaplamışlardır.

Avukatlık ücretini mahkeme tespit etmektedir. Avukatlık Asgari Ücret TarifesindeYargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, ekli Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur.” Hükmü yer almaktadır.  Paraya taalluk eden davalarda avukatlık ücreti  dava değerinin %12’sidir. Davalarımızın ortalama değerleri dikkate alındığında  500 TL nin üzerinde vekalet ücreti çıkma ihtimali azdır. Ayrıca  Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, dava değerini aşamaz. 

Dernek Avukatları daha sonra Zamanaşımı ve Hak Düşürücü süre konusuna temas etmişlerdir.

Zamanaşımı ve Hakdüşürücü süre, Türk Telekomda çalışıldığı dönemde ödenmeyen meblağların talebi için farklı, nakil maaşının tespiti talebinde farklıdır.

Türk Telekom’da çalışıldığı dönemde ödenmeyen meblağlar için, davanın açıldığı tarihten geriye doğru beş yıllık bir zamanaşımı süresi söz konusudur. Örneğin 1.Mayıs 2012’de dava açan bir kişi için 1.Mayıs.2007 tarihinden önceki alacakları zamanaşımına uğramıştır. Şu an itibariyle, 2007 Mayıs ayından önce ayrılanlar Türk Telekom’da noksan ödenen ücretlerini talep edemezler. Daha sonra ayrılanlar için de dava açma ertelenen her  ay, bir aylık hak kaybına neden olacaktır.

Ancak nakil maaşının tespiti için İş Mahkemelerinde açılacak davalarda  herhangi bir zamanaşımı ve hak düşürücü süre yoktur. Türk Telekom’a karşı herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın İş Mahkemelerinde tespit davası açılarak maaş nakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesinin sağlanabilir.

Bu tespit yaptırıldıktan sonra da,  şu an alınan maaşların artışının sağlanır, ve şu an çalışılan kurumda geçen süreler açısından eksik ödenen maaş farklarının talep edilebilir.

Davaların kazanılma ihtimali hakkında ne düşünüyorsunuz? Sorusu üzerine Avukatlar;

Biz bu işe kazanılma ihtimalini yüksek  gördüğümüz için girdik. Aylardır mesaimizin büyük bölümünü bu konuya harcıyoruz. İhtimal vermiyoruz ama, kaybedilirse, kaybeden yalnızca siz olmayacaksınız, bizim maddi kaybımız sizden çok çok fazla olacak. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz ki, Yargıtay kararından sonra kazanma ihtimali çok daha artmıştır. Ama İlk Toplantımızda da belirttiğimiz gibi Hukukta %100 yoktur.

BU YAZIDAKİ GECİKME NEDENİ İLE BİR KEZ DAHA ÖZÜR DİLİYORUZ.

Bu Haber 14991 defa okunmuştur.
POSTA ÇALIŞANLARININ MÜCADELE TA
KDK´NIN YEŞİL PASAPORT GÖRÜŞÜ
657´DE KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK
MEMUR SUÇLARINDA HAGB KARARI
FETO’NUN HAKİMLERİ VE TELEKOM DA
ARAŞTIRMACILARIN MAAŞLARI YANLIŞ
YARGI DA ŞOK TESPİT
MEMURLAR; GÖREV, SORUMLULUK, YAS
HER YÖNÜYLE MEMURLARDA İZİN
SAATLİK İZİNLER YILLIK İZİNDEN D
YAYIN YASAKLARI VE BİZ
ARAŞTIRMACILARDA KISMİ İYİLEŞTİR
ARAŞTIRMACILARI UMUTLANDIRAN GEL
DAVALARA KİM BAKACAK?
ÖLEN ABONE İPTALİNDE KOLAYLIK
YARGITAY HAKLILIĞIMIZI ONAYLADI
İŞYERİNDE BİLGİSAYAR İLE YAPILAN
ATİLLA KART’IN TELEKOMLA HUKUK S
GENEL SAĞLIK SİGORTASI SORULAR
ANKARA 11. İŞ MAHKEMESİNİN KARA
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!