Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
VE ZEKA 'YAPAY ZEKAYI' YAPTI   VE ZEKA 'YAPAY ZEKAYI' YAPTI

Tarih: 2009-09-26

VE ZEKA 'YAPAY ZEKAYI' YAPTI Bilimkurgu filmlerinde gördüğümüz pek çok şey birer birer hayatımıza giriyor ancak Kara Şimşek'teki KITT gibi gelişmiş yapay zeka örneklerinin günlük hayatımızda yer alabilmeleri için önümüzde daha uzun yıllar var Stanley Kubrick'in yönettiği, 1968 yılı yapımı '2001: A Space Odyssey' filminin başrol oyuncularından biri HAL 9000 adlı bir süper bilgisayardı. Kendisine söylenenleri anlayabilen HAL 9000, bu söylenenlere tıpkı bir insan gibi yanıtlar verebiliyor, yüzleri tanıyabiliyordu. Kendisiyle konuşan insanın mimiklerini de değerlendirebilen bu yapay zeka örneği, aynı zamanda iyi bir de satranç oyuncusuydu. Bir başka yapay zeka örneği ise 80'lerin efsane TV dizisi 'Knight Rider' ya da bizdeki ismiyle 'Kara Şimşek'te yer alıyordu. Dizideki siyah otomobil yani KITT, yaptıklarıyla 'fazla gelişmiş' bir yapay zeka örneği sergiliyordu. Dizinin başrol oyuncusu, KITT'ten uzakta olduğunda kolundaki saat aracılığıyla onunla haberleşiyor, yardıma çağırıyordu. KITT'in yapay zekası o denli gelişmişti ki, aracın koltuğuna kötü bir adam oturduğunda onu dışarı fırlatıyor, sahibinin parası bittiğinde ona borç bile veriyor ve elbette tüm bunları yaparken durmadan konuşuyordu. 60'lardan bugüne Genel olarak, 'bilgisayar, robot gibi bir makinenin sergilediği zeka' ya da 'makinelere insan zekasının özelliklerine benzer özellikler kazandırılması' olarak tanımlayabileceğimiz yapay zeka konusundaki çalışmalar 60'lardan bu yana devam ediyor. Geriye dönüp baktığımızda, bu süreçte yapay zeka konusunda önemli gelişmeler kaydedildiğini görsek de HAL 9000'in ya da KITT'in birçok özelliği bugün hala bilimkurgu öğesi olmaktan ileriye gidemedi. Bundaki en büyük etken ise bilimin, insan beyninin ve insanın düşünce sistematiğinin nasıl çalıştığıyla ilgili çok az bilgi elde edebilmiş olması. Fakat durum çok da ümitsiz görünmüyor. Son dönemde geliştirilen birçok yapay zeka sahibi makine, çevreleriyle ve insanlarla geçmişe göre çok daha ileri düzeyde etkileşime girebiliyor. Tahminler tutmadı Gelişmiş yapay zekaya sahip bu makinelerden bazılarının araba kullanmak, üretim bandında çalışmak gibi insanların yaptığı işleri yapmaya aday olmaları, iki farklı görüşü karşı karşıya getiriyor. Bu görüşlerden biri makineler yüzünden insanların işsiz kalacaklarını ve dünyanın ekonomik yapısının tamamen değişeceğini savunurken; diğer görüş, makineler sayesinde insanların daha az çalışmak zorunda kalacağını, tehlikeli işleri de makinelerin yapacağını ve bu sayede insanlığın daha mutlu bir hayat süreceğini iddia ediyor. Yapay zeka alanında yaptığı çalışmalarla çığır açan Herbert Simon'un '20 yıl içinde, makineler insanların yaptığı her işi yapabilecek' tahmininin üzerinden 40 yıldan uzun bir süre geçti. Makineler, Simon'un iyimser tahminini henüz doğrulayacak aşamaya gelemeseler de, IBM'in 1.4 ton ağırlığındaki Deep Blue adlı süper bilgisayarı, dünya şampiyonu unvanlı Kasparov'u satrançta mağlup etmeyi başararak herkesin ilgisini yapay zeka uygulamalarına çekmeyi başarmıştı. Bilgi yarışmasında insanlara karşı yarışacak IBM'İn geliştirdiği 'Watson' adlı yeni süper bilgisayar, 'Riziko' adıyla ülkemizde de gösterilmiş olan bilgi yarışmasında insanlara karşı yarışacak. Araştırmacıların önlerindeki en büyük engel ise bilgisayarın günlük konuşma dilini anlayabilmesinde ve aynı şekilde yanıtlar verebilmesinde yatıyor. Watson şu anda kamp sürecinde ve yarışmaya hazırlanıyor. Verilen bilgileri okuyor, analiz ediyor ve hafızasına yerleştiriyor. Yarışmada, ipucu cümlesinden yola çıkacak olan Watson, cümlede geçen tarihleri, sözcükleri hafızasındaki bilgilerle eşleştirmeye çalışacak. Bunu yaparken de en az yarışmadaki rakipleri kadar hızlı davranıp yanıt vermek için düğmeye basması gerekecek. Soruların kendisine yazılı olarak verileceği yarışmada Watson, yanıtları sesli olarak iletecek ve eğer başarılı olursa yapay zeka alanındaki araştırmaları bir adım daha öteye taşıyacak. Biyoloji deneyleri yapan robot Galler Aberystwyth Üniversitesi'nde geliştirilen 'Adam' adlı robot yapay zeka, robotik ve otomasyonu birleştiriyor; kendi başına biyolojik deneyler yapıyor ve sonuçları analiz ediyor. 'Adam', 'düşünebilme' ve karar verebilme yeteneğini yani yapay zekasını bağlı olduğu üç bilgisayardan alıyor. Bu bilgisayarlarda 'Adam'ın çalışma yaptığı konuların veritabanı ve analitik yazılım bulunuyor. Yapay zeka, robotik kolları, alıcıları ve kameraları kontrol ediyor. 'Adam' bu sayede insan müdahalesinden bağımsız olarak günde binden fazla deney yapabiliyor. Yapay zeka şimdiden cebe girdi MIT bünyesinde faaliyet gösteren InfoLab adlı araştırma grubu tarafından geliştirilen STARTMobile adlı yapay zeka uygulaması, cep telefonuna yükleniyor ve sesli sorulara yazılı yanıt verebiliyor. Örneğin START'a '100 ABD doları kaç avro eder?' diye sorulduğunda, uygulama İnternet'ten o günkü kurları öğreniyor ve soruyu yazılı olarak yanıtlıyor. Nokia bu uygulamayla yakından ilgileniyor. İnsanları kaldırıp taşıyor RIBA, yapay zekanın ve robotların günlük hayatta ne şekilde yer alabileceğini gösteren en ilginç örneklerden biri. Bu sevimli robot, ağırlığı 60 kilograma kadar olan bir insanı yataktan alarak tekerlekli sandalyeye oturtabiliyor, sandalyedeki bir insanı yatağa taşıyabiliyor. Kolları yumuşak bir malzemeyle kaplandığı için, bu işlemi yaparken taşıdığı insanı rahatsız etmiyor. Kollarındaki 86 adet dokunmatik alıcı, RIBA'ya taşıdığı vücudun hangi pozisyonda olduğunu bildiriyor. Robotun iki mikrofon ve iki görüntü alıcısı da bulunuyor. Dünyanın ilk insan taşıyan robotu olan RIBA sağlık alanında ve hareket engeli bulunan hastaların bakımında kullanılacak. Kapıları açıyor, elektrikli süpürge kullanıyor Silikon Vadisi'ndeki Willow Garage adlı araştırma grubu tarafından geliştirilen PR2 adlı robot tekerlekleri sayesinde kapıları açıp odalarda dolaşabiliyor. PR2'nin en ilginç özelliklerinden biri ise şarjı azaldığı zaman en yakındaki elektrik prizine giderek kendisini şarj edebilmesi. Ayrıca alıcıları ve insan eli gibi kavrayabilen elleri sayesinde elektrikli süpürge kullanabiliyor, bebek arabası gibi tekerlekli aletleri itebiliyor. Tüm bunlardan çok daha önemlisi, PR2'nin 'kişisel robot' endüstrisi için ifade ettiği anlam. PR2 açık kaynak kodlu bir işletim sistemi olan ROS (Robot İşletim Sistemi) ile çalışıyor. Bu sayede, piyasaya çıktığı zaman, değişik ihtiyaçları yerine getirebilecek şekilde yazılım geliştiriciler tarafından rahatlıkla 'modifiye' edilebilecek. 21.9.2009 Akşam

  
Bu Haber 1476 defa okunmuştur.
TURKCELL FAİZSİZ BANKACILIĞA GİR
ŞİFRENİZİ GÜVENLİ Mİ SANIYORSUNU
VODAFONE´DA AKILLI ŞEBEKE
VODAFONE´UN İŞGÜZARLIĞI MI?
TUİK 2017 BİLİŞİM ARAŞTIRMASI
TBD “ÖZENLİ TÜRKÇE ÇALIŞMA GRUBU
BEYAZ HACKER EĞİTİMİ
5 G VADİSİ TEST SAHASI AÇILDI
TELEKOMÜNİKASYONUN TÜSİAD´
E-DEVLET ÇIKMAZDAN NASIL ÇIKAR
BTK NİHAYET ÖNLEM ALDI
NOKİA EFSANESİ GERİ DÖNDÜ
GSM FİRMALARI SORUNLARI ÇÖZEMİYO
GSM FİRMALARININ ÜÇ AYLIK PERFOR
E-İMZA SON 5 YILDA 5 KAT ARTTI
TGC´DEN TURKCELL´E Ö
UYAP ENTEGRASYONU PROTOKOLÜ
ŞİRKETLERDE SİBER GÜVENLİĞİN ADI
TURKCELL´İN 4,2 MİLYAR DOLARLIK
DOLANDIRICILAR İŞ BAŞINDA TELEKO
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!