DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
YUNUS TÜRKÖLMEZ İDAMLARI YAZDIYUNUS TÜRKÖLMEZ İDAMLARI YAZDI

Tarih: 2013-04-10

ÇALIŞTIKLARI KURUM ÖNÜNDE İDAM EDİLEN İKİ PTT MEMURUNUN HAZİN HİKÂYESİ

Yıl 1914. Aylardan Eylül. Ve ayın 14’ünde sabahleyin işe gelen Posta Nezareti çalışanları işyerlerinin önünde her gün alışık olmadıkları bir manzara ile karşılaşırlar. Bir süre önce sıkıyönetimce gözaltına alınmış olan iki PTT çalışanı işyerlerinin önünde idam edilmişlerdir.

İstanbul Postanesi Nakliye Memurlarından Yusuf Kenan ve Şehir Dairesi Memurlarından Mehmet Talat hakkındaki idam kararı, diğer çalışanlara ibret olması için midir yoksa usul mü böyledir bilinmez ama o gece sabaha karşı orada infaz edilmiştir.

Bu iki PTT memurunun yaşam öykülerine kısaca değineceğiz ama önce dönemin koşullarına ve yargılandıkları dava konusu olan gelişmelere kısaca bakmakta yarar var diye düşünüyorum.

Devir Sultan V. Mehmed Reşat devri (1909-1918). 23 Ocak 1913 tarihinde meşhur “Babıâli Baskını” ile iktidara gelen İttihat Terakki Hükümeti ise içte ve dışta çok çeşitli sorunlarla karşı karşıyadır. Ancak devletin varlık yokluk mücadelesi verdiği bu süreçte iktidar mücadelesi henüz sona ermemiştir. Bir yandan Cemiyete karşı gelişen muhalefet, diğer yandan Sadrazam Mahmut Şevket Paşa'nın, Cemiyete rağmen başına buyruk bazı yönetsel faaliyetleri paşanın öldürülmesine kadar giden bir sürecin doğmasına neden olmuştur.

Babıâli Baskını sırasında öldürülen Harbiye Nazırı Nazım Paşa’nın da içerisinde yer aldığı  “Halaskar Zabitan” (Kurtarıcı Subaylar) grubu da benzer bir karşı darbe ile intikam ve hükümeti devirme planları yapmaktadır.

İşte böyle bir ortamda Sadrazam Mahmut Şevket Paşa 11 Haziran 1913 günü öğle vakti Harbiye Nezareti’nden (İstanbul Üniversitesi Binası), Babıâli’ye gitmek üzere arabasıyla yola çıkar. Çarşıkapı civarında bir cenaze alayına yol vermek üzere durduklarında suikasta uğrar ve hayatını kaybeder.

Gerçek azmettiricileri ve eylemin amacı tam olarak çözülemese de olaya karışan yedi suikastçı hemen yakalanır. Hızlı bir yargılama yapılarak olayla ilgili görülen 37 kişiden 24’ü hakkında idam kararı verilerek 12’si Beyazıd Meydanında infaz edilir. Toplam 322 kişi ise başta Sinop olmak çeşitli yerlere sürgüne gönderilir. Sürgüne gönderilenler arasında bir süre sonra PTT Genel Müdürü olacak yazar Refik Halit Karay da vardır. Olayın baş tertipçilerinden bir kısmı ise yurt dışında oldukları için kurtulurlar. İşte bunlardan biri de Halaskaran Zabitan grubu yöneticilerinden Kürt Şerif Paşadır.

Şimdi gelelim iki PTT memurunun idamlarına ilişkin yapılan yargılamaya. Bununla ilgili mahkeme kararı Tanin Gazetesi”nin 17 Eylül 1914 tarihli nüshasında yayınlanmıştır. Verilen karara göre işledikleri iddia olunan suçlar ve mahkûmiyetleri şöyle açıklanmaktadır.

“Gayri meşru vasıta ile cebren hükümeti değiştirmeye ve kamuoyunu galeyana getirerek memleketin tahribi hususunda bir fesad heyeti teşkil etmek ve bu heyetle merhum Mahmud Şevket Paşanın feci şekilde şehadetiyle sonuçlanan harekâtı tertib ve yönetmekten gıyabında idama mahkûm edilen Şerif ile haberleştikleri görülmüştür.

Bakanlara ve bazı hükümet üyelerine gelen mektupları çalarak Paris’te dağıtımına sebep oldukları iddiasıyla yargılanan PTT memurları şunlardır. Postahane Şehir Dairesi memurlarından Asitane’li (İstanbul’lu) Mehmet Talat Efendi, PT Nezareti nakliye memurlarından Kenan Efendi, Urfa Postanesi memurlarından Mehmet Halis, İstanbul Postahanesi Şehir Dairesinden istifa etmiş olan Mehmet Şerafettin (ve diğer beş kişi).

İstanbul Divani Örfisince (Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi) yapılan yargılama neticesinde verilen karardan özetleyerek aktarmaya çalışalım.

Zanlı Kenan Efendinin yukarıda adı geçen Şerif ile muhabere eylediği ve memleketin sükûn ve huzuru için hükümetçe Sinop’a sürgün edilenlerle yazışmaya devam ettiği görülmüştür. Ayrıca onları ısrarla yanıltmaya çalışarak, adı geçen Talat ile birlikte hükümet üyelerinin bazı yabancı devlet yetkilileriyle yaptıkları yazışma ve mektupları, resmi evrakları memuriyetlerine dayanarak çaldıkları ve bunları yine adı geçen Şerif’e ulaştırdıkları kesinlik kazanmıştır.

 Yine bunlardan Kenan’ın Kürt Aşiret liderlerinden Hüseyin Paşa’yı hükümet aleyhine silahlı isyana teşvik ve tahrik ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle Mülkiye Ceza Kanununun 52. Maddesi gereğince ve hükmüne uygun olarak merhum Talat ile Kenan’ın idamlarına ve diğerlerinin bu suçları işleme girişimlerinin sabit olmadığından beratlarına ilişkin mazbatanın yüce padişahımızca onaylanması üzerine bu sabaha karşı (17-9-1914) hükümleri infaz olunmuştur. Talat ve Kenan Efendiler Posta ve Telgraf ve Telefon Nezareti binası önünde asılarak idam olunmuşlardır.

Yaşamları çalıştıkları kurumun önünde hazin bir şekilde son bulan bu iki PTT memuru hakkında bilinenlere gelince.

Mehmet Talat Efendi.(sicil no:472)

İstanbul doğumlu olup, Nizamiye Sanayi Alayı kumandanlarından Miralaylıktan emekli Sami Bey’in oğludur. İdareye 1902 yılında girmiş olup, 11 Haziran 1914 tarihinde memuriyetten çıkartılmıştır. 17 Eylül 1914 tarihinde de idam edilmiştir. Öldüğünde henüz 30-32 yaşındadır.

Yusuf Kenan Efendi.(sicil no:664)

İstanbul doğumlu olup, Mehmed Tevfik Efendinin oğludur. İdareye 1909 yılında girmiş olup, 11 Haziran 1914 tarihinde Mehmet Talat Efendi ile birlikte işine son verilmiş ve 17 Eylül tarihinde de idam edilmiştir. Yusuf Kenan ise bu tarihte henüz 25 yaş civarındadır.

Genç yaşta idam edilerek yaşamlarına son verilen bu iki PTT memurun gerçekte iddia olunan suçları işleyip işlemediklerini bilmiyoruz ama son derece çalkantılı bir süreçte, yargılandıkları muhakkak. Değil alt düzeyde iki memurun, başta Sadrazamlar yani Başbakanlar olmak üzere tüm devlet görevlilerinin çok kolay suçlanarak “Siyaseten Katl” ( idam) cezasına çarptırıldıkları bir siyasal tarih söz konusudur.

Hiçbir şekilde hukuk sistemleri içerisinde yer almaması gereken idam cezasının bugün için çoğu ülkelerde kaldırılmış olmasına rağmen, hala bazı ülkelerin ceza yasalarında yer aldığı bilinmektedir. Başta Uluslararası Af örgütü olmak üzere birçok kuruluş tüm dünyada kaldırılmaları için yoğun bir çaba sarf etmektedir.

En kısa sürede bu mücadelenin başarıya ulaşılmasını diliyoruz.

Dostlukla.

Yunus TÜRKÖLMEZ

Bu Haber 1575 defa okunmuştur.
ADANA, ÇEKİL ARADAN
NUTUK´TA TELGRAF VE TELGRAFÇILAR
TEKNOLOJİ TARİHİNDEN EN ÖNEMLİ 9
POSTA VE TELEKOMÜNİKASYONDA İLKL
ANTALYA TELGRAFHANESİ GERÇEĞİ
NOSTALJİ; PTT SPOR KULÜBÜ
PTT TARİHİNİN İLK BÜYÜK YOLSUZLU
KUTLUCA (KUŞÇALI) TELGRAFHANESİ
POSTANE İŞGALLERİ III
POSTANE İŞGALLERİ (2)
POSTANE İŞGALLERİ (I)
FOTOĞRAFLARLA NOSTALJİ
İZMİR TELEFON ŞİRKETİNİN DEVLETL
İZ BIRAKAN PTT’CİLER 4: ORHAN V
PTT-TELEKOM TARİHİNDEN FOTOĞRAFL
PTT-TELEKOM TARİHİNDEN FOTOĞRAFL
ESKİ VE İLGİNÇ TELEKOM REKLAMLAR
PTT ve TELEKOM FOTOĞRAFLARI 2
PTT-TELEKOM TARİHİNDEN FOTOĞRAFL
PTT (TÜRK TELEKOM) FUTBOL TAKIMI
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!