DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
TÜRKİYE'DE BİLİŞİM İDDİA EDİLDİĞİ GİBİ  GELİŞİYOR MU?TÜRKİYE'DE BİLİŞİM İDDİA EDİLDİĞİ GİBİ GELİŞİYOR MU?

Tarih: 2008-10-08

Öyle bir anlatılıyor ki sanki GSM abone sayısı arttıkça bilişim ve telekomünikasyon gelişiyor.... Port sayısı, teçhizat sayısı arttıkça bilişimin geliştiğini zanneden ve her türlü telekomünikasyon ve bilişim istatistik yaklaşımları dışında kendine göre farklı bir bilişim indeksi tanımlayarak kendini dev aynasında görenler bilişim istatistiki değerleri açısından nerede olduğumuzu sitemizdeki telekomünikasyon başlığı altındaki yazılarımızı okuyarak anlayabilirler. GSM abone sayısı arttıkça artan cep telefonlarının 1996-2008 yılları arasındaki toplam yurt dışına transfer edilen kaynağın 100 Milyar $ civarında olduğu ve telefon başına 2003 den önce düşen 32 $ aylık ortalama gelirin 2008 yılında 15 $ a düştüğü unutulurcasına ‘istatistik ile nasıl yalan söylenir’ kitabına uydurulmuş şekliyle yorumlar yapılmaktadır. Peki, 2003 yılındaki 5 Milyar $ lık sektör cirosunun içinde vergi oranının %66 oranında olduğu bir başka ülke yok ama abone sayısı arttıkça bu artan miktarın içindeki vergi oranından dolayı bugünkü telekomünikasyon sektörü toplam cirosu olan 28 Milyar YTL nin vergisi düşürülmüş halinin 18,48 Milyar YTL ettiği de ortadadır. Bir başka deyişle GSM abone sayısının artması verginin daha fazla toplanması anlamına geliyor ve sanki telekomünikasyon sektörünün cirosu artıyor zannediliyor. Bu vergilerin 1999 yılında deprem için getirildi deniyor ya madem ulusal gelirimiz 2003-2008 yılları arasında arttı da neden 5 yılda bu vergiler hala kaldırılmıyor, sormak gerekir. Peki telekomünikasyonda lisanslamanın verilememesinden dolayı serbestleşmenin pazara negatif etkisini gösteren 'negative effect' ile 'laissez-faire et laissez passer' politikalarından dolayı kaybolan cirolar ne olacak. 2003 yılında genişbandın durumu 2 Milyon Kablo İnternet hat kapasitesi ile 200.000 port ADSL kapasitesidir. TTNET üzerinden alt yapı üzerine bağlanacak port adedi ise binleri bulmakta bu da bağlanacak kapasiteyi 2003 yılı başında 3–4 milyon geniş band erişimi anlamına gelmekteydi. (ADSL gibi) Aynı yıl çevirmeli hat, yani telefon hattı üzerinden İnternet erişim ise yaklaşık 4 milyon civarındadır. Yani 2003 yılı başında toplam 6.200.000 adet genişband potansiyeli zaten bulunmaktaydı. Kablo TV üzerindeki 2 Milyon hat kapasitesinin bugünkü kullanım oranı 350.000 dir. Yani 1.650.000 geniş bant kapasitesi Kablo TV üzerinde boş bulunmaktadır. Peki, 2002 yılındaki yaklaşık 4 Milyon olan çevrim için (dial up) erişimli İnternet kullanıcı buhar mı oldu. Tabi ki hepsi ADSL e geçti. Bugünkü ADSL kullanıcı sayısına çevirmeli 2000-2003 yılları arasında TTNET de de dahil yaklaşık 20 adet ISS (Inernet Servis Sağlayıcı) üzerinden hizmet alan 4 Milyon çevirmeli (dial-up) erişime sahip kullanıcılar da dahildir. Doğal olarak bugünkü ADSL rakamı olan 5 Milyon erişimin içinde 2000–2003 yılı arasında dial-up erişimi kullanan 4 Milyon İnternet abonesi zaten vardır.O halde bu 4 milyon 2003-2008 yılı arasındaki İnternet erişimi artışına ilave edilemez ancak ADSL artışı olarak alınabilir. İnternet kullanıcı sayısının artışını mı dikkate alacağız yoksa ADSL artışını mı? Kısacası bugünkü 5 Milyon olarak bilinen ADSL sayısının içinde 2003 yılında sayısı 4 milyon olan çevirmeli erişimi kullanan İnternet kullanıcıları da vardır. Bugünkü istatistiklere göre çevirmeli hat ile İnternet üzerinden erişim yapan kullanıcı sayısı hemen hemen yoktur. Öyleyse 2003–2008 yılı arasında 5 yıllık süre içinde artış gösteren İnternet abone sayısı 2000-2003 yılları arasındaki 4 milyon çevirmeli hat üzerinden bağlanan abonelerin hepsinin genişbant erişimli İnternet (ADSL, Kablo İnternet...vs) geçtiğini düşünürsek SADECE 2 MİLYON adettir. Bunun aksini söylemek abesle iştigal olur. Bunun neresi dünya rekorudur. Peki, 2003 yılından bu yana 1.650.000 Kablo İnternet kapasitesi neden boş, bu kapasite neden kullanılamıyor? Bu durum ne yazık ki Kablo İnternet erişim hız ve performansının ADSL e göre daha yüksek olduğu bilindiği halde böyledir. E-Devlet çalışmalarını hiç konuşmayalım, 2002 yılında hazırlanan Bilişim Şurası raporlarına bir bakın lütfen bugün bile nerede olduğumuza en güzel örnek www.basbakanlik.gov.tr de abide gibi durmaktadır. Eğer bulamazsanız http://2002.bilisimsurasi.org.tr/ adresinden de ulaşabilirsiniz bir bakın bakalım e-devlet, bilişim ve telekomünikasyonda 2003 yılından bu yana neredeyiz? 3G nin 28 Kasım 2008 de yapılması 4G, UMB ve LTE teknolojileri açısından önemsiz bir konuma geldiğini bu sayfalarda defalarca ifade ettik ve stratejik olarak analiz ederek sizleri bilgilendirdik, zaten ADSL korumacılığı uğruna bu 3G ve WiMax geciktirilmiyor mu?

Bu Haber 1223 defa okunmuştur.
TELEKOMÜNİKASYONUN TÜSİAD´
E-DEVLET ÇIKMAZDAN NASIL ÇIKAR
BTK NİHAYET ÖNLEM ALDI
NOKİA EFSANESİ GERİ DÖNDÜ
GSM FİRMALARI SORUNLARI ÇÖZEMİYO
GSM FİRMALARININ ÜÇ AYLIK PERFOR
E-İMZA SON 5 YILDA 5 KAT ARTTI
TGC´DEN TURKCELL´E Ö
UYAP ENTEGRASYONU PROTOKOLÜ
ŞİRKETLERDE SİBER GÜVENLİĞİN ADI
TURKCELL´İN 4,2 MİLYAR DOLARLIK
DOLANDIRICILAR İŞ BAŞINDA TELEKO
DÜNYA TELEKOMÜNİKASYON GÜNÜ
AKILLI KÖYÜN HAYALCİ KADINI
WannaCary VİRÜSÜNE ESİR OLMAYIN
SİBER SALDIRILARA DİKKAT
TÜRKİYE VE 73 ÜLKEYE SİBER SALDI
WHATSAPP KAPANACAK SÖYLENTİSİ
İNTERNETTE GECE KOTASI YOK ARTIK
GELECEĞİ YAZAN KADINLAR PROJESİ
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!