İLK GREV TARTIÅžMALARI VE BEYOÄžLU TELGRAF İŞÇİLERİNİN GREVİ
Osmanlı’da İlk Grev, 17-23 Åžubat 1872. BeyoÄŸlu Telgraf İşçilerinin Grevi.
Yunus TÜRKÖLMEZ
Ülkemiz İşçi Sınıfı mücadeleleri tarihine baktığımızda ilk grevin ne zaman yapıldığı konusunda kaynakların büyük bir çoÄŸunluÄŸu 1872 yılında KasımpaÅŸa Tersanesi çalışanlarının yaptığı grevi örnek gösterirler. Oysa bu bilgi ne kadar doÄŸrudur tartışmalıdır.
İlk olup, olmadığı ya da tarihindeki bir yanlış kayıt ÅŸüphesiz ki bu grevin hak alma mücadelesindeki yerini ve önemini azaltmaz. Ancak tarihe doÄŸru bir kronolojik sıralama ile bakmanın önemi de yadsınamaz. Öncelikle bu tartışmaya sebep olan tarih ve bilgi yanlışlığına bir bakalım.
Bu konuda önemli bir çalışma yapmış olan Lütfü EriÅŸçi “Türkiye’de İşçi Sınıfının Tarihi” adlı eserinde ilk grevlerden ÅŸu ÅŸekilde bahseder. “Filvaki 1872 senesi Ocak ayının sonlarında İstanbul Tersaneleri iÅŸçileri yevmiyelerinin ödenmemesi yüzünden grev yapıyordu. (…) Gene o senenin Temmuz’unda Beykoz Kundura Dikimhanesinde 300 Amelenin ücretlerinin düzenli ödenmemesi nedeniyle eylem yaptıkları haberleri gazetelerde yer alıyordu.”
Lütfü EriÅŸçi 1872 yılına ait grevlerde Telgrafçıların Grevinden bahsetmemektedir. Yine bu konularda önemli çalışmalar yapmış olan Kuthan FiÅŸek’te çalışmasında ilk grev olarak Tersane İşçilerinin Grevinden bahsetmektedir.
Bu konu hala araÅŸtırmaya muhtaç bir alan olmakla beraber, araÅŸtırmacı ve yazar Oya Sencer bize göre tartışmaya en fazla açıklık getiren kiÅŸi olmuÅŸtur. Oya Sencer’e göre “Bilinen İlk Grev Kesin Olarak BeyoÄŸlu Telgraf İşçilerinin Grevidir”. 1969 yılında yayınlanan ‘Türkiye’de İşçi Sınıfının DoÄŸuÅŸu ve Yapısı’ adlı eserinde bu yanlışlığı ÅŸöyle izah etmektedir.
“Dönemin gazetelerinde görülen ilk grev haberleri 1872 yılına aittir. 17 Åžubat ve 23 Åžubat tarihli ‘La Turguie’gazetesi, BeyoÄŸlu Telgraf İşçilerinin grevi nedeniyle Borsa’da, Borsa oyunları ile uÄŸraÅŸan ve zamanında haber alıp verebilmek için telgrafa güvenen kimseler arasında huzursuzluk uyandırdığı bildirilmektedir. Bir devlet ÅŸirketi olan Telgraf İşçilerinin Grevi ücret nedeniyledir.
İlk Grev olayı 1872 Tersane İşçileri Grevi deÄŸildir. Çünkü 1872 de olmuÅŸ gibi gösterilen (bu) iÅŸçi hareketi gerçekte 1873 Ocak ayına rastlamaktadır. Yanlışlığa 1289 Hicri Tarihinin, Miladi Tarihe çevrilmesindeki hatanın sebep olduÄŸu sanılmaktadır. Aynı tarihlerde Türkçe ‘Hadika’ gazetesi yayınlanmaktadır. Bu grevin ilk grev olduÄŸu yolundaki bilgilerin kaynağı da genellikle Lütfi EriÅŸçi’nin yaptığı çalışmadır”.
Tartışmaya en son noktayı ise “Türkiye Sendikacılık Ansiklopedisi” koymuÅŸtur. Bu grevin iÅŸ bırakmaya ait bilinen ilk veri olduÄŸunu ve grev sebebiyle “yabancı ve Levanten tüccarlar ile bankerler arasında huzursuzluÄŸa ve tepkiye yol açtığını” yazmaktadır.(Türkiye Sendikacılık Ansiklopedisi. C.2.S.30)
Zaten BeyoÄŸlu Telgrafhanesi de yabancı elçiliklerin, Avrupa ile hızlı ve sürekli haberleÅŸme ihtiyacı içerisinde olan tüccar ve bankerlerin bu bölgede toplanmış olmaları nedeni ile 1870 yılında kurulmuÅŸtu.
PTT’nin kurumsal tarihinde, çalışanların bilinen ilk eylemi olan bu grev, aynı zamanda ülkemiz iÅŸçi sınıfının mücadele tarihinde de “ilk grev” olma onurunu taşımaktadır. Bu ilk olmanın birçok nedeni elbette vardır. Ancak bize göre en önemli nedenlerinden birisi de “Telgraf Memuru” olabilmek için gerekli olan niteliklerdir.
Çünkü bir kiÅŸinin telgraf memuru olabilmesi için öncelikle iyi derecede okur yazar olması ve aynı zamanda yazısının düzgün ve okunaklı olma zorunluluÄŸu vardır. Sadece bu da yetmeyecek ve telgraf için Mors Alfabesini öÄŸrenmesi gerekecektir. Önceleri telgraf haberleÅŸmesi dilinin Fransızca olması nedeniyle kiÅŸinin Fransızcayı da iyi derecede bilme zorunluluÄŸu doÄŸmaktadır. (Mors Alfabesinin Türkçe düzenlemesi ancak 1861 sonlarında yapılmıştır)
Bütün bu nitelikler ve sürekli Avrupa ile haberleÅŸme telgraf memurlarını son derece önemli ve ayrıcalıklı bir konuma getirmektedir. Ayrıca muhtemelen Avrupa’da geliÅŸen iÅŸçi eylemleri ve sendikal mücadelelerden de çok çabuk haberdar oluyorlardı.
Telgrafçıların daha sonraki dönemlerde süreli yayınlar çıkardıkları da göz önüne alındığında, bütün bu özelliklerin onların haklarını aramaları için birlikte hareket etme ve ilk greve çıkmalarında olumlu bir etkisi olduÄŸunu düÅŸünüyorum.
Ancak bugün iÅŸkolunda örgütlü sendikaların bu konuyu ya hiç gündemlerine almayışları, ya da önemsememeleri de ayrı bir üzüntü kaynağı olmaktadır. Kendi tarihini önemsemeyen ve geçmiÅŸi kendi yönetim tarihlerinden baÅŸlatan anlayışların, mücadele tarihine katacakları çok fazla bir ÅŸey de olmayacaktır.
Dostlukla.
BeyoÄŸlu Telgrafhanesi

Osmanlı'da Telgrafçı

Osmanlı
|