Derneğin İlk Sağlık Anlaşması SETUR İLE İNDİRİMLİ TATİL
 
TELEKOMDA YOL HARİTASI NE OLMALI?TELEKOMDA YOL HARİTASI NE OLMALI?

Tarih: 2009-12-08

BİR YAKINSAMA (CONVERGENCE) ÖRNEĞİ OLARAK IMS VE TELEKOM YOL HARİTASI S. Vedat Karaarslan Özel IP ağlar bütün dünyada teknik düzenlemeler kapsamında birer birer kurulurken bizde nedense PSTN döneminin monopol alışkanlıkları IP ağlar içinde devam ediyor. Bununla kast ettiğim PSTN ağlar için monopol telekom şireketleri tarafından yıllardır belirlenen de-facto standartların aynen sanki IP ağlarda da uygulanacakmış gibi bir ortamın kartopu etkisi ile giderek ilerde bumerang etkisi ile tüketiciyi zor duruma düşürecek olmasıdır. 3G nin geçen ay servise verilmesi ile birlikte hemen hemen herkes bu teknolojiyi sadece ‘görüntü’ temelli olarak birbirimizi konuşurken görmeye yaracağı gibi gayri teknolojik yorumlar yaparak açıklamalar yapmışlardır. Hâlbuki birbirimizi görmemiz için bu kadar (28,8 Mbps) band genişliğine gerek yok. Bu yorumları yapanlar nedense H.263 ve MPEG4 standardında 64 Kbps de de video iletilebileceğinin 3GPP nin temel tavsiyesini unutmuş gibilerdi. Bizim tabii olduğumuz Avrupa bölgesinde kullanılan DVB-H özellikli mobil 3G telefonların ekranları her bir kanal için 15–30 fps de 256–512 Kbps lık bir video kapasitesini tek bir kanal için aktarabilmekte olduğu da unutulmuştu bu açıklamaları yapanlar tarafından. Bu kanal genişlikleri toplanırsa elde edilebilecek toplam video aktarma kapasitesi ise 5-11 Mbps dır. Burada hiç konuşulmayan ise telekomünikasyon sistemlerine erişimi ne şekilde olursa olsun bir ortak platform üzerinden her türlü servise yönelik olarak birbirleri ile birlikte çalışabilirliği sağlayacak IMS yani IP ile multimedya uygulamalarının nasıl yapılacağının tartışılmamasıdır. 3G standartlarını geliştiren 3GPP grubunun bu konuda çok önemli çalışmaları bulunmaktadır. TDM temelli telekomünikasyon sistemlerinden paket anahtarlamaı IP yapıya geçiş gerek düzenleyici otorite gerek telekomünikasyon operatörler gerekse kullanıcılar açısından sancılı sonuçlar ortaya çıkarıyor. Teknolojik yaşam giderek paket temelli IP iletişime doğru kayarken telekomünikasyon sistemlerinde 1980 li yıllarda başlayan sayısal transmisyon konsepti erişim ve omurganın da sayısal paket anahtarlamalı yapıya geçmesi ile son bulacaktır. O zaman uçtan uca ‘seamless’ bir telekomünikasyon ağ üzerinden kaliteli bir iletişim ortamı kurulması tamamlanmış olacaktır. TDM temelli ağlar ömrünü tamamlarken yeni bir kavram olarak ortaya çıkan IP temelli haberleşme sistemleri aynı anda birden çok servisin bir arada verilebildiği ses, iş uygulamalarına yönelik veri servisleri, web tarama, tek bir ağ üzerinden hizmetler bütünlüğü gibi uygulamalar Next Generation Network (NGN) veya ‘Triple Play’ ağlar olarak adlandırılmaktadır. Paket yapısı IP ağlar üzerinden farklı yönler (route) üzerinden yönlenirken bu ağlar üzerinde kullanılan ses kodlayıocıları ve dekodlayıcılarının farklı standartlarda imal edilmesi paket jitter, paket kaybı ve diğer iletişim bozukluklarını oluşturmakta bu da iletişim de aksamalara neden olabilmektedir. Bunda her bir IP paketinin gidiş (go) ve dönüş (return) yolunun farklı linkler üzerinde olması nedeniyle bu teknoloji sorunları giderecek çözümü ortak standartlar şekline ortaya konulmasını gerekli kılmaktadır. Örneğin uluslararası bir IP bağlantıda standartize omayan iki uçtaki konuşma kodlayıcılarının iletişim bozukluklarını giderecek eko bastırıcıların evlerdeki bilgisayarlara kadar girmiş olması bu yönde müşteri ekipmanları (CPE), Internet Servis Sağlayıcı (ISP) ve Ses Servis Sağlayıcı (VSP) ler arasında daha fazla ortak teknolojik standartlara gidilmesini gerekli kılmaktadır. Günümüzde bütün dünyada telekom operatörlerini IMS (IP Multimedia Subsystem) in gelişimi diğer bir deyişle IP ile farklı erişim yöntemlerine sahip olan kullanıcıların multimedya uygulamalarını ortak bir cihaz ve sistem altyapısı üzerinden almasına yönelik çalışmaların başında PSTN in IP altyapıya nasıl taşınacağı (Migration), PBX ağlarda IP nin nasıl kullanılacağı, Wİ-Fi Hot Zone alanlarında hizmetlerin nasıl sunulacağı, phone-book ve Anında Mesaj Uygulamalarının nasıl yönlendirileceği ve VoIP uygulamalarının 3G gibi hücresel yapılar üzerinden iletilmesi gelmektedir. Kısaca IMS cep telefonunuza gelen SMS in e –mail hesabınızda veya tersi, PSTN e gelen çağrınızın 3G telefonunuza, e-mail hesabınıza gelen mesajın PSTN telefonunuza yönlendirilmesi, DSL deki videfon görüntüsünün 3G li telefondan alınması gibi yüzlerce seçenekli kolaylıklar sağlar. Bütün yolların Roma’ya çıkması (all roads lead to Rome) gibi telekomünikasyon sistemlerinde de sonunda ‘All roads lead to IP’ 2012 yılından itibaren temel gösterge olacaktır. IMS için tanımlanan 3 aşamalı plan: Faz 1 (2005–2008) : OSI nin tanımlanmış 7 seviyesinden 2 tanesi olan Uygulama ve Taşıma seviyesinde IP protokolüne dayalı kavramların denenmesi ve ispatlanması Faz 2 (2008–2012) : Kablolu ve kablosuz sistemler arasında yakınsama (convergence) çalışmalarının başlaması ve ev kullanıcılarına yönelik olarak uygulamaların geliştirilerek genişlemesi. Faz 3 (2012 ve arkası) : Ses, video ve data uygulamaları için VoIP uygulamalarının kalitenin (QoS) ve uçtan uca kontrolün sağlandığı ağlar üzerinden tam olarak servise verilmesi.
Bu amaçla geliştirilen birden çok servisin uygulamasının yapılabileceği çok modlu ( multi-mode) cihazlar her zaman IMS in kullanılması için gündemde olacaktır. PSTN ağların İngiliz telekom şirketi BT tarafından 2013 yılından itibaren tedrici olarak ortadan kaldırmaya doğru giden planlama profiline rağmen ses servislerinin bu multi-mode cihazlar için kulllanılma seçeneği her zaman var olacaktır. Ancak bunun için bu cihazların içinde bir ICM (IMS Controlled Model) modülü ile TDM bazlı ses iletişim yapısı ile üretilmesi sağlanması zorunluluğu bulunmaktadır. WiFi, WiMax gibi kablosuz erişimler için ses çözüm imkânları, QoS in hücresel erişim için garanti ediliyor olması ve tam bir IP paket altyapısına geçiş genel stratejisi olmalıdır. Devre anahtarlama yapılı PSTN deki gibi HLR ve MSC gibi GSM ağların bağlantıları gibi ICM de kullanımı IMS in başarısı için gerekli olmaktadır. Bunun için SSF (Service Switching Function) denilen bir ara birim Devre anahtarlamalı sistemler ile paket temelli anahtarlamalı sistemler arasında ara bağlantı sistemi olarak kullanılacaktır. Peki paket alanında (domain) XDSL, Kablo, Fiber, HSPA, WiFi, WiMax gibi IP Connectivity Access Network (IPCAN) IMS bağlantılı servisler için nasıl tasarımlanacaktır. Bunun için 3GPP2 nin SBBC (Service Based Bearer Control), 3GPP den PCC (Policy and Charging Control), DSL Forum dan WT134 ve TR98/133 ve ETSI TISPAN ‘dan RACS (Resource and Admission Control Subsystem) MPLS iletişimin alt yapısını sağlayacak fabrika çıkışlı sistem üretimini standartize edilmesi çalışmaları sürdürülmektedir. CDMA iletişimde ise Mobil IP seçeneğinden bir başkası zaten kullanılmamakta. Roaming ve WAN ağlar için de IMS hizmetleriniin sunulması evrensel dolaşım imkânı sağlamaktadır. IMS altyapılarının kurulmasına yönelik olarak Multi Mod cihazı, Devre ve paket anahtarlamalı sistemler altyapısında yapılacak işlemlerden sonra IMS Kontrol Plane (IMS Control Plane), IMS Application Plane, ve IMS özellkli olmayan servisler ile etkileşimin nasıl olacağına yönelik çalışmalaraın yapılması gerekir. IMS Control Plane ile ilgili olarak bir ISM ağında Proxy (P), Interrogating (I) ve Çağrıların kurulması ve başlatılması için gerekli olan Call Sesssion Control Function (CSCF- SIP Registar) sistem altyapılarının kurulması gerekir. IMS Control Plane in amacı kullanıcının otantikasyonunun sağlanması (şifre kontrolü için), kayıtlarının tutulması, SIP aramalarının yönlendirilmesi, ücretlendirme kayıtlarının tutulması gibi görevler bulunur. Ayrıca HSS (Home Subscription Server) denilen bir modül de bütün kullanıcıların kayıtlarının tutulması açısından tesis edilmesi gereken bir birimdir. IMS Uygulama Modülü altında OSA (Open Service Architecture) konsepti ile çalışan birçok sunucu bulunmaktadır. Bunlar Telefon Uygulama, IP PBX Uygulama, Mesajlaşma, Video Servisleri Uygulama, Ses Çağrı Sürekliliğini sağlayan uygulama sunucularıdır. IMS Uygulama Modülü aynı zamanda (http) uygulamalarının SIP aramaları ile birlikte çalışabilirliğinin sağlandığı bir modül olarak çalışır. Telefon Uygulama Sunucusu (TAS), çağrı transferi, çağrı bekletme ve 3 kollu çağrı uygulama imkanını kullanıcılara sunar. Bu sunucu devre anahtarlamalı sistemler ile IMS uygulama servisleri arasındaki interaktiviteyi sağlar. 3GPP TAS yeteneklerinin geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapmaktadır. IP PBX sunucu hizmeti ise bu alt yapıya sahip olmayan kurumsal müşterilere IP PBX olanağının sunulmasıdır. Mesajlaşma sunucusu IMS üzerinden multimedya mesajlaşma imkanı sağlar. 3GPP IMS üzerinde iki adet mesajlaşma tanımlamıştır. Bunlar page mod niteliğindeki SMS ve anlık mesajlaşma olarak bilinen oturum (session) modlu mesajlaşmadır. 3GPP SIPP MESSAGE modunun page mod için uygulanabilir olmasını önermektedir. Oturum modlu mesajlaşma için IETF MSRP (Message Session Relay Protocol) önermektedir. Videonun IMS ağları üzerinden gönderilmesi ise SIP temelli peer-to-peer olarak önerilmektedir. UMTS ağları üzerinden video iletimi için kullanılan ITU H.324M standartının IMS içinde kullanılması önerilmektedir. Ancak CDMA ağlarında H.264 kodeklerinin daha fazla kullanıldığı bunun içinde SDP (Service Description Protocol) kullanılmaktadır.
Bir IMS altyapısı üzerinde ses çağrılarının sürekliliğini sağlayan modül VCC (Voice Call Continuity Application Server) operatörlerin en kritik sorunudur. Bu modül IMS bağlı dual-modlu cihazların paket ve devre anahtarlamalı uygulamalar üzerinden ses özellikli haberleşme bilgilerinin kusursuzca alınmasını sağlar. Yukarıdaki şekilde 3GPP için VCC nin ana yapısı görülmektedir. IMS ağlarda kullanılan bir diğer sunucu ise PAS (Presence Application Server) dır. Bu sunucu yahoo, MSN gibi programların multi-mode cihaz üzerinde emüle edilmesini sağlar. Son sorun IMS özellikli olmayan mesajlaşmanın IMS ağları üzerinden yönlendirilmesi ile ilgilidir. Örneğin şu anda MMS (Multimedia Messaging) özellikli mesajlaşmanın IMS üzerine taşınması çalışmaları sürdürülmektedir ancak WAP browser ve IPTV nin IMS üzerine taşınması düşünülmüyor bile. IMS ve non-IMS servislerinin birbirleri ile etkileşimli olarak çalışması için SCIM (Service Capability Interaction Manager) modülü gerekir. Ayrıca Java API uygulamaları ile bu interaktivite sağlanabilir. OSA PARLAY gibi ara yazılım (middleware) uygulamaarı da IMS ve non-IMS uygulamalar için kullanılabilir. Bu yazıda özetle IP ile multi medya uygulamaları alt yapısında kullanılan sunucular ve ağ mimarilerini sizlere anlattım. Bu yapılar yakınsama (convergence) nin olmaz ise olmazlarıdır. Türkiye’de birçok operatörün değil birbirleri ile kendi ağ altyapıları üzerinde (internal, intraoffice) IMS özelliğine dayalı yakınsama (convergence) yapmadıklarını biliyoruz. Peki, bunların nasıl IMS altyapısına kavuşturulacağı konusunda çalışmalar yapılıyor mu? Takip ettiğim kadarı ile bu da yapılmıyor. IMS standardizasyonlarının da yayınlanmadığı bir telekomünikasyon sektörünün yakınsama konusunda verimli yatırım konseptini gerçekleştiremeyerek zaman ve yatırım kaybı oluşturduğu aşikârdır. S. Vedat KARAARSLAN

  
Bu Haber 2984 defa okunmuştur.
2,5 YILDIR TELEFON BEKLİYOR
TÜRK TELEKOM HAKKINDA ARAŞTIRMA
DERENİN TAŞI, DERENİN KUŞU
TELEKOM´DAN YÖNETİM DEĞİŞ
TÜRK TELEKOM İÇİN SÜRE İSTEDİLER
FET֒NÜN TÜRK TELEKOM DAVASINDA
TÜRK TELEKOM; GÖZ GÖRE GÖRE GELE
TÜRK TELEKOMDA KADER GÜNÜ
DEVLET TELEKOM’A EL KOYSUN İSTİY
BAŞBAKAN: TELEKOM´A MÜDAHALE EDE
ULAŞTIRMA BAKANI; TT EL DEĞİŞTİR
TELEKOMUN HİSSE YAPISI
KAREL İLE T.TELEKOM ARASINDA İŞB
KURUMLAR VERGİSİNDE TELEKOMUN AD
TELEKOM`DA BORÇ KRİZİ ÇALIŞAN KR
TÜRK TELEKOM’U GERİ ALACAK MISIN
TÜRK TELEKOM DA KİMLER KAZANIYOR
ORGANİZASYON DEĞİŞİKLİĞİNE ELEŞT
YÖNETİCİLERE EMEKLİLİK TEŞVİKİ
T.TELEKOM´DA BÜYÜK DEĞİŞİKLİK
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!