"Uzun soluklu stratejik bir yapılanmadan ziyade, üzerinde fazla çalışılmamış bir organizasyon yapısı gibi gözüküyor. Zira Türkiye’de Telekom ÅŸirketleri 10 yıldan daha uzun süreli stratejik planlar yapmıyor ya da yapamıyor. Stratejik planlar genel olarak 2-3 yıllık ve üst yönetim kadrolarının isteklerine ÅŸekillendiriliyor. DoÄŸal olarak da ÅŸirketin vizyonu ve stratejisi yeni üst yönetimin görev süresi ile sınırlı kalıyor. Her üst yönetim deÄŸiÅŸikliÄŸi sonrası organizasyon deÄŸiÅŸiklikleri de kaçınılmaz oluyor. Birkaç yıllık dönemler halinde gerçekleÅŸen üst yönetim deÄŸiÅŸiklikleri ile kurumsal hafıza ve kültür önemli ölçüde tahrip olduÄŸu gibi ÅŸirketler istikrarlı bir büyüme ve performans da gösteremiyor.
ÖrneÄŸin Türk Telekom’un toplam müÅŸterilerinin yaklaşık %40’ına karşılık gelen, gelirlerinin ise daha büyük bölümünü oluÅŸturan İstanbul, tek bir bölge olarak yapılandırılıyor. Halbuki, ülkenin tamamına yayılmış olan ve her bir bölgesi çok farklı coÄŸrafi, ekonomik ve kültürel farklılıklar, güçlü fırsat ve tehditler barındıran herbirinin güçlü ve zayıf yönleri farklı olan böyle büyük bir organizasyonun adeta terzi usulü yapılandırmaya ihtiyacı var.
Organizasyonlar, sürdürülebilir olmalı, rekabet edebilir olmalı, süratli ve çevik olmalı, müÅŸteri merkezli olmalı, verimli (maliyet duyarlı) olmalı ve bir stratejik hedefe yönelik yapılandırılmalı...
Türk Telekom sözlü olarak yaptığını ifade etse de, organizasyonunu bir türlü müÅŸteri odaklı hale getiremiyor. İş süreçlerini ve organizasyonunu, müÅŸteri deneyimini mükemmelleÅŸtirmek, müÅŸteri deÄŸer maksimizasyonunu yükseltmek ve operasyonel verimliliÄŸi arttırmak üzerine bir türlü kuramıyor ya da kurmak istemiyor. Üstelik dünyadaki trendler ve teknolojideki geliÅŸmeler de Türk Telekom gibi incumbent operatörler için önemli riskler taşıyor.
Bugünlerde uydu üzerinden sunulan broadband internet servislerinin hem hız hem performans hem de fiyat yönüyle karasal ve mobil internet eriÅŸimleri ile rekabet edebilir bir noktaya doÄŸru hızla ilerlediÄŸini görmekteyiz.
ÖrneÄŸin; 10 yıl sonra SpaceX'in [3] ya da Facebook'un uydularını fırlatmış ve "internet heryerde" sloganı ile servis sunmaya baÅŸlamış olduÄŸunu düÅŸünün. Altyapı kazıları yapmadan, kablo döÅŸemeden, baz istasyonu kurmadan, izin, ruhsat ve mülkiyet hakları ile uÄŸraÅŸmadan küçük ve akıllı uydu ağı vasıtasıyla milyarlarca kullanıcıya küresel internet baÄŸlantısını iletmeye hazırlanan bu global ÅŸirketlerin pazara etkilerini bugünden öngörerek 10 yıldan uzun süreli bir stratejik plan yapan Telekom ÅŸirketi var mı acaba ? Kaybedecekleri ses, broadband internet ve TV pazar paylarını ve gelirlerini hangi yeni ürün ve servislerle tolere edecekler ? Strateji ve iÅŸ geliÅŸtirme birimleri bunun için ne tür bir çalışma içerisinde ?
HerÅŸeyi görev süreleri ile sınırlı düÅŸünen üst yönetim kadroları ya da lisans süresi 10 yıl sonunda bitecek olan yatırımcı sizce 20 yıllık stratejik plan yapar mı? Yoksa cari yılın hedeflerine ve kısa vadeli kar ve faydaya mı odaklanır ?
Maalesef bu anlayıştan ve kısır döngüden ötürü, ÅŸirketlerimizi büyütmek ve geliÅŸtirmek niyetiyle yönetmiyoruz ya da yönetemiyoruz. Åžirketleri bölgesel ve global aktörler haline getirerek hem ülke ekonomisi, hem de yatırımcı ve paydaÅŸları için gelecekte çok daha fazla deÄŸer üretsinler ve pasta çok daha büyüsün ki benim de payım büyüsün ÅŸeklinde bir mantık yok.
BaÅŸarısızlığı da cezalandırmıyoruz. Görev süresince zaten maaÅŸ ve primlerini alan üst yönetim kadrolarına giderken de astronomik tazminatlar ödüyoruz. Hangi ÅŸirket, bir önceki üst yönetime yada yönetim kurulu üyelerine ÅŸirketin zararının hesabını sorabiliyor?
Türk Telekom’un acı bir hikayesi var. Cumhuriyet tarihinin en büyük özelleÅŸtirmesi olarak takdim edilen 177 yıllık güzide ve stratejik bir kuruluÅŸun 10 yıl içerisinde zarar eder hale gelmesi ve adeta bir borç batağına sürüklenmesi aslında bir ÅŸirket açısından yapılmaması gereken her ÅŸeyi özetler nitelikte..."
Organizasyon deÄŸiÅŸikliÄŸi ile ilgili haberimize Facebook Grubuzda ilginç yorumlar yapıldı bunları sizinle paylaÅŸmak isteriz;
“Bu kadar yönetici kadrosunun birden kesilmesinin dayanağı TT mantığına aykırı .. bu aslı Lübnanlı nesli İngiliz olanlar Belliki kaçacak gider ayak ne kaldırırsak + 1 diyorlar ...
GeçmiÅŸ organizasyon yapıları ( Oger Dönemi ) çok sayıda orta üst düzey yönetici sayısı ve yüksek maaÅŸ + performans ile yapılanırken son yapıda kadrolar daralıp özellikle il bazında yönetici adedi düÅŸürülmüÅŸ dolayısıyla personel maliyetini düÅŸüren mantık ilk defa yönetim maliyetinde düÅŸürmüÅŸ ... Bu yapıdan benim çıkardığım kurumu bu hali ile tasfiye ederken olabildiÄŸince kendi kasasını doldurup tasfiye edecek ..” Engin TÜRK
“Yardakçı yalaka yöneticiler üç kuruÅŸ prim için onlarca personeli budayıp kendileri gibi kıç yalayıcı personellerle bu duruma düÅŸürdüler bu kurumu ....” Ali CAN
“Tam tamına bataklık,çaresizlik,can çekiÅŸme,ve küçültme,yazık olmuÅŸ bu duruma düÅŸmemeli idi” Ahmet EREN
“Deneme yanılma ile oynayıncaya kadar iÅŸin kolayı var. Yoldan geçen herhangi birine gel ÅŸu kurumun başına geç ve 1 yıl yönet bak kurum nasıl iÅŸliyor. Adamlar bilmiyor bu iÅŸi bilmiyor bilmiyoooor. Aksini iddia eden ÅŸimdiki yöneticilere sesleniyorum cevap verin yiyorsa. Elinizde oyuncak oldu ülkenin en karlı, en prestijli, en kaliteli, en en en en utanın. Ve dünyaya at gözlüÄŸü ile bakmayı bırakın. Cevap lütfen.
Açık ve ciddi teklifim. Namusum ve ÅŸerefim üzerine yemin ediyorumki. Oger telekom ÅŸirketi bu kurumu bana kiraya versin. Sadece 3 yıllığına Ve 3 yılın sonunda eÄŸerki ÅŸu anki bulunduÄŸu yerden tüm istatikleri %50 artırmaz isem eÄŸer, genel müdürlük önünde kendimi asacam. Åžaka falan deÄŸil tek ÅŸartım tüm yönetimi kendim oluÅŸturacağım. Para, maaÅŸ talebimde yok ne verirseler allah bereket versin. Emekli maaşım yeter bana.” YaÅŸar SELEN
“Dev gemiyi karaya oturttular. İstedikleri organizasyonu yapsınlar mümkün deÄŸil.Batıracaklar bu gemiyi.” Burhan AKAR