Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
MEDYA ÖZELLEŞTİRMELERDE NEDEN SESSİZMEDYA ÖZELLEŞTİRMELERDE NEDEN SESSİZ

Tarih: 2013-06-29

YENİ ŞAFAK HABERCİLİĞİNİN ARDINDAKİ GERÇEK

Türkiye’de medya denilince üzerine bir değil bin kere düşünmek gerek.

Medyanın yadsınamaz gücünün farkında olan partiler iktidara geldiğinde işe ilk olarak medyadan başlarlar.

Medya-iktidar ilişkilerinin hangi boyutta olduğunu anlayabilmek için medyanın ekonomi politiğine değinmek su götürmez bir gerçektir.

1980 sonrası dünyada ve ülkemizde egemen olmaya başlayan neo-liberal politikalar doğrultusunda “holding basını”nın oluşmasıyla basın öz işlevini yitirmeye başlamıştı.

Bu noktada habercilik yapmaktan çok medya patronunun devletle olan ilişkileri ön plana çıkacaktı.

Günümüzde olduğu gibi. Bugün finans, inşaat, enerji, otomotiv, turizm, madencilik, tekstil ve telekomünikasyon gibi pek çok sektörü bünyesinde bulunduran ama aynı zamanda da pek çok gazete, televizyon kanalı sahibi olan holdingler ile devletin (hükümetin) karşılıklı çıkarları; bir yayın organının yayın politikasına giren bir habere yer verilip verilmeyeceği, haberin gazetede hangi sayfadan hangi boyutta verileceği, TV’de ne kadar süreyle ne kadar sıklıkta yayınlanacağı gibi unsurların belirleyicisidir.

Bir gazetede, TV'de kimin çalışıp çalışmayacağı konusunda da belirleyici bir özelliğe sahiptir.

Lakin Gezi olaylarında TRT gibi devletin mülkiyetindeki medyanın ve Anadolu Ajansı’nın olanları görmezden gelmesi biraz da olsa anlaşılırdı belki ama ana-akım dediğimiz medyanın duyarsızlığı bunun açık kanıtıydı.

Salt duyarsızlığı değil, hükümete organik bir şekilde bağlı olan ve genelde iktidar yandaşı olarak anılan medyanın nasıl bir yayıncılık sergilediğini de gördük.

Gerçeğin nasıl manipüle edildiğine, yalan haberlere imza atıldığına tanık olduk.

Göze en çok çarpan medya kuruluşu ise bu dönemde yaptığı gerçek dışı haberlerle Albayrak Grubu'nun himayesindeki Yeni Şafak gazetesiydi.

Bu gazetenin Başbakan Erdoğan’ın, iktidar partili siyasetçilerin hedef tahtasına koyduğu sanatçı Memet Ali Alabora hakkında yaptığı yalan haberlere daha önceki yazılarımızda yer vermiştik.

Peki etik kurallarını ihlal eden Yeni Şafak’ı böyle bir haberciliğe sürükleyen neydi?

Ardındaki gerçeği T24 adlı internet gazetesinin yazarı Aziz Çelik köşesinde ayrıntılıca ele almış. Yazar bir kamu kuruluşu olan SEKA Balıkesir işletmesinin ne şekilde Albayrak Grubu’na satıldığından bahsediyor.

Piyasa değeri 2003’te 51,2 milyon ABD doları olduğu tespit edilen işletme yine aynı yıl neden 1,1 milyon dolara Albayrak Grubu’na satılmıştı.

Üstelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın (ÖİB) Bursa 2. İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararını uygulamadığı; mahkemenin bu kararına karşı ÖİB’in Bursa Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz için başvurusuna bu mahkemenin de ret kararı verdiği gerçeği düşünülürse satışın hukuki olmadığı da anlaşılacaktır.

Hatta yazar, Bursa 2. İdare Mahkemesi’nin 51,2 milyon dolar piyasa değeri olan işletmenin 1,1 milyon dolara satılmasının kamu yararına uygun olmadığı gerekçesiyle özelleştirmeyi esastan iptal ettiği ve Danıştay’ın aynı gerekçeyle verdiği karar(lar)ın da uygulamadığı için ÖİB’in satışı onaylayarak anayasayı ihlal ettiğini ortaya koyuyor.

Çünkü Anayasa’nın 138. maddesine göre; yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorunludur; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.

Peki ya iktidarın yargı kararını rafa kaldıran, yargı kararının uygulanmasını engellemek için yasal zemin hazırlayarak Özelleştirme Uygulamaları hakkında Kanun’da değişikliğe gitmesine ne demeli?..

İhalenin gerçekleştiği tarihten 9 yıl sonra kanuna getirilen bir eklemeyle “özelleştirme uygulamalarına yönelik açılan davalarda, ihaleyi kazanan yatırımcıya devrin ardından iptal kararı verilmesi sebebiyle oluşacak fiili imkânsızlık karşısında geri dönülemeyecek bir yapının ortaya çıkması halinde Bakanlar Kurulu, yargı kararını uygulamayabilecek.”

İşi kılıfına uydurarak bir kamu malının peşkeş çekilmesi böyle bir şey olsa gerek.

SEKA bunlardan biriydi yalnızca.

Hakkında yargı kararı olan kuruluşları hatırlamak zor değil: Tüpraş, Seydişehir Eti Alüminyum, Kuşadası ve Çeşme Limanları da aynı durumda.

Devlet kendisini soydurur mu?

Tüy bitmemiş yetimin hakkı yedirilir mi?

Ya devleti soyanlar…

Ne demiştik?

Medyanın gücünden...

Medyanın karşılıklı çıkar ilişkileri üzerine kurulu olduğundan bahsetmiştik.

Şimdi anlaşılıyor mu neden doğru, dürüst halk için habercilik yapılmadığı ve Yeni Şafak’ın neden iktidarın sözcüsü konumunda kraldan çok kralcı olduğu.

 

Sercan Engerek

Bu Haber 1055 defa okunmuştur.
TELEKOM YETKİLİLİLERİ HESABA ÇEK
VARLIK FONU, PTT’Yİ SATIŞ HAZIRL
ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜ DE YABANCILAR
ÖZELLEŞTİRME SEKTÖRÜ (!) İYİYE G
TELEKOM´DAN GİTME ZAMANI
VARLIK FONU’NA BÜYÜK DEVİR
KÂR EDEN ŞİRKETİ SATTILAR
ÖZELLEŞTİRMENİN YENİ BAŞKANI: AH
ÖZELLEŞTİRME SAHTEKARLARINA MAHK
TP ÖZELLEŞTİRİLDİ
ÖZELLEŞTİRME POLİTİKASI AGRESİFL
ŞEKER STRATEJİK AMA TELEKOM DEĞ
ÖZELLEŞTİRME TORBADAN ÇIKARILDI!
SAADET´TEN ÖZELLEŞTİRME TEPKİSİ
ÖZELLEŞTİRME TORBASI GELİYOR…
195 KURULUŞTA KAMU PAYI KALMADI
MİLLİ PİYANGO NEDEN HALKA ARZ ED
RUSYA´DA ÖZELLEŞTİRME KARŞ
MAHKEME KARARINA RAĞMEN !!!
KAMU-SEN GENEL BAŞKANI KONCUK AÇ
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!