"ARTIK TELGRAFIN TELLERİNE KUŞLAR KONMUYOR- PTT ve Türk Telekom Anıları" isimli kitabımızı NASIL TEMİN EDEBİLİRSİNİZ?
 
ATİLLA KART HAKİM KARŞISINA ÇIKTI!ATİLLA KART HAKİM KARŞISINA ÇIKTI!

Tarih: 2016-03-03

TBMM’de 22, 23 ve 24 ncü dönemlerde CHP Konya milletvekili olarak görev yapan, Derneğimizin tüm etkinliklerine her seferinde katılan Sayın Atilla Kart, Türk Telekom özelleştirmesi üzerine önemli araştırmalar yaptı. Çok ciddi tespitlere ulaştı. Bunları kamuoyu ile de düzenli olarak paylaştı. Görev yaptığı dönemde Telekomcuların sesi olan Sayın Kart bugünlerde yine hukuk mücadelesi vermekte.

Atilla Kart, İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya iftira attığı gerekçesi ile 2 Mart 2016 Salı günü hakim karşısına çıktı. Duruşmayı Derneğimizin bazı yönetim kurulu üyeleri de izlediler.

CHP eski Milletvekili Atilla Kart hakkında o dönem İçişleri Bakanı Müsteşarı olan Efkan Ala hakkında yaptığı suç duyurularının takipsizlikle sonuçlanması üzerine Ala’ya iftira attığı gerekçesi ile açılan davanın ilk duruşması yapıldı.

Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ilk duruşmasına Atilla Kart ile Efkan Ala’nın avukatı Handan Çalık katıldı. Sanık Atilla Kart savunmasında yasama denetimi görevini yaptığını söyledi. Efkan Ala’nın şahsı ile ilgili olarak hiçbir ihtilafının olmadığını aktaran Kart, “Ortada bir eylem vardır. İftira suçunun oluşması için vuku bulmayan bir suçun vuku bulmuş gibi bildirimi halinde iftira suçu oluşur. Gerçekleri dile getirmek iftira etmek anlamına geliyorsa ben iftira etmeye devam edeceğim.” dedi.

Ala’nın avukatı Handan Çalık ise sanıktan şikâyetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini ifade etti.

Beyanların ardından Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Recep Kınalı ara kararlarını açıkladı. Suçtan zarar görme ihtimaline binaen Ala’nın avukatının katılma talebini kabul eden Kınacı, eksik hususların giderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.

Sayın Atilla Kart’ın savunma metni;

Atilla Kart, savunmasında 3 Kasım 2002, 7 Haziran 2015 tarihleri arasında 22, 23 ve 24 ncü dönemlerde CHP Konya milletvekili olarak görev yaptığını söyleyerek sözlerine başladı. Sn. Atilla Kart konuşmasına “muhalefete mensup bir milletvekili olmam nedeniyle, milletvekili sorumluluğumun gereği olarak üzerime düşeni yapmaya çalıştım” şeklinde devam etti. 13 yıl boyunca bu kararlılığı gösterdiğini ifade etti.

Sayın Kart savunmasına şöyle devam etti;

“Bana göre yakın tarihin en kritik, en vahim olaylarından birisi olan Türk Telekom’un özelleştirilmesini yakından takip ettim. Türk Telekom’un özelleştirilmesini inceledikçe bir ülkenin iletişimiyle, güvenliğiyle ve istihbaratıyla nasıl kuşatıldığını, nasıl teslim alındığını, haksız çıkar ilişkileri uğruna nasıl özel yasalar çıkarıldığını dehşet ve kaygı ile gördüm.

2008 yılından itibaren soru önergeleriyle, basın toplantıları ve araştırma önergeleriyle konuyu her zaman gündemde tuttum.

Bilindiği gibi Türk Telekom hisselerinin  %55’i Lübnan menşeili Oger firmasına, %30’u Hazineye ait olup geri kalan hisseler halka arz edilmiştir.  Bu sermaye oranına göre Hazine’nin bir, Oger’in ise iki üyeli Denetleme Kurulu kontenjanı olması gerekmektedir. Müşteki Efkan ALA’nın Başbakanlık Müsteşarı olduğu dönemde Hazine adına Türk Telekom’un %55 hissesinin sahibi olan Oger  şirketinin kontenjanından Denetleme Kurulu Üyesi olarak görev yaptığını öğrendim.

Başbakanlık Müsteşarı konumunda, devletin tüm istihbari bilgilerine hakim olan bir kamu görevlisinin, diğer sermaye grubunun kontenjanından Denetleme Kurulu Üyesi olması kabul edilemeyeceğini, bu iki görev birbiriyle bağdaşamayacağını ifade ettim. Konuyu sürekli olarak gündemde tuttum.

Bu yanlış uygulamanın tarafımdan ısrarla takip edilmesi üzerine, Efkan Ala şahsıma yönelik üç kez manevi tazminat davası açtı. Her üç dava da reddedildi.

Ayrıca Hazine adına, ancak Oger kontenjanından görev yapan, aralarında günümüzün Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın da bulunduğu muhtelif bürokratlar hakkında da suç duyurusunda bulundum. Bir başka ifadeyle söz konusu takibimi sadece Efkan Ala’ya yönelik değil, benzer durumdaki tüm bürokratlara yaptım. Olayın birinci boyutu budur.

İkinci boyutu ise Denetleme Kurulu üyeliğini üstlenen Efkan Ala, Türk Telekom’un içinin boşaltılmasına, taşınmazların satışına karşı hiçbir şekilde denetleme görevini yapmamıştır.

 Bu yönüyle de sorgulanması gereken bir durum söz konusudur. Dile getirdiğim bu eleştiri ve takipleri, 19.11.2008 tarihinde, Plan Bütçe Komisyonunda CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamza Çebi’de dile getirmiş, üst düzey bürokrat konumunda olan Efkan Ala’nın Oger temsilcisi olarak görev yapmasının en hafif deyimiyle ayıp olduğunu, Türk Telekom’un başındaki “CEO”nun bu konudaki değerlendirmelerinin de küstahça olduğunu ifade etmiştir.

Bu takip devam ederken müştekinin iş bu davaya konu olan bir başka usulsüzlüğü, eylemi ortaya çıkmıştır. Dönemin Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakan olmadan evvel, 14.01.2000 tarihinde Avustralya’da yapmış olduğu bir radyo konuşmasında terör örgütü liderine “Sayın Öcalan”, şehitlerimize yönelik olarak da “Kelle” ibaresini kullandığı, bu konuşmanın 6-7 yıl sonra ortaya çıkması üzerine Türkiye’niz bazı şehirlerinden 293 vatandaşımızın 2007-2008 yılları arasında suç ve suçluyu övmek, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmekten dolayı Başbakan hakkında suç duyurusu yaptıkları ortaya çıktı. Sonrasında bu olaylar fezlekeye dönüştü. Bu fezleke 21 Mart 2008 tarihinde Adalet Bakanlığına intikal etti. Bu fezleke de Başbakanlığın fezlekenin içeriğine yönelik inceleme yapması söz konusu değildir.  Hatta geri çevirmesi ve değiştirmesi de mümkün değildir. Söz konusu fezleke 5-10 gün içinde TBMM’ne gönderilmesi gerekirken 16 ay bekletildikten sonra 21.07.2009 tarihinde TBMM’ne gönderilmiştir.

Burada Müsteşar konumunda olan Efkan Ala’nın görev ve yetkisini açıkça kötüye kullanmış veya Başbakanın kanunsuz emir ve talimatlarının gereğini yapmıştır. Ya da müşteki kendince durumdan vazife çıkarmıştır.

Bunun üzerine yaptığım suç duyurusunu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı işleme koymamıştır. Bu arada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Başbakan’dan inceleme izni talebinde bulunmuştur. Dosyada buna ilişkin rapor mevcuttur. Hukuk kavramlarının gözünü yara yara nasıl inceleme izninin verilmediğini mahkemenizin dikkatine sunuyorum. Bu işleme karşı itirazda bulundum. Danıştay üzerine düşen görevi yerine getirerek itirazı reddetmiştir. Bu olay ve Türk Telekom olayı göz önüne alınarak müştekinin, hakaret, tehdit ve iftira suçlaması ile hakkımda 5 ayrı başvurusu olmuştur.

Anlattığım olaylar, şimdi yargılandığım suçlamaya dönüşmüştür. Bunu hayretle izliyorum. Yasama denetimi görevimi yaptım. Efkan Ala’nın şahsıyla hiç bir ihtilafım yoktur. Siyasi rakibim de değildir. Şahısları hedef alan siyaset tarzımın olmadığını da herkes bilir. Ortada bir eylem vardır, iftira suçunun oluşması için vukuu bulmayan bir suçun vukuu bulmuş gibi bildirimi halinde iftira suçu oluşur. Ülkemin çıkarlarını savunmaya yönelik bu söylemlerimi şimdi huzurunuzda yurttaş olarak tekrarlıyor ve sahip çıkıyorum. Bu anlamda gerçekleri dile getirmek müştekiye iftira etmek anlamına geliyorsa ben iftira etmeye devam edeceğim.” dedi

Bu Haber 967 defa okunmuştur.
BANU SEZEN İLK 50 KADIN İK´CI A
PTT’DE WESTERN UNİON HİZMETİ
SELMA MAY VEFAT ETTİ
HALUK CAN ENGİN VEFAT ETTİ
PTT´NİN 15.000 ŞUBESİ OLACAK
BİR KİTAP; İSTANBUL´UN YÜZ
BOR REZERVLERİDE Mİ ÖZELLEŞTİRİL
ÖMER HALİSDEMİR ANISINA ÖZEL PUL
ÖZELLEŞTİRME HAKKINDA BİR TWEET
İNTERNETTE KAR ÇOK YATIRIM YOK
DÜNYANIN EN SAYGIN 100 ŞİRKETİ
BİLİŞİM VE RESİM
PTT VE TELEKOM ORTAK ŞİRKET Mİ K
DESTANIN ADI ÇANAKKALE
16 MART ve MANASTIRLI HAMDİ
ŞİŞLİ PTT ŞUBESİNDE SOYGUN
DOĞU ANADOLU 1. BİLİŞİM BULUŞMAS
BUGÜN SAAT 16´DA KIZILAYDA BULUŞ
TELEFON DİNLENMESİ NASIL ANLAŞIL
CIA BİZİ DİNLİYOR
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!