7. KİTAP GÜNÜ 3 ŞUBATTA BEKLİYORUZ. KADIN VE EDEBİYATI TARTIŞACAĞIZ....
 
O.MUZAFFER AYVALI YAZDI:CASUS GİBİ ÇALIŞTILARO.MUZAFFER AYVALI YAZDI:CASUS GİBİ ÇALIŞTILAR

Tarih: 2018-01-10

1990’lı yıllarda Kızıldeniz, Akdeniz ve Karadeniz’de, yaklaşık 40’ın üzerinde operatörün ortak olduğu 60.000 km’nin üzerinde denizaltı F/O (fiber optik) kablo vardı. Türkiye’de bu operatörlerden biridir. Kopan ya da hasar gören bu kabloların arızaları, İspanya, Fransa ve İtalya’nın ortak olarak kurduğu ve birer arıza onarım gemisi ile katıldığı MECMA şirketince giderilirdi. Kar ve zarar, üye operatörlere bölünürdü. Ortaklığımızın olmadığı, Sadece bize ait olan milli kablolarımızın arızaları da, yapılmış olan anlaşmaya dayanarak tüm masraflar bize fatura edilmek kaydı ile yine MECMA şirketine yaptırılırdı.

O tarihlerde ülkemizin milli denizaltı F/O kabloları Marmaris/Turunç ile İzmir, İzmir ile İstanbul/Ataköy,  Mersin/Bozyazı ile Kıbrıs, Yalova ile Erenköy ve Yeşilköy ile Erenköy arasında bulunuyordu. Yeni güzergahlara da yeni kablolar çekilmesi düşünülüyor ve planlama yapılıyordu.

MECMA şirketi ile yapılan yıllık anlaşmalar, her yıl yenileniyordu. Bu şirketle yapılan anlaşma karşılığında her yıl 1.200.000 $ ödeniyor, ancak her arızada geminin kalkış süresine bağlı olan bir bedel ile arızada kullanılan malzemelerin bedeli ayrıca ödeniyordu.

Kablo yedeklerimiz ve ek malzemeleri, adı geçen şirket tarafından bizim adımıza, ücreti tarafımızdan ödenmek üzere temin edilerek özel depolarda muhafaza ediliyordu. Yani sürekli dolar bazında para ödemek mecburiyetindeydik.

Bu arada, 1999-2000 yılları arasında Yunanistan’ın MECMA Konsorsiyumuna bir adet gemi donatarak katılacağı duyumu alınıyordu. Bu duyum gerçekleştiği takdirde Türk karasularındaki milli şebekemize, ülkemizin en yakınında bulunan Yunan gemisi müdahale edecekti. Ayrıca üç tarafı denizlerle çevrili olan kıtalar arası denizaltı ve karasal F/O transmisyon şebekelerinin geçişine köprü görevi yapan Türkiye’nin, stratejik olarak denizaltı kablosu döşeyecek ve tamir edecek imkana kavuşması gerekir diye düşünüyordum. Projeyi programa aldırmak ve şartnamesinin hazırlanması için Yönetim Kurulundan onay alınması gerekiyordu. Gerekçe raporunu hazırlayarak yönetime sunduk. Önce uygun bulunmadı, fakat yönetim toplantısına bizzat girerek konuyu ayrıntısı ile anlatınca, ihaleden önce hazırlanacak şartnamenin de yönetimden geçmesi koşulu ile izin verildi.

MECMA gemilerinin özellikleri çok iyi incelenerek, ihtiyaç olan tüm özellikleri kapsayacak şekilde şartnamesini hazırladık. Sözleşme süresi 3 yıllığına imzalanacak, bu süre sonunda şikayet olmazsa aynı şartlarda 2 yıl daha uzatılacaktı. İhaleyi kazana firmanın, gemisini barındıracağı bir liman veya iskelesi olacak, bu limana/iskeleye fiziki bağlantılı yedek kablo deposu olacaktı. Böyle bir hizmet alımı için ilk kez bir ihale açılıyordu. İhalenin şaibeye fırsat bırakmaması için büyük kablo firmaları ve denizcilikle ilgili firmalarla ön görüşme yaparak şartnameye, yerine getirilmesi zor olan maddeler konulmamasına azami dikkat ettik. İhaleyi kazanacak firmanın gemiyi donatması, liman temini ve depo inşaatını tamamlayabilmesi için 6 ay süre verilecekti.

İhale, Resmi Gazetede ilan edildikten sonra birçok firma ihale şartnamesini almasına rağmen HESFİBEL dışında hiçbir firma teklif ver(e)medi. Firmanın verdiği teklif. MECMA’ya ödenen bedelin %25 altındaydı.

Adı geçen firma ilk kez bizim teşvikimiz ile böylesine farklı bir sahada hizmet vermek amacı ile yatırım yapacaktı. Şartnamedeki özelliklere uygun gemi İngiltere’den temin edildi. Falkland adaları savaşından çıkmış olan bu geminin kablo arıza gemisi olarak dizayn edilebilmesi için tersanede gerekli donanımların yapılması gerekiyordu.

Firma ile sözleşme aşamasında iken Gökçeada açıklarında denizaltı kablomuz, yabancı bir gemi tarafından koparıldı. MECMA gemisi arızaya çağırıldı. Kablomuzda meydana gelen arızaların giderilmesi sırasında nezaretçi olarak Türk Telekom personeli de gemide görevlendirilirdi. Bu arızada MECMA yetkilileri ile görüşerek tecrübe kazanmaları için arızanın giderileceği sürece gemide 3 personel bulundurma kararı aldık. Görevlendirilenlerden ikisi Türk Telekom’un değil, HESFİBEL’in mühendisiydi! Çalışmaları bir casus gibi takip edecek, yapılanları iyi bir şekilde öğreneceklerdi.

Bu arada ihaleyi alan firma bir yandan gemiyi işe uygun hale getirmek için donatırken, öte yandan sahillerde araştırmalar yaparak iskele ve liman arayışına girdi. Erdek’in İlhanlı köyünde şartları sağlayabilecek bir liman bulundu. Görevlendirdiğimiz uzman arkadaşlarımızın, limanın bu iş için uygun olduğuna karar vermesinden hemen sonra firma yetkilileri, kablo deposunu da iskelenin yanına inşa ettiler. Türk Telekom’a ait kablo ve ek malzemeleri, Fransa ve İtalya’daki depolardan Türk Telekom personeli tarafından teslim alınarak İlhanlı Köyü’ndeki depoya taşındı. HESFİBEL Firması tüm eksiklerini tamamlayarak arızaları onaracak duruma gelince MECMA Firması ile yaptığımız Milli Kablo Bakım sözleşmesini iptal ettik.

İlhanlı Köyün’de bağlı olduğumuz Genel Müdür Yardımcısı Zafer Tekbudak’ın da katıldığı sembolik  bir tören düzenlenerek firmaya yer teslimi yapıldı.

Ülkemizde ilk kez bir firma F/O kablo işine başlamış oldu. Yalova-Erenköy ile, Yeşilköy- Erenköy arasındaki kabloların, 1999 yılında yaşanan korkunç deprem sonrası oluşan arızaların giderilmesi ve kopan kabloların yenilenmesi işi HESFİBEL tarafından yapılmıştır. MECMA’ya göre daha ekonomik bir çözüm olmasının yanında yerli bir firmanın başarılı bir şekilde bu hizmeti vermesine aracı olduğumuz için de ayrıca gurur duyduk. Tecrübe kazandıkça daha modern ve donanımlı gemilerle Karadeniz ve Akdeniz’deki ihtiyaçları karşılayabilecek bir güce ulaşmamızın önü açılmıştı. Bu yerli firmanın, Hazar Denizi geçişi için Azerbaycan’da ki bir F/O kablo projesine talip olduğunu duyunca daha bir gururlandık. Ancak Denizcilik Müsteşarlığının Garantörlük Belgesi vermemesi üzerine HESFİBEL Firmasının teklif veremediğini öğrenince, sevinç yerini hüzne bıraktı.

Yapılan sözleşme gereği 3 yıllık hizmet alımı başarı ile sonuçlanmış, sözleşme maddesi  gereği 2 yıl daha uzatılması için firma ile görüşmeler başlatılmış, Satın alma komisyonuna davet edilen şirket Genel Müdürü Osman Bayraktar’dan, yapılan görüşmeler sonucu bir miktar daha indirim yapması istenmiş ve yapılan hizmet karşılığında ödenecek rakamdan %10 daha indirim sağlanmıştır.

Satınalma Komisyonunun uygun gördüğü süre uzatımı talebi, makam üzerinden Yönetim Kuruluna sunuldu. Kemal Derviş’in ithal edilmesi sonucu yapılan değişiklikle Türk Telekom Yönetim Kurulu’nda bulunan  Genel Müdür Yardımcıları Zafer Tekbudak ve Vedat Karaaslan yönetimden ayrılmıştı. Yeni Yönetimin de bu başarılı projeye sahip çıkacağını ve bizlere teşekkür edeceğini beklerken “ihalenin iptal edilerek yeni bir şartname hazırlanarak bir ay içinde yeniden ihaleye çıkılması” kararı çıktı. Bu kadar acemice ve düşüncesizce bir kararın çıkması hepimizde şok etkisi yarattı. Sözleşmenin iptali demek, çok kıymetli olan kabloların denizin altında “sahipsiz” bırakılması demekti. Yeni bir ihale için şartname hazırlanması, ihaleye çıkılması, sözleşme imzalanması için bir yıla ihtiyaç vardı.

Bu karar, elime geçince, hiç beklemeden, Gn. Md. İbrahim Hakkı Alptürk’ün makamına çıkarak durumu anlattım. Genel Müdür "Başkanım yerden göğe kadar haklısın, ben de biliyorum, yönetimde bütün iyi niyetimle anlatmama rağmen ikna edemedim. Bu kararın alınmasında etkili olan kişiler, yönetimin asker kökenli olan iki üyesi, Devrim Paşa ve Ziya Albay. Sen bana anlattıklarını yönetimde tekrar görüşülmek üzere yazılı müzekkere hazırla. Y.K. toplantısından önce bu isimleri bir kez daha bilgilendirelim." dedi. Ben bizzat takip ederek Ziya Albay'la görüşme fırsatını yakaladım. Ziya Albay "farkında olmadan riskli bir durum yaratmışız, ben Devrim paşayla görüştüğümde durumu anlatırım, ama sen de görüşme imkanı ara" dedi. Y.K. toplantısına Genel Müdürün desteği ile ben de katıldım ve "alınan kararın yanlış olduğunu deniz altı kabloların yeni bir firmaya ihale yapılıncaya kadar risk altında olacağını, Türkiye'de ihaleye katılacak firmaların hazırda bu işi yapacak donanımlı gemilerinin olmadığını" anlatarak, "bu işi üç yıl sorunsuz yürüten firmanın, sözleşmenin ilgili maddesi gereğince 2 yıl daha devam etmesinin uygun olacağını" anlattım. Devrim paşa "Evet iyi iş, hiç bir arıza çıkması 900 bin doları cebe atacaklar,  bu işi yapacak onlarca firma çıkar" deyince Genel Müdür İbrahim Bey sinirlendi ve "Çok ayıp bir konuşma yaptın paşam, bu konuda samimiyetle çalışan arkadaşlarımızın çabalarını imalı konuşmalarla lekelemeye hakkınız yok." dedi. Toplantıdan "Sözleşmenin iptali, yeni ihale yapılıncaya kadar mevcudun çalışma süresinin aynı şartlarla uzatılması ve yeni bir şartname hazırlanarak ihaleye çıkılması" yönünde bir karar çıktı.

Ziya Albay daha sonra beni arayarak, hazırlanan şartnamenin yönetime gelmeden önce kendisine iletilmesini istedi. O güne kadar Yönetim Kurulu üyeleri arasından şartnamenin hazırlanmasına müdahale eden hiç olmamıştı. Önceki ihale için hazırladığımız şartnameyi, yeniymiş gibi kendisine verdik. Şartnameyi incelemiş!, bir çok maddeyi ya değiştirmiş, ya da silmiş, resmen kuşa döndürmüş. Düzelttiği! şartnameyi bize iade ettiğinde, hemen yaptığı düzeltmeleri inceledim. Düz bir mantıkla bakan Ziya beyin yaptığı bu değişiklikler sonucu yapılacak ihaleye, donanımlı ve büyük gemilerle değil, balıkçı kayığı ile katılmanın mümkün olduğunu gördüm. Ayrıca yer teslimine ihtiyaç duymuyor, Liman ve depo temini gibi çok önemli konulara hiç girmemiş bile. Firma, verilen görevi yerine getiremezse cezasını öder görüşünde… Arızası giderilemeyen kablonun işletme zararı ve prestij kaybı, Ziya Albayın ilgi alanına girmiyordu!

Ziya Albay’ın bu çabalarının nedenini zamanla öğrendik. Bana bir adres ve telefon numarası veren Albay, ”Bu numarayı arayın, arkadaşlar kablo arıza gemisi ihalesi ile ilgileniyorlar, gemi ve liman temin edebileceklerini ifade ettiler, onlara yardımcı olun, fikir verin, eksikleri varsa tamamlarlar” dedi.

Konuyu, Genel Müdür İbrahim beye ileterek, Ziya beyin ihaleyi almaları için her türlü çabayı sarf ettiği bu kişilerin gemisi ve limanını görmek amacı ile yardımcım Satılmış Karagöz ile gitmek için izin istedim. İstanbul’un Kartal semtinde firma temsilcileri ile buluşarak bu işte kullanılacak gemiye gittik. İsimleri ve telefon numarası verilen bu iki emekli deniz albayı, Deniz Kuvvetlerinden hurdaya ayrılan ve kurtarma işlerinde kullanılan bir gemiyi satın alarak, aynı konuda sivil kurtarma gemisi olarak kullanarak sivil hayata atılmışlar. Ancak bu gemi bizim işimizi görecek bir büyüklükte değildi. Hem dar hem de küçüktü. Arızanın büyüklüğüne göre açık denizlerde bazen 8-10 gün sürebilen çalışmalar esnasında personelin dinlenebileceği kamarası dahi yoktu. Deniz altı kablosu makaraları büyük hacimli ve su içinde olduğu için geminin ambar bölümünün hacmi arttırılmalıydı. Açık denizde gemiyi sabit tutabilmek için uydudan alınan sinyallerle çalışan yan pervaneler gerekiyordu. Mevcut gemi, neredeyse şartnamenin hiçbir maddesine uymamasına rağmen yetkililer, “noksaklıkların tamamını tersaneye sokarak yaptırırız” dedi. Geminin bekletileceği iskele olarak da bize Türk Kablo Fabrikasının iskelesini göstererek, burasının kullanılacağını söylediler. Bunca eksiğe rağmen “Depo işlevini yapabilecek bir tesisi de liman yakınına inşa ettirirseniz, ihale sizde kaldığı takdirde size teknik yardımı yapabiliriz” diyerek Ankara’ya döndük.

Böylelikle şartnamedeki gemi ile ilgili özelliklerin tırpanlanmasının nedeni de anlaşılmış oldu. Şartnameden taviz vermemek için her türlü riski göze alarak tüm gücümüzle mücadele ettik.

2 ay sonra ihaleye katılmak için her türlü baskıyı yaptıran emekli iki albay, benimle görüşmek üzere Ankara’ya geldi. Dairede yapılan görüşmede kendilerine teknik bilgiler verildi. İlk yaptığımız ihalede yaşanan sıkıntıları da kendilerine anlattık.

Anlatılanları dinleyen emekli askerlerden biri, “Başkanım bu ihaleyi bize verebilecek misiniz?” diye sordu. Ben de ihale şeklimizi anlatarak önceden böyle bir sözün verilmesinin mümkün olmayacağını, en uygun teklifi veren ve şartnamenin tamamını yerine getirebilen firmaya verileceğini söyledim. İhaleden sonra 6 ay liman ve gemi donanımı için süre verildiğini belirttim. Bu süre zarfında teknik personel alınarak eğitilmesi gerektiğini kendilerine bildirdim. Israrla “ihalede biz tercih edilir miyiz” diyen yetkiliye,  tercih eşit şartlarda olur cevabını verdim. Bana teşekkür eden emekli asker “ihaleyi kesin siz alırsınız” diyerek “bizden bir defaya mahsus olmak üzere 600 bin $ istediler” dedi.

Kolay para kazanmak amacı ile her türlü entrikayı çevirenlerin tezgahı açığa çıkmış oldu. Bu sahtekarlığa, emekli iki askerin alet olması ise içimizi acıttı. Kimseye para kaptırmamalarını, ihale komisyonunda 8-10 kişinin olduğunu, ayrıca Yönetim Kurulunda tartışılacağını, dolayısı ile kimsenin kayırılamayacağını uygun bir lisanla kendilerine anlattım. Teşekkür ederek ayrıldılar ve ihaleye dahi girmediler.

Sonuç olarak şartnamenin özü korunarak, ufak tefek değişiklikler yapılarak yeniden ihaleye çıkıldı. Süre 2 yıla indirildi, uzatma maddesi kaldırıldı. İhale, biraz daha düşük bedelle yine HESFİBEL firmasında kaldı.

2003 yılının sonunda yapılan seçimlerde hükümet değişti. Yöneticilerin hemen tamamı görevden alındı. Yeni hükümetin emir kulu olarak göreve getirilen yöneticiler yapılan ihalelerde bizlerden olmadık işler isteyince, usulsüzlüğe ortak olmak istemediğimiz için görevden alındık.

Denizaltı F/O Kablo Bakım ve Arıza işi, 2 yıl sorunsuz devam ederek sonuçlandı. Yeniden ihale yapılmadı. Bakım ve arıza onarım işleri muhtemelen tekrar batılı MECMA şirketine verildi.

Böylelikle milli duygularla başlattığımız bir hareket, başarılı bir şekilde bastırıldı.

 

Not:Türk Telekom A.Ş.’de Teknik İşletme ve Bakım Daire Başkanlığı görevinde bulunan ve şimdi emekli olan Osman Muzaffer Ayvalı’ın “Milli Duygularla Başlattığımız Bir Hareket”  başlıklı bu yazısı Artık Telgrafın Tellerine Kuşlar konmuyor PTT ve Türk Telekom Anıları adlı kitabından alınmıştır. Söz konusu kitapta Sayın Ayvalı'nın diğer anılarını da okumanız mümkündür.

Bu Haber 848 defa okunmuştur.
TÜRK TELEKOM BORÇLARINI YAPILAND
PTT’DE SKANDAL HARCAMALAR
PTT TAŞERON İŞÇİLERİ İŞTEN Mİ ÇI
BTK CEO’LARI ÖĞRENCİLERLE BULUŞT
TÜRK TELEKOM’DAN ŞAŞIRTAN KİRALI
3 BANKA TELEKOM´U YAKIN İZLEMEYE
O.MUZAFFER AYVALI YAZDI:CASUS Gİ
KAPTANER, KÜLTÜR A.Ş. GENEL MÜDÜ
BTK UZMAN YARD. SINAVI BAŞVURULA
SGK HİZMET DÖKÜMÜ NASIL ALINIR?
PTT İLE KATAR´A E-İHRACAT YOLU A
BİLGİSAYARINIZDA VİRÜS VAR MI?
VODAFONE´UN 2017 YILI
TURKCELL 2017´NİN ENLERİNİ AÇIKL
BTK´NIN BAYLOCK RAPORU
AÇMA KAPAMA ÜCRETİ KALKTI
KİT´LERDE TAŞERON SORUNU
2017 YILINA DAMGA VURAN OLAYLAR
DOANY; TELEKOM´UN İMTİYAZI
İPHONE´LARI KASITLI YAVAŞLATAN A
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!