|
|
|
|
OKUNMASI GEREKEN BİR KİTAPTarih: 2010-06-22 |
|
|
|
| OKUNMASI GEREKEN BİR KİTAP
Türk Telekom Yönetimine Kurumsal Hafızaya saygı göstermediği için çok eleştiri getirdik;
PTT ve Türk Telekom’da çalışırken PKK tarafından katledilen şehitlerimizin neden anılmadığını sorguladık.
Türk Telekom’un yaptırdığı okullara, Binali YILDIRIM’ın değil, Türk Telekoma hizmet etmiş efsane kişilerin, Manastırlı Hamdi’lerin, Tahsin PERE’lerin, Osman Bedra’ların, Servet BİLGİ’lerin ve Türk Telekom şehitlerinin isimlerinin verilmesi gerektiğini belirttik.
Türk Telekom’un Telekomünikasyon tarihini bilmeyenlerce, Türk Telekom kültürünü tanımayanlarca yönetildiğini belirttik…
Ancak; bazen doğru işler de yapılabiliyor: Tarih Doktoru Yavuz Selim KARAKIŞLA’nın kaleme aldığı “Dersaadet Telefon Anonim Şirket-i Osmaniyesi ve MÜSLÜMAN OSMANLI KADIN TELEFON MEMURELERİ” isimli kitap İstanbul Anadolu Yakası İl Müdürlüğü 2008 yılında bastırmış.
Bu kitapta yer alan konu, daha önce Tarih ve Toplum dergisinde 3 bölüm halinde yayınlanmıştı. Dergideki yazılar genişletilmiş, belgelerle zenginleştirilmiş ve bu kitap ortaya çıkmış.
Kitapta, 1911 yılında İstanbul ‘da Telefon işletmesi imtiyazını alan İngiliz, Amerikan ve Fransız ortaklığı Dersaadet Telefon Anonim Şirket-i Osmaniyesi ‘nin kuruluşuna ilişkin bilgileri bulabilirsiniz.
Ama kitap ağırlıklı olarak, Şirketlerinde şehirlerarası memuresi olarak yabancıları ve yerli azınlıkları kullanan şirkette işe girmek için mücadele eden bir avuç Türk kadınının, bu kadınların öncüsü Osman Bedra (Bedriye) hanımın ve bu kadınlara destek veren Kadınlar Dünyası Dergisi’nin mücadelesini ve bu mücadelenin Türk Kadınının galibiyetiyle bitişinin hikayesini okuyabilirsiniz…
Ama öyle bir galibiyet ki, Fransızcayı ve Rumcayı da çok iyi konuşan Türk hanımlara, bir kelime Türkçe bilmeyen yabancılardan ve bozuk Türkçeli Gayri Müslimlerden daha düşük ücret verilir. (Bu durum size bu günden bir şeyler hatırlatmıyor mu?)
Ulviye Mevlan Hanım’ın Kadınlar Dünyası dergisine yazdığı cümlelere bakınca, dünden bugüne bir şeyin değişmediğini, 80 yıl sonra 1913’lere yeniden döndüğümüz görüyor ve üzülüyoruz:
“Telefon Şirketi düşünmelidir ki bu memleketten para kazanacaktır. Anlayamadığımız bu taassubu (kendi dilini üstün tutmayı) bırakması, İslam kadınlığına hürmet ve kolaylık göstermesi lazımdır. Şirketin İslam kadınlığına karşı olan muamelesini biz bütün kuvvetimizle takbih eder (ayıplar) ve hükümetimizden şirketin bu umursamazlığına karşı kayıtsız kalmamasını ümit ve temenni ederiz. Memleketimiz bir Türk memleketidir. Lisanımız Türkçedir. Biz bunu böyle bilir ve iman ederiz.”
O mücadele sayesindedir ki, Türk Kadınları işe girebilmiştir. Belki Dersaadet Telefon Anonim Şirket-i Osmaniyesi ‘nin Millileştirilmesinde bu kadınların mücadelesinin de payı vardır.
Ama ne yazık ki, 80 yıl sonra 1913’lere geri dönülmüştür. İsminde “Türk” kelimesini haksız yere kullanan Türk Telekom’ın Yönetim Kurulu toplantılarında Türkçe yerine İngilizce ve Arapça kullanılmaktadır. Türk Telekom Genel Müdürlüğü koridorlarında Türkçe’den başka dillerle konuşulabilmektedir. Aynı görevdeki Telekom kökenlilere dışarıdan gelenlerden çok daha az ücret ödenmektedir…
Ne diyor Akif;
‘‘Tarih tekerrürden ibarettir diyorlar / Hiç ibret alınsaydı / Tekerrür mü ederdi?’’
Bulabilirseniz kitabı okumanızı tavsiye ederiz.
|
|
|
|
| Bu Haber 3466 defa okunmuştur. |
|
|
|
|