DİKKAT... DİKKAT... DERNEĞİMİZDEN ÖDÜLLÜ MAKALE YARIŞMASI....
 
ADI HASANADI HASAN

Tarih: 2011-08-09

ADI HASAN
Emine LALECİ.
Yıl 1985. Şehirlerarası servisinde gece nöbetindeyim ve saat 01.30 . Nöbetçiler hariç diğer arkadaşlar yatmaya gittiler. Kalan nöbetçiler yapılması gereken bütün işleri yapmak ve bilmek durumundalar. Kısaca herkes her şeyi bilmek ve yapmak zorunda. Nöbetçi olduğum servis, arayan abonelerden hem kayıt almak, hem de talep edilen bağlantıyı gerçekleştirmekle görevli.
O dönemde iletişim teknolojisi bu kadar gelişmemişti. Ne cep telefonu, ne çağrı cihazı, , ne hat, ne otomatik arama, ne de bu kadar yaygın sabit telefon vardı. Arayan kişiye cevap verdim. Servis numaramı söyleyerek buyurun dedim ve bundan sonra yaşanan olayları aynen aktarıyorum.
-     1288 iyi akşamlar, buyurun.
-     İyi akşamlar, dedi genç bir erkek sesi. Sesinden çok üzgün olduğunu hissettim.
-     Hacettepe Hastanesi Çocuk servisinden arıyorum bana yardımcı olur musunuz?
Yardım konusu olunca akan sular durmalı
-     Tabi ki… sorun nedir ?
-     Hanımefendi dün hasta bir çocuk geldi muayeneye. Gerekli tetkikleri yaptık, çıkan sonuç iç açıcı değil. O çocuğa hemen ulaşmam gerekiyor ama iki gündür ne gelip giden, ne arayıp soran var. Geçen her dakika çocuğun aleyhine işlemekte. Lütfen yardım edin, bu çocuğu bulalım.
-     Peki elinizde hangi bilgiler var?
-     Sadece çocuğun adı ve memleketi.
-     Nedir bana söyler misiniz?
-     Çocuğun ismi Hasan. Memleketi Yozgat, Akdağmadeni ve köyü .....
Aradan geçen zaman köyün ismini ve çocuğun soyadını unutmama neden oldu. Şu an hatırlamıyorum. Ama ismini unutmam mümkün değil. Çünkü gönül zulama kazınmış o çocuk ve ismi: HASAN.
Ayrıca “Sarı Çizmeli Mehmet Ağa” misali bir durum var ortada. Elimde ulaşabileceğim en sağlıklı bilgiler çocuğun soyadı ve köyün adı. Ha bir de bizim çalıştığımız 118 pozisyonlarından abonelerle özel konuşma yapmamız kesinlikle yasak. Bir tarafta bir can, bir tarafta yasaklar… Ne yapmam gerekir? Ben bilerek kuralları çiğniyorum. Bir can karşısında benim umurumda bile değil alacağım ceza. Yapacağım tek şey bu çocuğa ve ailesine yardımcı olmak.
O dönemlerde her yerde ve her köyde telefon yok. Sadece Karakollarda veya köy muhtarlarının evinde sabit telefon var. İlk iş o köyü bulmak ama nasıl? Önce Yozgat santralı aranır… Akdağmadeni bağlatılır… Oradan köyde telefon olup olmadığı sorulur ve telefon varsa irtibat kurulur. Şansımız varmış karakolda telefon var. Yetkili birini istiyorum ve olayı anlatarak karakol komutanını da olaya dahil ediyorum. Duyarlı bir insan var karşımda. Çocuğun adını ve soyadını söylememle birlikte, hemen benzer soyadlı ailelere haber gönderip aile yakınlarını buldurdu ve bana hepsini yazdırdı. Ankara’da kalabilecekleri akraba isimlerini not edip 118 servisinden hepsinin numarasını not aldım.
Gecenin o saatinde rahatsız edeceğim dahi aklıma gelmeksizin elimdeki numaraları teker teker arayıp bu aileyi sordum. Gecenin geç saatinde aranmaktan kimi haklı olarak çok kızdı. Bir kısmı sadece soyadı benzerliğinden aranmıştı. Kimi merak etti ilgilendi, Kimi beni şikayet edeceğini söyledi. Ama umurumda bile değildi. Nihayet saatler sonra aradığımı buldum.
Gece saat 03.00 ve nihayet HASAN’ı buldum çok mutluydum. Hemen çocuğu alıp hastaneye gitmelerini, Hasan’ın durumunun çok ciddi olduğunu söyledim. Benim bu kadar telaşım karşısında onlar çok soğuk kanlı olarak, hatta neden rahatsız ettin dercesine geç olduğunu, bu saatte gidemeyeceklerini, çünkü taksi paralarının olmadığını ancak yarın dolmuş veya otobüsle gidebileceklerini söylediler. Rica ettim, lütfen çocuğunuzun kurtuluşu için hemen gidin, borç bulup gidin, yarın birlikte halledebiliriz dedim.
Bu arada Doktor sürekli beni arayıp olayın hangi safhada olduğunu soruyordu. Hemen doktoru arayıp son gelişmeleri anlattım ve geleceklerini söyledim. Ben nöbetteyim ve onları bekliyorum dedi. ikimiz de çok mutluyduk ve birbirimize insanlık adına teşekkür edip telefonu kapattık.
Ertesi gün ilk işim Hasan’ı ziyaret etmek oldu. Ellerim, gözlerim ve yüreğim dolu dolu gittim ziyaretine. Doktor geleceğimi biliyordu ve beni Hasanın ailesiyle yolda karşıladılar. Yanına almadılar. Karantinaya alınmıştı ve ancak uzaktan görebildim onu. Hasan kendisine götürdüğüm oyuncakları görünce ne yapacağını şaşırdı. Ne MENENCİT hastalığı umurundaydı, ne sakat kalacağı, ne de benim kim olduğum. O uzaktan kumandalı arabasıyla bulutların üzerinde uçmaya başlamıştı bile. Bir insanı mutlu etmek ne kadar kolay…
İşte yukarıdaki resimdeki o parmaklar hepimize insanlık örneği veren Doktordu, hiç Türkçe bilmeyen Hasanın annesi idi, mahcubiyetinden yüzüme bakamayan Hasan’ın babası idi, bir yıl önce aynı acıları yaşadığı için bu olaya duyarsız kalamayan ve bu öyküyü yazan kişi idi, diğeri de sevginin taaaa kendisi idi.
Hasan şimdi seni merak ediyorum Nerdesin Nasılsın...
..................................................................................................
SAYIN EMİNE LALECİ’NİN DUYGU YÜKLÜ BU ANISINI OKUYUNCA, "YALNIZ BU NEDENLE BİLE TÜRK TELEKOM ÖZELLEŞMEMELİ İDİ" DİYE DÜŞÜNDÜK…
YALNIZCA KÂRI HEDEFLEYEN, ÖZEL SEKTÖR MANTIĞININ EGEMEN OLDUĞU BİR TELEKOM ŞİRKETİNDE, HASAN’IN HAYATI İÇİN BİR MEMUR ÇIRPINABİLİR Mİ? ÇIRPINIRSA SONU NE OLUR?
KEŞKE, HASAN’LAR HEP YAŞASA.. .
KEŞKE, SEVGİ HAYATIMIZA EGEMEN OLSA…
 
 
                                                                                             
Bu Haber 2452 defa okunmuştur.
ADANA, ÇEKİL ARADAN
NUTUK´TA TELGRAF VE TELGRAFÇILAR
TEKNOLOJİ TARİHİNDEN EN ÖNEMLİ 9
POSTA VE TELEKOMÜNİKASYONDA İLKL
ANTALYA TELGRAFHANESİ GERÇEĞİ
NOSTALJİ; PTT SPOR KULÜBÜ
PTT TARİHİNİN İLK BÜYÜK YOLSUZLU
KUTLUCA (KUŞÇALI) TELGRAFHANESİ
POSTANE İŞGALLERİ III
POSTANE İŞGALLERİ (2)
POSTANE İŞGALLERİ (I)
FOTOĞRAFLARLA NOSTALJİ
İZMİR TELEFON ŞİRKETİNİN DEVLETL
İZ BIRAKAN PTT’CİLER 4: ORHAN V
PTT-TELEKOM TARİHİNDEN FOTOĞRAFL
PTT-TELEKOM TARİHİNDEN FOTOĞRAFL
ESKİ VE İLGİNÇ TELEKOM REKLAMLAR
PTT ve TELEKOM FOTOĞRAFLARI 2
PTT-TELEKOM TARİHİNDEN FOTOĞRAFL
PTT (TÜRK TELEKOM) FUTBOL TAKIMI
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
 
  Copyright © 2006-2011 Telekomcular Dernegi
Web sitesinde yer alan yazi,resim ve materyaller izinsiz kullanilamaz,kopyalanamaz!