Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
ARAŞTIRMACI KADRO UNVANI-2 ARAŞTIRMACI KADRO UNVANI-2

Tarih: 2009-10-07

Türk Telekomünikasyon A.Ş den nakil olan bir personel tarafından gönderilen e-postada, özetle; özelleştirme sebebiyle 4046 sayılı yasanın 22.maddesine göre, kamu kurumlarına “araştırmacı” olarak yapılan atamaların ve buna dair mevzuat hükümlerinin hukuka aykırı olduğu, atanan kişiler açısından unvan ve özlük hakları kaybına neden olduğu belirtilerek, dayanak Tebliğ’in geçersizliğinin sitede belirtilmesi ve bu konuda hukuki yorum istenilmektedir. 1. Özelleştirme işlemlerinde personelin naklini düzenleyen 4046 sayılı Özelleştirme Yasası’nın 22.maddesinde, ...Nakle tabi personelin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre kazanılmış hak aylık derecesinden aşağı olmamak kaydıyla, 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının boş kadrolarından Devlet Personel Başkanlığınca tespit edilen kadroya, anılan Başkanlık tarafından kırkbeş gün içerisinde ataması teklif edilir. 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışındaki kamu kurum ve kuruluşlarının (özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar hariç) mevcut boş kadro veya pozisyonlarına da ihtiyaçlar doğrultusunda atama teklifi yapılabilir. Bu personelden 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı cetveldeki kadrolarda istihdam edilmekte olanlar ile burada sayılan unvanlarla çalışan diğer statülerdeki personelin atama teklifleri Araştırmacı unvanlı kadrolara yapılır. Ancak (1) sayılı cetvelde yer alan, mesleğe özel yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonucunda göreve alınanların atama teklifleri, söz konusu görev unvanına uygun kadrolara yapılır... 2. Yasanın uygulamasına dönük olarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanan ve 8.10.2003 tarih ve 25253 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘24.11.1994 Tarihli ve 4046 Sayılı Kanun Çerçevesinde Nakledilecek Personel Hakkında Tebliğ’ in 7.maddesinde de, kimlerin araştırmacı kadrosuna atanacakları sayılmış, ..Bu personelden 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (1) sayılı cetveldeki kadrolarda istihdam edilmekte olanlar ile burada sayılan unvanlarla çalışan diğer statülerdeki personelin atama teklifleri Araştırmacı unvanlı kadrolara yapılır. Ancak (1) sayılı cetvelde yer alan, mesleğe özel yarışma sınavı ile giren ve belirli süreli meslek içi eğitimden sonra özel bir yeterlik sınavı sonucunda göreve alınanların atama teklifleri, söz konusu görev unvanına uygun kadrolara yapılır... ve kime bağlı olarak hangi görevleri yürüteceği de tanımlanmıştır; Araştırmacı” unvanlı kadroya atanan personel; A) Merkez Teşkilatında: Danışma birimlerinde Daire Başkanı, danışma birimi bulunmayan kurumlarda ise yardımcı birimlerde Daire Başkanı, Daire Başkanı bulunmaması halinde Şube Müdürü, B) Taşra Teşkilatında: a) Taşra Teşkilatı Bölge Kuruluşlarında: Atama teklifi yapılan İl’de; Bölge Müdürlüğüne bağlı İl Müdürlüğü bulunması halinde İl Müdürü, İl Müdürlüğü bulunmaması halinde ise Şube Müdürü veya Başmühendis, b) Taşra Teşkilatı İl Kuruluşlarında: İl Müdürü, Defterdar, Cumhuriyet Başsavcısı, c) Taşra Teşkilatı İlçe Kuruluşlarında: İlçe Müdürü, Defterdarlıkça uygun görülecek Müdür, Cumhuriyet Başsavcısı, C) Üniversitelerde: Rektörlükçe uygun görülecek Daire Başkanı, emrinde görevlendirilir. Araştırmacı unvanlı personelin görevleri; Kurumun veya görevli olduğu birimin görev ve hizmetleri ile ilgili konularda verilecek görevleri ifa etmek, kurumun veya görevli olduğu birimin görevleri hakkında araştırma, inceleme yapmak ve bu konuları değerlendirerek sorunlara çözüm yollarını belirlemek, rapor yazmak, koordinasyon ve danışmanlık yapmak, bu konularla ilgili toplantı ve etkinliklere katılmak, araştırma programlarını hazırlamak, Kalkınma Planları ve Yıllık Programlar ile kuruma verilen görevler hakkında araştırma yapmak ve verilecek diğer görevleri yerine getirmektir. .. 3. Kamu görevlilerine ilişkin temel yasa olan 657 sayılı DMK’nın 3.maddesinde, yasanın temel ilkeleri ortaya konulmuştur. Buna göre, devlet memurları hukukuna egemen olan üç ilke, • Sınıflandırma • Kariyer • Liyakat’dır. 4. Liyakat, yasanın 3/C bendinde, C) devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır. olarak tanımlanmıştır. İlkenin anlamına ilişkin, İbrahim Pınar tarafından hazırlanan “Devlet memurları Kanunu Şerhi ve İlgili Mevzuat” isimli kitabın 46.sayfasında, .. yasanın bütünü içinde yer alan liyakat hükümlerine göre, bütün devlet memurları için, tarafsız ve yetkili sınav kurullarınca yönlendirilecek açık yarışma sınavlarının uygulanması, adaylık derecesinden temelli memur olarak atanmaya geçerken, memur adaylarının bir ehliyet sınavını başarmalarının gerekliliği, ilerleme ve yükselmelerin objektif kriterlere göre yapılması, keyfiliği önleyen, memurların genel davranış tutumlarını ön plana çıkaran sicil sistemi, hem hizmetin gereklerini, hem de memur teminatı gereklerini bağdaştıracak şekilde düzenlenmiş bir disiplin rejimi ve idari eylem ve işlemlerin yargısal denetimi hükümlerine açıkça yer verilmiştir. .. denilmektedir. 5. Özelleştirme işlemleri çerçevesinde yapılacak nakillerde Liyakat ilkesine uygun olarak elde edilen ünvanın korunması, ünvan ve birkimine uygun bir kadro araştırması yapılarak naklin yapılması gerekliliği, Anayasa Mahkemesinin 4603 sayılı yasaya ilişkin, eleştiriye açık 25.6.2002 tarih ve 2002/31-58 sayılı kararında bile, .. Yeniden yapılandırma sürecinde bankaların yönetim kurullarınca özel hukuk hükümlerine göre çalıştırılmak üzere kendisine sözleşme teklif edilen, ancak özel hukuk hükümlerine göre çalışmayı kabul etmeyen ya da özel hukuk hükümlerine göre çalışması uygun görülmeyip kendileriyle sözleşme imzalanmayan personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakillerinde statüleri korunarak hukuksal güvenceleri sağlanmış olduğundan Anayasa’ya aykırılıktan söz edilemez... denilerek, ifade edilmiştir. 6. Hukuki durum bu olmasına karşılık, 4046 sayılı yasanın 22.maddesinde, 399 sayılı KHK’ya tabi olarak 1 sayılı cetvelde yer alan çalışanların, başkaca herhangi bir durum gözönüne alınmaksızın ‘araştırmacı’ kadrosuna atanacakları hükmü bulunmaktadır. 7. Kanımızca açıkça hukuka aykırı bu hükmün Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle muhalefet partisi tarafından Anayasa Mahkemesine iptal başvurusu yapılmışsa da (2003/87 E. sayılı dosya) yasanın inceleme devam ederken değişmesi gerekçe gösterilerek karar verilmesine yer olmadığı kararı verilerek hükmün esasının incelemesi yapılmamıştır. 8. Yasa hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından esastan incelenmemesi üzerine, Türk Telekom özelleştirilmesi dahil tüm özelleştirme işlemlerinde, Devlet Personel Başkanlığının yukarıda belirtilen 8.10.2003 tarihli Tebliğ’inin 7.maddesi çerçevesinde “araştırmacı” kadrosuna atamalar yapılmıştır. 9. TC.Anayasası’nın 123. maddesi ile genel idare prensipleri, ‘kanuni idare ilkesi’ üzerinde durmaktadır. Bu ilkenin anlamı, idarenin kuruluş ve işleyişinin yasayla düzenlenmesi, idarelerin yasaya dayalı olmayan yetkileri kullanamamasıdır. 10. Araştırmacı kadrosu ile ilgili 4046 sayılı yasada açıklayıcı bir hüküm bulunmamaktadır. Sadece 1 sayılı cetvelde yazılı kadrolarda görev alanların araştırmacı kadrosuna atanacağı yazılıdır. Görev tanımı ise Tebliğ ile yapılmıştır. 11. Bu durum kanuni idare ilkesinin açık bir şekilde ihlalidir. Değişik ihtiyaçları karşılamak üzere, çoğu zaman ayrı kuruluş yasaları ile oluşturulmuş idari birimlerin tamamına yönelik, üstelik de görev tanımı ‘Tebliğ’ ile yapılan bir kadronun ihdası, hem kuruluşların hiyerarşik yapılarını bozucu ve genel sistematiğe aykırı olacak, hem de idareye bu kadroya atananlar üzerinde ‘yasaya dayalı olmayan yetki’ kullanımının önüne açabilecektir. 12. Buna karşın, araştırmacı kadrosuna yapılan atamalar ile dayanağı Tebliğ’in iptali için İdare Mahkemeleri ile Danıştay’da açılan davalar sonuçsuz kalmıştır. “Yasaya dayalı işlem tesisi” şeklindeki idare savunması olarak yargı tarafından da kabul gördüğü gibi, araştırmacı kadrosu dışındaki kadrolara, kazanılmış haklar gözetilmeksizin yapılan atamalar da dahi yargı organları idare lehine karar vermişlerdir. Örneğin, Danıştay 5.Dairesi, bir kamu bankasında “şube amiri” kadrosunda çalışan bir personelin hiyerarşik alt konumundaki “şef” kadrosuna atanması işlemini hukuka uygun bulurken, . ..atandığı kurumda şube amiri ünvanlı kadro bulunmadığı da dikkate alındığında .. gerekçesini kabul etmiştir. Oysa, aynı Daire’nin eski tarihli kararları tam aksi yöndedir; .. idarece davacının öncelikle atanacağı kamu kurum ve kuruluşlarında ünvanına eşdeğer ve yakın kadro ulup olmadığının araştırılması varsa bu kadroya atanması, durumuna uygun kadro yok ise 4046 sayılı yasanın 25.maddesiyle ihdas edilen GİH sınıfında memur ünvanlı kadrolarda Bakanlar Kurulu kararıyla kurumların hiyerarşik yapısı bozulmadan değişiklik yapılmak suretiyle davacının eski ünvanına uygun veya eşdeğer hale getirilecek boş kadroya naklen atanması gerekirken. .. (Dan.5.D.1997/439-1110 sayılı 27.5.1997 tar.kararı) 13. Danıştay 5.Dairesi’nin eski kararlarında da vurgulandığı üzere, 4046 sayılı yasaya göre yapılan nakillerde, temel olan, kıstas alınan, • atanacak kurum değil, • duruma uygun boş kadro ve pozisyon olmalıdır. Yasa, nakillerin, nakle tabi personelin “durumuna uygun boş kadro ve pozisyona ..” göre yapılmasını istemiştir. 14. Yasakoyucu, bunun da ötesinde, 190 sayılı KHK’nın 9.maddesiyle, Bakanlar Kurulu’na kadrolarda değişiklik yapma yetkisi vermiştir. Bu yetki değişik kereler idare tarafından kullanılmıştır. (Bkn.Bakanlar Kurulu’nun 14.6.2004 tarih ve 2004/7475 sayılı kararı; kamuda boş bulunan kadroların iptali ile yerlerine müdür (özelleştirme) ve müdür yardımcısı (özelleştirme) kadrolarının ihdası) 15. Sonuç olarak; kanımızca, belirtilen sebeplerle, belirli unvanlardaki personelin, yasa hükmü ile bile olsa, resen araştırmacı kadrosuna atanması, böylelikle maddi/manevi olarak kayba uğratılması, kariyer ve liyakat ilkelerinin ihlal edilmesi anlamına gelmekle beraber, buna dair yasal düzenlemeler Anayasa Mahkemesi tarafından zımnen hukuka uygun bulunurken, idari yargı organları da açılan davaları reddederek Tebliğ hükümlerini hukuka uygun bulmuştur. TELEKOMCULAR DERNEĞİ HUKUK SERVİSİ Not: Bazı internet sitelerinin Hukuk Servisimizin yazılarını aynen kopya ederek yayınladıkları tespit edilmiştir. Hukuk servisimizin sitemizde yayınlanan yazılarının her hakkı saklıdır. Kopya edenler hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri hakkındaki kanunun ilgili maddeleri kapsamında işlem yapılacaktır.

  
Bu Haber 8241 defa okunmuştur.
KDK´NIN YEŞİL PASAPORT GÖRÜŞÜ
657´DE KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK
MEMUR SUÇLARINDA HAGB KARARI
FETO’NUN HAKİMLERİ VE TELEKOM DA
ARAŞTIRMACILARIN MAAŞLARI YANLIŞ
YARGI DA ŞOK TESPİT
MEMURLAR; GÖREV, SORUMLULUK, YAS
HER YÖNÜYLE MEMURLARDA İZİN
SAATLİK İZİNLER YILLIK İZİNDEN D
YAYIN YASAKLARI VE BİZ
ARAŞTIRMACILARDA KISMİ İYİLEŞTİR
ARAŞTIRMACILARI UMUTLANDIRAN GEL
DAVALARA KİM BAKACAK?
ÖLEN ABONE İPTALİNDE KOLAYLIK
YARGITAY HAKLILIĞIMIZI ONAYLADI
İŞYERİNDE BİLGİSAYAR İLE YAPILAN
ATİLLA KART’IN TELEKOMLA HUKUK S
GENEL SAĞLIK SİGORTASI SORULAR
ANKARA 11. İŞ MAHKEMESİNİN KARA
İKİ UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARARI
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!