Geçmiş olsun Elazığ, geçmiş olsun Malatya…
24 Ocak 2020 gecesi saat 08:55 sularında merkez üssü Elazığ olan bir deprem yaşadık.
Deprem kuşağında yer alan ülkemizde belirli aralıklarla depremler meydana gelir, her deprem ardında bir çok acı ve hüzün bırakır.
Hava sıcaklığının sıfırın altında olduğu bu mevsimde meydana gelen depremler yüreğimizin yanında bedenimizi de üşütür.
Elazığ ve Malatya’da meydana gelen 6.8 şiddetindeki bu deprem, şapkamızı önümüze koyarak bir kez daha düşünmemizi gerektiriyor. Birlik olmak, depremde evlerini ve dahası her şeyini kaybeden insanlara destek olmak, yaraların sarılmasına katkıda bulunmak hepimizin görevidir.
Cuma akşamı meydana gelen deprem sonrası şahit olduğumuz bazı olaylar bizleri derinden üzdü.
Şöyle ki Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım’ın İçişleri Bakanı Sn. Süleyman Soylu’ya dönerek “Şu anda kamuoyunda algı çok iyi” demesi bazı bürokratların yaşanan bir felaketten oy devşirme çabasında olduğunun göstergesidir.
Ayrıca İçişleri Bakanı Sn. Süleyman Soylu “İHH, Hayrat, Deniz Feneri, Kızılay, Diyanet ve AFAD ile birlikte bazı STK’ların deprem bölgesinde arama ve kurtarma çalışması” yaptığını söylerken muhalefet partilerince yönetilen Büyükşehir Belediyelerinin deprem bölgesine gönderdiği yardım ekiplerine teşekkür etmemesi bir ayrımcılık olarak karşımıza çıkmaktadır.
Devlet babadır. Devlet her vatandaşına aynı gözle bakmalı, her vatandaşını kucaklamalıdır.
Hele ki CNN TÜRK muhabiri Ferit Demir’in evleri yıkılarak buz gibi çadırda yaşamak zorunda kalan yaşlı çifte defalarca “Mutlu musunuz?” şeklinde soru yöneltmesi bazı şeylerin çivisinin çıktığının belirgin göstergesidir. Evi yıkılan, yakınları ölen veya yaralanan, çadırda yaşamak zorunda olan yaşlı insanların mutlu olması mümkün müdür?
Tüm bu olumsuzluklara rağmen ölü sayısının 40 civarında olması, acıyan yüreğimizi biraz olsun soğutmuştur.
Depremde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza rahmet, ölü sayısının artmaması temennisi ile yaralılara acil şifalar dilerim.
Zafer TEKBUDAK
|