DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
DERNEK BAŞKANIMIZIN KONUŞMASIDERNEK BAŞKANIMIZIN KONUŞMASI

Tarih: 2014-12-28

Değerli Bakanım, değerli Milletvekilleri, değerli hocam,Kamu-Sen ve Sivil Toplum Kuruluşlarının değerli Başkan ve Yöneticileri, değerli Basın mensupları, çok kıymetli arkadaşlarım

Derneğimizin 4. Olağan Genel Kuruluna hoş geldiniz.

Önce derneğimiz hakkında sizlere kısaca bilgi aktarmak istiyorum

Derneğimiz 2006 yılında T. Telekom’un özelleştirilmesinden hemen sonra , kurumdan ayrılmak zorunda kalan arkadaşlarımızın bir araya gelerek kurmuş oldukları bir sivil toplum kuruluşudur.

T.Telekom’dan içleri acıyarak ayrılmak zorunda bırakılan arkadaşlarımızın, birbiriyle olan iletişiminin kopmaması için, böyle bir derneğin kurulması şarttı. Kim nerede, hangi görevde, sağlık durumu nasıl bilgilerine ulaşmak, kendisinin ya da yakınlarının mutlu bir anını yada bir acısını paylaşmak, sevenlerine duyurmak ana amacımızdı.

Ancak başka amaçlarımız da vardı. Türk Telekom’un satış sürecinde yapılan yanlışlıkları, haksızlıkları, usulsüzlükleri kamuoyuna anlatmak gibi bir misyonuda üstlendik. Yapılan bu yanlış uygulamaları da her fırsatta anlattık, anlatmaya da devam ediyoruz. Çünkü başbakan Yardımcısı Sn. Bülent Arınç’ın da dediği gibi 3 gün konuşup  4.cü gün unutan bir milletin fertleriyiz.

Bildiğiniz gibi  T. Telekom’un %55’i  2005 yılının sonlarına doğru 6,5 Milyar dolar karşılığında Lübnan’lı  Oger firmasına  satıldı. Peşin satılacağı ve yabancı sermayenin Türkiye’ye gireceği yalanlarıyla avutulan toplum, bu satışın böyle olmadığını bugün kesinlikle hatırlamıyordur.  Peşin satılacağı ve yabancı sermaye gireceği ifade edilmesine rağmen satıştan sonra 5 eşit taksitle ödenmesi uygun görüldü. Telekom’u satın alan Lübnan menşeyli firma Türkiye’deki yerli bankalardan kredi alarak hükmet yanılttı!. Daha sonra dönemin maliye bakanı kurumlar vergisinin %30’dan %20’ye düşürüleceği müjdesini verdi. 2000 yılından o güne kadar  en fazla kurumlar vergisini  ödeyen Türk Telekom, yeni sahiplerine yapılan bu iltimasla %10 daha az vergi ödeyerek buradan da bir kazanç elde etti. Kurumlar vergisindeki %10'luk indirim daha önce ilan edilseydi, ihaleye giren diğer firmalar tekliflerini daha yükseltirdi.Bu indirim Türk Telekom'a 4 yılda 1 milyar dolar avantaj sağlamıştır. Ama diğer kurumlarda daha az vergi ödediği için hazinenin kayıbı 10 milyar dolardır.Sadece Türk Telekom'a sağlanan bu avantajla  2  AKSARAY daha yapılabilirdi.

60000 çalışanı olan bir kuruluşu, dönemin Ulaştırma Bakanı Türk Telekom'da 1000 vasıflı eleman  var diyerek aşağılamış, 59.000 çalışanı vasıfsız olarak nitelendirmişti. Aynı Bakan, Türk Telekom bugüne kadar çok kötü yönetilmiştir,Türk Telekom'da ihtiyacın üzerinde çok personel var diyerek Türk Telekom'un değerini düşürmüştü. Türk telekom’un satış şartnamesini şirketlerin inceleyebilmesi için “20.000 doları bastıran gelinlik kızımızı görür” diyerek olayı iyice basitleştirmişti..  

Dönemin Maliye Bakanı’da” Babalar gibi satarım” diyerek sanki babasının malını satıyormuşcasına pervasızca konuşmuştu.

Daha önce Türk Telekom’un gelirlerinden maaş alan on binlerce çalışan, başka kurumlara gönderilerek maaşlarını Hazineden almak zorunda bırakıldı. Bu durum da devletin sırtına bir yüktü.

Türk Telekom ihalesinden 10 gün önce 5 milyon müşterisi olan ve yılda 500 milyon dolar kar eden Pakistan Telekom'un %26'sına 2.6 milyar dolar bedel biçilince 19 milyon müşterisi olan yılda 2.5 milyar dolar kar eden Türk Telekomun %55'inin 6.5 milyar dolara satılmasındaki basiretsizlik ve başarısızlığın mimarlarının kimler olduğunu tahmin etmek hiçde zor olmasa gerek.  Pakistan Telekom'un değerine bakıldığında,  müşteri sayısı ve karı 4 katı olanTürk Telekom'un toplam değerinin 40 milyar dolar, %55'inin ise 22 milyar dolar olması gerekirdi.   

Peki Türk Telekom satılırken hangi hedefler konulmuştu?

Türkiye'nin dış borçları çok artmıştı, bu borçların ödenebilmesi için T. Telekom gibi gelir getiren kurumlar satılmalıydı! 

Türk Telekom gibi onlarca çok değerli kurum satılmasına rağmen 2002 yılında 230 milyar dolar olan iç ve dış borç miktarı 2014 yılında 700 milyar doları buldu.

Personel sayısı çok fazla olduğu için personel giderlerinin fazlalığı bahane edildi. Bu fazlalığında fiatlara yansıdığı söylendi.

Satıştan sonra 2009 yılına kadar personel sayısı %47 azalmasına rağmen personel giderleri %10 arttı.

Türk Telekom'un kamu mantığı ile yönetildiği için verimli olmadığı, teknolojik yatırımlar yapamadığı iddia edildi.

Özelleşme sonrası bu iddialar, sabit müşteri sayısının düşmesi, sabit telefon trafiğinin azalması, Telefon arıza sayısının artması ve arızaların giderilme süresinin uzaması nedeniyle çürüdü.

Özelleştirme öncesi siyasi atamaların çok etkili olmasını bahane edenler  Özelleştirme sonrası daha yoğun siyasi atamalar yaptılar. En son siyasi atamalardan biri de 2007 yılında,  köşesinde bu nasıl özelleştirme diyerek Türk Telekom'un özelleştirilme sürecini yerden yere vuran bir köşe yazarı, geçmişteki yazdığı yazıların yanlış olduğunu anlayarak tövbe ettikten hemen sonra Başbakan’ın ekonomiden sorumlu Başdanışmanı  olup ardından Türk Telekom'a yönetim Kurulu üyesi olarak atanarak 40.000 TL maaş almaya başlamıştır.

Ne yazık ki özelleştirilen Telekom şirketi dişe dokunur bir yatırım yapamamış, eldekilerle günü kurtarmaya çalışmıştır.

60000 çalışanı olan, Türkiye’nin  her Şehir, kasaba ve köyünde binası ve arsası olan dev gibi bir kuruluş, bugün 20.000 civarında çalışanı olan, müşteri sayısı neredeyse yarı yarıya azalan, en değerli binaları ve arsaları satılarak kuşa çevirilmiş bir şirket haline getirildi. Üst düzey çalışanlarına 100 binlerce lira maaş ödenirken altta çalışan şirket elemanlarına çok düşük ücretler reva görüldü. Farklı kurumlara gitmek zorunda kalan arkadaşlarımızın bir kısmına da, aldıkları yüksek maaş bahane edilerek mobbing uygulandı, dışlandı, ötekileştirildi. Emekli olmak zorunda bırakıldı.

Ne Türk Telekom’da kalan arkadaşlarımız mutlu olabildi, ne başka kuruma gidenler, ne de istemedikleri halde emekli olanlar.  

 Biz Telekomcular Derneği yönetimi olarak, özelleştirme gerekçesiyle ülkenin değerlerinin talan edilmesinden duyduğumuz rahatsızlığı her fırsatta anlatmaya devam edeceğimiz gibi, ülkemizin birlik ve beraberliğinin korunması  hususunda hassasiyet göstermeye, yapılan  yolsuzluk ve usulsüzlüklere karşı tepkimizi koymaya devam edeceğiz.

Bilindiği gibi 2013 yılı ödül törenimizin ana teması yapılan yolsuzluklar ve usulsüzlüklerdi. Yolsuzlukla mücadele eden milletvekillerimize, yazarlara ödüller verdik.

Bugün 20 Aralık 2014. Bundan tam bir yıl önce ortaya saçılan çok büyük bir rüşvet ve yolsuzluk olayları  17-25 Aralık olarak tarihe geçmiştir. Dört Bakanın ve oğullarının isimlerinin karıştığı rüşvet olayları, İranlı sözde işadamının bir bakana hediye ettiği 700 bin TL’lık kol saati ve bir başka bakana çikolata sepetlerinde gönderdiği yüzbinlerce dolar ile bir devlet bankasının genel müdürünün evindeki ayakkabı kutularından çıkan 5 milyon dolar, bu ülkede neler oluyor dememize neden olmuştu.

Ayrıca Doğu ve Güneydoğu Anadoludaki bazı karakollar ve garnizon komutanlıklarındaki Türk bayraklarının asker ve polisin gözü önünde gönderden indirilmesine seyirci kalınması da bizleri derinden yaraladı. Yakalandığı zaman süt dökmüş kedi gibi olan terörist başı, ne yazık ki bugün hükümetin basiretsiz politikası sonucu İmralı'dan talimatlar yağdırmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin düştüğü bu durum içimizi acıtıyor. Bugün Doğu ve Güneydoğu Anadolu son derece tehlikeli bir durumla karşı karşıyadır.

Tüm bu olumsuzluklara bakarak sessiz kalmak bize yakışmayacağı için her platformda doğru bildiklerimizi anlatıyoruz, anlatmaya da devam edeceğiz.

Değerli misafirler;

Konuşmamın sonunda düzenlediğimiz anı yarışmasından söz etmek istiyorum.

Türk Telekom’da çalışan her arkadaşımızın çok ilgi çekici anıları olduğunu biliyoruz. Bir araya geldikleri zaman bu anılarını anlatırken bazen gülüp bazen de hüzünlendiklerine defalarca şahit olduk. Bu anıların yaşatılması  için Dernek Yönetimi olarak bir anı yarışması düzenledik. Arkadaşlarımızın anılarını kaleme alarak bizlere ulaştırmasını istedik. Oluşturduğumuz jüri tarafından anıların değerlendirilmesi yapılacak ve değerlendirme sonucu dereceye giren anıları kaleme alan arkadaşlarımıza çeşitli ödüller verilecektir. Daha sonra da bu anılar bir kitapta toplanacak ve okuyuculara ulaştırılacaktır. Yapmış olduğumuz bu çalışmaya anılarınızı bizlere ulaştırarak katkıda bulunmanızı bekliyoruz.

Bu güzel salonu kullanma fırsatını bizlere veren Başta Kamu-Sen Genel Başkanı Sn. İsmail Koncuk olmak üzere tüm sendika yönetici ve çalışanlarına huzurlarınızda teşekkürediyorum.

4.cü olağan genel kurulumuzda bizleri yalnız bırakmadığınız için siz değerli misafirlerimize de saygılarımı sunuyorum.

Bu Haber 951 defa okunmuştur.
EBRU KURSUNA BEKLİYORUZ
KİTAP SÖYLEŞİLERİNİN İLKİ YAPILD
YARIŞMAYA DAVET
KUTLU OLSUN
ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI
KİTAP SÖYLEŞİ GÜNLERİ
KONFERANSA DAVET
ÖZELLEŞTİRME VE ACI SONUÇ
DR. ÖZDEMİR KONFERANS VERDİ
POSTA MEMURLUĞUNDAN SADRAZAMLIĞA
KONFERANSA DAVET
SİBEL DURAL´A GEÇMİŞ OLSUN
HOŞGELDİN 2017
AÇIK TEŞEKKÜR
YÖNETİM KURULU GÖREV BÖLÜMÜ YAPT
GENEL KURULDA BAŞKANIMIZIN YAPT
5. OLAĞAN GENEL KURULUMUZ YAPILD
TERÖRE LANET
FAALİYET RAPORUMUZ
BAŞKANIMIZLA YAPILAN RÖPORTAJ
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!