Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
BİNALİ YILDIRIM: YOLSUZLUK YAPAN ALÇAKTIRBİNALİ YILDIRIM: YOLSUZLUK YAPAN ALÇAKTIR

Tarih: 2012-12-14

TBMM'nin 13.Aralık.2012 günü gerçekleşen 24. Dönem 3. Yasama Yılı 39. Birleşim'de Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım Bakanlığının Bütçesi hakkındaki eleştirilere cevap verdiği bir konuşma yaptı. Konuşmayı TBMM Tutanaklarından bilgilerinize sunuyoruz.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İzmir) - Sayın Başkan, yüce Meclisimizin değerli üyeleri; Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile bağlı, ilişkili kuruluşların 2013 yılı bütçe teklifinin görüşülmesi vesilesiyle huzurunuzdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerimin başında, Türkiye'nin kalkınması için, büyümesi için, Türk milletinin refahı için yollar yapan, tren yolları yapan, deniz limanları yapan, hava limanları yapan, akıl yolları, iletişim yolları yapan ve bu ülke insanına, az veya çok, hizmeti, emeği geçmiş bütün ulaştırma, denizcilik, haberleşme camiasını burada şükranla anıyorum, hayatta olmayanlara Allah'tan rahmet diliyorum.

Değerli milletvekilleri, ulaştırma ve haberleşme çok önemli bir sektördür. Bunu söylemek bile gereksiz. Örneğin, eğer ulaşım olmazsa, eğer iletişim olmazsa insanlar açlıktan ölürler. Yine, ulaşım olmazsa, iletişim olmazsa insanlar soğuktan ölürler. Yani insanların yaşamını, temel yaşamını geçirmek için bile ulaşıma, iletişime ihtiyaç var. Bu sektör üretimi artırır, ekonomiyi hareketlendirir, iş alanları oluşturur, üretim verimliğini artırır, bölgeler arası kalkınma dengesizliğini ortadan kaldırır, bölgesel servet dağılımına yardımcı olur. Ayrıca, küresel ve yurt içi rekabeti geliştirir. Neden az gelişmiş ülkeler daha çok iletişim ve ulaşım maliyetine katlanıyorlar? Çünkü yolları yok, erişemiyorlar, ulaşamıyorlar. İşte, Türkiye'nin dünya rekabetinden, dünyadaki acımasız yarıştan geri kalmaması için, cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne, bütün hükûmetler ellerinden geldiğince çalışmış, çabalamış bu ülkenin imarı için hizmet etmişlerdir. Ancak hizmetlerin kalıcı olması, sonuç alınması içinde güven ve istikrar çok önemlidir. Türkiye güven ve istikrarı yakaladığı dönemlerde sıçramasını gerçekleştirmiş, ara dönemlerde, zayıf siyasi iradelerin hakim olduğu yönetimlerde de maalesef kazanımlarını tekrar kaybetmek mecburiyetinde bırakılmıştır. Bu bakımdan yollara yatırım geleceğe yatırımdır. Akıl yollarına, iletişime yatırım geleceğe yatırımdır. Geleceğe yatırım, Türkiye'ye, Türk insanına yatırımdır. Geleceğe yatırım, büyük Atatürk'ün bize işaret ettiği çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak için yapılan yatırımdır.

Çok değerli milletvekilleri, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı çok geniş görev alanı olan bir bakanlıktır. Yirmi beş dakikada bakanlığımızın son on yılda yapmış olduğu hizmetleri bütün detaylarıyla anlatma imkânı yoktur.

Burada bütün partilerden konuşmacılar değerlendirme yaptılar; yapılanları, yapılmayanları söylediler. Biz bunların hepsini not ettik, bunların hepsinin de cevabı var. Ancak, burada, bunlara tek tek cevap vermeye, maalesef zaman olarak imkânım yok. Ancak, bazı konular, toplumda yanlış algılamayı ve haksız, gerçek olmayan değerlendirmeleri de içerdiği için, onlara mutlaka cevap vermem gerekiyor.

Bu fasla geçmeden önce, kısaca Türkiye'nin son on yılında, insanlarımızın hayatında ne değişti, neler daha farklı hâle geldi, bunları sizlerle paylaşmak istiyorum.

11'inci bütçeyi huzurlarınızda sunuyorum. 19 Kasım 2002'de atandığım bu görevde, 4 hükûmette de aynı görevi devam ettiren 2 bakandan biriyim. Dolayısıyla, bakanlığın kurumsal hafızası bakımından herhangi bir problemimiz yok. Buradaki değerlendirmelerde, bazen 2002 ile bulunduğumuz anı değerlendirirken bazı arkadaşlarımız alınganlık gösteriyor. Onun için, ben bu sefer kendi dönemimizi kendi içinde kıyaslamaya karar verdim. Yani, 2003 sonu itibarıyla alacağım. 2012 sonu itibarıyla nereden nereye geldik? Bunun cevabını sizlerle paylaşmak istiyorum.

2003 yılından bugüne kadar ulaştırmaya, haberleşmeye yaptığımız yatırımların tutarı 140 milyar Türk lirasıdır. Bu 140 milyarın yüzde 64'ü kara yoluna, diğeri de diğer bölümlere gitmiştir, detayına girmiyorum. Bunun içinde 21 milyar yap-işlet-devret yani bütçe dışı kaynaklarla yapılan işler, 119 milyar da bütçe kaynaklarıyla yapılan işler vardır. Toplam 3.668 projede çalıştık ve hâlâ da çalışıyoruz. Devam eden projelerimizin tutarı 168 milyar Türk lirasıdır. Bunun 82 milyar lirası bugün itibarıyla tamamlanmış, 86 milyarlık kısmında hâlen devam etmektedir.

Bir yılda ortalama bakanlığımızın bütün birimlerinin kullandığı bütçe miktarı 17,5 milyardır. Bu kalan miktarı buna böldüğümüzde, artırma da yapmadan, beş yılın biraz üzerinde bir süreye tekabül eder. Bunu niye söylüyorum? Biz göreve geldiğimizde bütçe rakamlarına baktık, yatırıma konan projelere baktık, bunların bitirilme sürelerine baktık, maalesef otuz-otuz beş yıl arasında ortalama bitirilme sürelerini gördük. Bu ortalamadır. Size samimiyetle söylüyorum, ikiz yüz otuz yılda bitecek projeler var, insanların ömrü bile bu kadar değil; otuz beş yıl bile insan hayatında uzun bir süre. İnsan, yapılan bir işin semeresini dünya gözüyle görmek ister. Onun için, değerli arkadaşlarım, işe öncelikleri belirlemeden başladık. Türkiye'nin ihtiyacı ne? Türkiye büyüyecekse, Türkiye kalkınacaksa, millî gelirini 3 kat arttıracaksa, ihracatını, ithalatını, toplam ticaretini 300 milyarın üzerine çıkaracaksa mutlaka ulaşımda ana arterleri geliştirmesi lazım. Doğudan batıya, kuzeyden güneye bu arterleri geliştiremezse, bu büyüme, bu ihracat olamaz.

Nitekim, son on yılın büyüme rakamlarına bakıyoruz. Türkiye 1 birim büyümüşse, ulaştırma 2 birim büyümüş, iletişim 3 birim büyümüş yani ulaşımdaki, iletişimdeki büyüme Türkiye'nin ortalama büyümesini hep yukarıya çeken bir rol oynamış. Bunun sonuçlarını da görüyoruz. Eğer yolunuz olmasaydı bu ihracatı yapamazdınız, eğer yolunuz olmasaydı bu millî geliri 270 milyardan 774 milyara çıkaramazdınız. Kişi başına millî geliri 10 bin doların üzerine taşıyamazdınız.

Tabii, buradaki konuşmacılarımız, sağ olsunlar, değerlendirmeleri yaptılar. Her değerlendirmenin bizim için çok büyük anlamı vardır. Ama bazı konuşmacılar maalesef son on yılda ne kara yollarında, ne hava yollarında, ne bilgi iletişim teknolojilerinde hiçbir iyi iş yapılmadığını ifade ettiler. Ben bunu büyük bir haksızlık olarak görüyorum. Ne söylenirse söylensin, siz bir şey söylersiniz insanlar gördüğüne inanır, yaşadığına inanır. Eğer birisi Kemerhisar-Pozantı yolunda, Ulukışla yolunda otoyolda gider gibi gidiyor ise ve bu yolda hiçbir şekilde hız kesmeden Pozantı'dan Adana'ya iniyorsa demek ki bu yolda çok şey yapılmış. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Ben, bir lise öğrencisiyken radyo anonslarında bu yolda şu duyuruyu hep duymuşumdur: "Pozantı-Ulukışla-Kemerhisar yolunda çalışma vardır, kamyoncuların takozlarını, çekme halatlarını yanında bulundurmaları, işaret ve işaretçilere dikkat etmeleri…" diye sürekli anons geçerdi. O yoldan gittiyseniz görmüşsünüzdür, dağları dize getirdik, vadileri viyadüklerle geçtik. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) O yolda 9 tane tünel, 29 tane viyadüğü yaparak Türkiye'nin standardı en yüksek yolunu Türk insanına kazandırdık. Helal olsun. İnsanımıza yapılan her türlü hizmet helal olsun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Çok değerli arkadaşlar, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının bütçesi genel bütçe içerisinde 2003 yılında yüzde 17'ydi. Peki, şimdi nedir? Yüzde 47. İşte hizmetin adı budur. Yüzde 17'yle aldık, yüzde 47'ye çıkardık. Yani, merkezî idarenin yaptığı yatırımların neredeyse yarısını yapar hâle gelmiş bir bakanlık var. Bugün, Türkiye'nin doğusundan batısına 16.108 kilometre yol yapmışsak, seksen yılda yapılan 6.100 kilometrenin 2,5 katından fazla yolu açmış isek işte bu bütçelerle oldu. Aslında konuşmada, konuşmacı, bir yandan bir şeyler yapılmadığını söylerken, diğer yandan da "Kamulaştırma paralarını ödemiyorsunuz, müteahhitlerin paralarını geciktiriyorsunuz." demek suretiyle yapılanları bir anlamda ikrar eder, kabul eder durumdaydı. Eksik yapıldığını söyleyebilirsiniz, yanlış yapıldığını söyleyebilirsiniz ama "Bir şey yapmadınız." diye burada çıkıp söylerseniz, bu büyük haksızlıktır. Bu, gerçekleri bile bile görmemektir. Siyasetin bu olmaması gerektiğini düşünüyorum.

Çok değerli milletvekilleri, tabii, Türkiye'de sadece kara yollarında son on yılda yaptığımız yatırımların ülkemize geri dönüşü 15 milyar Türk lirasıdır. Eğer bu bölünmüş yolları yapmasaydık yolda beklemekten, fazla yakıt yakmaktan ve havaya verdiğimiz 2,5 milyon ton egzoz gazından bunun ülkeye maliyeti 15 milyar Türk lirasıydı. Bu yollarla, 15 milyar… Yapılan tüm harcamayı buna böldüğünüzde çıkan süre nedir, biliyor musunuz? Üç buçuk yıl. Bölünmüş yollara harcadığımız para 49,5 milyar. Üç buçuk yılda geri dönen bir projeden bahsediyoruz. Bundan kârlı bir iş mi var?

Yol, tek başına para kazanmaz; yol, para kazanmak için, ticaret yapmak için, insanları, doğuyla batısını ülkenin birbirine birleştirmek için, kardeşliği, birliği, beraberliği pekiştirmek, hısım akrabalığı geliştirmek için yapılır. Yol, medeniyet için yapılır, gelecek nesiller için yapılır ama bu işler o kadar geç kalmış ki maalesef, yol bile kendi başına en kârlı yatırım hâline geliyor. İşte böyle bir Türkiye var.

Bugün, Türkiye'de seksen yılda 50 kilometre tünel yapılmış, on yılda bunun üzerine 103 kilometre tünel koymuşuz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Dünyanın en uzun çift tünelini Türkiye'de yapıyoruz; Ovit Dağı Tüneli, 14,6 kilometrelik 2 tünel yapıyoruz.

Cankurtaran Tüneli: Hopa'yı Artvin'e bağlayan, kış aylarında orada canların, hayatların yok olmasına sebep olan bu bölgede 4 bin metrenin üzerinde 2 tane tüneli yarı ettik, iki sene sonra onu da açıyoruz.

Kop Dağı: Ruslara "Orada dur." diyen, şehitler veren ecdadımızın o dağlarda donmasını bu millet hazmedemezdi. O, geçit vermeyen Kop Dağı'na da 2 tane 4,5 kilometrelik tünel yaparak oraları da erişilir, ulaşılır hâle getiriyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Saymakla bitmez; Ilgaz Dağı Tüneli, Püren Tüneli, Göksun'la Maraş'ı birbirine bağlayan tünel… Doğrusu, zamanımız…

KAMER GENÇ (Tunceli) - Teknoloji de çok gelişti.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Efendim, teknoloji tabii gelişti ama teknolojinin gelişmesi yetmez, o teknolojiyi kullanabilen, o teknolojiyle hizmet üreten bir anlayış lazımdır. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Efendim, şimdi geldik, daha kara yollarının yüzde 20'sindeyiz. Şimdi, kara yollarını bir tarafa bırakalım, demir yollarına gelelim.

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Sayın Bakan, Palu-Genç-Muş demir yolundan bahsedecek misiniz?

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Bak, demir yollarına… Güzel söylediniz.

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Bingöl demir yoluna gelelim Sayın Bakan.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Demir yollarında yapılan işler bir destandır arkadaşlar, destan. Neden söylüyorum biliyor musunuz? Bakın, demir yollarında en büyük hamle cumhuriyet kurulduğu yıldan 1946'ya kadar yapılmıştır. 3.700 kilometre yol tırnakla, kazmayla, kürekle yapılmıştır çünkü Büyük Atatürk'ün önderliğinde bir seferberlik gerçekleşmiştir ama aynı Türkiye, 1951'de kazmayı da bırakmış, küreği de bırakmış, demir yollarını da kaderine bırakmıştır.

Ta, elli yıl geçmiş aradan, 2003 yılında demir yollarına baktığımızda, demir yolları bütün imkânlarını kaybetmiş, altyapısı işlemez hâlde, araçları 40 yaşını aşmış, demir yolları bu ülkenin yükünü taşıması gerekirken bu ülke demir yollarının yükünü taşır hâle gelmiş.

İşte, Büyük Atatürk'ün de "Refah ve ümran tevlit eder." dediği, ülkenin demir yollarını ayağa kaldırmak da yine bize, AK PARTİ'ye nasip olmuştur. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Sayın Bakan… Sayın Bakan… Palu-Genç-Muş demir yolu hattını soruyorum, Palu-Genç-Muş! Duymazlığa gelmeyin!

AHMET ARSLAN (Kars) - Sorularda sorarsın, sorularda.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bugün, devam eden…

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Duyduğunuzu biliyorum, cevap vermiyorsunuz.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - …yüksek hızlı demir yolu ağıyla, Osmanlının…

AYTUĞ ATICI (Mersin) - 744 trilyon para gitti Sayın Bakan.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - …Selçuklunun yüzyıllarca başkentliğini yapmış 14 büyük şehrini birbiriyle birleştiriyoruz, bu şehirlerde 35 milyon insanımız yaşıyor; Ankara, Eskişehir, Afyon, Uşak, Manisa, İzmir, Konya, Bursa, Sakarya, İzmit, Yozgat ve Sivas. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bugün bu şehirlerimizin bir kısmında demir yolu bağlantısı bitmiş, diğerlerinde de birkaç seneye kadar yüksek hızlı tren bağlantısı tamamlanmış olacak. Sadece bir örnek veriyorum: Ankara-Eskişehir arasında hızlı tren yokken bu yolda trafiğin yüzde 8'i sadece eski demir yoluyla yapılıyor idi, şu anda yüzde 73'ü yapılıyor. Hızlı tren şehirleri birbirine komşu yapıyor, hızlı tren ülke insanının ülkesine olan güvenini artırıyor. Bugün dünyada 8'inci, Avrupa'da 6'ncı sırada hızlı tren işletmeciliği yapan bir ülkenin adıdır Türkiye. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Amerika Ulaştırma Bakanı geldiğinde kendisini Ankara'dan Eskişehir'e trenle gitmeye davet ettim. Trenle gittikten sonra "Amerika büyük bir ülke, dünya lideri ama şunu seninle paylaşmak istiyorum: Böyle bir tren yolumuz maalesef yok." dedi. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Amerika'yı geçen, Türk insanının elli yıllık hızlı tren özlemini gerçeğe dönüştüren bir AK PARTİ iktidarı var, milletin iktidarı var. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Bakan… Sayın Bakan… Sayın Bakan, Oktay Vural'a, bir de Faik Öztrak'a teşekkür eder misiniz.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Değerli arkadaşlar, yüz yıldır…

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Eğer gerçekten güveniyorsanız, Oktay Vural'a, Faik Öztrak'a teşekkür edin.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Haydar Bey, bir dakika… Zamanım azaldı, bir dakika

AYDAR AKAR (Kocaeli) - Faik Öztrak'a ve Oktay Vural'a teşekkür edin.

BAŞKAN - Lütfen devam ediniz, karşılıklı konuşmayınız Sayın Bakan, devam ediniz.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Ben peşin teşekkür ettim, sözlerimin başında bu ülke için taş üstüne koyan herkese teşekkür ettim. Sen herhâlde o zaman dışarıdaydın, şimdi zamanımı alma da şu işleri bir konuşayım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Evet, değerli arkadaşlar şimdi...

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Sayın Bakan, alkışlarla yolsuzlukları önleyemezsiniz.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Şimdi, arkadaş, eğer bir yolsuzluk iddian varsa buraya getir. Yolsuzlukla en son itham edeceğin adam karşındadır. Buyurun, hodri meydan! İşte bu kadar! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

On yıldır alnımın akıyla hizmet yapıyorum, Türkiye'ye 200 milyarlık yatırım yaptım, hepsinin hesabını kuruş kuruş veririm, o kadar söylüyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Öyle kabataslak laflarla, muğlak sözlerle beni yolsuzlukla itham edemezsiniz.

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Kaba taslak değil, açıkça söylüyorum, 744 trilyondan bahsediyorum Sayın Bakan.

ULAŞTIRMA, HABERLEŞME VE DENİZCİLİK BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Yolsuzluk yapan da yolsuzluğa vesile olan da alçaktır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bu memleketin haklarına, yetimin hakkına tecavüz etmiş en aşağılık insandır. Burada bu kadar açık söylüyorum.

Arkadaşlar, şimdi, böyle gelişigüzel yolsuzluk ithamlarıyla, boş dosyalarla meydanlara siz çok gittiniz ama cevabını aldınız. Vatandaş "34,5 yetmez" dedi, "41" dedi, "47" dedi, "O da yetmez, 50." dedi ve AK PARTİ'yi güçlendirerek tekrar iktidara taşıdı. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Eğer bunun arkasında hizmet olmasaydı, eğer bunun arkasında iş olmasaydı, eğer bunun arkasında vatandaşın derdiyle dertlenen bir iktidar olmasaydı, dünya lideri Recep Tayyip Erdoğan olmasaydı bunlar nasıl olacaktı soruyorum size. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Bingöl'ü konuş Sayın Bakan, Bingöl'ü konuş. Her zaman oyların arkasına saklanmayın. 744 trilyondan bahsediyorum Sayın Bakan.

ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Devamla) - Sayın Başkan eğer süre verirse ben bunların hepsinin cevabını veririm. Cevabını veremeyeceğim hiçbir soru yok, o kadar açık söylüyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Öyle ortada bağırmakla olmaz, sinirlenmekle olmaz, sakin konuş.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Bakan, TELEKOM'u sattınız mı, kiraladınız mı?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sorularımıza cevap vermediniz.

AYTUĞ ATICI (Mersin) - Bu dediklerimiz yalan mı Sayın Bakan?

BAŞKAN - Sayın Yıldırım, süreniz sona erdi.

Teşekkür ederiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

 

 

Bu Haber 1449 defa okunmuştur.
TBD “ÖZENLİ TÜRKÇE ÇALIŞMA GRUBU
BEYAZ HACKER EĞİTİMİ
5 G VADİSİ TEST SAHASI AÇILDI
TELEKOMÜNİKASYONUN TÜSİAD´
E-DEVLET ÇIKMAZDAN NASIL ÇIKAR
BTK NİHAYET ÖNLEM ALDI
NOKİA EFSANESİ GERİ DÖNDÜ
GSM FİRMALARI SORUNLARI ÇÖZEMİYO
GSM FİRMALARININ ÜÇ AYLIK PERFOR
E-İMZA SON 5 YILDA 5 KAT ARTTI
TGC´DEN TURKCELL´E Ö
UYAP ENTEGRASYONU PROTOKOLÜ
ŞİRKETLERDE SİBER GÜVENLİĞİN ADI
TURKCELL´İN 4,2 MİLYAR DOLARLIK
DOLANDIRICILAR İŞ BAŞINDA TELEKO
DÜNYA TELEKOMÜNİKASYON GÜNÜ
AKILLI KÖYÜN HAYALCİ KADINI
WannaCary VİRÜSÜNE ESİR OLMAYIN
SİBER SALDIRILARA DİKKAT
TÜRKİYE VE 73 ÜLKEYE SİBER SALDI
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!