DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
'ARAŞTIRMACI ' SORU-CEVAP'ARAŞTIRMACI ' SORU-CEVAP

Tarih: 2009-04-06

ARAŞTIRMACILAR İLE İLGİLİ GENEL SORUNLAR ; i. Çalıştıkları Kurumda unvan hiyararşisindeki yeri belli değildir. Bunun tespiti gerekmektedir. Bununda Devlet Personel Başkanlığı nezninde belli bir yere oturtulması mümkün müdür? ii. Unvan hiyarararşisi içerisindeki yeri belli olmadığı için bazı ek ödentilerden yararlanılamamaktadır. (Örneğin Ek ders ücreti vb) Bunun düzeltilmesi için ne yapılabilir. iii. Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarında unvan almak isteyen bazı personelin bu kurumlara ait unvan yükselme sınavlarına istinaden sınava girerek müdür vb. ünvanları alabileceği görülmektedir. (Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Unvan Yükselme Esasları Daha önce en az müd yrd olarak görev yapmış bu personelin unvan yükselme sınavına sokularak müdür ünvanını alması gerektiği hususuda bir hak kaybıdır. Daha önce ifa ettiği bir göreve ait bir ünvanı daha almak istediğinde imtihana girme zorunluluğunun olmasıdır. Bu durumun Devlet Personel Başkanlığı nezninde ortadan kaldırma imkanı var mıdır? 1. 4046 sayılı Özelleştirme Yasası’nın 22.maddesinin ikinci paragrafında, .. Bu personelden 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı cetveldeki kadrolarda istihdam edilmekte olanlar ile burada sayılan unvanlarla çalışan diğer statülerdeki personelin atama teklifleri Araştırmacı unvanlı kadrolara yapılır. denilerek, belirli kadro/unvanlarda çalışan personelin “araştırmacı” kadrosuna atanacağı belirtilmişse de, “araştırmacı” unvanlı kadronun tanımlaması yapılmamıştır. Aynı şekilde, 3046 sayılı “Bakanlıkları Kuruluş ve Görev Esasları Hakkında ... Kanun”da da, hiyerarşik kademe ve unvanlar belirlenmiş olmasına karşın “araştırmacı” unvanına yasada yer verilmemiştir. 2. Nitekim Devlet Personel Başkanlığının (DPB) 27.03.2003 tarihli bir görüşünde, ..Bilindiği üzere, 3046 sayılı Kanunun 15 inci maddesinde “Bakanlık merkez, taşra, yurt dışı teşkilatları ile bağlı ve ilgili kuruluşların hiyerarşik kademeleri hizmetin özelliklerinden kaynaklanan farklılıklar dikkate alınmak kaydıyla aşağıdaki şekilde düzenlenir” hükmü yer almakta olup, maddenin devamında da hiyerarşik kademeler ve birim unvanları belirtilmiştir. Ancak, gerek mezkur Kanun maddesinde ve gerekse de 19.5.1998 tarih ve 98/11279 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında “Araştırmacı”unvanının hiyerarşik konumu ile ilgili bir hüküm bulunmamaktadır. Diğer taraftan, “Araştırmacı” unvanı ile istihdam edilen personelin; Kurumun görev ve hizmetleri ile ilgili konularda araştırma, inceleme ve değerlendirme yapmak, sorunlara çözüm yolları bulmak, rapor yazmak, koordinasyon ve danışmanlık yapmak, bu konu ile ilgili etkinliklere katılmak, araştırma programlarını hazırlamak ve kuruma verilecek diğer görevleri yapmakla görevlendirilebileceği değerlendirilmektedir... denilerek, araştırmacı unvanının yasal bir tanımı olmadığı, bu belirsizliğin DPB’nın tanımlama girişimi ile aşılmak istendiği görülmektedir. 3. Araştırmacı unvanının görev tanımı/hiyerarşik yerinin yasa ile belirlenmemesi, kanımızca Anayasanın, ... Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. hükmünü üçerir 128.maddesine açıkça aykırıdır. Buna karşın idari yargı organları bu gerekçe ile açılan davaları kabul etmemekdir. Örneğin, “24.11.1994 Tarihli ve 4046 Sayılı Kanun Çerçevesinde Nakledilecek Personel Hakkında Tebliğ” ile (08.10.2003 tarih ve 25253 sayılı Resmi Gazete) “araştırmacı” unvanı ile ilgili tanımlama/belirleme yapılmıştır; .. “Araştırmacı” unvanlı kadroya atanan personel; A) Merkez Teşkilatında: Danışma birimlerinde Daire Başkanı, danışma birimi bulunmayan kurumlarda ise yardımcı birimlerde Daire Başkanı, Daire Başkanı bulunmaması halinde Şube Müdürü, B) Taşra Teşkilatında: a) Taşra Teşkilatı Bölge Kuruluşlarında: Atama teklifi yapılan İl’de; Bölge Müdürlüğüne bağlı İl Müdürlüğü bulunması halinde İl Müdürü, İl Müdürlüğü bulunmaması halinde ise Şube Müdürü veya Başmühendis, b) Taşra Teşkilatı İl Kuruluşlarında: İl Müdürü, Defterdar, Cumhuriyet Başsavcısı, c) Taşra Teşkilatı İlçe Kuruluşlarında: İlçe Müdürü, Defterdarlıkça uygun görülecek Müdür, Cumhuriyet Başsavcısı, C) Üniversitelerde: Rektörlükçe uygun görülecek Daire Başkanı, emrinde görevlendirilir. Araştırmacı unvanlı personelin görevleri; Kurumun veya görevli olduğu birimin görev ve hizmetleri ile ilgili konularda verilecek görevleri ifa etmek, kurumun veya görevli olduğu birimin görevleri hakkında araştırma, inceleme yapmak ve bu konuları değerlendirerek sorunlara çözüm yollarını belirlemek, rapor yazmak, koordinasyon ve danışmanlık yapmak, bu konularla ilgili toplantı ve etkinliklere katılmak, araştırma programlarını hazırlamak, Kalkınma Planları ve Yıllık Programlar ile kuruma verilen görevler hakkında araştırma yapmak ve verilecek diğer görevleri yerine getirmektir. 4. Tebliğ ile görev tanımı yapılamayacağı gerekçesiyle Tebliğ’in ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davalar reddedilmiştir. Dolaysıyla idari yargı organları anılan Tebliğ ile getirilen düzenlemeleri geçerli kabul etmektedir. Buna göre, yasa ile olmasa da “araştırmacı” unvanlı kişilerin kurum hiyerarşisi içindeki yeri/görev tanımı belirli bir şekilde ortaya konulmuştur. 5. Yukarıda belirtilen Tebliğ hükümlerine dayalı olarak “araştırmacı” kadrosunda yer alan kişilerin görevleri ortaya konulmuş olup eğitimciler/öğretmenler tarafından yapılan “ek ders” vermeleri söz konusu olmadığından buna dair ücrete hak kazanmaları da mümkün olmayacaktır. 6. 1965 yılında kabul edilen 657 sayılı Devlet memurları Yasası’nın 68. ve 3. maddeleri devlet memurlarının görevde yükselme esaslarının objektif esaslara bağlanmasını zorunlu kılmıştır. Bu yasal hükmülerin gereği olan objektif esaslar 35 yılı aşkın bir zaman sonra 18.04.1999 tarihli resmi gazetede yayımlanan “Devlet Memurlarının Görevde Yükselme Esaslarına Dair Genel Yönetmelik” ile giderilmiştir. 7. Kamu kurumlarının görevde yükselme ve unvan değişikliliği işlemleri yukarıda belirtilen 1999 tarihli Genel Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak üzere kurumlarca çıkarılan Yönetmeliklere dayalı olarak yapılmaktadır. Bu yönetmeliklerde görevde yükselme sınavına tabi unvan/kadrolar, sınava katılma/sınav şartları gibi hususlar düzenlenmektedir. 8. Bu yönetmeliklerin çoğunda, özelleştirme işlemleri ile naklolan personele dair özel hükümler yer almaktadır. Örneğin, görevde yükselme sınavına katılmak için Kurum’da asgari çalışma süresi şartı getirilmekte, böylelikle özelleştirme sebebiyle kuruma gelen personel, çalışma süresi şartını taşımadığı için sınava alınmamaktadır. 9. Bu tür düzenleme/uygulamalara karşı davalar açılmıştır. Bazı davalar olumlu sonuçlanmasına rağmen bazı davalar da olumsuz sonuçlanmıştır. 10. Yani, görevde yükselme ve unvan değişikliği işlemleri her kurum tarafından kendi mevzuatına göre yapılmaktadır. Bu düzenleme/uygulamalarda sorun olduğu iddiası söz konusu ise ilgili personelin gerek bireysel işlem gerekse de dayanağı düzenleme/yönetmelik’in iptali için Danıştay’da dava açması yerinde olacaktır. “.. işyerinde bireylere üstleri, eşit düzeydeki çalışanlar veya astları tarafından sistematik bir biçimde uygulanan her tür kötü muamele, tehdit, şiddet, aşağılama gibi davranışları ifade eden anlamlar içermektedir..” olarak tanımlanan “mobbing/işyerinde psikolojik taciz” çalışma yaşamına ilişkin tartışmalar arasında kendine yer bulmaya başlamıştır. Özellikle sendikaların olumlu etkisiyle yasal düzenlemelere konu edilmeye başlayan mobbing davranışları arasında şunlar sayılmaktadır; 1. kişiye yetenek ve becerilerinin çok altında veya uzmanlık alanına girmeyen işler verilmesi, 2. bireyin her yaptığı işin ince ince gözlenmesi, 3. bireyin sözlü veya yazılı soru ve taleplerine yanıt verilmemesi, 11. 18 Haziran 2003 tarih ve 25142 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4867 sayılı yasa ile onaylanması uygun bulunan ve yürürlüğe sokulan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilmiş “Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme”nin 7.maddesinde, Madde 7: Bu sözleşmeye taraf devletler, herkesin ADİL ve ELVERİŞLİ çalışma koşullarından yararlanmak hakkını kabul ederler. Bu hak özellikle şunları güvence altına alır; b) güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları, c) herkese, işyerinde uygun bir üst kademeye yükselmede eşit olanak ve bu yükselmenin yalnızca kıdem ve yeterlilik esaslarına göre yapılması .. denilmiştir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmeleriyle de adil ve uygun çalışma koşullarının sağlanması hüküm altına alınmıştır. 12. Özelleştirme sebebiyle nakil işlemleri yapılırken, İFP kabul edilen personelin bilgi/deneyimi, iş tecrübesi ve mesleki yeterlilikleri gözetilmeksizin, boş bulunan herhangi bir kadroya atamaları yapılmıştır. Çoğu kez de, yetenek ve becerilerinin çok altında görevlerde çalışmaya zorlanmışlardır. (Örneğin, bir bilgisayar mühendisi, atandığı kurumda kendisine uygun iş olmaması sebebiyle, bilgisayar kullanmayı bilen herhangi bir kimsenin yapabileceği “veri sorgulama” işinde çalıştırılmak istenmiş, bunu kabul etmeyen eski banka çalışanı da istifa etmek zorunda kalmıştır.) 13. Ötesinde, gittikleri kurumlarda benimsenmeyen Başvuran ve arkadaşları kurumun 2.sınıf personeli olarak kabul edilmiş ve fiilen en kötü/gereksiz/sağlıksız işleri yapmaya zorlanmışlardır. (Örneğin, bankada orta düzey yönetici konumunda olan bir çalışan nakil yoluyla gittiği kurumda evrak getir/götür işini yapmak zorunda bırakılmıştır.) 14. Kamu görevlileri ile ilgili mevzuat gereği, amir konumundaki kişilerin yasaya ve hukuk aykırı emir vermeme yükümlülüğü vardır. Bu konuda 657 sayılı yasanın 10.maddesinde, Madde 10: ... Amir maiyetindeki memurlara kanunlara aykırı emir veremez .. denilirken, 11.maddede de, madde 11: .. Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmaya mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir. .. denilmiştir. Yine 657 sayılı yasanın 17.maddesinde, madde 17: Devlet memurları, bu kanun ve bu kanuna dayanılarak yayımlanan tüzük ve yönetmeliklere göre tayin ve tesbit olunup yürürlükte bulunan hükümlerin kendileri hakkında aynen uygulanmasını istemek hakkına sahiptirler. denilerek, kamu görevlilerinin yasal hakları ortaya konulmuştur. 15. Sonuçta; amir konumundaki kişilerin personele görev tanımına girmeyen işler yüklemeye çalıştığında, personelin hukuka aykırı bu emrin yazılı olarak verilmesini talep hakkı mevcuttur. Bu halde hukuka aykırı emir yazılı olarak tekrarlandığında emri yerine getirme zorunluluğu varsa da aynı zamanda bu emrin iptali için dava açma hakkı da mevcuttur. 16. Mobbing hallerinde, mobbinge maruz kalan personel, kurum aleyhine iptal/tam yargı davası açabileceği gibi mobbing içerir uygulamalara yol açan/emri veren kamu görevlilerine karşı adli yargıda, kişise kusura dayalı olarak tazminat davası açma hakkı da vardır. TELEKOMCULAR DERNEĞİ HUKUK SERVİSİ
Bu Haber 3602 defa okunmuştur.
KDK´NIN YEŞİL PASAPORT GÖRÜŞÜ
657´DE KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK
MEMUR SUÇLARINDA HAGB KARARI
FETO’NUN HAKİMLERİ VE TELEKOM DA
ARAŞTIRMACILARIN MAAŞLARI YANLIŞ
YARGI DA ŞOK TESPİT
MEMURLAR; GÖREV, SORUMLULUK, YAS
HER YÖNÜYLE MEMURLARDA İZİN
SAATLİK İZİNLER YILLIK İZİNDEN D
YAYIN YASAKLARI VE BİZ
ARAŞTIRMACILARDA KISMİ İYİLEŞTİR
ARAŞTIRMACILARI UMUTLANDIRAN GEL
DAVALARA KİM BAKACAK?
ÖLEN ABONE İPTALİNDE KOLAYLIK
YARGITAY HAKLILIĞIMIZI ONAYLADI
İŞYERİNDE BİLGİSAYAR İLE YAPILAN
ATİLLA KART’IN TELEKOMLA HUKUK S
GENEL SAĞLIK SİGORTASI SORULAR
ANKARA 11. İŞ MAHKEMESİNİN KARA
İKİ UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARARI
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!