DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
TCDD’NİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ!TCDD’NİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ!

Tarih: 2014-05-31

Levent Demirelli

 

TCDD’nin özelleştirilmesi: Nasıl ve neden şimdi?

Geçtiğimiz hafta TCDD tarafından işletilen Derince Limanı’nın 36 yıl süreyle işletme hakkının verilmesi yöntemi ile özelleştirilmesine tepki olarak başlayan direniş ve ardından özelleştirme ihalesinin iptali ile gündeme gelen TCDD nasıl ve neden şimdi özelleştirilmek isteniyor?

Hükümet tarafından hazırlanarak 6 Mart 2013 tarihinde Meclis’e gönderilen ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarının (TCDD) “serbestleştirilmesini” öngören tasarının 24 Nisan 2013 tarihinde Meclis tarafından kabul edilmesi ile TCDD’nin ve demiryolu ulaştırmasının yapısını kökten değişmiştir. Önceki dönemlerde neticeye ulaşmayan bir takım başarısız girişimlerin aksine tasarının bu sefer yasalaşmış olması tesadüf değildi. Çünkü son on yılda 26 milyar TL kamu yatırımı alan demiryolu ulaştırması, özel kesimin iştahını kabartacak bir konuma gelmeye başlamıştı. Her ne kadar Bakan Binali Yıldırım, yasa ile getirilecek olanın “özelleştirme değil serbestleştirme” olduğunu belirtse de süreç bu kadar basit değil ve özellikle devlet-sermaye ilişkisi bağlamında oldukça önemli veriler sağlamakta.

Öncelikle Bakanın hakkını vermek gerekir: Yasa, Bakanın esas olarak vurgulamak istediği gibi gerçekten “mülkiyet devrini” içermiyor. Fakat Bakan, özellikle 2000 sonrası dönemde hem dünyada hem de AKP tarafından Türkiye’de yaygın olarak kullanılmaya başlanan kamu-özel ortaklığı modeli temelinde yapılan düzenlemeyi özelleştirme olarak görmüyor (!). Ayrıca demiryolu ulaştırması nezdinde doğrudan mülkiyet devrinin gerçekleştirilmemesi, hükümetin “iyi niyeti”nden ziyade alanın niteliğinden kaynaklanan bir zorunluluk. Zira mülkiyetin devredilmesi yöntemiyle özelleştirme deneyimini yaşayan ve diğer ülkeler için öncü bir örnek teşkil eden İngiltere’de British Rail’in özelleştirilmesi hiç de iyi sonuçlar vermemiştir. Muhafazakar Parti’nin “verimlilik, özel sektör finansmanı, devletin gelir elde etmesi, rekabet” gibi söylemleri tren kazaları, bilet fiyatlarında artış ve kamu sübvanselerinde British Rail dönemindekinin iki katına çıkışlar ile neticelenmiştir. Sonuç olarak ise Blair Hükümeti, Üçüncü Yol (Third Way) çatısı altında farklı türden olsa da devletleştirme yoluna girmek zorunda kalmıştır.

Bu açıdan yasaya bakıldığında devlet, alandan tümüyle çekilmemektedir. Çekilmediği alanlar ise sermaye-yoğun olan ve getirisi olmayan demiryolu hattı yatırımlarıdır. Çekildiği alanlar ise sermaye-yoğun olmayan ve fakat son derece karlı olan altyapı-üstyapı işletmeciliğidir.
Dolayısıyla Bakan haklıdır, bu tam olarak bir özelleştirme değildir: maliyetin kamulaştırılması, karın “özel”leştirilmesidir.

Neden Şimdi?
Söz konusu yasa ile kamu tekelinde olan ve kamu tarafından sağlanan demiryolu ulaştırması, doğrudan sermayenin kucağına bırakıldı. Fakat TCDD örneğinde, hizmetin piyasalaştırılacak olmasının yanı sıra başka bir husus daha var ve TCDD’nin özelleştirilmesi (veya dendiği gibi “serbestleştirilmesi”) ancak bu husus ile birlikte düşünüldüğünde oldukça ilginç bir örnek teşkil ediyor. Nitekim 1980 yılından günümüze değin uzanan süreçte TCDD’nin özelleştirilmesini hedefleyen bir takım çabalar görülmüştür, fakat hayata geçirilememiştir (Ör: 1996 ve 2008 yıllarında hazırlanan taslaklar). Peki, ama neden? Sorunun cevabı oldukça basit: Çünkü özelleştirmenin gerçekleştirilebilmesi, her şeyden önce özelleştirilecek alanın, satın alacak kişiye “kar” bırakmasına bağlıdır. Eğer alan karlı değilse ve nihai amaç da özelleştirme ise yapılması gereken nedir? “Güzelleştirme”.

Özellikle 1980 öncesinde gerçekleşen yüksek hızlı demiryolu taşıtlarının yapılması, petrol krizi gibi birtakım olgular neticesinde gelişmiş ülkeler, karayolu ağırlıklı ulaştırma politikasını “kombine taşımacılık” politikası ile değiştirmişlerdir. Fakat bu politikanın gerçekleştirilmesi, ulaştırma modları arasındaki dengenin sağlanmasını gerektirdiğinden ve önceki dönemde karayoluna ağırlık verildiğinden ve demiryollarına yatırım yapılmadığından, yeni ve yüksek hıza uygun demiryolu hatlarının yapımı, bir zorunluluk olarak belirmiştir. Dolayısıyla özellikle gelişmiş ülkelerde yeni ve yüksek hıza uygun demiryolu hatlarının yapım süreci başlatılmıştır. Fakat dönem aynı zamanda neoliberal dönemdir ve demiryoluna yapılan güzelleştirmeler neticesinde cazip/karlı hale gelen demiryolları, sermayenin iştahını kabartmıştır.

Türkiye’de ise söz konusu politikanın ülkeye girişi, dünyadaki örneklere paralel olarak 1980’li yıllar olmakla birlikte güzelleştirme dönemi, bütünüyle AKP iktidarına denk düşmektedir. AKP iktidarının başlangıcı olan Kasım 2002’den günümüze kadar olan süreçte Ankara-İstanbul hattının Ankara-Eskişehir kısmında ve Ankara-Konya arasında yüksek hıza uygun hatlar döşenmiş ve işletmeye açılmıştır. Ankara-İstanbul hattının tamamı ve bu hatla bağlantılı olan Marmaray’ın ise bu sene sonunda işletmeye açılacağı ifade edilmektedir. Yanı sıra İzmir-Ankara, Bandırma-Bursa-Osmaneli, Ankara-Sivas yüksek hızlı tren hatları planlanmış ve bazılarının temelleri atılarak yapımlarına başlanmıştır. Aynı zamanda mevcut demiryolu üzerinde önceki dönemlerde görülmedik bir oranda bakım ve onarım faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Son beş yılda yapılan güzelleştirmelerin maliyeti ise Bakan Yıldırım’ın ağzından ifade edilecek olursa 10 milyar TL’dir. Bu tür yatırımların finansörü ise tamamına yakın bir oranda devlettir. Dış krediler, TCDD’ye ait olan limanlar ve TELEKOM gibi bazı ses getiren özelleştirmeden elde edilen gelirler ve büyük ölçüde vergiler söz konusu güzelleştirmelerin finansal kaynağını sağlamaktadır. Yapılan güzelleştirmelerin neticesini ise işletmeye açılmış olan Ankara-Konya ve Ankara-Eskişehir hatları üzerinde yapılan taşımacılık oranlarından okumak mümkündür. Nitekim TCDD’nin 2012 yılı verilerine göre Ağustos 2011’de işletmeye açılan Ankara-Konya hattı, aynı güzergahtaki %70 olan otobüs taşıma payı %35’e, %29 olan özel araç taşıma payı ise %11’e düşerken, taşıma payı yok denecek kadar az olan trenin payı ise %54’e çıkmıştır. Aynı şekilde Ankara-Eskişehir arasında %8 olan yolcu taşımacılığı payı ise %72’ye ulaşmıştır. Bu kısmı rakamlar dahi şunu ifade etmek için yeterlidir: Alan, büyük oranda kamu kaynağı kullanılarak kısmen de olsa piyasa için karlı hale getirilmiştir, sıra “kar”ın özelleştirilmesidir. Aynı zamanda Bakan’ın belirttiği gibi bu bir “özelleştirme değil serbestleştirme”dir. Çünkü kısmen güzelleştirilen alanın tamamına erdirilmesi için gerekli maddeler yasaya konularak devletin finansörlüğü ve dolayısıyla “maliyetlerin kamulaştırılması” ve “karın özelleştirilmesi” garanti altına alınmıştır.

“Çekirdek-Hizmet” Dışındaki Varlık ve Hizmetlerin Özelleştirilmesi
TCDD tarafından işletilen limanların özelleştirilmesi çekirdek-hizmet dışında kalan varlık ve hizmetlerin özelleştirilmesine örnek teşkil eden uygulamalardan biridir. TCDD’nin işlettiği limanların özelleştirilmesi için ilk adım 30.12.2004 tarihinde alınan Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile atılmıştır. Karara göre TCDD’ye ait Bandırma, İzmir, Samsun, Derince, Mersin ve İskenderun limanları özelleştirme programına alınmıştır. İzmir ve Derince limanları dışında kalanların özelleştirilmesi tamamlanmış, Derince ve İzmir limanlarının satışlarının yapılmasına rağmen özelleştirme tamamlanamamıştır. Fakat söz konusu limanların özelleştirilmesine yönelik çalışmalar sürmektedir.

Limanların yanı sıra TCDD’nin meslek lisesi, basımevi, çamaşırhane, dikimevleri ve kurum eczaneleri kapatılmıştır. Bu birimlerin kapatılması ise söz konusu hizmetlerin piyasadan alınması ile sonuçlanmıştır. 1973 yılında sahip olunan yedi kamptan (Fenerbahçe, Urla, Akçay, Samsun, Gölcük, Arsuz ve Menekşe) geriye yalnızca üçü kalmıştır (Urla, Akçay ve Arsuz). TCDD hastaneleri ise SSK’ya olan borçları gerekçe gösterilerek 2003 yılında SSK’ya devredilmiştir. Buna TCDD’nin sahip olduğu taşınmazların belediyelere ve özelleştirilmek üzere özelleştirme idaresine devredilmesi de eklenmelidir.

 

Bu Haber 1636 defa okunmuştur.
ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜ DE YABANCILAR
ÖZELLEŞTİRME SEKTÖRÜ (!) İYİYE G
TELEKOM´DAN GİTME ZAMANI
VARLIK FONU’NA BÜYÜK DEVİR
KÂR EDEN ŞİRKETİ SATTILAR
ÖZELLEŞTİRMENİN YENİ BAŞKANI: AH
ÖZELLEŞTİRME SAHTEKARLARINA MAHK
TP ÖZELLEŞTİRİLDİ
ÖZELLEŞTİRME POLİTİKASI AGRESİFL
ŞEKER STRATEJİK AMA TELEKOM DEĞ
ÖZELLEŞTİRME TORBADAN ÇIKARILDI!
SAADET´TEN ÖZELLEŞTİRME TEPKİSİ
ÖZELLEŞTİRME TORBASI GELİYOR…
195 KURULUŞTA KAMU PAYI KALMADI
MİLLİ PİYANGO NEDEN HALKA ARZ ED
RUSYA´DA ÖZELLEŞTİRME KARŞ
MAHKEME KARARINA RAĞMEN !!!
KAMU-SEN GENEL BAŞKANI KONCUK AÇ
DEVLETLEŞTİRME Mİ BAŞLIYOR?
HAZİNE´YE ÖZELLEŞTİRMEDEN
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!