Ankara’daki saldırı milletimizin her ferdini kahretti…
Her şehit haberinde, her terör olayı sonrasında olduğu gibi;
Üzülüyoruz…
Ağlıyoruz…
Kahroluyoruz…
Kınıyoruz…
Lanetliyoruz…
Terörün bitmesi için, devletin terörü alt etmesi için dua ediyoruz… Yakarıyoruz…
Şehitlerimize rahmet, yakınlarına sabırlar diliyoruz…
Ama bir taraftan da görüyoruz ki;
Acıları kanıksadık…
Tepkilerimiz sıradanlaştı…
Kimse siyasi ve idari sorumluluğu üstlenmedi… Yine hiç kimse istifa etmedi…
Suudi kralının ölümünde bile yas ilan edilirken, bu acılar karşısında yas ilan etmek kimsenin aklına gelmedi…
Görsel medyada müzik/eğlence programları tüm hızıyla devam ediyor…
Milletten değil Kandil’den talimat alan siyasiler, bu kanlı olayı bile kınayamıyor…
Yine “kanları yerde kalmayacak” edebiyatı devam ediyor…
Ve işin kötüsü, tepki duymamıza rağmen;
Sorumluları sorgulamıyoruz, sorgulayamıyoruz…
Bazılarımız resmen Stockholm sendromuna[1] yakalanmış…
Bu durumda da bize; ““İçimizdeki Beyinsizler Yüzünden Bizi Helak Eder misin ALLAH’ım!”[2] diye dua etmekten başka çare kalmıyor..
[1] Stocholm Sendromu: Rehinenin Rehin alana aşık olması hali
[2] Kuranı Kerif ARAF-155
|