DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
OSMANLI´DA YABANCI POSTALARIN ZARARLARIOSMANLI´DA YABANCI POSTALARIN ZARARLARI

Tarih: 2012-12-19

OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA YABANCI POSTALAR VE ÜLKEYE ZARARLARI

 

Yunus Türkölmez

Osmanlı İmparatorluğunda posta teşkilatı 1840 yılına kadar sadece devlet hizmetlerinde görev yapıyordu. Aynı yılın Ekim ayında Posta Nezaretinin kurulmasından sonradır ki halkın da haberleşme ihtiyacına cevap verilmeye başlandı. Ancak yabancı postalar daha 16. yy.ın sonlarından itibaren faaliyete başlamışlar ve 300 seneyi aşan bir süre ülke içi ve dışı haberleşmede etkin bir rol oynamışlardır.

İmparatorluğun devlet sınırları içerisinde yabancıların işlettikleri ilk Posta Teşkilatı Venedikliler tarafından kurulmuştur. 1580 yılında İskenderiye Halep –İzmir-İstanbul arasında Posta Kuryeleri çalıştırılmaya başlanır. Önceleri gizli olarak çalıştırılan kuryeler zamanla hem çalışma alanlarını genişlettiler hem de bu tarihten itibaren açık olarak çalışmaya başladılar.

En geniş yabancı posta teşkilatını ise 1746 yılında Avusturya Devleti kurmuştur. (19.yy.da 70’in üzerinde Osmanlı Şehrinde şube veya acenta açmıştır) Bundan sonra ardı ardına diğer yabancı ülke postaları kurulmaya başlanır. 1748 yılındaRusya, 1812 yılında Fransa (36 ayrı şehirde), 1832 de İngiltere, 1870 yılında iseAlmanya tarafından kurulur ve işletilmeye başlanılır. Bunlara yine ayrıca faaliyet yürüten İtalya, Yunanistan, Romanya ve Osmanlı Devletinin bir eyaleti olmasına rağmen Mısır postalarını da eklemeliyiz.

Rusya, fiilen posta faaliyetleri yürütmekle kalmaz, bunu daha bir üst boyuta taşıyarak 1873 yılında Osmanlı Devleti ile yaptığı Ticaret Antlaşmasına “resmi posta büroları” açmakla ilgili bir hükümde koydurmuştur. 1859 yılından itibaren ise Beyrut, Çanakkale, Yafa ve İzmir’de bürolarını açar.

Özellikle sahil ve önemli ticaret merkezlerinde teşkilatlanan yabancı postaların kapitülasyonlarla çok yakın bir ilişkisi vardır. Ne zaman yabancı postaların kaldırılma girişimleri gündeme gelse, kapitülasyonlarla kendilerine ayrıcalıklar tanınmış olan devletler bunun çıkarlarına aykırı olduğu gerekçesiyle karşı çıkmışlar ve girişimleri durdurmuşlardır. Hatta Fransız’lar bunun bir adım ötesine de geçmiş ve kendi posta kuryelerinin Osmanlı Devlet Posta Tatarları hükmünde (eşdeğer yetkilerde) tutulmasını dahi istemişlerdir.(Bu amaçla 24 Muharrem 1270 tarihinde Sadarete bir tezkere ile başvursalar da olumlu bir sonuç alamazlar)*

Yabancı Postalar imparatorluk sınırları içerisinde hem kara, hem de deniz hatlarında çalışmışlardır. Ülke emniyetini ve idareyi olumsuz yönde etkilemiş, halka yeterli ve düzenli postacılık hizmeti verilmesini engellemişlerdir. Üstelik elde ettikleri gelirden Osmanlı Devletine pay vermekte istememişlerdir. Oysa sadece Vapur Postası yoluyla yılda yaklaşık 300.000 mektup taşıyorlardı. Buna karşılık kendi devletlerine yılda 600.000-800.000 Frank arasında önemli bir gelir sağlıyorlardı. Ayrıca para ve eşya taşımacılığı da yapıyorlardı. Taşıma işi büyük bir gelir getiriyordu. Her posta bürosu kendi ülkesinin para birimi üzerinden özel bir tarife uyguluyor ve kendi pulunu kullanıyordu.

Yabancı Postaların İdareye Olumsuz Etkilerine Gelince;

Olumsuz etkileri bir hayli fazlaydı. Bunların başında devletin ülkeye girmesini yasakladığı yayınlar konusu geliyordu. Bu postalar denetlenemediği için rejim muhalifi aydınların mektupları ve yabancı gazeteler rahatlıkla ülkeye girebiliyordu. Örneğin 1867-1868 yıllarında Osmanlı aleyhine yayın yapan Yunan Gazeteleri bunların başında geliyordu. Devlet buna engel olmak ister ve bu amaçla 1868 Ocağında İstanbul’da ki Yunan Postanesini kapatır. Fakat bu girişim hiçbir işe yaramaz. Çünkü Yunan Postanesi hemen Fransız ve Avusturya vapur şirketleri ile anlaşmış ve İzmir’de ki posta bürosunun yönetimini de 1887 yılında Avusturya’ya devretmiştir.

Yine Romanya’da kurulan bir komite, Osmanlı ülkesindeki Ulah ve Arnavutları isyana teşvik eden gazetelerini Avusturya Postası aracılığıyla rahatça ulaştırabiliyorlardı.**

Yabancı Postaların varlığı Osmanlı Devletinin kendi posta teşkilatının örgütlenmesini de olumsuz olarak etkiliyordu. Devlet bunlarla mücadele edebilmek için sahillere ve bunların yoğun bulunduğu diğer merkezlere daha çok önem vermek mecburiyetinde kalmıştır. Ve hatta bunlarla rekabet açısından bazı bölgelerde daha ucuza taşımacılık da yapmıştır.

1874 yılında Bern’de toplanan Milletlerarası Posta Kongresinde Osmanlı Delegasyonu Yabancı Posta Bürolarının kaldırılmasını istemişse de kongre buna yetkili olmadığı için bir sonuç alınamamıştır.

1880 yılında hükümet tarafından bir İngiliz Posta Yüksek Memurun başkanlığındaMilletlerarası Osmanlı Postası kurdurulur. Fakat bu kuruluş bazı devlet dairelerinin önemsiz mektup postalarını taşımak dışında bir iş yapamaz.

27 Mart 1900 tarihli bir belgeye göre tüm ülkede faaliyet gösteren yabancı postaların dağılımı şöyledir. Avusturya 29 şehirde, Fransa ve Rusya 18’er şehirde, Almanya 5 ve İngiltere 3 şehirde faaliyet göstermektedir. Ancak yabancı postaların kaldırılması fikri giderek güçlenir ve hız kazanır. Bunun gerekçelerini ise şöyle sıralamak mümkündür.

Ø  Her ülkede postayı işletme hakkı devletindir.

Ø  Yabancı Postalar ülkeye “evrak-ı muzırra” sokmaktadır.

Ø  Ayrımcı hareketleri desteklemektedirler.

Ø  Gelir kaybına neden olmaktadırlar.

Ø  Kuruluşları hiçbir andlaşmaya dayanmamaktadır. Faaliyetlerini zaten geçici izinlerle yürütmektedirler.

Bütün bu haklı gerekçelerle, özellikle de Kırım Harbi sonrası hızlanan kaldırma çalışmalarından bir sonuç alınamaz. Hatta Avusturya ve İngiltere ile bu konuda yapılan ikili anlaşmalar dahi bir sonuç getirmez.

Yabancı Postalar ülkenin egemenliğini o kadar tehdit etmektedir ki ünlü vatan şairi Namık Kemal bu durumu “Vatan takriben değil, katiyen bizimdi. Kalesinden posta puluna kadar” diye ifade etmiştir.

Ziya Paşa ise hükümetin yabancı postaları kapattırmaya muktedir olamamasını 1868 yılında Hürriyet Gazetesinin 12. Sayısında (27 Cumadelula/Cemaziyelevvel 1285) şöyle eleştiriyordu. “Vah koca Bab-ı Ali sen bu günleri de mi gördün? Dava-yi dirayetlerini yere göğe sığdıramaz Vükela(bakanlar) idaresindesin. Yılda üç milyon kise(1 kise=6500 kuruş) varidatın(gelir) ve bu kadar bin askerin ve donanma ve mühimmatın var. Saltanatın, şevketin yerinde. Bu derece itibarsızlık sana nereden geldi? Bu iki devlet (Fransa ve Avusturya) bir zamandan beridir senin tek hayırhahın(iyiliğini isteyen) olmak davasında bulunuyorlar. Ya bu hakareti niçin ettiler?”.

Burada dikkat çekmek istediğimiz bir başka husus ise Osmanlı Devletinin kaldırma girişimlerine karşı canla başla ve her türlü diplomatik tehditle direnen bu güçlü ülkeler, Osmanlıya isyan ederek bağımsızlığını kazanan Yunanistan, Romanya, Bulgaristan vb diğer yerlerdeki teşkilatlarını çok kısa bir süre içerisinde kapatmışlardır.

Ancak İttihat ve Terakki yönetiminin Kapitülasyonları kaldırmasından (1911) sonradır ki, 1 Ekim 1914 Ekiminden itibaren yabancı postalar kapatılarak, bunlara ait Posta Kutuları toplatılır.

Ne yazık ki bu durum fazla uzun sürmez ve Sevr Anlaşması ile yabancı postalar tekrar geri gelir. Kesin olarak kaldırılmaları ise Lozan görüşmeleri sırasında 28 Nisan 1923 tarihli oturumda alınan kararla mümkün olmuştur.***

Dostlukla.

 

*Çünkü Menzilhanelerde Osmanlı Tatarlarının yorulan atlarını değiştirmeleri için sürekli yedek ve hazır atlar bulunduruluyordu. Hatta bu tatarlar yorulan atlarını değiştirmek için yolda herhangi bir yerde dahi sivil halkın atlarına el koyma yetkisine sahiptiler.         
**Ulahlar: Makedonya’da ve Balkanların çeşitli yörelerinde yaşayan Rumen (Roma) kökenli bir halk.
***Konuyla ilgili yararlanılan kaynaklar. 
Nesimi Yazıcı. “Osmanlı İmparatorluğunda Yabancı Postalar ve Atatürk Türkiyesinde Postacılık”. A.İ.T.İ.A. Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu İletişim Dergisi. 1981/3.s.137-197. Turgut Tan. “Osmanlı İmparatorluğunda Yabancılara Verilmiş Kamu Hizmetleri İmtiyazları”. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi. C.XXII, No.2.(Haziran 1967). S.285-326.  Asaf Tanrıkut.“Türkiye’de Posta ve Telgraf ve Telefon Tarihi ve Teşkilat ve Mevzuatı”. Ankara 1984. S.319-349. Yunus Türkölmez.”PTT’de İşçi ve Memur Örgütlenmesi”. (Ankara.1988)

 

Bu Haber 2118 defa okunmuştur.
ADANA, ÇEKİL ARADAN
NUTUK´TA TELGRAF VE TELGRAFÇILAR
TEKNOLOJİ TARİHİNDEN EN ÖNEMLİ 9
POSTA VE TELEKOMÜNİKASYONDA İLKL
ANTALYA TELGRAFHANESİ GERÇEĞİ
NOSTALJİ; PTT SPOR KULÜBÜ
PTT TARİHİNİN İLK BÜYÜK YOLSUZLU
KUTLUCA (KUŞÇALI) TELGRAFHANESİ
POSTANE İŞGALLERİ III
POSTANE İŞGALLERİ (2)
POSTANE İŞGALLERİ (I)
FOTOĞRAFLARLA NOSTALJİ
İZMİR TELEFON ŞİRKETİNİN DEVLETL
İZ BIRAKAN PTT’CİLER 4: ORHAN V
PTT-TELEKOM TARİHİNDEN FOTOĞRAFL
PTT-TELEKOM TARİHİNDEN FOTOĞRAFL
ESKİ VE İLGİNÇ TELEKOM REKLAMLAR
PTT ve TELEKOM FOTOĞRAFLARI 2
PTT-TELEKOM TARİHİNDEN FOTOĞRAFL
PTT (TÜRK TELEKOM) FUTBOL TAKIMI
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!