Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
BİR TÜRKİYE GERÇEĞİ DAHA!BİR TÜRKİYE GERÇEĞİ DAHA!

Tarih: 2014-04-09

Güvenliğinizi Türk yazılım mühendislerine emanet eder miydiniz?

Yüksek teknolojili Türk malı ürünler kendi memleketinde parya olunca, dünyada tutunabilir mi? Tutunamaz.

Modem, bilgisayarınızın telefon hatlarını kullanarak internete erişiminizi sağlar. Ben uzunca bir süredir, evde, Airties marka bir modem kullanıyorum. Adının böyle olduğunu doğrusu Türk Telekom (TT) sayesinde öğrendim. TT’nin internet servis sağlama hizmeti, bizim oralarda, o kadar kötü ki, sürekli olarak, bir Airties sayfasına düşüyorum. Airties’ın bir Türk şirketi olduğunu ve 2004 yılında kurulduğunu ise daha yenilerde öğrendim. Şöyle bir “Yok yahu, Türk şirketi mi? Yoksa bizim evdeki internet problemleri modemin markasının Türk olmasından mı kaynaklanıyor?” diye aklımdan geçirmediğimi söylersem, yalan söylerim. İşte o zamandan beri, bu iş, aklımda bir mesele olarak kaldı. Bizler Türklerin yaptığı apartmanlarda sorun çıkarmadan oturuyoruz. Türk malı buzdolabı filan da kullanıyoruz. Ama iş daha yüksek teknolojiye doğru ilerledikçe, Türk malına o kadar da çok güvenmiyoruz galiba. Güveniyor olsaydık, öncelikle bütün bu ürünlerin markaları Türkçe olurdu. Halbuki değil. Arçelik var ama modeme Airties diyoruz işte. Bugünün uzman sorusu şudur: Adı Mahmut Usta Modemleri olsaydı, Airties, Türkiye pazarında bu kadar başarılı bir Türk markası olabilir miydi? Bana olamazmış gibi geliyor. İkinci nokta ise şu, güvenliğinizi Türk mühendislerine emanet eder miydiniz? Hızlı tren sistemini işleten Ulaştırma Bakanlığımız güvenmiyor mesela. Gelin anlatayım.

Airties’ın bir Türk markası olduğunu duyduğumda, aklımdan geçeni söyledim. Bunun önce bana özgü olduğunu zannediyordum. Sonra Ulaştırma Bakanlığı’mızın hızlı tren sistemi güvenlik yazılımını merkezi Fransa’da olan Thales firmasına yaptırdığını duydum. Demek ki Türk mühendislerine güvenmeyen bir tek ben değilmişim. Bana öyle geliyor ki, biz Türkler, teknolojinin düzeyi arttıkça, Türk mühendislerine güvenmiyoruz. Hoş değil, doğrusu. Şimdi bakın, Türkiye’de bu kadar teknopark var. O teknoparklarda da bir sürü yazılım firması var. Geçtim, “onlar ufak” derseniz, insansız hava aracının bilgisayar yazılımını yapan, uzaya fırlatılan uyduların bilgisayar yazılımını tasarlayıp, yapan kocaman savunma sanayii firmalarınız var. Ama ne oluyor? İş, bilgisayarda güvenlik yazılımı yaptırmak olunca, dünyada bu işi en iyi kim yapıyorsa, ona yaptıralım oluyor. Fiyat farkı filan da demeyin, kamu ihalelerinde Türkler lehine yüzde 15’lik bir fiyat avantajı da var. Ama olmuyor. Demek ki neymiş? Yüksek teknolojiye doğru gidildikçe, Türk mühendislerinin ve firmalarının, yurt içinde ağzıyla kuş tutması gerekiyormuş. “Teknoloji işiyse Türkler pek beceremez” bir tek bana özgü bir önyargı değilmiş. Şimdi sorarım size, kendi yerel pazarında, kendi adı ile büyüyemeyen teknoloji şirketlerinin olduğu bir ülkede, teknoloji geliştirilir mi? İhracatta yüksek teknolojili ürünlerin payı arttırılabilir mi? Siz öyle uzun uzun düşünmeyin, ben söyleyeyim: Olmaz. Zaten olmuyor da.

Hiç öyle lafı uzatmayayım, gelin kamu ihalelerine bakalım. Kamu ihalelerinde Türk mallarına bir fiyat avantajı ile yaklaşılıyor. Kamu alımları dünyanın her tarafında önemli bir sanayi politikası aracı olarak kullanılıyor. Hükümetimiz, kamu alımlarında, talebi, Türk mallarına yönlendirmek için yüzde 15’lik bir fiyat avantajı veriyor. Şöyle: Mal, Türk malı ise, fiyatı yabancı muadillerine göre yüzde 15 fazla bile olsa, Türk malı seçilebiliyor. Şöyle düşünün: aynı kalitede iki ayrı mal söz konusu ise, Türk malı olanın fiyatı yabancıdan yüzde 15 pahalı bile olsa, tercih edilebiliyor. Şimdi ihale sonuçlarını size açıklıyorum: Kamu ihalelerinde yüzde 15 ilkesi imalat sanayi malları için çalışmıyor. Ne demek? İdare, yerli fiyat avantajının uygulanabileceği mal alım ihalelerinin yüzde 93’ünde, yerli üreticiler lehine bir uygulamadan kaçınmaktadır. Söz konusu olan inşaat yapımı olduğunda, yerli fiyat avantajı, ihalelerin yüzde 31’inde kullanılmış. Devletimiz “Türkler inşaattan anlar, üretimden ve teknoloji işinden anlamaz” diye düşünüyor. Kamu alımlarını, bir sanayi politikası aracı olarak kullanmayı beceremeyen bir ülkeden söz ediyoruz. Amerikalıların yüzlerce yıldır becerdiğini beceremeyen bir devletten söz ediyoruz.

Şimdi elinizi vicdanınıza koyun: Adı Airties değil de, MahmutUsta Modemleri olsaydı ne yapardınız? Almazdınız. Yüksek teknolojili Türk malı ürünler kendi memleketinde parya olunca, dünyada tutunabilir mi? Tutunamaz. Siz kendi ürününüze inanmazsanız, başkaları neden inansın? Böyle bir ülkede, mühendislerin pazarlama faaliyeti dışında iyi para getiren işler bulabilmeleri mümkün olur mu? Olmaz. Mühendislik eğitiminin getirisi düşük olursa, ülkede iyi mühendis kalır mı? Kalmaz. Böyle bir Türkiye orta gelir tuzağından kurtulur mu? Kurtulamaz. Siz kendi güvenliğinizi Türk mühendislerine emanet etmiyorsanız, yabancı niye etsin? Etmez.

Güven SAK
radikal.com.tr

Bu Haber 1407 defa okunmuştur.
TURKCELL DİYALOG MÜZESİNE ÖDÜL
CEP VE İNTERNETTE YENİ DÖNEM
TURKCELL’İ ALKIŞLIYORUZ.
GSM OPERATÖRLERİNE KIYAK MI?
GSM OPERATÖRLERİ VERGİ Mİ KAÇIRI
2017´DE DURDURULAN SİBER SALDIRI
BTK ve TÜRKÇE DUYARLILIĞI
PARMAK İZİ DE ÇALINABİLİYOR
KOBİLER VE BİLİŞİM KONGRESİ
BAŞLANGIÇ ÇOK İYİ! PEKİ, SONRASI
TURKCELL FAİZSİZ BANKACILIĞA GİR
ŞİFRENİZİ GÜVENLİ Mİ SANIYORSUNU
VODAFONE´DA AKILLI ŞEBEKE
VODAFONE´UN İŞGÜZARLIĞI MI?
TUİK 2017 BİLİŞİM ARAŞTIRMASI
TBD “ÖZENLİ TÜRKÇE ÇALIŞMA GRUBU
BEYAZ HACKER EĞİTİMİ
5 G VADİSİ TEST SAHASI AÇILDI
TELEKOMÜNİKASYONUN TÜSİAD´
E-DEVLET ÇIKMAZDAN NASIL ÇIKAR
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!