Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
FATİH’İN AKILLI TAHTASIFATİH’İN AKILLI TAHTASI

Tarih: 2012-06-14

 

SAYGI ÖZTÜRK-SÖZCÜ

Milli Eğitim Bakanlığı bürokratlarının ilgisi bilgisi olmadan imam hatip derneklerine hazırlattırılan İlköğretim Kanun Tasarısı eğitim-öğretim sistemine öyle bir darbe indirdi ki, yeni öğretim yılı başladığında büyük bir kaosun kaçınılmaz olduğu görülüyor.Altında büyük rant yatan, bütün alımları ihale yasası ve denetim dışına çıkaran adımlar bazen yargıya da çarpıyor... Tıpkı Fatih’in akıllı tahtaları gibi...

22 Kasım 2010’da tabi ki yine Ankara’nın lüks bir otelinde Başbakan’ın da katıldığı toplantıdaFırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi, kısa adıyla FATİH projesi tanıtıldı.Projenin teknik yanını Milli Eğitim Bakanlığı, satın alma yanını da Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığıyerine getirecek, harcamalar ise Evrensel Hizmet Fonu’undan karşılanacaktı.

 Sınıf mevcutlarını 40’a indirmeyi bile başarı sayan,köylerde aynı sınıfta ilköğretim 1,2 ve 3’ncü sınıfların derslerine bir öğretmenin girdiği okullara da akıllı denilen tahtalar da yakışır hani...

Patenti bile alındı 

 Ülkemizin bilinen elektronik firmalarından birisinin yetkilisi ihale öncesinde Akıllı Tahta yapmaya başladıklarını açıkladı.Henüz ihale şartnamesi açıklanmadan akıllı tahta tasarlanarak Türk Patent Enstitüsüne başvuruda bulunuldu ve enstitünün bülteninde 1      Eylül 2011 tarihinde yayınlandı.

 Akıllı tahtanın patent sahibi elektronik firması görünürken, tasarımcısı olarak da Tunay Alkan, Zafer Altınkaya, Emir Bacak ve Serdar Culfa’nın adı yer alıyordu. Tunay Alkanaynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığı. Eğitim Teknolojileri Genel Müdür Yardımcılığını yürütüyordu.

 27 Eylül 2011’de “akıllı tahta ihalesi duyurusu” yapıldı.Buna göre 85 bin adet akıllı tahta alınacaktı.Şartnamede “özel üretim” olarak talep edilen tahtanın adı akıllı tahta iken bu kez adı,“etkileşimli tahta” olarak değiştirildi.Bu tahta patenti alınan tahtanın bire bir aynısıydı.Dolayısı ile başka bir firmanın ihaleyi alma şansı yoktu.Alsa bile o firmaya patent ücreti ödemek zorunda kalacaktı.Dolayısı ile kim alırsa alsın ,hep bu elektronik firması kazanacaktı.İhale 23 Kasım 2011’de yapıldı ve 320 milyon TL’de elektronik firmasında kaldı.

İtirazlar dikkate bile alınmadı

 İhale aşamasında, bir bilişim firması adına ihaleyi yapacak olan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na itirazda bulunuldu.Gerekçe olarak,ihale belgelerinde çelişkili hususlar belirtildi, patentli bir ürünün ihale dokümanlarında tarif edilmesinin Kamu İhale Kanun’una aykırı olduğu kaydedildi.Ancak bunu dinleyen ve dikkate alan olmadı.Böylece firmanın teklif vermesi fiilen ve hukuken engellenmiş oldu.

 İtiraz yapılan Haberleşme Genel Müdürlüğü, bu başvuruları dikkata bile almadı.Bunun üzerine firma yetkilisi bir üst merci olan Kamu İhale Kurumu’na 1 Aralık 2011 tarihinde “itirazen şikayette” bulundu.Kamu İhale Kurumu ise itirazı reddetti ve ihale sürecinin devam etmesine karar verdi.

 Bu aşamada elektronik firması patenti Milli Eğitim Bakanlığı’na devretti.Devir işlemi de Türk Patent Enstitüsü bülteninde yayınlandı ve M.E.B’nı  Ömer Dinçer, bunun üzerine yaptığı açıklamada “Yapılan itirazlar mesnetsiz,bütün patent ve telif hakları bakanlığımıza aittir.”dedi. Firma yetkilisi yine yılmadı, bunun üzerine, Ankara 10. İdare Mahkemesine “yürütmenin durdurulması” talebiyle dava açtı.Bu talep de mahkeme tarafından reddedildi.

Bölge İdare Mahkemesi kararı

 Ankara 10. İdare Mahkemesinin kararına karşı ,firmanın avukatı Ömer Oğur bu kez Bölge İdare Mahkemesi’ne yürütmenin durdurulması istemi hakkında mahkemenin verdiği karara itirazda bulundu.

 Bölge İdare Mahkemesi önemli bir karar aldı.Buna göre itirazda bulunan firmanın şikayet sürecinin henüz dolmadığı, Kamu İhale Kanun’una göre, iddianın dikkate alınmamak suretiyle reddedilmesinde hukuka uyarlılık bulunmadığı, bu nedenle  Ankara 10. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin teminat aranmaksızın yürütmenin durdurulmasını öngördü

M.E.B.’nı Ömer Dinçer başarısızlıklarını yargıya yıkmaktan vazgeçmeli.Bakan “akıllı tahtaların faziletlerini” dile getirdikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

 Eylül ayında Türkiye’deki 3 bin okula bu tahtayı döşeyecektim.Eğer bu mahkeme, yürütmeyi durdurma yaptıktan  sonra davayı yakın zamanda neticelendirmezse benim eylül ayına bu tahtaları yetiştirme şansım kalmayacak. Bunun bedelini kim ödeyecek?

Bakan beyin de bunu bilmesi gerekir:Bedelini hukuka uymayan ve yok sayan siyasilere ve bürokratlara ödetilmesi gerekir.

Bu Haber 3001 defa okunmuştur.
TBD “ÖZENLİ TÜRKÇE ÇALIŞMA GRUBU
BEYAZ HACKER EĞİTİMİ
5 G VADİSİ TEST SAHASI AÇILDI
TELEKOMÜNİKASYONUN TÜSİAD´
E-DEVLET ÇIKMAZDAN NASIL ÇIKAR
BTK NİHAYET ÖNLEM ALDI
NOKİA EFSANESİ GERİ DÖNDÜ
GSM FİRMALARI SORUNLARI ÇÖZEMİYO
GSM FİRMALARININ ÜÇ AYLIK PERFOR
E-İMZA SON 5 YILDA 5 KAT ARTTI
TGC´DEN TURKCELL´E Ö
UYAP ENTEGRASYONU PROTOKOLÜ
ŞİRKETLERDE SİBER GÜVENLİĞİN ADI
TURKCELL´İN 4,2 MİLYAR DOLARLIK
DOLANDIRICILAR İŞ BAŞINDA TELEKO
DÜNYA TELEKOMÜNİKASYON GÜNÜ
AKILLI KÖYÜN HAYALCİ KADINI
WannaCary VİRÜSÜNE ESİR OLMAYIN
SİBER SALDIRILARA DİKKAT
TÜRKİYE VE 73 ÜLKEYE SİBER SALDI
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!