Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
KARA GÜNLER OLMASINKARA GÜNLER OLMASIN

Tarih: 2013-11-09

İnsanların ve toplumların “Kara Gün”leri vardır…  O kara günler, ilk yıllarda bir matem havasında hatırlanır, yıllar geçtikçe o acı azalır ve  O Kara Günlerin yıldönümleri bir anma gününe dönüşür.

Bizde de öyle oldu… Türk Milletinin kara günlerinden birisi olan 10 Kasım 1938 den sonra her 10 Kasım bir yas günü olarak yaşandı; Sinemalar, tiyatrolar açılmadı, gazeteler siyah manşetle çıktı, insanlar törenlere koyu renkli elbiselerle geldi, “Atam sen kalkta, ben yatam” tarzı şiirler okundu… 1980’li yıllardan sonra 10 Kasımlar “Atatürk’ü Anma Günü”ne dönüştü…

Keşke , 10 Kasımları yapmacık törenlerle matem havasında geçireceğimize;

 11.Kasım.1938’den sonra O’nun izinden gidebilseydik. “Atam İzindeyiz”  derken “İzin” de olmasaydık… Gardrop Atatürkçülüğü yapacağımıza, O’nu tanısak ve tanıtabilseydik gençlerimize… Büstleriyle donatacağımıza her yeri, beyinlere yerleştirebilseydik onun fikirlerini… Gençliğe Hitabe’yi yalnızca Atatürk köşelerine asmakla yetineceğimize, O Hitabenin anlamını gönüllere nakşedebilseydik… Dağa, taşa, taklara “Ne Mutlu Türküm Diyene” yazarken, Türklük bilinci verebilseydik insanımıza… “Ne Mutlu Türküm” diyebilen kuşaklar yetiştirebilseydik…

O’nun; “Vatandaş Türkçe Konuş” kampanyasını yürütmesindeki, Türkiye’nin her yerinde Kamu İktisadi Teşebbüsleri oluşturmasındaki, Türk Dil ve Türk Tarih Kurumları kurmasındaki, Yatılı Bölge Okulları açmasındaki, Yerli Malı haftaları ihdas etmesindeki,  Türk’ü ve Türklüğü motive edici sözler – “Ne Mutlu Türküm Diyene”, “Türk Öğün, Çalış, Güven”, “Bir Türk Dünyaya Bedeldir” vb-  söylemesindeki amaçları kavrayabilseydik…

İşte o zaman Atatürk’ü gereği gibi anmış olurduk…

Ve o zaman, en az Atatürk’ün ölümü kadar “Kara Gün”ler, “Kara Olay”lar yaşanmazdı… Türkiye bir bölücülük tehlikesi ile karşı karşıya olmazdı… Türkiyenin Stratejik Kurumları yabancılara (!) satılmazdı… Andımız kaldırılmaz, “Ne Mutlu Türküm Diyene” tabelaları sökülmezdi… Hayat tarzları üzerinden yaşanan kavgalar olmazdı..

Ne diyordu Büyük Atatürk; “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”…

Dolayısıyla, Atatürk’ü anmanın en doğru yolu, Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet payidar olması için çaba göstermektir. Ki böylece başka “Kara Gün”ler, “Kara Olay”lar yaşanmasın, Atatürk’ün ruhu azap çekmesin..

Bu duygular içinde, Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 75. Yılında minnet ve şükranla anıyor, cümlelerimize Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinin son paragrafını aktararak son veriyoruz.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

 

Mutlu ÇELİK'ten muhteşem bir şiir : Sevgili Paşam...

Klibi izlemek için TIKLAYINIZ

 

Bu Haber 1442 defa okunmuştur.
DAVETLİSİNİZ
ESKİ BAKAN´DAN DERNEĞİMİZE
KARA GÜNLER OLMASIN
ÖDÜL TÖRENİNE DAVETLİSİNİZ
MAKALE YARIŞMAMIZ SONUÇLANDI
KİTAP SÖYLEŞİ ve İMZA GÜNÜ
DÖRDÜNCÜ KİTAP GÜNÜ 14 EKİMDE
OKUYORUZ-OKUTUYORUZ
BİR KİTAP GÜNÜ ETKİNLİĞİ DAHA GE
3. KİTAP GÜNÜNE BEKLİYORUZ
İL TEMSİLCİMİZ OLMAK İSTER MİSİ
TÜRK TELEKOM VE ÖZELLEŞTİRMESİ
ZORUNLU BİR AÇIKLAMA
BÜYÜK KAMPANYAYA BİR KATKI DA Bİ
ÖZELEŞTİRİ, GURUR VE DAVET
BİR İMZA... BİR SÖYLEŞİ...
EBRU KURSUNA BEKLİYORUZ
KİTAP SÖYLEŞİLERİNİN İLKİ YAPILD
YARIŞMAYA DAVET
KUTLU OLSUN
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!