Türk Telekom’a yıllarını vermiÅŸ, aktif çalışma yaÅŸamında arkadaÅŸlarına yaptığı katkılar ile yetinmemiÅŸ, içimizden biri, Emekli İnsan Kaynaklari Müdürü Fuat ÖnderoÄŸlu kaldığı yerden yol göstermeye devam ediyor. Sayın ÖnderoÄŸlu’nun turk.internet.com sitesinde yazmış olduÄŸu “Ülkemizde ÖzelleÅŸtirmelerin İnsan Kaynakları Boyutu” baÅŸlıklı yazısını bilgilerinize sunuyoruz.
ÖzelleÅŸtirmenin ve bu personel hareketlerinin üzerinden geçen 7 yılın sonunda Türk Telekom İnsan Kaynakları yapısının nereden nereye geldiÄŸine, ayrılan personelin ne durumda olduÄŸuna dair bir inceleme, tez ya da araÅŸtırma HENÜZ göremedim. Yakından bildiÄŸim ve takip ettiÄŸim bu konuyu, gelecekte özelleÅŸtirilme ihtimali olan diÄŸer Kurum ve KuruluÅŸlar için, hem devlete, hem bu kurumların yöneticilerine, hem de personeline ışık tutacağı inancıyla birkaç yazı yazmaya karar verdim.
Bu hafta turk-internet.com'da yayınlanan ÖzelleÅŸtirilen Kurumlardan Yapılan Personel Nakilleri Tehdit Unsuru mudur? baÅŸlıklı makale, çoktandır yapmayı düÅŸündüÄŸüm bir analizi yeniden aklıma düÅŸürdü; Maalesef akademik çevrelerde yapıldığını henüz görmediÄŸimiz "ÖzelleÅŸtirmelerin İnsan Boyutu" analizi.
Türk-internet.com okuyucuları beni 2005 sonu – 2006 başında Türk Telekom’un özelleÅŸtirilmesi sürecinde “ÖzelleÅŸtirme ve İnsan Kaynakları“ konularında "Hakan Yerlikaya" mahlas adıyla yazdığım yazılarla hatırlarlar[1]. O günlerde Türk Telekom’un özelleÅŸmesi öncesinde sayıları 72.000'nin üzerinde olan olan personelin, özelleÅŸtirilen ÅŸirkette yerleri olup olmadığını düÅŸündükleri, buna karşın sorularına, kaygı ve beklentilerine hiçbir makam ve organdan cevap alamaz oldukları çılgın bir dönemden geçiliyordu.
Kısaca hatırlayalım;
Gitmek mi Zor, Kalmak mı Zor?
ÖzelleÅŸen Türk Telekom'a geçmek ya da devlet memurluÄŸunda kalmak ÅŸeklinde seçeneÄŸi olan çalışanların bu karar için süresi bir hayli dardı. Ancak herkesin hayatında büyük bir deÄŸiÅŸim yaratacak olan bu karar için belirsizlik vardı. Ya devlet memurluÄŸundan vazgeçip, özel bir ÅŸirketin çalışanı olmayı deneyeceklerdi, ya da devlet memuru olarak kalacak ama alıştıkları ÅŸirketin dışında, belki ihtisasları da olmayan bir konuda çalışmayı göze alacaklardı (baÅŸta bahsettiÄŸim yazı bu konuyu iÅŸliyor zaten[2]).
Bir yandan da, bu çok yüksek sayıdaki çalışanın büyük oranda devlete dönmesi tehlikesi vardı. Tehlike diyoruz; çünkü ya Türk Telekom'un içi boÅŸalmış yani çalışacak adam kalmamış olacaktı, ya da elemanların devlete dönmesiyle birlikte özelleÅŸtirmeyle kurtulmak istenen çalışan yükü aynen devam ediyor olacaktı.
İşte böyle bir ortamda, özelleÅŸtirmenin hemen sonrasında sayıları 54.000'e inen çalışanlar, bu karmaşık suale cevap bulmak için çaresizce etrafa baÅŸvuruyorlardı. Hatta devlet memurluÄŸuna dönme hakkı olmayan sözleÅŸmeliler bile durumu anlamaya çalışıyor ve soru gönderiyorlardı.
Bu boÅŸluÄŸu gören ve bir yazısında çalışanların durumunun ne olacağını soran, turk.internet.com’un sahibi Füsun Sarp Nebil’in teÅŸviki ile, hiç kimseden ve hiçbir karşılık beklemeden “ÖzelleÅŸtirme sonrasında personele ne olacağı” konularına açıklık getirmeye çalıştım, turk-internet.com'a soru gönderen çok sayıda kiÅŸinin özel durumu çerçevesinde, farklı statüdeki Türk Telekom elemanlarına yol göstermeye çalıştım.
Yazılarımız kamuoyunun ve personelin çok yoÄŸun bir ilgisi ile karşılaÅŸtı. Çünkü sözleÅŸmeliden, hükümlüye, özürlüye kadar farklı statüdeki kiÅŸilere, detaylı yazılarımızla yol gösterdik ve hepsi bir dosyayı doldurdu[1]. Bu yazıların sayesinde, pek çok Türk Telekom çalışanının önünü daha iyi görebildiÄŸini, o günlerde kendi durumu hakkında hiçbir yerden cevap ve öneri alamayan personele, turk.internet.com'un, bir nevi ücretsiz, gönüllü danışmanlık görevi üstlenmiÅŸ olduÄŸuna inanıyorum.
ÖzelleÅŸtirmenin İnsan Boyutu Öncesinde ya da Sonrasında Hala İncelenmedi
ÖzelleÅŸtirmenin ve bu personel hareketlerinin üzerinden geçen 7 yılın sonunda Türk Telekom İnsan Kaynakları yapısının nereden nereye geldiÄŸine, ayrılan personelin ne durumda olduÄŸuna dair bir inceleme, tez ya da araÅŸtırma HENÜZ göremedim. Yakından bildiÄŸim ve takip ettiÄŸim bu konuyu, gelecekte özelleÅŸtirilme ihtimali olan diÄŸer Kurum ve KuruluÅŸlar için, hem devlete, hem bu kurumların yöneticilerine, hem de personeline ışık tutacağı inancıyla birkaç yazı yazmaya karar verdim.
Dilerim bu yazılar, özelleÅŸen, özelleÅŸtirilecek olan kurumların yönetici ve çalışanları ve devlet yönetimine ve de bu kurumlardan özelleÅŸtirme sonucunda diÄŸer kurumlara nakledilen kurumların yöneticilerine ışık tutar.
Çalıştığım dönemde ve sonrasında, çok arzu ettiÄŸim halde, bu tecrübemden yararlanılmadığını düÅŸünüyorum. Gerçi kendi bölgemde, kendi bölge müdürümün ilgisi ve desteÄŸine mazhar oldum ama bu tecrübemi, yazılarımı mahlas isimle bile gördüÄŸü halde, “bunu yazsa yazsa Fuat Bey ya da Ali Ölçer yazmıştır” diyenlerin de düÅŸündüÄŸü tarzda deÄŸerlendirmek isterdim ve bundan da büyük bir mutluluk duyardım. Bugün de bilgimi deÄŸerlendirmek istiyorum.
Özellikle son geçtiÄŸimiz günlerde Karayolları Genel MüdürlüÄŸünün kamuoyuna yansıyan 2012 – 2016 yıllarına iliÅŸkin olarak hazırladığı Stratejik Planda yer alan ““ÖzelleÅŸtirilen kurumlardan yapılan personel nakilleri” bir tehdit unsuru olarak deÄŸerlendirilmiÅŸtir." ÅŸeklindeki deÄŸerlendirmeleri bu konuların önemini bir kat daha artırmıştır diye düÅŸünüyorum ve bu olay bazı yazıları yazma yönünde beni teÅŸvik etmiÅŸtir.
O günlerin üzerinde yaklaşık 7 yıldan fazla bir zaman geçti. Tabiri caiz ise köprünün altından çok sular geldi geçti. Türk Telekom çalışanlarının sayısı bugünlerde 23.000‘lere inerken, baÅŸlangıçta 72.000’in üzerinde olan eski Telekomcuların sayısı 15.000'nin de altına indi. Yeni katılan personelin oranı ise % 30’u çoktan aÅŸtı.
BaÅŸlangıçta 72.000 den fazla olan Türk Telekom çalışanları bu gün 15.000’in altına indiÄŸi dikkate alındığında, gördüÄŸüm kadarıyla bu gün ÅŸirkette kalan personelin oranı, özelleÅŸtirmenin baÅŸlangıcındakine nazaran ancak % 20’si düzeyindedir. Eski çalışanların % 80’i ya baÅŸka kamu kurum ve kuruluÅŸlarına nakledilmiÅŸ veya uygulanan teÅŸvik ve içinde önemli ölçüde yer alan zorlamalarla emekli ve istifa gibi sebeplerle ÅŸirketle baÄŸlarını koparmışlar veya koparmak zorunda kalmışlardır.
ÖzelleÅŸtirme Konusu 1984'lerde BaÅŸladı, Ancak 2005'de GerçekleÅŸti
Åžimdi bu noktada biraz gerilere gidip Türkiye’de Türk Telekom’un özelleÅŸtirilmesine kadar sürece bir göz atalım. BilindiÄŸi üzere Türk Telekom’un özelleÅŸtirilmesinin istendiÄŸi, rahmetli Turgut Özal’ın döneminde 1980'lerde dillendirilmeye baÅŸlanmış, Tansu Çiller’in BaÅŸbakanlığı döneminde ise zirveye çıkmış olmasına ve bu arada bir çok hükümetler kurulmasına ve hepsinde de özelleÅŸtirme konusunda (Özellikle koalisyon dönemleri dahil) ortak irade olmasına karşın, özelleÅŸtirme ancak 2005 yılında AKP iktidaru döneminde gerçekleÅŸebilmiÅŸtir.
ÖzelleÅŸtirme neden bu kadar uzun zaman aldı ve neden 1980’lerin sonunda baÅŸlayan özelleÅŸtirme yönündeki irade neden ta 2000’li yılların ortasında gerçekleÅŸebildi?
Ayrıca baÅŸta Türk Telekom olmak üzere ülkemizde bir çok kuruluÅŸ ve varlığın özelleÅŸmesi ile bu günlere gelinen süreçte gerçekte özelleÅŸtirme gerekli miydi?
Bu soruların cevapları, kiÅŸilerin siyasi yaklaşımlarına göre farklılık arz etse de, çoÄŸunluk özelleÅŸtirmenin gerekli olduÄŸu yönünde düÅŸünce sahibi olduÄŸunu düÅŸünüyorum. Fakat özelleÅŸtirme konusunda özelleÅŸtirmenin gerekli mi, gereksiz mi olduÄŸu konusunda uzun tartışmalara girmek istememekle birlikte bazı ana hatlarına deÄŸinmek isterim.
Öncelikle 25 Ocak 2013 tarihinde Füsun Nebil’in tespitlerinde[3] yer aldığı üzere; “Pek çoÄŸu Atatürk zamanında kurulmuÅŸ olan devlet ÅŸirketleri (KİT - Kamu İktisadi Kurumları), özelleÅŸtirme öncesinde (sonrasında da benzer eleÅŸtiriler var gerçi), hemen her hükümet zamanında siyasi kadrolara iÅŸ olanağı saÄŸlamak için kullanıldığı" yönündeki görüÅŸlerine katılmamak mümkün deÄŸildir. Ayrıca; KİT’lerin önündeki tek sorun bu da deÄŸildi. Bunlara bahse konu yazıda epeyce açıklık getirildiÄŸi için tekrar üzerinde durmak istemiyorum.
Bu noktadan bakıldığında “ÖzelleÅŸtirme gerekli miydi?“ derseniz bir çok olumsuz sonuçlarına ve bazılarının tersini düÅŸündüÄŸünü bilmeme raÄŸmen, cevabım yine “Evet”tir. Ancak, özelleÅŸtirme sonucunda yapılan uygulamalar konusunda pek çok konuda son derece ağır eleÅŸtirilerim olacaktır.
Çünkü Devlet 20 yıla yakın bir süre özelleÅŸmesi planlanan ve tartışılan Türk Telekom'da ve diÄŸer devlet kurumlarında, bazıları "özel ihtisas" sahibi olan personel için özel bir planlama ya da analiz yapmış gözükmüyor. GerçekleÅŸtirilen tek hareket; özelleÅŸtirme sonrasında devlete dönüÅŸleri engellemek için sözleÅŸmeli statüsünü getirmekti. Yüksek maaÅŸ verilerek personelin bir kısmı bu statüye teÅŸvik edilmiÅŸti.
Yani özelleÅŸtirme bir nevi insan öÄŸütme aracı olarak kullanıldı ya da kullanılıyor. Öncesinde politik amaçlarla kadroları doldurmak ne kadar yanlışsa, sonrasındaki politikasız-plansız ya da hala politik insan kaynakları operasyonları da o derece yanlış.
Bunu ortaya koymak zorundayız. BaÅŸta da söylediÄŸim gibi, en azından bundan sonrasında özelleÅŸecek kurumlar açısından.
İnsan kaynakları konusunda özelleÅŸtirme öncesinde uygulanacak bir politika-strateji geliÅŸtirilmesi gerekir. Bu özelleÅŸtirilecek firmadan önce devletin sorumluluÄŸudur.
Gelecek hafta görüÅŸmek dileÄŸiyle,
http://[1] ÖzelleÅŸtirilen Türk Telekom'da İnsan Kaynakları
http://[2] ÖzelleÅŸtirilen Kurumlardan Yapılan Personel Nakilleri Tehdit Unsuru mudur?
http://www.turk.internet.com/portal/yazigoster.php?yaziid=40921
|