DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
BAKIR KABLONUN EKONOMİSİ?BAKIR KABLONUN EKONOMİSİ?

Tarih: 2009-11-21

BAKIR KABLONUN EKONOMİSİ? Türkiyede ilk kez kablolar üzerinden veri (data) aktarılması standartlarını geliştiren bir grubun içinde standartların oluşumuna katkıyı ilk bizler sağladık desek kesinlikle abartmış olmayız. Teknisyenliğin veya Mühendisliğin günümüzdeki örnekleri gibi 10 günde öğrenilmediği !!!!! ortamların dışında bir teknik eleman olmanın gerekliliği olan ölçmeyi adeta yüreğinde özümsemiş bir elemanıma gittiği her yerde gördüğü kablolardan en az 10 cm nümune alıp getirmesini söylemiştim, O’ nun getirdiği kablolar ile iki büyük kutu kablo numünemiz olmuştu, şimdi o kabloların akibetini merak etmiyor da değilim, ancak pahalı bir kabloyu kestiğinde de işyeri sahibinin şikâyeti üzerine iş yeri sahibini nasıl güçlükle ikna ettiğimizi de hala hatırlarım. İşte o dönemlerde ülkemizin nadide kuruluşlarından biri olan bir kablo şirketine nasıl bir kablo imal etmesi gerektiğine yönelik kablo örneklerini Almanya’dan bir ithalatçı vasıtasıyla aldığımız bir kablo örneği olarak gönderdiğimizi ve bunu imal ettirerek önemli bir binada kullandığımızı çok iyi hatırlıyorum. Yıl 1988 dir ve Türkiye’de ilk kez o zaman ki adıyla PTT Genel Müdürlüğü ülkenin ilk akıllı veri ağı olan TURPAK adıyla bir şebeke kurmaya başlamıştı. Bakır Altın madeninden sonra en fazla iletkenlik sağlayan bir iletken madde olarak geleneksel telekomünikasyon şirketlerinin altyapılarında telefonun ilk icat yılı olan 1876 yılından da önce telgraf sistemlerinin kurulmasında da kullanılan bir iletken türüdür. Elektrik iletkenliği 59.6 × 106 Siemens/m dir. Diğer bir deyişle bir metre bakır kablodan (1 Volt başına) yaklaşık 59.6 × 10 exp 6 Amper iletebilirsiniz. Tabi ki volt değerini artırırsanız bu akım değeri daha da aşağılara inecektir. Bu muazzam akım iletimine neden bakırın metreküp başına düşen 13.6x109 Colomb değeridir. Bu da 1 saniyede 1 amperlik bir akım oluşturmak için elektronların 13.6x10 exp 9 kez yüklenebilme özelliği anlamına gelmektedir. Buna bakırın 1 metreküpünde bulunan 8.60x10 exp 28 atom neden olur ve onu altından sonra ikinci büyük iletken yapar. Altını da altın yapan zaten metreküpünde bulunan atomun en fazla olmasından kaynaklanmaktadır. Kalkolitik Çağın başlangıcında taş ve yontma eserlerden sonra ortaya çıkan bakırın ilk kez obsidyen kullanımı ile Anadolu’da en fazla saf bakırın elde edilmiş olduğunu arkeolojik bulgular bize bildirmektedir. Gerçekten de bugünkü yaşantımızın kronolojik gelişimi içinde taş ve toprak, bakır, alüminyum, çelik ve günümüzde ise yavaş yavaş silisyum (toprak) temelli cam tencere kullanımına dönüş acaba insanoğlunun tekrar bu döngüyü yaşayarak bakırın değerini tekrar idrak edeceğine mi yorumlamamız gerekir? Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesinde insanoğlunun el yapımı malzemeleri ilk kez ‘bakırın’ ortaya çıkması ile Kalkolitik çağdan itibaren ‘silah’ sistemleri ile gerçekleştirdiğine yönelik yüzlerce obje var. Bakırın kalay ile dansı ise adeta bir semboldür. Bir masa üzerinde yanan kömür dolu bir ocağın içine ayağındaki pedal ile havayı doldurduğu bir körüğün üflediği hava ile ateşi ‘horlatarak’ elindeki toz halindeki kalay parçalarını bakır tencereye atarak onu bez ile tencereye sürerek adeta bir sihirbaz hüneri ile çeviren ustanın kaşlarına ve yüzüne sinen kurumun oluşturduğu siyahî tabakayı hala küçük Anadolu kasabalarında görmek mümkündür. Kalayın bakır tencereyi hava ile etki etmesini önleyecek bu önlem aynı zamanda MÖ 3000 li yıllarda tunç veya bronz adıyla da madalyalarda kullanılan bir alaşım yöntemi bakırı sertleştirmek için aynı zamanda kablolarda da kullanılmıştır. Veri haberleşme sistemlerinin temelinin ortaya atıldığı 1989 lı yıllarda ITU tavsiyesi olan iki standart M1020 ve M1040, tamamen bir bakır kablonun bir ucundan gönderilen frekansın karşı uçta ne kadar zayıfladığına dayalı olarak günümüzde de olduğu gibi 11 adet ölçüm parametresi ölçümüne dayalı olarak yapılmaktadır. Bu parametreler tamamen FREKANS-ZAYIFLAMA yöntemine dayalı olarak hazır analog ölçerler ile ölçülüyordu. Tabi ki teknisyen maharetine bağlı bu cihazlar insan faktörünü ön plana çıkararak bazılarının ‘tebarüz’ etmesine imkân sağlıyordu. Bugün ( http://www.timesmicrowave.com/cgi-bin/calculate.pl) sitesinde olduğu gibi bir otomatik kablo frekans zayıflamasını ölçen internet siteleri de yoktu. Anayasanın değişmez maddeleri gibi Telekomünikasyonda da kablo ölçümlerinde temel ve ana kural bakır kablo üzerinden gönderilen frekansın kablonun kapasitesi (c) , direnci ( R ) ye bağlıdır. Daha çok kullanılan 0,4–0,5 mm kablo çapına tekabül eden bu değerleri (pi) rakamı olan (3.14) ile ve daha sonra da kablo üzerinden gönderdiğiniz frekansı (f) ile çarparsanız ve karekökünü alırsanız kablonun birim (km) başına düşen zayıflamasını desibel (db) cinsinden bulursunuz. Elektronik Haberleşme ile ilgili bir formül kitabı hazırlanacak olursa bu formül yazılacak ilk 5 formülün içine girmelidir. Sayısal sinyallerin bütün dünyada olduğu gibi bizde de bakır kablolar üzerinden iletilmesi 1990 lı yılların başında nedense her şeyimizi karşılaştırdığımız Yunanistan’da bile o yıllarda olmayan 64 Kbps lık veri iletişim hızının iletilmesi ile başlamıştır. Base band iletişim olan ‘ses’ frekanslarının iletilmesinin hemen üstünde olan bu iletişim hızı ilk kez Ankara’nın Pursaklar semtinde bulunan Sabah gazetesi matbaasına bağlantı için kurulmaya çalışılırken hattın çalışmaması üzerine o zamanlar fiber-optik kablo çekilmesi ile sorun çözülmüştü. Bu ilk deneyimden sonra zamanında hızların Mercedes' i olan ' 64 Kbps’ lık hız artık şehir içinde iş yerlerine peynir ekmek gibi satılır olmuştu. Öyle ki böyle bir müracaat gelse de ölçmeye gitsek diye kendi kendimize hayıflanırdık. Bakırın altına dönüşü olarak nitelendirilen yüksek hızlı devrelerin ilk adımı olan 64 Kbps lık kiralık hatlardan sonra ortaya ilk çıkan ISDN erişimi olmuştur. Bu teknolojinin ardından ise XDSL hizmeti ‘bakırın altın madenine’ çevrilmesine öncülük etmiştir. Ama görülüyor ki ADSL in de bakıra yaşattığı bu saltanatı üzerinden daha hızlı hizmet vermesine rağmen Kablo İnternet fiber-optik ve koaksiyel kabloya yaşatamamıştır. Kablo İnternet mi ? XDSL mi? (bu savımızı BTK nın yayınladığı Bilişim raporunda da görmek mümkündür Kablo İnternet oranı AB ülkelerinde %15,3 ler civarında iken bizde %1,8 civarındadır) acziyeti ve de pazarlama yoksunu yaklaşımlar ve politikalar sonucunda bugün XDSL erişimi ile pazara nedense serbestleşmenin başladığı 2003 yılı sonunda eş zamanlı olarak girmeyerek gecikme ile pazara giren 3G ve ne zaman gireceği belli olmayan WiMAX erişimi ile Wi-Fi erişimi yakınsaması (convergence) Intel’in çıkardığı Rosedale çipleri ile laptoplara monte edilirken biz hala bir ‘teknoloji politikamızın ‘ olmadığından haklı olarak yakınıyoruz. Belki de dünyada elektronik haberleşme (bundan böyle telekomünikasyon ismi yerine AB ve bizim de kanunumuzdan dolayı bu terimi kullanmak zorundayız) erişim teknolojisinin öncülleri olan Mobil erişimin DVB-IP, UMB ve HDTV-IP erişimlerinin OFDM e teknolojik olarak yöneldiğini göremeyip 3G yi pazara sürme yerine OFDM bazlı LTE ye geçerek WiMAX ile yakınsamayı hedeflemediğimizi sorgulayamamamız gibi. Peki bakır kablolar ne olacak. Aşağıdaki analizi lütfen dikkatlice okuyunuz. Bakırın değeri Londra Metal Borsasına göre yaklaşık 4500 TL/ TON dur. Bugün Türkiye telekomünikasyon altyapısı için yeraltında yaklaşık 20 Milyon aboneye karşılık gelen 4 Km yerel döngü uzunluğu hesabı ile toplam 80 Milyon Km bakır kablo olduğu tahmin edilebilir. Bu rakam daha yüksektir ancak biz yine de bu iyimser yaklaşımı yapalım ve bakırın değerini hesaplayalım. Varsayalım ki 10 çiftlik (per) 0,4 mm çapında kablolar ev veya işyerleri telefon aboneleri ile telefon santralları birbirine bağlansın. 20 Milyon abone için 2 Milyon adet 10 luk kablo gerekir. 10 luk kablonun Km başına ağırlığı 75 Kg dır. (Kaynak: Emek Kablo) Bu varsayınlara göre bizim 2 Milyon adet 10 luk kablomuz 4 Km lik yerel döngü ile toplam 8 Milyon Km kablomuz vardır. 16 Milyon Km 0,4 mm 10 luk kablonun ağırlığı 8 Milyon x 75 = 600.000.000 Kg eder. Bu da 600.000 Ton etmektedir. O halde toplam kablo değeri 600.000 TON X 4500 TL = 2. 700.000 TL = 1.8 Milyar $ eder.(Bakırdaki fireler tabi ki bu rakamdan düşülmeldir, fireler dikkate alınmamıştır.) Bu rakam sadece iyimser tahmin ile 20 Milyon telefon abonesi için hesaplanmıştır. Gerçek rakamı bulmak için bunun iki katını düşünerek Türkiye’de yeraltında yatan bakır kablo potansiyelini tasavvur edebilirsiniz. Tabi bu rakam defter değeridir hele bir de yer altını kazmaya başlayınca asfalt, işçilik, trafiği engelleme...vs maliyetlerini de eklerseniz ulaşacağınız peştemaliye değerini tasavvur dahi edemezsiniz. Şebeke mühendisleri böyle hesaplamazlar onlara sorarsanız 20 Milyonu direkt olarak per maliyeti olan 150 $ ile çarparlar. Bu yaklaşım yıllar önce TT nin birim telefon abone değeri olan 3000 $ ı abone sayısı ile çarparak TT nin değerinin hesaplanması gibi bir ekonomik büyüklük te sunmaktadır bize. İşte bu potansiyelin önce XDSL ile kısmen ‘altın’ a şimdi ise 3G ile havaya gitmesi halen dünyada lisansları hızla verilen WiMAX lisansları bizde de verilmeye başlar ise bakır kabloların ne olacağını şimdiden planlamak gerekir. Şimdi dünyada bütün telekomünikasyon operatörleri bu konuları tartışıyor. S. Vedat Karaarslan

  
Bu Haber 2791 defa okunmuştur.
GÜNEY 1 BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜNE ALKIŞ
BÖYLE KAZIK YEMEDİK
TÜRK TELEKOM ... YİNE DE ZARARDA
TÜRK TELEKOM ZARARDA !
MUSTAFA ŞENLİ DİREKTÖRLÜĞE ATAND
YAKUP ÖZTUNÇ TT GENEL MD. YARD.
DARBE GÜNÜ TELEKOM BİNASININ İŞG
TÜRK TELEKOM´U AKİS DENETİ
T.TELEKOM´DAN BORÇ UZATIMI
TÜRK TELEKOM NEDEN ZARAR ETTİ?
TÜRK TELEKOM VE PTT GÜÇ BİRLİĞİ
TÜRK(?) TELEKOM´DAN İLGİNÇ AFİŞL
BANKALARDAN SAUDİ TELEKOM´A RET.
TTNET HAKKINDA SORUŞTURMA
TÜRK TELEKOM’DA ÜST DÜZEY ATAMAL
CEP TELEFONUNDA NEDEN AVEA YAZMI
AVEA´YA 184 MİLYON LİRALIK
TÜRK TELEKOM ÜST YÖNETİMİ
T.T.´DA GENEL MÜDÜR YARDIMCILIĞI
TÜRK TELEKOMUN MEVCUT YÖNETİCİLE
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!