DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
KADININ EMEĞİ VE ACISIKADININ EMEĞİ VE ACISI

Tarih: 2016-01-25

KADININ GÖRÜNMEYEN EMEĞİ VE DUYULMAYAN ACISI

Şimdiki kadınlar yorgan kaplama nedir bilmez. Oysa annelerimize ilk öğretilenler arasındaydı. 

O günün koşullarında çamaşır yıkama da öyle basit bir iş değildi. Gün boyu başından ayrılamadığımız merdaneli makinelerini ya da günümüzün bir parmak dokunuşuyla kendi kendine yıkayıp, kurutan otomatik makinelerini annelerimiz henüz tanımamıştı

Bırakın makineyi evlerde şırıl şırıl akan suları bile yoktu.  Taşıma suyla değirmen dönmez denir ama, taşıma suyla bir yığın çamaşırlar yıkanır ve defalarca durulanırdı. 

Çamaşır yıkama gününde,bir yanda, bahçeye koca kazanlar konur, altına atılan odun veya çeperlerle sular ısıtılır,  diğer yanda ise geniş leğenlerde çamaşırlar ıslatılırdı. Dışı ateşten kararmış kara kazanlarda beyazlar kaynatılır, hatta çivitlenirdi. Kirli çamaşır iki el arasında oğuşturularak temizlenirdi. O güzelim ellerin yüzeyleri aşınır, zamanla da nasırlaşırdı.

 Çamaşırları kurutmak da ayrı bir işti. Bahçelerde ya da kapı önlerinde iki direk arasındaki iplere sıra sıra asılırdı. Bunlar bir kadının gurur tablosuydu.  Öyle rastgele asılmazdı. Çamaşır asmak da bir nizam ve intizam işiydi. Hatta sanatsal bir değeri vardı.

Yaz aylarında  çamaşır yıkamak çok keyifliydi. Konu komşu da yardıma gelir, çamaşırınıza el atardı. Ancak kışın dondurucu soğuğunda yıkamak bir dert, kurutmak da başka bir dertti. Ayazda kaskatı kesilen çamaşırları içeriye taşımak zahmetin başka yüzüydü. 

Binbir eziyetle yıkanan ve kurutulan çamaşırları kömürlü ütüyle sarartmadan ya da yakmadan ütülemek ise ayrı bir beceri ve ustalık gerektirirdi. Öyle rastgele yapılan bir iş değildi.

Çamaşır ve ütünün finali yorgan kaplamaydı. Mitille sırınmış yaz için pamuklu, kış için yünlü yorganları kaplamak da maharet isterdi. Kar gibi yıkanmış patiskalar geniş bir alana serilir, üstüne bu yorganlardan biri konurdu. Yorganın üst kısmı için seçilen renkli kumaşlar kadının içte gizlediği ruh dünyasının dışa yansımasıydı.

 Dikdörtgen şeklindeki yorganı muntazam şekilde kaplamak işin ustalığıydı. Beyaz patiska dört parmak genişliğinde renkli kumaşın üstüne gelecek şekilde ayarlanırdı. Yorganın ayakucu ile başucu belirlenirdi. Başucuna gelen kısım daha geniş bırakılır, bu kısım genelde kanaviçe işlemeli olurdu. Eline yorgan iğnesi ve ipliği alan kadın bir kenardan yorganı kaplamaya başlar, oturduğu yerde yorganın etrafında dört dönerdi.

 En kötüsü de tam sona yaklaşmışken iğnenin parmağına batıp da bembeyaz çarşafı aniden kana bulamasıydı. Kadın, iğnenin canını acıtmasına yanmazdı da, onca emeğinin bir anda ziyan olmasına yanardı.

Bütün bunlar kadının görünmeyen emeği ve duyulmayan acılarından yalnızca bir tanesiydi.

Kar beyaz yorganlara sarılıp yatan kocalar, onun başından geçen hikâyeyi, harcanan emeği bilselerdi yorgana değil, o yorganı hazırlayan kadına sımsıkı sarılırlardı.

Bu Haber 627 defa okunmuştur.
TELEKOMCULAR DERNEĞİ BİR İLKE İM
TRT GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE 56 ADAY
BTK; E-DEVLETE BAKIN
CUMHURBAŞKANI UYARDI
TÜRK TELEKOM SPOR OLİMPİYATLARI
ZEYBEKÇİ: VERGİ İDARESİ ÖZELLEŞT
PTT İLE H.KALYONCU ÜNİVERSİTESİN
EY İSRAFİL NEREDESİN?
CİSCO’DAN İSTİHDAM İÇİN BAŞKANLI
19 MAYIS´TA UTANMAK
PTT YÖNETİMİ GAZİANTEP´DE
ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
KIZ KURULARININ ANNELER GÜNÜ KUT
HUKUK MÜŞAVİRİ TRT´NİN 50MİLYONU
YILIN ANNESİ: GÜLTEN AKKAYA
ERDOĞAN GÜMÜŞ YAZDI KARİA YOLU
2. KİTAP GÜNÜNE DAVETLİSİNİZ
LADY GODİVA
GİRİŞİMCİ KADINLARA BİLİŞİM DEST
BYLOCK MESAJLARINDAN 215 BİN KİŞ
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!