Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
TÜRK TELEKOM´DA NELER OLUYOR?TÜRK TELEKOM´DA NELER OLUYOR?

Tarih: 2016-01-06

Türk Telekom eski Bursa ve Kocaeli İl Müdürü, Adalet ve Kalkınma Partisi eski Bursa Milletvekili Mustafa Öztürk Gazete Bursa'daki köşesinde 06.01.2015 günü çarpıcı bir Türk Telekom eleştirisi yaptı.

Milletvekilliği sırasında Türk Telekom'un kötü yöneltildiği doğrultusunda açıklamaları olan yine Milletvekilliği döneminde, hazırladığımız raporları ilgili komisyonlara ve o zamanın başbakanına ileten (ilettiğini ifade eden), bu çalışmaları nedeniyle derneğimizce 2011 yılının Siyaset adamı seçilen Mustafa ÖZTÜRK'ün, "Türk Telekom'da Neler Oluyor?" başlıklı yazısını aynen bilginize sunuyoruz.... 

TÜRK TELEKOM DA NELER OLUYOR?

TÜRK TELEKOM DA NELER OLUYOR?
Mustafa Öztürk
mozturk16@hotmail.com

Bu yazıyı kaleme alma ihtiyacı hissetmemim birkaç nedeni oldu. Geçtiğimiz günlerde Türk Telekom’ da ki gelişmelerle ilgili bir e-posta almam, geçen hafta medyada yer bulan ‘Türkiye’nin sıralaması şoke etti! İşte erişim alt endeksine göre en hızlı internet listesindeki 100 ülke ve eyalet arasındaki sıralama’ (Bu sıralamada 79. sıradayız. Belarus, Bulgaristan ve Dominik Cumhuriyetinden dahi gerideyiz) başlıklı haber ve milletvekilliğimin ilk yılında Türk Telekom’daki bu gidişi o günlerde haber veren o dönem ki Sayın Başbakana sunduğum rapor.

23 yıl süren, dile kolay neredeyse çeyrek asırlık bir serüven benim için PTT-Türk Telekom iş hayatı. Bu serüven, 1989 yılında TEK Sakarya (Türkiye Elektrik Kurumu)’da ki 3,5 aylık dönemden sonra 1989 yılının Eylül ayında genç bir mühendis olarak başlamıştı. İdealist düşüncelerle başladığımız, bu heyecanı 23 yıl sürdürdüğümüz bir dönem. Ayrılığımız yine bizim için çok onurlu bir görevle, 2011yılındaki genel seçimlerde memleketimiz Bursa’dan 24.Dönem Milletvekilliği nedeniyle gerçekleşti.

Mühendis olarak başladığımız bu yolculuk, birçok engellemelere rağmen İl Müdürü olarak son buldu. 2003 yılı sonunda Ankara Bölge Müdürlüğü teklif edildi, Bursa’ya hizmetimizi tamamlamadık diyerek reddetmek zorunda hissettiğimiz, bunun yanında. 2009 yılında Bursa Bölge yapılınca dönemin bazı siyasilerinin ve Genel Müdürlükteki bazı yöneticilerin kendi menfaatleri doğrultusunda kullanamaması sebebiyle, en başarılı il olmamıza rağmen Kocaeli’ne İl Müdürü olarak gönderilişimiz.

Tam da Ülkede telekomünikasyon alanında Rahmetli Turgut ÖZAL’ın başlattığı değişim ve dönüşümün gerçekleştiği bir dönemde başladık işimize. O dönemde çok büyük atılımlar yaptı PTT. Manüel santrallerden sayısal santrallere dönüşüm gerçekleşti. Her köye santral kuruldu. Artık haberleşme için yazıldığınız bir hat için yıllarca sıra beklemiyordunuz. Yapılan yatırımlarla, bir telefon için bir araba takasının olduğu dönemler son bulmuştu. Bu yatırımlar 2005 yılında Türk Telekom’un özelleştirmesine kadar devam etti. Yağmur yağdığı zaman çalışmayan santrallerden, kesintisiz, kaliteli haberleşmeye uzanan meşakkatli, bir o kadar da zevkli bir yolculuk bizim ki.   

İkinci evliliğim olmuştu Telekom benim. Babamın işi olsaydı herhalde bu kadar içselleştirmez, bu kadar fedakarlık yapmazdım. Çünkü ortada kamu hakkı vardı. O kadar işimizi sevmiş, yoğunlaşmışız ki, kızlarımla küçük yaşlarında iken yaptığımız yolculuklarda ankesörlerin ahizelerini kaldırıp, çalışıp çalışmadıklarını kontrol ettiklerini, bir gün ailece yürürken, eşime dönerek bizimkileri gördün mü demem üzerine, ‘etrafta kimse yok kimler’ dediğini, bunun üzerine benim ‘şu kablolar bizim kablolar mı, elektrik kabloları mı‘ dediğimi hatırlarım. Çok şey gördük Türk Telekom da. PTT ile Telekom’un ayrılmasından (yıl 1995), özelleştirmeye, tarihin en etkili grevine kadar birçok süreç yaşadık. Menfaatine çomak soktuklarımızın kışkırtmaları sebebiyle ve grev döneminde (ki 2007 yılında tam Cumhurbaşkanlığı tartışmalarının olduğu dönemde hükümeti düşürmek üzere greve gidilmişti)  tehditler aldık. Ama yılmadık, yıkılmadık. Bu Ülkenin menfaatine olanın mücadelesini verdik. Büyük baskılara rağmen bizim kesimin kaçtığı bir dönemde haberleşme alanında memur sendikası kurma görevini yaptık. Sonradan bu dönemin unvan yükseltmemim önünde engel teşkil etmesine rağmen. Çünkü her zaman dava bilinciyle hareket ettik.   

Türk Telekom’da 2005 yılında özelleştirmeyle yeni bir dönem başladı. Bursa’ da bu zor süreci il olarak çok başarılı atlatmıştık. Bu dönem bizim için yeni bir umuttu. Çünkü bu kuruluş, Türkiye’nin en büyük kuruluşlarından birisiydi. Maddi varlıkları, piyasa değeri, sahip olduğu insan kaynağı, nakit varlığı ile Türkiye’nin yüz akı olmaya, büyüyen Türkiye’nin markası olmaya (tıpkı THY gibi) adaydı.

Ama maalesef öyle olmadı. Yatırımlar askıya alındı, gerçekleştirilmedi. Altyapı geliştirilmedi. Personel mutsuzlaştırıldı. Keyfi uygulamalar çoğaldı. O dönemlerde insan kaynakları tamamen paralel yapıya devredilmişti. İstedikleri gibi at koşturuyorlardı. Yanlış ve sürekli organizasyon değişiklikleri çalışanları canından bezdirmişti. Yıllardır birbirlerine karşı yardımlaşmaları, fedakarlıkları, beraberlikleri en üst düzeyde olan çalışanlar arasına maddeyi sokarak birbirlerine düşürdüler. Artık ortak amaç kaybolmuş bireysel menfaatler devreye girmişti. Şirketin çoğunluk ortağı ÖGER Telekom biran önce verdiğim parayı çıkarayım gerisi önemli değil anlayışındaydı. Yanlış politikalar, yanlış yönetici tercihleri Türk Telekom için alarm zillerinin çalmasından başka bir şey değildi.

Bu dönemde Telekom küçülmeyi ama daha fazla kar elde etmeyi yeğledi. İstihdam azaldı. 2005 yılında özelleştirilirken 54.000 olan çalışan sayısı, bugün tüm şirketler dahil 20.000 küsurlarda.

Yatırımlardan vazgeçildi. Yeni yerleşim bölgelerine yatırım götürülemez oldu. Bizim zamanımızda günlük bekleyenlerin çözümünü düşünürken bugün illerde binlerce bekleyen talepler var. O dönemde günlük arıza ve tesis yapılırken bugün haftaları bulmakta.  

Teknolojik hamle yapılamadı. Yeni ürünler geliştirilemedi. Kendi sunucularımızı oluşturamadık. Kendi işletim ağımız, sosyal medya platformumuz vs. devreye alınamadı. Siber güvenlikle ilgili tedbirler alınamadı. Tabi ki bunlar tek başına Türk Telekom’un sorumluluğunda demiyorum. 

Geçenlerde üzülerek erişim alt endeksine göre internet bant genişliğinde Türkiye 100 ülke arasında 79. sırada olduğu ile ilgili bir haber okudum. Türkiye, Belarus, Bulgaristan ve Dominik Cumhuriyeti gibi ülkelerden daha geride idi bu haberde. Peki, Türkiye’nin en büyük kuruluşunun bu duruma düşmesinin yukarıda temas ettiklerimiz haricinde asıl sebebi neydi?

Yanlış strateji ve finans politikaları. Yıllardır Türk Telekom’da birebir temettü dağıtılması en büyük etken. Yani elde edilen tüm gelir ortaklara dağıtıldı. Böyle olunca da yatırım yapılmadı, işletme giderleri için bankalardan kredi alındı. Şirket böylece borçlandırıldı. Korkarım ki Türk Telekom 10 yıl sonra devlete devredildiğinde borçlu bir şirket devir alacağız.

Geçtiğimiz günlerde birkaç e-posta aldım. Tam da bahsettiğim gibi şirketin 17 milyar TL borcundan bahsediliyordu bu paylaşımlarda. Yine bu e-postalarda üst düzey yöneticilerin savurganlığından, kişisel menfaatlerinden örnekler anlatılıyor. Kesin bir delil olmadan durum böyledir demek prensibim değildir fakat daha önce bazı üst düzey yöneticilerin yaptıklarını, görevden alınma sebeplerini bildiğimden şaşırmadım doğrusu.

Ne acıdır ki, değişik platformlarda görüştüğümüz kendini Türk Telekom’a adamış bir çok üst düzey yönetici, gelinen bu noktadan üzüntü ve endişe duyduklarını, Telekom’un geleceğinden umutsuzluklarını ifade ediyorlar. Çalışanlar demoralize vaziyette, geleceklerinden kaygı duyuyorlar.  

Yazık ediliyor bu büyük kuruluşa. Ben 23 yıl kelle koltukta çalıştığım bu kuruluşun daha iyi olması, büyümesi, güçlenmesi ve yanlışların önlenmesi için o dönem Sayın Başbakanımızın danışmanlarına (bana Kendilerine verdiklerini ifade ettiler) bir rapor sunarak görevimi yaptım. Bu rapor mu etkili oldu bilmiyorum ama Sayın Lütfi Elvan’ın Ulaştırma Bakanı olduğu geçen sene, bizzat kendisi gece meclis lokantasında bir Bakanımızın da olduğu ortamda bana, artık %30 yatırımlara ayrılacağını, % 70 temettü dağıtılacağını söylemişti. Bu oran bile şirketler için çok yüksek bir oran.

Sonuç olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Başbakanımızın olaya el atıp, Türk Telekom’u bu durumdan kurtarması ve büyüyen Türkiye’ye katkı yapar hale getirilmesinin gereği apaçık ortadadır.

Neden Türk Telekom THY benzeri bir modelle Türkiye’nin gururu, dünya markası olmasın?    

Bu Haber 7010 defa okunmuştur.
2,5 YILDIR TELEFON BEKLİYOR
TÜRK TELEKOM HAKKINDA ARAŞTIRMA
DERENİN TAŞI, DERENİN KUŞU
TELEKOM´DAN YÖNETİM DEĞİŞ
TÜRK TELEKOM İÇİN SÜRE İSTEDİLER
FET֒NÜN TÜRK TELEKOM DAVASINDA
TÜRK TELEKOM; GÖZ GÖRE GÖRE GELE
TÜRK TELEKOMDA KADER GÜNÜ
DEVLET TELEKOM’A EL KOYSUN İSTİY
BAŞBAKAN: TELEKOM´A MÜDAHALE EDE
ULAŞTIRMA BAKANI; TT EL DEĞİŞTİR
TELEKOMUN HİSSE YAPISI
KAREL İLE T.TELEKOM ARASINDA İŞB
KURUMLAR VERGİSİNDE TELEKOMUN AD
TELEKOM`DA BORÇ KRİZİ ÇALIŞAN KR
TÜRK TELEKOM’U GERİ ALACAK MISIN
TÜRK TELEKOM DA KİMLER KAZANIYOR
ORGANİZASYON DEĞİŞİKLİĞİNE ELEŞT
YÖNETİCİLERE EMEKLİLİK TEŞVİKİ
T.TELEKOM´DA BÜYÜK DEĞİŞİKLİK
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!