DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
KAZANILMIŞ HAK KAVRAMI KAZANILMIŞ HAK KAVRAMI

Tarih: 2009-05-10

KAMU PERSONEL REJİMİNDE KARİYER VE LİYAKAT İLKESİ İLE KAZANILMIŞ HAK KAVRAMI T.C. Anayasası’nın 70.maddesinin başlığı “Kamu Hizmetlerine Girme Hakkı-Hizmete Girme” olup maddede, ..Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez. hükmü yer almaktadır. Öğretide, kamu hizmetine girme hakkına ilişkin anayasal ilkeler; serbestlik, eşitlik, yasallık ve liyakat olarak tanımlanmaktadır. Burhan Aykaç, liyakat ilkesi çerçevesinde, kamu personel yönetiminin amacını, .. örgütün bütün birimlerine, örgütün amaçlarını tam olarak gerçekleştirebilecek sayıda ve yetenekte personel bulmak, yetiştirmek, kamunun istediği ve beklediği hizmetleri daha etkili, daha verimli, daha akılcı ve daha nitelikli bir şekilde sunmaktır.. şeklinde belirtmiştir. Bu amaca uygun bir kamu örgütlenmesi için gerekli temel ilkeler, gerek öğretide, gerekse de 657 sayılı yasada; sınıflandırma, kariyer ve liyakat ilkeleri olarak benimsenmiştir. Bu çerçevede, “kamu görevlerine en yetenekli kişilerin seçilmesi” olarak da tanımlanan liyakat, kamu hizmetine girişin ve hizmet içinde yükselişin “işe uygunluk” ya da “başarı” ölçütüne bağlandığı, uygulanan ücret ve diğer çalışma şartlarının hizmetin etkinliğineve sürekliliğine katkıda bulunan çağdaş bir personel sistemi’nin ön koşuludur. Kamu personel rejiminin temelinde kariyer ve liyakat ilkelerinin yattığı yukarıda ifade edilmiş olup bu ilkelerin anlamı şu şekilde ortaya konulmaktadır; ..kariyer ilkesi memurlara, yerine getirdikleri kamu hizmetleri için gerekli bilgilere ve yetişme koşullarına uygun biçimde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme olanağı sağlayan bir anlayıştır ...(Liyakat ilkesi) Bu ilkeye göre, Devlet, kamu hizmetlerini yerine getirirken, göreve alacağı kişilerin memurluk mesleğine girmelerini, sınıflar içinde ilerlemelerini ve yükselmelerini ya da görevlerinin sona erdirilmesini liyakat düzenine dayandırmak ve bu düzeni eşitlik içinde uygulayarak memurları güvenliğe sahip kılmak konumundadır. .. (İdare Hukuku, Giritli-Bilgen-Akgüner, sf. 384, vd) Liyakat sistemi, öncesinde geçerli olan “kayırmacılık” sisteminin, ..rüşvet ve görevi kötüye kullanma eğilimini arttırması, kamu hizmetinin sürekliliği ilkesiyle çelişmesi, her iktidar değişiminde hazinenin dolaylı bir şekilde soyulması ve kamu görevine alınmada aracılık ve komisyonculuğun yayılması gibi olumsuz nedenlerden dolayı toplumda büyük bir huzursuzluk meydana getir.. mesi nedeniyle tasarlanmış bir yönetim ilkesidir. Gerek Anayasamız gerekse ilgili yasal düzenlemelerde “liyakat” ilkesi kamu personel rejiminin önemli ayaklarından birisi olarak kabul edilmiş olmasına karşın, ne yazık ki, 1963 yılında hazırlanan Merkezi Hükümet Teşkilatı Araştırma Projesi (MEHTAP) raporunda yazılı, .. personel sisteminin en büyük aksaklıklarından biri de, bugünkü yasalarda yer almakla birlikte liyakat ilkesinin bir türlü işletilememiş olmasıdır. .. tesbiti halen geçerliliğini korumaktadır. Anayasanın 128.maddesine de uygun olarak, kamu personel rejimine egemen olan ana ilkelerin 657 sayılı yasada düzenlendiğini görüyoruz. Örneğin, “güvenlik” başlıklı 18.maddede, MADDE 18 - Kanunlarda yazılı haller dışında Devlet memurunun memurluğuna son verilmez, aylık ve başka hakları elinden alınamaz. denilirken, kazanılmış hak temelinde, memurun başka sınıfta ve derecesinin altında bir görevde çalıştırılamayacağı, 45.maddede yer alan, MADDE 45 - (Değişik: 1897 - 15.5.1974) Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz. (Değişik 2.Fıkra: 2595 - 12.2.1982) 5 inci ve daha aşağı derecelerdeki kadrolara, derece yükselmesi için gerekli nitelikleri haiz memur bulunmaması hallerinde, 36 ncı maddede belirtilen öğrenim durumları itibariyle tespit olunan yükselinebilecek dereceyi aşmamak ve karşılık gösterilecek kadro derecesi kazanılmış hak aylık derecelerinin üç üst derecesinden fazla olmamak kaydıyla, bu dereceler karşılık gösterilerek, kendi derecesi ile aynı sınıftan memur atanması mümkündür. Bu gibiler, işgal ettikleri kadroda kazanılmış derece ve kademelerinin aylığını almaya devam ederler ve kazanılmış aylıklarındaki kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi genel esaslara göre yapılır. Karşılık gösterilen kadrolar, ilgililer için kazanılmış hak teşkil etmez. hükümle ifade edilmiştir. Aynı şekilde, yine kazanılmış hak (kariyer/liyakat ilkeleri) çerçevesinde, kadrosu kaldırılan kamu görevlilerinin bile temel haklardan yoksun bırakılamayacağı, 91.maddede yer alan, MADDE 91 - Kadrosu kaldırılmış olanların memurlukla ilgileri, emeklilik ve bu kanunda yazılı aylık ve aile ödeneği hakları ile yükümlülükleri devam eder. Kadrosu kaldırılmış olan memurların, kendi kurumlarında veya başka kurumlarda eski sınıflarındaki derecelerine eşit bir göreve atanmaları mecburidir; atandıkları göreve başlamıyanlar memurluktan çekilmiş sayılırlar. Kadro kaldırılması sebebiyle açıkta kalan memurlar varken, bunların sınıf ve derecelerinde boşalacak kadrolara başkaları atanamaz.(Ek Fıkra: 1327 - 31.7.1970) Kadrosunun kaldırılması sebebiyle açıkta kalan memurlar 71 inci madde esaslarına uyulmak kaydiyle diğer bir sınıftaki kadrolara da atanabilirler. düzenlemesi ile açıkça ortaya konulmuştur. Bu düzenlemelerin temelinde, kariyer ve liyakat ilkelerinin de içeriğini oluşturan kazanılmış hak yer almaktadır. Diğer bir deyişle, “tamamlanmış durumlara dokunulmazlık” olarak da kabul edilen ve hukukun temel ilkelerinden birisi olan kazanılmış haklara ilişkin Anayasa Mahkemesi kararlarında da, ilkenin tanımlanış ve uygulanışı ortaya konulmuştur; .. hukuk devleti, her eylem ve işlemi hukuka uygun olan, insan haklarına saygı gösteren, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan, yasaların üstünde YASAKOYUCUNUN DA BOZAMAYACAĞI TEMEL HUKUK İLKELERİ ve Anayasa bulunduğu bilincinden uzaklaştığında geçersiz kalacağını bilen devlet, .. (AYM.27.3.1986 gün, 1985/31 E. 1986/11 K. sayılı kararı) Anayasa Mahkemesi, bu ve aynı içerikteki kararlarıyla, hukukun üstünlüğünün temel unsurlarından olan, İNSANLARIN GELECEKLERİNİ GÜVEN İÇERİSİNDE PLANLAYABİLME, DAVRANIŞ VE HAREKETLERİNİN HUKUKİ SONUÇLARINI BİLEBİLME (İdare Hukukunda Kazanılmış Haklara Saygı ve Haklı Beklentiler Sorunu, Yar.Doç.Dr.Yücel Oğurlu) mantığının sonuçları olan,  öngörülebilirlik,  belirlilik,  bunlardan yola çıkarak da geriye yürüme yasağı ilkelerini kabul etmiştir. Buradan yola çıkarak, Anayasa Mahkemesi, .. Ancak Anayasanın 2 inci maddesinde belirtilen niteliklere sahip bir hukuk devletinde, MEVCUT KANUNLARA GÖRE KAZANILMIŞ HAKLARIN SONRADAN ÇIKACAK KANUNLARLA TANINMASI zorunlu olduğu şüphesizdir.. (AYM.20.5.1998 gün, 1998/10-18 sayılı kararı) yasakoyucuya da “kazanılmış haklara saygılı olma” yükümlülüğünü anımsatmıştır. Ötesinde, Avrupa Kamu Düzeni’nin temel ilkelerini ortaya koyan “The Administration and you” isimli Avrupa Konseyi’nin 1996 tarihli kitapçığında belirtilen “hukuka güven ve kazanılmış hakların korunması/protection of legitimate trust and vested rights” başlığı altında sunulan, “idari makamların işlemlerinde tutarlı olması, bireylerin hukuka güven duygusunu sarsan işlemler yapılmaması, idari işlemlerin geriye etkili sonuç doğurmaması, geriye yürüme yasağının ancak birey yararına kabul edilebilmesi” tezleri de ifade etmeye çalıştığımız hususu doğrulayan kabullerdir. Kazanılmış hakkın varlığı, belirli bir hukuki statünün içine girme koşuluna bağlıdır. Bu durumun önemi, Anayasa Mahkemesi kararlarında, kazanılmış hak için ileri sürülen, ..kazanılmış bir haktan söz edilebilmesi için bir hakkın, yeni yasadan önce yürürlükte olan kurallara göre bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş olması gerekmektedir. Kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş bir haktır. şartının varlığı ile anlam kazanmaktadır. Nitekim, öğreti ve pek çok Danıştay kararı ile “genel hukuki durumun somutlaşarak kişileşmesi halinde” kazanılmış hakkın doğacağı hüküm altına alınmıştır. Sıddık Sami Onar, İdare Hukukunun Umumi Esasları isimli kıtabında, kazanılmış hakların yalnızca ve ancak genel düzenlemenin söz konusu statünün şartları içerisinde kişiye özgü bir durumun doğuşu ile söz konusu olabileceğini dile getirerek, memurun maaşını almaya başlamasıyla hakkın bireysel bir alacak durumuna dönüştüğü örneği ile kazanılmış hakkı ortaya koymuştur. Danıştay'da, .. gerek öğretide, gerekse uygulamada kişilerin hukuki statülerini belirlemiş ve buna dayalı olarak da yeni hukuki durumların ve hakların elde edilmesine neden olmuş durumların artık geriye dönülmez, yani kazanılmış haklar olduğu da bilinmektedir. Başka bir anlatımla, statüye girilmeden kazanılmış bir haktan söz etmeye olanak yoktur. .. (Dan.1.D.13.7.1992 tarih ve 1992/224-238 sayılı kararı) hükmüyle, kazanılmış hakkın varlığı koşullarını ifade etmiştir. Bu çerçevede, kamu görevlileri açısından kazanılmış hak oluşturan durum/statü/hakların bir yasal değişiklikle bile olsa kaldırılması/geri alınması, Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği gibi, yasakoyucunun da üstünde yer alan evrensel/temel hukuk ilkelerine ve bizzat hukuk devletine aykırı bir uygulamanın varlığını ortaya koyacaktır. Böyle bir durumun geçerli olacağının kabulü, devletin yurttaşlarına verdiği taahhütlerini yerine getirmekten rahatlıkla “kaçınabileceğini”, kazanılmış haklar ve durumlar oluşturan yasaların “hiçbir anlamının olmadığını”, istenilen zamanda rahatlıkla “değiştirilebileceğini” ve verilen hakların geri alınabileceğini, hukuk devleti olmayan yerde hukuki güven ve istikrarın da “olamayacağını”, deyim yerindeyse, yurttaşları yasalarla “yanıltmanın/kandırmanın” mümkün olduğunu kabul etmek anlamına gelecektir. TELEKOMCULAR DERNEĞİ HUKUK SERVİSİ KAYNAKLAR: 1. Yard. Doç. Dr. Yasin Sezer, Kamu Hizmetine Girme Hakkı, Seçkin Yayınları, 2006 2. Burhan Aykaç, “Personel Yönetiminde Yeterlilik İlkesi”, Amme İdaresi Dergisi, C.23, S.4.1990, sf.91 Not: Bazı internet sitelerinin Hukuk Servisimizin yazılarını kopya ederek yayınladıkları tespit edilmiştir. Hukuk servisimizin sitemizde yayınlanan yazılarının her hakkı saklıdır. Kopya edenler hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri hakkındaki kanunun ilgili maddeleri kapsamında işlem yapılacaktır.

  
Bu Haber 7952 defa okunmuştur.
MEMUR SUÇLARINDA HAGB KARARI
FETO’NUN HAKİMLERİ VE TELEKOM DA
ARAŞTIRMACILARIN MAAŞLARI YANLIŞ
YARGI DA ŞOK TESPİT
MEMURLAR; GÖREV, SORUMLULUK, YAS
HER YÖNÜYLE MEMURLARDA İZİN
SAATLİK İZİNLER YILLIK İZİNDEN D
YAYIN YASAKLARI VE BİZ
ARAŞTIRMACILARDA KISMİ İYİLEŞTİR
ARAŞTIRMACILARI UMUTLANDIRAN GEL
DAVALARA KİM BAKACAK?
ÖLEN ABONE İPTALİNDE KOLAYLIK
YARGITAY HAKLILIĞIMIZI ONAYLADI
İŞYERİNDE BİLGİSAYAR İLE YAPILAN
ATİLLA KART’IN TELEKOMLA HUKUK S
GENEL SAĞLIK SİGORTASI SORULAR
ANKARA 11. İŞ MAHKEMESİNİN KARA
İKİ UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARARI
AVUKATLARIMIZ DEDİ Kİ…
AVUKATLARIMIZDAN BİLGİLENDİRME T
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!