TEKEL PAZAR SORUNUTEKEL PAZAR SORUNU

Tarih: 2008-04-12

TELEKOMÜNİKASYONDA TEKEL PAZAR KAVRAMININ TANIMLANMASI SORUNU Tarihsel olarak telekomünikasyon sektörünün sahipliÄŸi devlete ait veya regülâsyonlarla düzenlenmiÅŸ özel sektöre ait ÅŸirketler eliyle yürütülmektedir. SerbestleÅŸmenin baÅŸladığı dönemlerde tekel dönem ÅŸirketi olan kamu ÅŸirketleri piyasaya hâkim durumlarını muhafaza etmek isterler ve ‘doÄŸal tekel ‘ olarak hizmet vermeye devam ederler. Bu durumda anti-tröst düzenleyici organlar, regülasyonlar yoluyla evrensel hizmetlerin saÄŸlanması yükümlülüğü, hizmetlerin tüketiciler tarafından sosyal olarak kabul edilebilir tarifeler üzerinden alınmasını ve ucuz lokal /bölgesel tarifeleri engelleyerek tüketicilerin zarar görmesine yol açarlar. Hâlbuki serbestleÅŸme olmadan önceki tekel konumdaki ÅŸirketler, evrensel hizmetleri sübvanse eden, yüksek karlı bölgelerden elde ettikleri karları düşük gelirli bölgelere aktaran bir yapının iÅŸlemesine elveriÅŸli ortam yaratırlar. Telekomünikasyon sektöründe özelleÅŸtirmeyi izleyen, ticari önceliklere kayış eÄŸilimi: yalnızca ücret tarifelerinde ve fiyat yapılarında deÄŸil, yatırımların evrensel bir hizmet sunmaktan çok, pazarın en karlı kesimi olan çok uluslu ÅŸirketlerin taleplerini karşılamaya yönelmesinde de kendini göstermektedir. Nitekim ülkelerdeki özelleÅŸtirilen ÅŸirketlerin hemen akabinde uygulanan stratejiler aÅŸağıdaki fikirlere dayalı söylemler ile baÅŸlamış ve daha sonra bu söylemler eylemlere dönüşmüştür: ‘ Önce, dikkatimizi faaliyet karımız üstünde yoÄŸunlaÅŸtırarak, gelirlerimizi mümkün olan en yüksek düzeye çıkarmak ve maliyetleri düşürmek yoluyla nakit giriÅŸlerimizi saÄŸlıklı bir hale sokmanın çarelerini arayacağız. İkinci olarak, nakit çıkışlarımızı en uygun düzeye oturtmak için, kullanılan sermaye üzerinde durarak, yatırımlarımızı zamanlama ve hacmini dikkatle inceleyecek ve satışlarımız konusunda katı bir tavır takınacağız. Sonuncusu, sermayenin maliyetini kavramaya ve dengeli finansman politikalarını uygulamaya özen göstereceÄŸiz’ ÅŸeklindeki aÄŸdalı sözlerdir. Bütün bu aÄŸdalı sözler, sonuçta iÅŸ kaybı ve gizli iÅŸsizliÄŸin ortaya çıkmasına yol açacak bir verimsizliÄŸin oluÅŸmasına yol açmaktadır. Çok ürünlü endüstri teorisinde pazar kompleks bir yapıya sahiptir. (Baumol, Panzar and Willig ,1982). Buna göre eÄŸer bir mal veya hizmet tek bir firma tarafından en düşük maliyetler ile üretiliyor ise bu endüstri ‘doÄŸal tekel ‘ olarak adlandırılmaktadır. Standardize olmuÅŸ ürünlerin çok satıcılı bir pazarda satılması tam rekabet (full competititon) ,farklı ürünlerin birkaç satıcı tarafından satılması tekelci rekabet (monopolistic competition) ,standardize olmuÅŸ farklı ürünlerin birkaç satıcı ile satılması oligopol rekabet ve yedeÄŸi olmayan ürünlerin tek satıcı ile pazarda satıldığı pazarlara ise tekel pazarlar (monopoly) denilmektedir. Bu yaklaşımlara göre örneÄŸin Avrupa BirliÄŸi’nde telekomünikasyon pazarı 1998 yılından itibaren tam rekabet ve Türkiye’de serbestleÅŸmenin gereÄŸinin yerine getirilemeyen konuları için tekel (örneÄŸin: geniÅŸband), mobil sektörde ise oligopol piyasa iÅŸlemektedir. Telefonun Alexander Graham Bell tarafından icat edilmesinden hemen sonra (1876) hemen sonra yine Bell tarafından 1877 yılında kurulan Bell Company ve telefon patent hakkının kullanılmaya baÅŸlandığı 1893 yılından 1900 yılına kadar 4000 adet küçük telefon ÅŸirketinin Bell Company ile rekabete giriÅŸmesi ile sonuçta Bell Company nin Western Electric Åžirketi ile birleÅŸerek AT&T adını alması bu sektörün temelinin baÅŸlangıç yıllarında tekel pazar mantığı üzerine kurulu olduÄŸunu göstermektedir. 1890 yılında tekelci pozisyonların yasaklanmasına yönelik Sherman Antitröst yasasına kadar AT&T nin tekelci pozisyonu sürmüş 1910 yılında Mann-Elkins yasası ile sektörde ilk düzenlemeler yapılmaya ve 1913 yılında ise Kingsbury AnlaÅŸması ile de AT&T nin tekel konumu kamuoyunda tartışılmaya baÅŸlanmıştır. (Not: Bell ÅŸirketleri Anti tröst yasasının 1890 yılında çıkarılmasından sonra 17 yıl patent hakkı altında doÄŸal tekel olarak hizmet vermiÅŸtir.1907 yılında patent hakkı sona erdiÄŸinde bu ÅŸirketler %50 oranında gelir kaybına uÄŸramışlardır. Bu yıllarda pazarda patent hakkının korunması ve pazarda hakim ve tek durumda bulunan Bell Åžirketinin ikilemi söz konusudur.) ABD de tekelci telefon Pazar yaklaşımı 1900 lü yıllarda 4000 adet olan telefon ÅŸirketinin (Bu ÅŸirketlere Bell ‘in ÅŸirketlerinden ayrı isim adında toplamak için bunlara Independent adı verilmekteydi) kurmuÅŸ oldukları telefon ÅŸebekeleri alt yapıları arasında baÄŸlantı olmaması nedeni ile neredeyse her New York lunun evine örneÄŸin 10 deÄŸiÅŸik firmadan 10 telefon kurulması sektörde ilk kez düzenleme yapılması gereksinimini ortaya koymuÅŸtur. ABD de telefonun patent süresinin dolması için Antitröst Yasasının çıktığı tarihten itibaren geçen 17 yıllık süre (1890–1907) Bell Company tarafından tekel ve patent sahibi olarak hizmetlerin sunulması, ABD de 1934 yılında çıkarılan HaberleÅŸme Yasası (The Communication Act) çerçevesinde Evrensel Hizmet tanımından sonra hizmetlerin ABD nin her yerinde elde edilebilir fiyattan alınabilmesine yol açan düzenlemeler bu hizmetlerin yalnızca devlet eliyle deÄŸil serbest pazarlarda da özel ÅŸirketler tarafından verilebileceÄŸini ortaya koymuÅŸtur. Türkiye’de telekomünikasyon hizmetlerinin 2003 yılı sonunda baÅŸlayan serbestleÅŸme kriterlerinin belirlenememesinin nedeni bu hizmetlerin ‘kamusal ‘ olma niteliÄŸinden kaynaklanmaktadır. Bu hizmetlerin bir kamu ÅŸirketi eliyle yürütülmesi ve bu ÅŸirketin serbest telekomünikasyon pazarlarında nasıl rekabet edeceÄŸi hiç tartışılmamıştır. Avrupa BirliÄŸi hukuku kamu hizmetinin rekabet boyutuyla ele alınmasını gerektirmekte hizmetin kimin tarafından verildiÄŸi ile ilgilenmemektedir. Nitekim Kurucu AnlaÅŸma Madde 86 ‘pazarda hâkim durumun kötüye kullanılamayacağını’ ve Madde 90 da ise ‘kamu teÅŸebbüsleri ve üye devletlerin özel veya münhasır haklar tanıdığı her türlü ekonomik faaliyetin serbest rekabete açık olduÄŸu ‘ hükmünü getirmiÅŸtir. Buradan görülüyor telekomünikasyon hizmetlerinin kamu elinde sunulması onun tekel pazarlarda hizmet veriyor olmasını gerektirmemekte ancak bu hizmetlere ‘ hizmet kamu tarafından da veriliyor olsa ‘ da diÄŸer telekomünikasyon kuruluÅŸları ile aynı kurallara tabii tutularak serbest pazarda bulunan diÄŸer özel ÅŸirketlerle aynı ÅŸartlarla rekabet etme kuralı getirilmektedir. Dünyada Anglo- Sakson ve AB ülkeleri hariç kamu ÅŸirketlerini özelleÅŸtirerek pazarını serbestleÅŸtirdiÄŸini zanneden ülkeler yukarıda tanımladığımız ‘doÄŸal tekel’ kavramı gerçeÄŸi altında pazara teknolojiyi ve ucuz hizmeti ne zaman sunacaklar, merak etmekteyiz. NOT: Bu yazıda yazılan bilgiler TELEKOMCULAR DERNEĞİ’NE aittir. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
Bu Haber 3061 defa okunmuÅŸtur.
TÜRK TELEKOM´UN PİLOT GİRİÅ
MİMARSİNAN OSB İLE TELEKOM PR
TÜRK TELEKOM TELEKOMÜNİKASYON
TÜRK TELEKOM´DA ÇOK ÖNEMLİ
YİNE TÜRK TELEKOM-YİNE SORU Ã
TELEKOM YÖNETİMİNE ŞAŞIRTAN
ABDULLAH TİVNİKLİ ÖLDÜ
TELEKOM´UN PARALARI NEREYE
TELEKOM ARAŞTIRMA ÖNERGESİ R
TELEKOM VE OGER TBMM GÜNDEMİND
CHP SUÇ DUYURUSUNDA BULUNUYOR
VURGUNUN HESABI SORULACAK MI?
YILMAZ ÖZDİL´DEN İBRETL
CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜY
ÖZELLEŞTİRME DEĞİL TALAN
TÜRK TELEKOM ARTIK BANKALARIN
DÖVİZDEKİ ARTIŞ TELEKOM´U N
TÜRK TELEKOMA 12 ÖDÜL
GÖZ GÖRE GÖRE TELEKOM VURGUNU
TÜRK TELEKOM’UN BORCU İÇİN
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!