DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
RAPOR 4. BÖLÜMRAPOR 4. BÖLÜM

Tarih: 2010-02-02

TÜRK TELEKOM ÖZELLEŞTİRMESİNİN ÇALIŞANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ (RAPOR: 4. ve SON BÖLÜM) DİĞER SORUNLAR Sağlık Yardım Sandığı (Vakfı): Türk Telekom’da çalışanların tamamı Sağlık Yardım Sandığı üyesi olmak zorundaydı. Türk Telekom’un özelleşmesi sonrası TT’dan ayrılanların, ayrılmak zorunda bırakılanların SYS ile ilişkileri kesildi. Ayrılanlardan önemli bir bölümü SYS’den yararlanmak istedikleri yolunda dilekçeler verdiler.Dilekçelerin hemen hemen hiçbirine cevap verilmedi. Başka kurumlara geçen personelden bir kısmı dava açtı. Dava açanlardan bazılarının, “aidatlarını sürekli ödemedikleri” gerekçesiyle davayı kaybettikleri yolunda duyumlar alınması üzerine, TT’dan daha sonra ayrılanlardan bazıları SYS’nin banka hesap numaralarını temin ederek aidatlarını birkaç ay ödediler. Bunun üzerine SYS Yönetimi banka hesaplarını kapatarak, aidatların sürekli ödenmesini engellemeye çalıştılar. SYS ile ilgili olarak genelde iki tür dava açıldı; 1.Dava açanlardan bir grup, SYS’nin birikmiş paralarından haklarına düşen bölümünün kendilerine iade edilmesini talep ederken, 2.Diğer bir grup da, SYS hizmetlerinden yararlanmaya devam etmeyi talep ettiler… Bu arada Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/12/2007 tarih ve E : 2007/462, K. : 2007/364 sayılı kararı ve 31/01/2008 tarihli tavzih kararı ile Türk Telekom Sağlık ve Sosyal Yardım Vakfı kuruldu. Vakıf Senedinde Türk Telekom’dan ayrılanların da “aidatlarını sürekli ödemek” kaydıyla vakfın sağlık hizmetlerinden yararlanacağı belirtildi. Vakfın kuruluşu için tahsis edilen miktar, 122.513.434.00 YTL (Yüzyirmiikimilyon beşyüzonüçbin dörtyüzotuzdört) Nakit olarak gözükmektedir. Ki bu miktar SYS’nin birikmiş nakdi varlığına eşittir. Ama ilginçtir Vakıf Senedinde bağışta bulunan olarak Türk Telekom Sağlık Yardım Sandığı değil Türk Telekomünikasyon A.Ş gözükmektedir. Vakfın amaçları arasında, SYS Yönetmeliğinde yer almayan gayrimenkul almak/satmak, inşa etmek, yayıncılık yapmak,şirket kurmak/işletmek gibi konular yer almaktadır. Konuyla ilgili mevzuat incelendiğinde; 4502 sayılı yasanın 13. maddesi ile ile 406 sayılı yasaya eklenen, Ek Madde 23 ile, 21.07.1954 tarihinde yayımlanan PTT SAĞLIK YARDIM SANDIĞI NİZAMNAMESİ ile kurulan PTT SYS sandığının devamı niteliğindeki Türk Telekom SYS’nin hukuki durumunun netleştirildiği görülmektedir. “EK MADDE 23. – Türk Telekom’un yönetim kurulunca tayin edilecek şartlar çerçevesinde Türk Telekom çalışanları ve bunların ailelerinin tedavileri ile uğraşmak üzere mevcut Sağlık Yardım Sandığının devamı niteliğinde bir “Türk Telekom Sağlık Yardım Sandığı” kurulur. Bu Sandığın kaynakları: a) Türk Telekom’un her yıl bütçesine personel aylıkları karşılığı olarak ödenecek olan ödenek tutarının %0 1’ine kadar verilecek paralardan, b) Personelin aylıklarının % 1 oranından fazla olmayacak şekilde yapılacak kesintilerden , c) Sandık sermayesinin işletilmesinden ve faaliyetlerinden doğacak faiz ve sair gelirlerden, d) Bağışlardan, e) Diğer gelirlerden, Oluşur. Sandığın teşkilâtı, görev, yetki ve yükümlülükleriyle uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, Sandığın tasfiye edilmesi, özel sağlık sigortası sistemine dönüştürülmesi veya gerekli görülecek diğer düzenlemelerin yapılması hususları 31.12.2003 tarihine kadar Türk Telekom Yönetim Kurulu tarafından düzenlenir.” Bu maddedeki en önemli hüküm; “Sandığın teşkilâtı, görev, yetki ve yükümlülükleriyle uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, Sandığın tasfiye edilmesi, özel sağlık sigortası sistemine dönüştürülmesi veya gerekli görülecek diğer düzenlemelerin yapılması hususları 31.12.2003 tarihine kadar Türk Telekom Yönetim Kurulu tarafından düzenlenir” hükmüdür. Yani SYS’nin nihai yapısının 31.12.2003 tarihine kadar düzenlenmesi gerekirdi. Yasa koyucu 31.12.2003 tarihini tesadüfen belirlememiştir. Bilindiği üzere 4502 sayılı yasa telekomünikasyon sektörünün serbestleşmesi için 1.1.2004 tarihini belirlemişti. Serbestleşmeden hemen sonra da özelleşme öngörülüyordu. 31.12.2003 tarihi belirlenirken, özelleştirmeden hemen önce, Yönetim Kurulunun; Türk Telekom’da çalışmaya devam edeceklerin de ayrılacakların da Sağlık Sorunlarını çözecek bir sandık kuracağı veya sandığı tasfiye ederek parasını çalışanlara dağıtacağı, böylece personelin motivasyonunun en üst düzeyde tutulacağı varsayılmıştı. Türk Telekom Yönetim Kurulunun 18.12.2003 günü yaptığı 49 no.lu toplantısında aldığı ?3 sayılı kararında; 406 Sayılı Kanunun 4502 Sayılı Kanunla eklenen EK.23. maddesi gereğince; Sandığın Tasfiye edilmesi, Özel Sağlık Sigorta Şirketi kurulması veya diğer düzenlemeler yapılması için Genel Müdürlüğe 31.12.2003 tarihine kadar yetki verildiği, Türk Telekomünikasyon A.Ş İdari ve Sosyal İşler Başkanlığı çıkışlı 31.12.2003 gün ve 9303 sayılı Makam Olurunda, Çağdaş sağlık hizmeti verilmesine yönelik sistemin oluşturulması için Özel Sağlık Şirketi kurmak veya kurulu bulunana ortak olmak, bunlar gerçekleşene kadar SYS’nin mevcut yapısının korunmasının uygun olduğunun belirtildiği, Kısacası, 406 sayılı yasanın Ek 23. maddesinde belirtilen sürenin sonuna kadar, Vakıf Kurulması yolunda bir karar alınmadığı kesinlik kazanmıştır. Türk Telekomünikasyon A.Ş ana sözleşmesinde 3.Ağustos.2007 tarihine kadar, Şirketin Vakıf Kurabileceği konusunda bir hüküm olmadığı, ana sözleşmeye şirketin vakıf kurabileceği yolundaki hükmün, Türk Telekomünikasyon A.Ş’nin 30.07.2007 günü yaptığı olağanüstü yaptığı genel kurulunda konulduğu, 03.08.2007 tarih ve 6866 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinden anlaşılmıştır. Bu durumda, Türk Telekom Yönetim Kurulunun 31.12.2003 tarihine kadar, Sağlık Yardım Sandığı’nın Vakfa dönüşmesi yolunda bir karar almadığı kesinlik kazanmaktadır. Öte yandan, Devir Sözleşmesinde, başka kuruma geçen personelin lojmanda ne kadar daha oturacağı gibi ayrıntılara bile yer verilirken, o tarihte 100 trilyon liranın üzerinde nakit mevcudu bulunan SYS’dan bir kelime ile bile bahsedilmemesi, SYS’nin Türk Telekom ile birlikte devredilmediği, nakit mevcudunun ya hazineye kalması , ya da o tarihteki Türk Telekom çalışanlarına dağıtılması gerektiği sonucu çıkmaktadır. Bu durumda; Ağustos 2007 tarihi itibariyle 122.513.434,00 TL tutarındaki kamu kaynağı usulsüz olarak Oger Telekom tarafından kullanılmaktadır. Öte yandan,16.06.2004 tarih ve 5189 sayılı kanunla 406 sayılı Kanun’a eklenen, Ek Madde 32’nin son paragrafında “Türk Telekom ile iştiraklerinde çalışan ve yardım sandıklarına üye bulunan personelin, Türk Telekom ve iştiraklerinden ayrılmaları halinde de aralıksız sürekliliği bulunmak kaydıyla üyeliği devam eder.” Hükmü yer almaktadır. Bu yasa hükmü Türk Telekom Biriktirme Yardım Sandığı ile Sağlık Yardım Sandığını kapsamaktadır. Türk Telekom Biriktirme Yardım Sandığı bu yasa hükmüne uygun olarak, Türk Telekom’dan ayrılanların da üyeliğini sürdürmelerine imkan vermiş, Sağlık Yardım Sandığı da TÜRKSAT’a geçen Türk Telekom personeli için bu yasa hükmünü uygulamış ve Türksat’a geçen personelin SYS ile ilişkisini kesmememiştir. Ancak, Yasanın bu açık hükmüne rağmen , özelleştirme sonrası Türk Telekom’dan ayrılan personelin SYS üyeliğine devam etmek istedikleri yolundaki dilekçelerine hiç cevap verilmediği gibi, Türk Telekomdan ayrılan bazı personelin banka hesap numarasını öğrenip, bu hesaplara para yatırmaları üzerine, SYS Yönetimince, banka hesap numaraların değiştirilmesi, bankalara para yatırılmasının kabul edilmemesi içn talimat verilmesi gibi hukuk dışı yollara başvurulmuştur. İnsanların yasal haklarının kullanması engellenmiş, yasa hükümleri çiğnenmiştir. Özetle; 1)406 sayılı kanunun Ek 32. maddesinin son paragrafı hükmüne aykırı olarak, Türk Telekomdan ayrılan personelin SYS’dan yararlanması engellenmiştir. Yasa hükmü çiğnenmiştir. 2)Bir görüşe göre, hazineye diğer bir görüşe göre de 31.12.2003 tarihi itibariyle Türk Telekom personeli olanlara ait olan yaklaşık 130.000.000 TL Türk Telekom Yönetimi tarafından hukuka aykırı olarak maledinilmiştir. 3)Türk Telekom Sağlık Yardım Vakfı’na SYS’nin kaynaklarının aktarılması kanunsuzdur. 4)Vakıf Senedinde Vakfa mal varlığını vakfeden olarak Türk Telekom gözükmektedir. Oysa Vakfedilen para Sağlık Yardım Sandığınındır. Eğer bu parayı Türk Telekom vakfetmişse Sağlık yardım Sandığının parası ne olmuştur? 5)Vakfın kurulması kararı alan yönetim kurulu üyeleri ve bu konuda öneride bulunan yöneticiler, TCK’nun 155. maddesinde tanımlanan Güveni Kötüye Kullanma suçunu işlemişlerdir. 6)Sağlık Yardım Sandığı Yönetim kurulunda personel tarafından seçilen üyeler de yer almaktaydı. Sağlık Yardım Vakfı Mütevelli heyeti ise tamamen Türk Telekom üst yönetiminden oluşmaktadır. Mütevelli Heyetinin tamamına yakını Türk Telekom özelleştikten sonra Türk Telekom’a alınan kişilerden oluşmaktadır 7)Türk Telekom’daki kamu payını temsil etmekle görevli olan Yönetim Kurulu üyeleri, kamunun çıkarlarını koruyamamışlardır. Bütün bu hatalı uygulamalar son verilmesi için; Türk Telekom Sağlık Yardım Vakfının vakıf senedinin değiştirilerek, vakfedenin Sağlık Yardım Sandığı olarak belirtilmesi, Vakıf Mütevelli Heyetinde Türk Telekom Personelini temsil vasfına haiz kişilere de yer verilmesi, Danıştay Kararı ile vakıflara üyelik mümkün hale geldiğinden, “yararlanan” kavramının üye olarak değiştirilmesi, Yönetim Kurulunun da üyeler tarafından seçimle belirlenmesi, Haberleri olmadığı için, 31.12.2008 tarihine kadar başvuruda bulunamayan ,başka kurum ve kuruluşlarda çalışan Türk Telekom eski personelinin de Vakıf Üyesi yapılması, Yukarıda sıralanan hususların, Devlet Denetleme Kurulu ve Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından denetlenmesi, Gerekli görülmektedir. Türk Telekomdaki Kamu Hisselerinin Halka Arzı ve Türk Telekomdan Ayrılanların Durumu 12/5/2001 gün ve 4673 sayılı kanunun 3 md. İle değişik 406 Sayılı Kanunun Ek 17. maddesinde; “Türk Telekom hisselerinin satışında Türk Telekom ile T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü çalışanları ve küçük tasarruf sahiplerine %5 pay ayrılır. Bu payın satışı halka arz yöntemiyle ve sermaye piyasası mevzuatına uygun olarak gerçekleştirilir. Değer tespiti sonuçları ile satışa sunulacak hisselerin ne kadarının ve hangi satış yöntemiyle satılacağına, çalışanlar ve küçük tasarruf sahiplerine ayrılan % 5’lik payın ne oranda satılacağına, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının görüşü ve Ulaştırma Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilir.” Hükmü yer almaktadır. Yasa koyucu, bu hükmü kanunlaştırırken 10.6.1994 tarih ve 4000 sayılı Kanunun ilgili hükümlerini esas almış ve Türk Telekom ve PTT personelinin, telekomünikasyon hizmetlerine yaptığı katkıyı dikkate alarak ve özelleşme sonrası hak kaybına uğrayabileceğini gözeterek, Halka arzda PTT ve Türk Telekom Personeline ayrıcalık tanımıştır. Bu husus 4000 sayılı Kanun’un gerekçesinde açıkça vurgulanmıştır. Gerek 4000 sayılı gerekse 4673 sayılı Kanunlar çıkarılırken, Kanun koyucu özelleştirme yöntemi olarak blok satışı öngörmediği, halka arzı hedef aldığı ve bu durumda da özelleştirme sırasında Türk Telekom Personelinin tamamının Türk Telekomda çalışmaya devam edeceğini öngördüğü için yasaya “Türk Telekom’dan ayrılanlar da dahil” gibi gereksiz bir hüküm koymaya gerek duymamıştır. Söz konusu yasa hükmünden, “Yasanın yayınlandığı tarihte (12.05.2001) Türk Telekom ve PTT Personeli olanların” anlaşılması gerektiği gayet açıktır. Türk Telekom hisseleri halka arz edilirken; halka arzda Türk Telekom ve PTT çalışanları en fazla 20 bin pay, küçük tasarruf sahipleri en fazla 2 bin paya kadar talepte bulunabilmelerine ve bunların satış fiyatının da %7 ucuz olmasına karar verildi. Türk Telekom’dan ayrılan personelin talepleri, Türk Telekom personeli olarak değerlendirilmeye alınmadı. Türk Telekom’a yıllarca hizmet edip terini akıttıktan sonra Türk Telekom’dan ayrılmak zorunda bırakılanlara, emekli olanlara TT’un hisseleri halka arz edilirken bir ayrıcalık tanımayacaksınız, buna karşılık, 1995’den sonra PTT’de göreve başlayan, telekomünikasyonun T’sinden haberdar olmayan kişilere veya Türk Telekom özelleştikten sonra Türk Telekom’da göreve başlayan bir gün kamu adına hizmet yapmamış kişilere ayrıcalık tanıyacaksınız. Bu kişilerin herhangi bir kamu çalışanından ne farkı vardır ki böyle bir ayrıcalıktan yararlandırılmıştırlar. Kanaatimizce 12/5/2001 gün ve 4673 sayılı kanunun 3 md. İle değişik 406 Sayılı Kanunun Ek 17. maddesi hatalı yorumlanmış ve hatalı uygulanmıştır. Bundan sonra yapılacak , halka arzlarda yasanın ruhuna uygun olarak Türk Telekom’dan ayrılan kişilerin de indirimli hisse senedi almalarına imkan verecek düzenlemeler yapılmalıdır.
Bu Haber 7257 defa okunmuştur.
MAHKEME KAPILARINDA ADALET ARAMA
ARAŞTIRMACILAR VE SORUNLARI RAPO
NASIL BİR ANAYASA
RAPOR: BİR TALANIN HİKAYESİ
RAPOR 4. BÖLÜM
RAPOR 3. BÖLÜM
RAPOR 2. BÖLÜM
RAPOR 1. BÖLÜM
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!