YARGITAY’IN BAZ İSTASYONU KARARININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, baz istasyonlarının insan sağlığına zararlı olduğu ve şehir dışına çıkarılması gerektiği yönündeki yerel mahkeme kararını onaması, “Kürtaj”, “Suriye”, “Erovision”, “MissTurkey” gibi gündemimizi belirleyen ciddi konular arasında kaynadı gitti. Toplumda yeteri kadar tartışılmadı.
Ama yine de bu konuda kalem oynatanlar oldu.
Bazı çevreci gruplar ve bazı Tüketici Dernekleri zafer çığlıkları attılar..
Sektörün içindekiler, kararın uygulanamazlığı üzerinde durdular. GSM trafiğinin toplam trafik üzerindeki payına vurgu yaptılar. İletişimin felç olacağından bahsettiler. Yargıtay üyelerine, kararın sonuçlarını anlatabilmek için, Yargitay binasına jammer cihazı taktırmak gerektiğini söyleyenler oldu. Bazıları, oldukça ağır eleştiriler diilendirdi.
Çevreciler ve Tüketici dernekleri, yargı kararının uygulanması halinde, ülke genelinde iletişimin felç olacağını görmezden geldiler.
Sektörün içinden hiç kimse de, bu konuda biz hiç hata yapmadık mı diye sorgulamadı.
Örneğin,
Toplumsal olaylarda, belirleyici olanın, realite değil algı olduğu, doğru veya yanlış kamuoyunda “Baz istasyonu insan sağlığa zararlıdır” algısının yerleştiği gerçeği gözardı edildi.Sektörün kurumlarının da, firmalarının da bu algıyı değiştirmek amacıyla, neden ciddi bir çalışma yapmadıkları tartışılmadı. Baz istasyonlarının, reklam alanlarıyla, çeşitli görsel kombinasyonlar ile kamufle edilerek, kamuoyundaki “sağlığa zararlı” algısının daha da güçlendirildiği eleştirisi getirilmedi.
BTK’nın; GSM altyapısının ortak kullanımını hayata geçirememesi ve sonuçları sorgulanmadı. GSM firmalarının da altyapısının ortak kullanımı konusunda bir talepleri olmamasının nedenleri üzerinde hiç durulmadı. Ortak kullanıma gidilmemesinin ekonomik maliyeti hiç hesaplanmadı.
BTK’nın radyasyon ölçümlerinin ne kadar sağlıklı olduğu sorgulanmadı.
Baz istasyonu ve radyasyon konusunda yurtdışında yapılan araştırmalar kamuoyunun bilgisine sunulmadı.
Bilişim medyası da, ulusal medya da bu konuları, reklam pastasının büyüklüğü nedeniyle gündeme getirmedi.
Sonra, Yargıtay bu kararı verince; “Yargıçlar bilişim cahili”
Evet; yargıyı eleştirelim.
Ama elimizi vicdanımıza koyup soralım; Yargıya çuvaldızı batırmadan önce, düzenleyici kurumlarıyla, danışma kurullarıyla, şirketleriyle ve medyasıyla sektörün, kendisine iğneyi batırması gerekmez mi?
|